Muz Yetiştiriciliğinde Depolama
8.3. Depolama ve Taşıma
8.3.1. Depolama
Muzların hasat sonrası yaşam sürelerinin uzun olmasını sağlamak için kısa sürede uygun depolama koşullarına getirilmesi gerekir. Bu şartlar genellikle çeşitli nakliye araçları ve soğuk hava depolarında sağlanır. Klimakteriyel bir meyve olan muzların solunum hızı bir çok meyve türlerine göre çok yüksektir. Depolama sıcaklığı da yüksek olduğundan bu solunum hızını azaltma olanağı da sınırlıdır. Bu nedenle depolamada soğutma kapasitesi hesabında bu durumlar göz önüne alınmalıdır. Muz meyvesi genel olarak 13 oC de 1-2 hafta süreyle depolanabilir. Bitki olarak soğuğa daha dayanıklı olduğu halde, meyvesi soğuğa daha duyarlı olan Cavendish çeşidi 14 oC de depolanmaktadır. Ancak Dwarf Cavendish için bu sıcaklık daha düşüktür. Daha düşük sıcaklıkta çeşide ve kalma süresine bağlı olarak üşüme olur. Depoda bağıl nem % 90-95 olmalıdır. Kontrollü atmosferli depolama olanakları varsa muzlar % 4-5 oC oksijen ve %5 CO2 ortamında 3-4 hafta dayanabilirler. Ancak bu meyveler olgunlaştırmadan sonra iyi renklendikleri halde, aroma durumları geriler. Bu sınırlar aşılınca da meyvede çeşitli koyu gri lekeler oluşur. İnce polietilen torbalarda dayanıklılığı 4-10 gün artar. Bu nedenle uzun süreli taşımalarda az delikli, kısa süreli taşımalarda ise fazla delikli polietilen torbalar kullanılır. Bunların kalınlığı 0,038 mm olmalıdır. Ülkemizde muzların depolanması üzerinde yapılmış çalışmalar yoktur. Bununla beraber muz yetiştirme bölgelerinin kuzeyinde kalan ülkemiz için uygun depolama sıcaklığı daha düşük olabilir. Ancak ülkemizde yetiştirilen muzların Cavendish grubundan oldukları da unutulmamalıdır.Muzlar depo şartlarında da önemli miktarda Etilen salgılarlar. Bu gaz depo içinde kalarak olgunluğu hızlandırır. Çünkü düşük sıcaklıklarda önemli etkisi olmayan etilen, muzun depolandığı sıcaklık şartlarında etkili olur. Bu gazın depodan alınması, depo süresini önemli ölçüde arttırır. Bu amaçla vermikülite emdirilmiş potasyum permanganat blokları depo içine konur. Muz ambalajları içine konan tarakların hastalanmaması, zarar görmemesi için difenilli kağıtlara sarılabilir veya Muz taraklarını polietilen örtülerle sarılıp içine etilen ve CO2 yi absorbe edici özel maddelerin konulması da başarılı olmaktadır. Muz depolarında etilene karşı etkili yollardan biride dış hava ile havalandırmaktır. Depo günde bir defa havalandırılacak şekilde sürekli veya birden havalandırılır. Depo içi hareketi de başlangıçta hızlı (saatte depo hacminin 50 katı), soğutma tamamlandığında yavaş olarak ayarlanmalıdır.
