KAYNAK:EGE İHRACATCILARI BİRLİĞİ
Ülkemizde 1980 yılından itibaren uygulamaya konulan ihracata dayalı kalkınma stratejisi
çerçevesinde tarım ürünleri ticareti de DTÖ kuralları çerçevesinde gerçekleştirilmektedir. Organik tarım
ürünlerimiz ağırlıklı olarak ihraç edilmekte olup, başlıca ihraç pazarlarımız Avrupa Birliği ülkeleridir. Bu
bağlamda, organik ürünlere yönelik pazarlama stratejilerinin ağırlığının ihracat odaklı olması
gerekmekte ve uluslararası pazarlarda rekabet gücümüzün artırılması amacıyla firmalara dış pazarlara
yönelik güncel Pazar bilgilerinin sağlanmasının önemli olduğu düşünülmektedir. Firmaların ihracat
stratejisin bir parçası olarak, Pazar çeşitlendirmesinin gerçekleştirilmesi ve bu çerçevede Uzakdoğu
ülkeleri, Amerika ve Ortadoğu ülkelerine yönelik Pazar bilgilerinin ve bu pazarlardaki potansiyelin
firmalara aktarılması gerekli görülmektedir.
İç Pazar potansiyelinin belirlenmesi ve iç pazara yönelik gerçekleştirilecek politikaların
uygulanabilirliğinin belirlenmesi amacıyla üniversitelerin/araştırma kurumlarının ilgili bölümleri
tarafından gerçekleştirilecek Pazar analizlerinin önemli olduğu ve bu çerçevede iç Pazar hacminin
daha iyi anlaşılacağı düşünülmektedir.
Çizelge 3: Yıllara göre ihracat değerlerimiz
YIL MİKTAR ( kg ) TUTAR ( $ )
1998 8.616.687 19.370.599
1999 12.049.949 24.563.892
2000 13.128.934 22.756.297
2001 17.556.280 27.242.407
2002 19.182.859 30.877.140
2003 21.083.351 36.932.995
2004 16.093.000 33.076.319
2005 9.319.328 26.230.250
3.7-Destekleme
Avrupa Birliği ile uyum çalışmalarını dikkate alarak, tarım sektörü ile ilgili kesimlerin karar
almalarını kolaylaştırmak, sektörün kalkınma hedef ve stratejileri doğrultusunda geliştirilmesini
sağlamak ve Tarım Çerçeve Kanunu ile bu Kanuna dayalı olarak ikincil mevzuatın temelini oluşturmak
için hazırlanan 30.11.2004 tarih ve 2004/92 sayılı Yüksek Planlama Kurulu Kararı ile kabul edilen
Tarım Strateji Belgesi (2006/2010) çerçevesinde, Bakanlığımızca yürütülen Çiftçi Kayıt Sistemine
kayıtlı çiftçilere yapılan Doğrudan Gelir Desteği uygulamalarında ödeme miktarını farklı düzeylerde
belirlemek ve bu amaçla “Organik Tarım” tekniği ile üretim yapan üreticilere 30.04.2005 tarih ve 25825
sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Bitkisel Üretimle İlişkili Olarak, Doğrudan Gelir Desteği Ödemesi
Yapılmasına İlişkin Tebliğ (Tebliğ No:2005/21)” ile ilave doğrudan gelir desteği ödemesi yapılacaktır.
5488 sayılı Tarım Kanunu 25.04.2006 tarih ve 26149 sayılı Resmi Gazete de
yayınlanmıştır.Bu Kanunun 19.maddesinin ( f ) bendi gereği Erozyon ve olumsuz çevresel etkilere
maruz kalan tarım arazilerinde, işlemeli tarım yapan üreticilerin, arazilerini doğal bitki örtüleri, çayır,
mera, organik tarım ve ağaçlandırma için kullanmalarını teşvik etmek üzere, kendilerine belirli bir
süreyi kapsayacak şekilde, çevre amaçlı tarım arazilerini koruma programı destekleri sağlanacaktır
Bu Kanunun 19.maddesinin (g) bendi gereğince “Diğer destekleme ödemeleri” başlığında
organik üretim desteği sağlanacaktır.
T.C.Ziraat Bankası A.Ş.Genel Müdürlüğü ve Tarım Kredi Kooperatiflerince organik tarımsal
üretime yönelik yatırım ve işletme kredisi verilmesine imkan sağlayan 25.02.2004 tarihli Bakanlar
Kurulu Kararı ile tarımsal kredilere uygulanan cari faiz oranından % 60 indirimli olarak azami 12 ay
vadeli işletme ve 3 yıl vadeli yatırım kredisi kullandırılmıştır. Söz konusu uygulama 2005 yılında da
sürdürülmüş ancak, işletme kredileri 12 aydan 18 aya, yatırım kredileri ise 3 yıldan 5 yıla çıkarılmıştır.
31.12.2005 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı ile 2006 yılında da tarımsal kredi cari faiz oranlarından %60
indirim yapılmak suretiyle azami 18 ay vadeli işletme ve 5yıl vadeli yatırım kredisi kullandırılmaktadır.
Çizelge 4: 2004-2005 Yıllarında organik tarımla ilgili kullandırılan krediler
2004 2005
KREDİ (YTL) MÜTEŞEBBİS
SAYISI
KREDİ
(YTL)
MÜTEŞEBBİS
SAYISI
Organik Tarım
İşletme 2.253.000 93 1.637.000 24
Yatırım 927.000 20 4.140.000 190
Organik Girdi
Üretimi
İşletme 233.000 3 632.000 8
Yatırım
TOPLAM 3.413.000 116 6.409.000 222
4- GZFT ANALİZİ :
Güçlü Yanlar Zayıf Yanlar
- AB mevzuatına uyumlu yasal düzenlemenin
bulunması,
- Organik tarım faaliyetlerinin denetim ve
kontrolünden sorumlu OTK ve OTB bulunması,
-Organik tarım stratejilerinin belirlenmesi için
UYK bulunması,
-Doğal kaynaklar ve biyoçeşitliliğin zenginliği,
- Toprak ve su kaynaklarının kirlenmemiş olması,
-Tarımsal biyolojik çeşitliliğe müsait iklim ve
ekolojinin bulunması,
- Organik hayvancılığın yaygınlaştırılmasına
imkan sağlayan çayır ve meraların mevcut
olması,
- Organik tarımı destekleyici geleneksel bilgi ve
tecrübenin varlığı,
- Organik tarımın yaygınlaşması bölgeler
arasındaki gelişmişlik farkının azaltılmasında ve
köyden kente göçün önlenmesinde etkili
olacaktır.
-Organik ürün fiyatının yüksekliği,
-Hastalık ve zararlarla karşı dayanıklı çeşitlerin
az olması,
- Üreticilerin bilinç,eğitim , bilgi eksikliği ve
örgütlenmede yetersizlik ,
- Ülkemiz arazilerinin çok küçük ve parçalı
olması,
- Pazar sıkıntısı,iç ve dış pazarın dengeli
gelişmemesi,
- Organik tarım konusunda yürütülen AR-GE
çalışmalarının yetersiz olması, sonuçların
uygulamaya konulmaması,
- Ürün analizlerinin yapılabildiği akredite bir
laboratuarın olmaması ve bu nedenle maliyetlerin
artması,
- Kamu örgütlenme yapısının dağınıklığı,
- İstatistiği bilgi eksikliği,
-Organik tarımla uğraşan işletmelerin ölçeklerinin
küçük olması,
-Organik tarımın geliştirilmesi ve
yaygınlaştırılmasına imkan tanıyan uygun
destekleme politikalarının olmayışı,
Fırsatlar Tehditler
- AB destekli organik tarım projesinin 2006 - Organik girdi temininde büyük oranda dışa
yılında başlaması,
-Sektördeki örgütlenmenin geliştirilmesine fırsat
tanıyacak Üretici Birlikleri Kanununun çıkmış
olması,
-Organik ürünlerin daha yüksek fiyatla alıcı
bulması,
- Dünyada organik ürünlere olan talebin artması,
- Organik tarım sektöründe istihdamın artması,
- Agro-ekoturizm ve sağlık turizmine yönelik
taleplerin artması,
-Tüketici bilincinin gelişmesi ile sağlıklı, kaliteli
organik ürünlere talebin artması,
-Coğrafi konum nedeniyle ana pazarlara yakınlık,
-Dış pazarlara erişim imkanının güçlenmesi.