8.3.2. Taşıma
Meyve naklinde gemiler ve kara taşıt araçları kullanılır. Taşınma esnasında meyvelerin depolama şartlarına uygun şartlarda kalmaları gerekir. Isı izolasyonu olmayan araçlar yüksek yerlerden, soğuk bölgelerden geçerken, meyveler için kritik depo sıcaklığı altına düşen sıcaklıklardan zararlanır. Uzun mesafeler için ve sıcak aylardaki veya bölgelerdeki taşıma için soğutmalı araçlar kullanılmalıdır. Kısa mesafeler için iyi bir havalandırma yeterli olabilir. Bu havalandırma en uygun hava sıcaklığında yapılmalıdır. Soğuk bölgelerdeki taşımalarda ısıtma bile gerekli olabilir.Taşıma araçlarına yüklenecek muzlar iyice gözden geçirilir ve özellikle ileri gelişme devresinde bulunan meyveler ayrılmalıdır. Çünkü bu meyveler, uygun depo şartlarında olsa bile tüm partinin olgunluğunu hızlandırırlar. Meyveler taşıma sırasında olgun olarak çıkarlar ve tüketiciye hemen verilse bile, ancak aşırı olgun veya düşük kaliteli olarak ulaşırlar. Hele taşıma şartları biraz kötü ise tüm parti bozulur, zarar büyük boyutlara ulaşır. Bu nedenle yükleme kısa sürede bitirilmeli ve ambalajlama çeşitli sarsıntılardan zarar görmeyecek şekilde sıkıca yapılmalı ve depolanmalıdır. Ancak depolama iyi bir hava hareketine olanak verecek şekilde olmalıdır. Araçta veya depoda soğutma kısa sürede tamamlanmalıdır. Hasat yapılırken ve meyveleri sarartma deposuna yerleştirirken salkımların yara-bere almamalarına dikkat edilmelidir. Yaralanan ve berelenen meyvelerin kalitesi bozulur.
8.4. Depolama ve Olgunlaştırma İle İlgili Sorunlar
8.4.1. Uygun Hasat Zamanının Geçirilmesi
Bu durumda kesilen meyveler öngörülen pazarlama süresini tamamlayamazlar ve bozulurlar. Meyveler klimakteriyel devreye girdikleri için uygun depo şartlarında bile (gemide) kendiliğinden olgunlaşmaya başlarlar. Kendileri ile beraber tüm partinin olgunluğu ilerler ve artık kontrol altında tutulamaz. Bu nedenle taşıma ve boşaltmadan sonra önemli miktarda meyve pazarlanamaz duruma girer. Çünkü toptancılar henüz yeşil ve sert meyveleri alırlar ve istendiği zaman olgunlaştırarak satar. Bu nedenle klonun özellikleri ve pazarlama süresi göz önüne alınarak uygun hasat zamanı seçilmelidir. Muz meyvelerinde hasat sonrası bozulmalar ve nedenleri incelenmiştir.
8.4.2. Depolamanın Geciktirilmesi
Hasattan sonra meyveler en geç 36 saat içinde depolanmalıdır. Bu sürenin uzun olması meyvelerin klimakteriel devreye girmelerine yani olgunlaşmaya başlamalarına neden olur. Yüksek sıcaklıklarda 2-3 gün bekletme, bu başlangıç için yeterlidir. Klimakteriel devrenin başlaması meyvede gözle saptanamaz. Et sertliği ile saptama bile yeterince başarılı olmamıştır. Bu nedenle çözümü güç bir sorun olarak kalmaktadır.
8.4.3. Depolama Şartlarının Bozuk Olması
Uygun depo sıcaklığı ve havalandırma, olgunluk kontrolü için en önemli faktörlerdir. Sıcaklığın yüksek, havalandırmanın az olması olgunluğu hızlandırır. 15,6 oC üzerinde depo sıcaklığı olgunluğu uyartır.
8.4.4. Meyvelerde Hastalık Zararları
Muz meyvelerinde gerek yeşil olum, gerekse sarı olum devrelerinde çeşitli hastalıklar zarar yapar. Bunların zararları olgunluğun ilerlemesiyle artar. Bu hastalıklar genellikle zayıf yarı-saprofit patojenlerdir ve ana eksen, tarak bağlantıları ve meyvelerde açılan çeşitli yaralardan girerler. Bunlar yüksek bağıl nemde ve hava hareketi ile kolayca yayılır ve gelişirler. En önemlileri Thielariopsis paradoxa, Botryodiploidia theobromae ve Gloeosporium musarumdur. Bunlardan ilk ikisi parmakların kopmasına yol açar. Meyvelere uçtan giren Fusarium theobromae ise sigara (puro) külü şeklinde bir çürüklük yapar ve meyve eti kuru ve lifli olur. Bunların zararlarından korunmak meyvelerin çeşitli yaralanmalardan korunmaları, sıkı ambalajlanmaları ve istiflenmeleri, meyvelerin hemen soğutulmaları olgunlaştırmanın kısa sürede tamamlanması ve nemin en kısa sürede % 80-85 'e düşürülmesi gerekir. Hevenk halinde pazarlanan muzlarda hevenk düzgün ve temiz olarak ikinci bir defa kesilmeli ve yara yeri koruyucu eriyiklere batırılmalıdır. Çeşitli ülkelerde parafin, lanolin ile fenol karışımı; alçı ve çimento karışımı eriyiği veya polietilen polisülfüt ve mercapto-benzothiazol karışımları kullanılmaktadır. Kesilmiş taraklar % 5'lik salisylanilid'e daldırılarak korunurlar. Bu koruyuculuk görevini kısa süreli kontakt etkili fungusitlerle de yapmak mümkündür.
8.4.5. Üşüme Zararları
Tropik bölge meyvesi olan muz, donma noktasının çok üstündeki sıcaklık derecelerinde metabolizmasının değişimi sonucu üşüme zararları denen bozulmalar gösterir. Optimum depolama sıcaklığı altına inildikçe ve kalma süresi uzadıkça zararın derecesi de artar. Hasadı gecikmiş meyveler üşüme zararlarına daha duyarlı olurlar. Ayrıca sıcak ekolojilerde yetişenler, daha soğuk şartlarda gelişenlere göre düşük sıcaklığa daha duyarlıdırlar. Meyve gelişmesini yavaşlatarak geç hasada sebep olan hastalıklar (leaf spot, element eksiklikleri) üşüme zararlarına duyarlılığı artırır. Üşüme zararları aşağıdaki şekillerde belirirler.
1. Meyve olgunlaşması anormal ve düzensiz olur. Meyveler klimakterium göstermezler.
2. Meyve kabuğu donuk sarı, bazı çeşitlerde donuk kırmızımsı renk alır. Sonra bu lekeler kararır ve yumuşar. Yeşil muzlarda gümüşi renk görülür.
3. Meyvelerde plasenta bölgesi sertleşir.
4. Meyvede aroma oluşumu geriler, gecikir ve anormal aroma oluşur.
5. Olgunlaşmaya bağlı olan nişasta hidrolizi durur, tatlanma geriler. Şeker azlığı ve asit yüksekliği sonucu tad ekşi olur.
6. Olgunlaşma devresindeki normal tanen metabolizması bozulur, meyveler buruk olur. Aktif tanen miktarı normal meyvelerin iki katı kadardır.
7. Meyvelerin askorbik asit miktarı normal meyvelere göre düşüktür.
Kabuk rengindeki donukluk, epidermis hücrelerinin cansızlaşan protoplazmalarında koyu renkli granüllerin oluşumu ve bunların epidermisin ışık geçirgenliğini değiştirmesi sonucu oluşur. Hipodermis hücreleri de aynı şekilde değişirler ve böylece yeşil veya sarı pigmentler kısmen maskelenir. Çok şiddetli zararlarda doku tekrar saydamlaşabilir. Bu arada zararlanan doku, havanın serbest oksijeni ile temasa geçer ve tanenler okside olarak kahverengi-siyah renklenme olur. Düzensiz su kaybı sonucu kütikula ve epidermiste kırışmalar görülür. Yeşil muzlarda lateksin içinde bulunan partiküller çöker ve süt berraklaşır. Süt boruları ve iletim demetleri kahverengileşir.Bahçede üşümeye karşı hevenklerin çuval veya polietilen torbalarla soğuktan korunması gerekir. Depolama başlangıcında sıcaklık düşürülmesi yavaş (1-2 gün içinde) yapılmalıdır. Meyvenin hasat sonrası devresinde kritik sıcaklık derecesinin altında kalmamasına önem verilmelidir.
8.4.6. Yüksek Sıcaklık Zararları
Yüksek sıcaklıkta uzun süre kalan meyveler de zararlanırlar. Özellikle aromaları bozulur. Kabuk rengi yeşilimsi olarak kalır. Meyveler adeta haşlanmış bir durum alırlar ve kaliteleri bozulur.