bağımlılık,
-Rakip ülkelerde devlet desteklerinin artması,
-Organik gıda fiyatlarının konvansiyonel ürünlere
oranla yüksek olması,
-İhracat pazarlarında pazara girişteki teknik
engellerin artması,
4. GEREKÇE
Rio Zirvesi’nin önemli sonuçlarından biri olan ve 1992’de imzalanan Biyolojik Çeşitlilik
Sözleşmesi’nin onaylanması, 29 Ağustos 1996 tarih ve 4177 sayılı Kanun’la uygun bulunmuş ve 21
Kasım 1996 tarihli Bakanlar Kurulu kararıyla onaylanıp, 27 Aralık 1996 tarihli Resmî Gazete’de
yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. Anlaşmanın 11. maddesi tarafların, “biyolojik çeşitlilik unsurlarının
korunması ve sürdürülebilir kullanımı için ekonomik ve sosyal açıdan güvenilir teşvik tedbirleri
alacaklardır” hükmünü getirmiş, Türkiye de, anlaşmanın onaylanması ile birlikte, bu konuda bir
taahhüdün altına girmiştir.
Ayrıca 5488 sayılı Tarım Kanunu 25.04.2006 tarih ve 26149 sayılı Resmi Gazete de
yayınlanmıştır. Kanunun 9.maddesinde “Biyolojik çeşitlilik, genetik kaynakların korunması ve
biyogüvenliğin sağlanması” hükmü getirilmiştir. Bu doğrultuda organik tarımın biyoçeşitliliğe
katkılarından dolayı desteklenmesi deklere edilmiştir.
Başta insan, hayvan ve bitki sağlığı olmak üzere, tüm ekolojik denge bozulmuş, kullanılan
kimyasal sentetik maddeler ve zirai mücadele ilaçları, canlılar üzerinde olumsuzluklara neden
olmuştur. Zamanla; insan, hayvan, bitki sağlığı ve çevreyi koruma bilinci, toplumdan topluma farklılık
gösterse de önemli ilerleme kaydetmiş ve insanoğlu geleceğini kurtarma adına yeni arayışlara
başlamış ve Organik tarım tüm dünyada büyük önem kazanmıştır.
Bu bağlamda Ülkemiz tarım arazilerini kirlenmeden gelecek kuşaklara aktarmak ve topluma
sağlıklı gıdaları temin etme ve tüketme şansı vermek için organik tarımın geliştirilmesi ve
yaygınlaştırılması amacıyla ulusal organik tarım strateji belgesi hazırlanmıştır.
Organik tarım tanımının doğru yapılması, alternatif bir üretim biçimi olarak hedeflerinin tam
olarak belirlenmesi, ekosistemin doğal yapısının korunması ve stratejik önemi açısından toplum
bilincinin oluşturulması gereklidir. Ulusal Organik Tarım strateji, organik tarım açısından Türkiye’nin
Avrupa Birliği ile entegrasyonuna da temel teşkil eden bir belge olacaktır.
6. ORGANİK TARIMIN HEDEFLERİ
6.1-Mevzuat
Organik tarım sektörünün yapılanmasında karşılaşılan engellerin tanımlanması ve çözümlerin
geliştirilmesi, organik tarımla ilgili bütün uluslar arası komitelerin ve kurumların rollerinin ve
sorumluluklarının tanımlanması, uygulama, izleme ve değerlendirme konularında ülkemizi güçlü bir
konuma getirecek tedbirlerin başında gelmektedir.
Avrupa Birliği'ne uyum sürecinde Avrupa Birliği organik tarım politikalarını gözeten yapılanmaları
ve uygulamaları dikkate almak,
Dünyada organik tarım konusundaki yeni yaklaşımlara uyum sağlama ve bunlara özgü politikalar
geliştirilmeli,
AB dışındaki ülkelerin organik tarım ile ilgili mevzuatlarının dış ticarete yönelik yakından takip
edilmesi hedeflenmektedir.
6.2-Kurumsal Yapı
Organik tarımla ilgili daha geniş ve etkin bir kurumsal yapılanmanın sağlanması,
Organik tarımla ilgili çalışan teknik elemanların uzmanlık vasıflarının geliştirilmesinin sağlanması,
Kırsal Kalkınma Planlarının hazırlanması, organik ve tarımsal–çevre programlarının
birleştirilmesi,
Güncel veri toplama ve paylaşmanın sağlanması, tüm üretim-tüketim zincirinde aksaklıkların
belirlenerek önlenmesine yönelik çözümler geliştirilmesi ve uygulanması. Ayrıca tüm süreçte
izlenebilirliği sağlanması, ileride olabilecek aksaklıkları erken teşhis ve telafi sistemi kurulması,
Taşra ve merkezdeki yapılanmanın güçlendirilerek idari yapının geliştirilmesi hedeflenmektedir.