8.3. Depolama ve Taşıma
8.3.1. Depolama
Muzların hasat sonrası yaşam sürelerinin uzun olmasını sağlamak için kısa sürede uygun depolama koşullarına getirilmesi gerekir. Bu şartlar genellikle çeşitli nakliye araçları ve soğuk hava depolarında sağlanır. Klimakteriyel bir meyve olan muzların solunum hızı bir çok meyve türlerine göre çok yüksektir. Depolama sıcaklığı da yüksek olduğundan bu solunum hızını azaltma olanağı da sınırlıdır. Bu nedenle depolamada soğutma kapasitesi hesabında bu durumlar göz önüne alınmalıdır. Muz meyvesi genel olarak 13 oC de 1-2 hafta süreyle depolanabilir. Bitki olarak soğuğa daha dayanıklı olduğu halde, meyvesi soğuğa daha duyarlı olan Cavendish çeşidi 14 oC de depolanmaktadır. Ancak Dwarf Cavendish için bu sıcaklık daha düşüktür. Daha düşük sıcaklıkta çeşide ve kalma süresine bağlı olarak üşüme olur. Depoda bağıl nem % 90-95 olmalıdır. Kontrollü atmosferli depolama olanakları varsa muzlar % 4-5 oC oksijen ve %5 CO2 ortamında 3-4 hafta dayanabilirler. Ancak bu meyveler olgunlaştırmadan sonra iyi renklendikleri halde, aroma durumları geriler. Bu sınırlar aşılınca da meyvede çeşitli koyu gri lekeler oluşur. İnce polietilen torbalarda dayanıklılığı 4-10 gün artar. Bu nedenle uzun süreli taşımalarda az delikli, kısa süreli taşımalarda ise fazla delikli polietilen torbalar kullanılır. Bunların kalınlığı 0,038 mm olmalıdır. Ülkemizde muzların depolanması üzerinde yapılmış çalışmalar yoktur. Bununla beraber muz yetiştirme bölgelerinin kuzeyinde kalan ülkemiz için uygun depolama sıcaklığı daha düşük olabilir. Ancak ülkemizde yetiştirilen muzların Cavendish grubundan oldukları da unutulmamalıdır.Muzlar depo şartlarında da önemli miktarda Etilen salgılarlar. Bu gaz depo içinde kalarak olgunluğu hızlandırır. Çünkü düşük sıcaklıklarda önemli etkisi olmayan etilen, muzun depolandığı sıcaklık şartlarında etkili olur. Bu gazın depodan alınması, depo süresini önemli ölçüde arttırır. Bu amaçla vermikülite emdirilmiş potasyum permanganat blokları depo içine konur. Muz ambalajları içine konan tarakların hastalanmaması, zarar görmemesi için difenilli kağıtlara sarılabilir veya Muz taraklarını polietilen örtülerle sarılıp içine etilen ve CO2 yi absorbe edici özel maddelerin konulması da başarılı olmaktadır. Muz depolarında etilene karşı etkili yollardan biride dış hava ile havalandırmaktır. Depo günde bir defa havalandırılacak şekilde sürekli veya birden havalandırılır. Depo içi hareketi de başlangıçta hızlı (saatte depo hacminin 50 katı), soğutma tamamlandığında yavaş olarak ayarlanmalıdır.
8.3.2. Taşıma
Meyve naklinde gemiler ve kara taşıt araçları kullanılır. Taşınma esnasında meyvelerin depolama şartlarına uygun şartlarda kalmaları gerekir. Isı izolasyonu olmayan araçlar yüksek yerlerden, soğuk bölgelerden geçerken, meyveler için kritik depo sıcaklığı altına düşen sıcaklıklardan zararlanır. Uzun mesafeler için ve sıcak aylardaki veya bölgelerdeki taşıma için soğutmalı araçlar kullanılmalıdır. Kısa mesafeler için iyi bir havalandırma yeterli olabilir. Bu havalandırma en uygun hava sıcaklığında yapılmalıdır. Soğuk bölgelerdeki taşımalarda ısıtma bile gerekli olabilir.Taşıma araçlarına yüklenecek muzlar iyice gözden geçirilir ve özellikle ileri gelişme devresinde bulunan meyveler ayrılmalıdır. Çünkü bu meyveler, uygun depo şartlarında olsa bile tüm partinin olgunluğunu hızlandırırlar. Meyveler taşıma sırasında olgun olarak çıkarlar ve tüketiciye hemen verilse bile, ancak aşırı olgun veya düşük kaliteli olarak ulaşırlar. Hele taşıma şartları biraz kötü ise tüm parti bozulur, zarar büyük boyutlara ulaşır. Bu nedenle yükleme kısa sürede bitirilmeli ve ambalajlama çeşitli sarsıntılardan zarar görmeyecek şekilde sıkıca yapılmalı ve depolanmalıdır. Ancak depolama iyi bir hava hareketine olanak verecek şekilde olmalıdır. Araçta veya depoda soğutma kısa sürede tamamlanmalıdır. Hasat yapılırken ve meyveleri sarartma deposuna yerleştirirken salkımların yara-bere almamalarına dikkat edilmelidir. Yaralanan ve berelenen meyvelerin kalitesi bozulur.
8.4. Depolama ve Olgunlaştırma İle İlgili Sorunlar
8.4.1. Uygun Hasat Zamanının Geçirilmesi
Bu durumda kesilen meyveler öngörülen pazarlama süresini tamamlayamazlar ve bozulurlar. Meyveler klimakteriyel devreye girdikleri için uygun depo şartlarında bile (gemide) kendiliğinden olgunlaşmaya başlarlar. Kendileri ile beraber tüm partinin olgunluğu ilerler ve artık kontrol altında tutulamaz. Bu nedenle taşıma ve boşaltmadan sonra önemli miktarda meyve pazarlanamaz duruma girer. Çünkü toptancılar henüz yeşil ve sert meyveleri alırlar ve istendiği zaman olgunlaştırarak satar. Bu nedenle klonun özellikleri ve pazarlama süresi göz önüne alınarak uygun hasat zamanı seçilmelidir. Muz meyvelerinde hasat sonrası bozulmalar ve nedenleri incelenmiştir.
8.4.2. Depolamanın Geciktirilmesi
Hasattan sonra meyveler en geç 36 saat içinde depolanmalıdır. Bu sürenin uzun olması meyvelerin klimakteriel devreye girmelerine yani olgunlaşmaya başlamalarına neden olur. Yüksek sıcaklıklarda 2-3 gün bekletme, bu başlangıç için yeterlidir. Klimakteriel devrenin başlaması meyvede gözle saptanamaz. Et sertliği ile saptama bile yeterince başarılı olmamıştır. Bu nedenle çözümü güç bir sorun olarak kalmaktadır.
8.4.3. Depolama Şartlarının Bozuk Olması
Uygun depo sıcaklığı ve havalandırma, olgunluk kontrolü için en önemli faktörlerdir. Sıcaklığın yüksek, havalandırmanın az olması olgunluğu hızlandırır. 15,6 oC üzerinde depo sıcaklığı olgunluğu uyartır.
8.4.4. Meyvelerde Hastalık Zararları
Muz meyvelerinde gerek yeşil olum, gerekse sarı olum devrelerinde çeşitli hastalıklar zarar yapar. Bunların zararları olgunluğun ilerlemesiyle artar. Bu hastalıklar genellikle zayıf yarı-saprofit patojenlerdir ve ana eksen, tarak bağlantıları ve meyvelerde açılan çeşitli yaralardan girerler. Bunlar yüksek bağıl nemde ve hava hareketi ile kolayca yayılır ve gelişirler. En önemlileri Thielariopsis paradoxa, Botryodiploidia theobromae ve Gloeosporium musarumdur. Bunlardan ilk ikisi parmakların kopmasına yol açar. Meyvelere uçtan giren Fusarium theobromae ise sigara (puro) külü şeklinde bir çürüklük yapar ve meyve eti kuru ve lifli olur. Bunların zararlarından korunmak meyvelerin çeşitli yaralanmalardan korunmaları, sıkı ambalajlanmaları ve istiflenmeleri, meyvelerin hemen soğutulmaları olgunlaştırmanın kısa sürede tamamlanması ve nemin en kısa sürede % 80-85 'e düşürülmesi gerekir. Hevenk halinde pazarlanan muzlarda hevenk düzgün ve temiz olarak ikinci bir defa kesilmeli ve yara yeri koruyucu eriyiklere batırılmalıdır. Çeşitli ülkelerde parafin, lanolin ile fenol karışımı; alçı ve çimento karışımı eriyiği veya polietilen polisülfüt ve mercapto-benzothiazol karışımları kullanılmaktadır. Kesilmiş taraklar % 5'lik salisylanilid'e daldırılarak korunurlar. Bu koruyuculuk görevini kısa süreli kontakt etkili fungusitlerle de yapmak mümkündür.