6.3-Eğitim ve İletişim
Avrupa Birliği ve diğer ülkeler tarafından yürütülen organik tarımla ilgili eğitim programlarına
etkin bir şekilde katılım sağlanması,
Üreticilerin pazarlama, üretim ve işleme konularında bilgiye kolayca erişebilmeleri için
örgütlenmelerini teşvik etmek amacıyla eğitimler düzenlenmesi,
İlgili Bakanlık, Kurum/Kuruluş ve Sivil Toplum Örgütleri ile birlikte organik tarım ve organik
ürünlerin tanıtımı ile ilgili eğitim programları, konferanslar ve seminerler düzenleyerek, üretici ve
tüketicilerin bilgilendirilmesi ve bilinçlendirilmesi,
Hizmetiçi eğitim programlarında, organik tarımın temel ilkeleri, çiftlik planlaması, farklı ürün
gruplarında yetiştirme tekniği, hasat sonrası işlemler, işleme, pazara hazırlama ve pazarlama, veri
tabanı, kontrol ve sertifikasyon gibi farklı konulara da yer verilmesi,
Avrupa Birliği hibe fonlarından yararlanmak üzere eğitim projelerinin yapılması,
Sonuçlanan organik tarım araştırma proje çıktılarının uygulamaya aktarmak üzere yazılı ve
görsel eğitim araçlarının hazırlanarak, dokümantasyon ve yayım faaliyetleri yapılması,
Ülkemizde var olan geleneksel bilginin değerlendirilmesi ve onaylanması, kayıt altına alınması
ve yaygın olarak kullanıma kazandırılmasıyla organik tarımda maliyeti yükselten girdiler için alternatif,
daha ucuz ve ülke ekolojisine uygun seçenekler ortaya konulması,
Organik tarımın ve organik gıda ürünlerinin tanıtımı ve tüketici bilincinin artırılmasına yönelik
olarak görsel medya başta olmak üzere medya araçlarının etkin bir şekilde kullanılması, bu amaçla
içerik açısından zengin, yaratıcı ve etkili tanıtım spotlarının hazırlanması, sektör temsilcilerinden
oluşan bir tanıtım grubunun oluşturulması ve bu konuda halkla ilişkiler ve reklâm şirketlerinden
profesyonel destek alınması yerinde olacaktır.
6.4-Üretim
Ülkemizde küçük ve parçalı tarım işletmelerinin yaygın olduğu göz önüne alındığında organik
tarımda üretici örgütlenmesinin teşvik edilmesi,
Organik tarımda üretim planlamasının yapılması,
Ülkemizin avantajlı olduğu organik tohum, şeker, fosfat kayaçları, zeolit gibi ürünlerde üretim
imkânlarının artırılarak, girdilerde yerel kaynakların kullanımının ön plana çıkarılması,
Diğer organik girdiler konusunda yapılacak ihtiyaç analizleri sonucunda, sektörün ihtiyaç duyduğu
girdilerin üretiminin geliştirilmesi ve yaygınlaştırılması,
Organik tarımın temel felsefesine uygun olarak bitkisel ve hayvansal üretimin kapalı sistemde
yapılmasının geliştirilmesi ve organik tarımsal sanayi ile entegrasyonu için müteşebbislerin teşvik
edilmesi,
Kontrol ve sertifikasyon maliyetlerinin düşürülmesi amacıyla üreticilerin bir araya gelerek büyük
ölçekli projelere yönelmelerinin teşvik edilmesi,
Doğa koruma alanları ile çevresel açıdan hassas bölgelerde uygun üretim tavsiyelerinin özendirici
bir şekilde yapılarak organik tarımın bölge halkı için sürdürülebilir bir geçim kaynağı olarak
yaygınlaştırılması,
2010 yılında işlenen tarım alanlarının %3 ü, 2020 de ise %8 i gibi hedeflerin öngörülmesi ve bu
hedeflere ulaşmak için yapılması gerekenlere yer verilmesi gerekir.
Ülkemizdeki mevcut durum göz önüne alındığında açıklanmış kayıtlı rakamlar ve organik
tarımdaki gelişmelere paralel olarak 9. Plan için 2007-2013 yıllarını kapsayan (7yıllık bir dönem)
aşağıdaki projeksiyonu veriyoruz.