8.4.5. Üşüme Zararları
Tropik bölge meyvesi olan muz, donma noktasının çok üstündeki sıcaklık derecelerinde metabolizmasının değişimi sonucu üşüme zararları denen bozulmalar gösterir. Optimum depolama sıcaklığı altına inildikçe ve kalma süresi uzadıkça zararın derecesi de artar. Hasadı gecikmiş meyveler üşüme zararlarına daha duyarlı olurlar. Ayrıca sıcak ekolojilerde yetişenler, daha soğuk şartlarda gelişenlere göre düşük sıcaklığa daha duyarlıdırlar. Meyve gelişmesini yavaşlatarak geç hasada sebep olan hastalıklar (leaf spot, element eksiklikleri) üşüme zararlarına duyarlılığı artırır. Üşüme zararları aşağıdaki şekillerde belirirler.
1. Meyve olgunlaşması anormal ve düzensiz olur. Meyveler klimakterium göstermezler.
2. Meyve kabuğu donuk sarı, bazı çeşitlerde donuk kırmızımsı renk alır. Sonra bu lekeler kararır ve yumuşar. Yeşil muzlarda gümüşi renk görülür.
3. Meyvelerde plasenta bölgesi sertleşir.
4. Meyvede aroma oluşumu geriler, gecikir ve anormal aroma oluşur.
5. Olgunlaşmaya bağlı olan nişasta hidrolizi durur, tatlanma geriler. Şeker azlığı ve asit yüksekliği sonucu tad ekşi olur.
6. Olgunlaşma devresindeki normal tanen metabolizması bozulur, meyveler buruk olur. Aktif tanen miktarı normal meyvelerin iki katı kadardır.
7. Meyvelerin askorbik asit miktarı normal meyvelere göre düşüktür.
Kabuk rengindeki donukluk, epidermis hücrelerinin cansızlaşan protoplazmalarında koyu renkli granüllerin oluşumu ve bunların epidermisin ışık geçirgenliğini değiştirmesi sonucu oluşur. Hipodermis hücreleri de aynı şekilde değişirler ve böylece yeşil veya sarı pigmentler kısmen maskelenir. Çok şiddetli zararlarda doku tekrar saydamlaşabilir. Bu arada zararlanan doku, havanın serbest oksijeni ile temasa geçer ve tanenler okside olarak kahverengi-siyah renklenme olur. Düzensiz su kaybı sonucu kütikula ve epidermiste kırışmalar görülür. Yeşil muzlarda lateksin içinde bulunan partiküller çöker ve süt berraklaşır. Süt boruları ve iletim demetleri kahverengileşir.Bahçede üşümeye karşı hevenklerin çuval veya polietilen torbalarla soğuktan korunması gerekir. Depolama başlangıcında sıcaklık düşürülmesi yavaş (1-2 gün içinde) yapılmalıdır. Meyvenin hasat sonrası devresinde kritik sıcaklık derecesinin altında kalmamasına önem verilmelidir.
8.4.6. Yüksek Sıcaklık Zararları
Yüksek sıcaklıkta uzun süre kalan meyveler de zararlanırlar. Özellikle aromaları bozulur. Kabuk rengi yeşilimsi olarak kalır. Meyveler adeta haşlanmış bir durum alırlar ve kaliteleri bozulur.


Comment