6.5-Araştırma
Organik tarımsal üretimin yaygınlaştırılması ve üretimin artırılması için araştırmaların konu ve ürün
bazında yapılması,
Organik tarım araştırma projelerinin, geniş katılımlı, çoklu disiplinli, sorunları giderici ve
uygulanabilir olması,
Kriter 2000 2005 2006 (Tahmin) 2013 (Hedef)
Organik Tarım Alanlarının Toplam
Tarım Alanı İçerisinde Oranı (%) 0,1 0,8 1,0 3,0
Organik bitkisel, hayvansal ve su ürünleri üretimine uygun lokal tür ve çeşitlerin ıslahına yönelik
çalışmalara öncelik verilmesi,
Organik ürünler ile konvansiyonel ürünlerin karşılaştırmalı ekonomik analizleri yapılarak araştırma
sonuçlarının etüt edilmesi,
Dış pazar araştırmaları yanında iç pazarda organik tarım ürünlerine yönelik potansiyel talebin
belirlenmesi için araştırmaların yapılması,
Araştırma sonuçlarının eğitimle uygulamaya aktarılması ve program öngörüsünün araştırma
projesinde yer almasının sağlanması,
Avrupa Birliği hibe fonlarından yararlanmak üzere araştırma projelerinin yapılması,
Eko-sistemin korunmasına yönelik çevre dostu alternatif mücadele ve bitki besleme yöntemlerinin
belirlenmesi için araştırma çalışmalarına öncelik verilmesi.
Araştırma programları çerçevesinde teknolojinin geliştirilmesi ve mevcut sorunlara çözüm
aranması yönünde çalışmaları yürütmek,
6.6-Pazarlama
Organik tarım ürünlerinde ve organik girdilerde marka yaratılarak iç ve dış pazardaki talebin
artırılması,
Organik ürün çeşitliliğinin ve işlenmiş ürün sayısının artırılması,
Ülkemizde iç pazarın geliştirilmesi için tüketici ihtiyaçlarının araştırılarak, okullar, hastaneler ve
resmi kurumlarda organik ürün tüketiminin teşvik edilmesi,
Bebekler, çocuklar, yaşlı insanlar, hastalar gibi hassas tüketici gruplarına yönelik spesifik
promosyon kampanyalarının geliştirilmesi sağlanmalıdır.
Organik tarımın tekstil, kozmetik, agro-ekoturizm gibi diğer sektörlerle entegrasyonunun
sağlanması,
Potansiyel üreticilerle nihai pazarın buluşturulması sağlanmalıdır.
Dış pazara yönelik tanıtım fonu ve grubunun oluşturulması
Dış ticaret verilerinde organik tarım ürünlerinin ayrı bir kalem olarak görülmesini sağlayacak bir
istatistik toplama sisteminin kurulması,
İhracatta işletmelerin rekabet gücünü artırıcı bilgilendirme ve danışmanlık hizmetlerinin
sağlanması hedeflenmektedir.
6.7-Destekleme
Organik tarımın gelişmesi için; ürüne ve üretime yönelik destekler, konvansiyonel tarımdan
organik tarıma geçiş desteği, pazarlamaya yönelik desteklerin sağlanması ve ülkemizde ekonomik
gelişmede dezavantajlı bölgelerin belirlenerek organik üretim yapan üreticilere alan ya da üretim
miktarına göre bir destekleme verilmesi.
Organik tarımın çevreye sağladığı olumlu katkılarının çevre programları içerisinde ilaveten
desteklenmesi,
Organik tarım yapan üreticilerin, kontrol ve sertifikasyon ücretleri ile analiz ücretlerinin
desteklenmesi,
Üretim-tüketim zincirinde depolama, paketleme, işleme ve nakliye gibi hasat sonrası işlemlerin
geliştirilmesi için teşvik ve kredilerin verilmesi ,
Avrupa Birliğinde olduğu gibi Ülkemizde de organik ürünlerin pazarlanması, üreticilerin eğitimi ve
danışmanlık hizmetleri üretici birlikleri tarafından yapılmalı ve üretici birliğine bağlı üreticilerin
desteklerden daha fazla yararlanması sağlanmalıdır.
Organik tarım ve gıda pazarının geliştirilmesine yönelik olarak mevcut desteklerin mali
düzenlemeler ile pekiştirilmesi gerekmektedir.
7. FİNANSMAN KAYNAKLARI
Organik tarımın yaygınlaştırılması ve üretimin artırılması için değişik finansal tedbirler almak organik
tarım sektörünü güçlendirecektir.
Ülkemizde 1980 yılından itibaren uygulamaya konulan ihracata dayalı kalkınma stratejisi
çerçevesinde tarım ürünleri ticareti de DTÖ kuralları çerçevesinde gerçekleştirilmektedir. Organik tarım
ürünlerimiz ağırlıklı olarak ihraç edilmekte olup, başlıca ihraç pazarlarımız Avrupa Birliği ülkeleridir. Bu
bağlamda, organik ürünlere yönelik pazarlama stratejilerinin ağırlığının ihracat odaklı olması
gerekmekte ve uluslararası pazarlarda rekabet gücümüzün artırılması amacıyla firmalara dış pazarlara
yönelik güncel Pazar bilgilerinin sağlanmasının önemli olduğu düşünülmektedir. Firmaların ihracat
stratejisin bir parçası olarak, Pazar çeşitlendirmesinin gerçekleştirilmesi ve bu çerçevede Uzakdoğu
ülkeleri, Amerika ve Ortadoğu ülkelerine yönelik Pazar bilgilerinin ve bu pazarlardaki potansiyelin
firmalara aktarılması gerekli görülmektedir.
İç Pazar potansiyelinin belirlenmesi ve iç pazara yönelik gerçekleştirilecek politikaların
uygulanabilirliğinin belirlenmesi amacıyla üniversitelerin/araştırma kurumlarının ilgili bölümleri
tarafından gerçekleştirilecek Pazar analizlerinin önemli olduğu ve bu çerçevede iç Pazar hacminin
daha iyi anlaşılacağı düşünülmektedir.
Çizelge 3: Yıllara göre ihracat değerlerimiz
YIL MİKTAR ( kg ) TUTAR ( $ )
1998 8.616.687 19.370.599
1999 12.049.949 24.563.892
2000 13.128.934 22.756.297
2001 17.556.280 27.242.407
2002 19.182.859 30.877.140
2003 21.083.351 36.932.995
2004 16.093.000 33.076.319
2005 9.319.328 26.230.250
3.7-Destekleme
Avrupa Birliği ile uyum çalışmalarını dikkate alarak, tarım sektörü ile ilgili kesimlerin karar
almalarını kolaylaştırmak, sektörün kalkınma hedef ve stratejileri doğrultusunda geliştirilmesini
sağlamak ve Tarım Çerçeve Kanunu ile bu Kanuna dayalı olarak ikincil mevzuatın temelini oluşturmak
için hazırlanan 30.11.2004 tarih ve 2004/92 sayılı Yüksek Planlama Kurulu Kararı ile kabul edilen
Tarım Strateji Belgesi (2006/2010) çerçevesinde, Bakanlığımızca yürütülen Çiftçi Kayıt Sistemine
kayıtlı çiftçilere yapılan Doğrudan Gelir Desteği uygulamalarında ödeme miktarını farklı düzeylerde
belirlemek ve bu amaçla “Organik Tarım” tekniği ile üretim yapan üreticilere 30.04.2005 tarih ve 25825
sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Bitkisel Üretimle İlişkili Olarak, Doğrudan Gelir Desteği Ödemesi
Yapılmasına İlişkin Tebliğ (Tebliğ No:2005/21)” ile ilave doğrudan gelir desteği ödemesi yapılacaktır.
5488 sayılı Tarım Kanunu 25.04.2006 tarih ve 26149 sayılı Resmi Gazete de
yayınlanmıştır.Bu Kanunun 19.maddesinin ( f ) bendi gereği Erozyon ve olumsuz çevresel etkilere
maruz kalan tarım arazilerinde, işlemeli tarım yapan üreticilerin, arazilerini doğal bitki örtüleri, çayır,
mera, organik tarım ve ağaçlandırma için kullanmalarını teşvik etmek üzere, kendilerine belirli bir
süreyi kapsayacak şekilde, çevre amaçlı tarım arazilerini koruma programı destekleri sağlanacaktır
Bu Kanunun 19.maddesinin (g) bendi gereğince “Diğer destekleme ödemeleri” başlığında
organik üretim desteği sağlanacaktır.
T.C.Ziraat Bankası A.Ş.Genel Müdürlüğü ve Tarım Kredi Kooperatiflerince organik tarımsal
üretime yönelik yatırım ve işletme kredisi verilmesine imkan sağlayan 25.02.2004 tarihli Bakanlar
Kurulu Kararı ile tarımsal kredilere uygulanan cari faiz oranından % 60 indirimli olarak azami 12 ay
vadeli işletme ve 3 yıl vadeli yatırım kredisi kullandırılmıştır. Söz konusu uygulama 2005 yılında da
sürdürülmüş ancak, işletme kredileri 12 aydan 18 aya, yatırım kredileri ise 3 yıldan 5 yıla çıkarılmıştır.
31.12.2005 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı ile 2006 yılında da tarımsal kredi cari faiz oranlarından %60
indirim yapılmak suretiyle azami 18 ay vadeli işletme ve 5yıl vadeli yatırım kredisi kullandırılmaktadır.
Çizelge 4: 2004-2005 Yıllarında organik tarımla ilgili kullandırılan krediler
2004 2005
KREDİ (YTL) MÜTEŞEBBİS
SAYISI
KREDİ
(YTL)
MÜTEŞEBBİS
SAYISI
Organik Tarım
İşletme 2.253.000 93 1.637.000 24
Yatırım 927.000 20 4.140.000 190
Organik Girdi
Üretimi
İşletme 233.000 3 632.000 8
Yatırım
TOPLAM 3.413.000 116 6.409.000 222
4- GZFT ANALİZİ :
Güçlü Yanlar Zayıf Yanlar
- AB mevzuatına uyumlu yasal düzenlemenin
bulunması,
- Organik tarım faaliyetlerinin denetim ve
kontrolünden sorumlu OTK ve OTB bulunması,
-Organik tarım stratejilerinin belirlenmesi için
UYK bulunması,
-Doğal kaynaklar ve biyoçeşitliliğin zenginliği,
- Toprak ve su kaynaklarının kirlenmemiş olması,
-Tarımsal biyolojik çeşitliliğe müsait iklim ve
ekolojinin bulunması,
- Organik hayvancılığın yaygınlaştırılmasına
imkan sağlayan çayır ve meraların mevcut
olması,
- Organik tarımı destekleyici geleneksel bilgi ve
tecrübenin varlığı,
- Organik tarımın yaygınlaşması bölgeler
arasındaki gelişmişlik farkının azaltılmasında ve
köyden kente göçün önlenmesinde etkili
olacaktır.
-Organik ürün fiyatının yüksekliği,
-Hastalık ve zararlarla karşı dayanıklı çeşitlerin
az olması,
- Üreticilerin bilinç,eğitim , bilgi eksikliği ve
örgütlenmede yetersizlik ,
- Ülkemiz arazilerinin çok küçük ve parçalı
olması,
- Pazar sıkıntısı,iç ve dış pazarın dengeli
gelişmemesi,
- Organik tarım konusunda yürütülen AR-GE
çalışmalarının yetersiz olması, sonuçların
uygulamaya konulmaması,
- Ürün analizlerinin yapılabildiği akredite bir
laboratuarın olmaması ve bu nedenle maliyetlerin
artması,
- Kamu örgütlenme yapısının dağınıklığı,
- İstatistiği bilgi eksikliği,
-Organik tarımla uğraşan işletmelerin ölçeklerinin
küçük olması,
-Organik tarımın geliştirilmesi ve
yaygınlaştırılmasına imkan tanıyan uygun
destekleme politikalarının olmayışı,
Fırsatlar Tehditler
- AB destekli organik tarım projesinin 2006 - Organik girdi temininde büyük oranda dışa
yılında başlaması,
-Sektördeki örgütlenmenin geliştirilmesine fırsat
tanıyacak Üretici Birlikleri Kanununun çıkmış
olması,
-Organik ürünlerin daha yüksek fiyatla alıcı
bulması,
- Dünyada organik ürünlere olan talebin artması,
- Organik tarım sektöründe istihdamın artması,
- Agro-ekoturizm ve sağlık turizmine yönelik
taleplerin artması,
-Tüketici bilincinin gelişmesi ile sağlıklı, kaliteli
organik ürünlere talebin artması,
-Coğrafi konum nedeniyle ana pazarlara yakınlık,
-Dış pazarlara erişim imkanının güçlenmesi.
bağımlılık,
-Rakip ülkelerde devlet desteklerinin artması,
-Organik gıda fiyatlarının konvansiyonel ürünlere
oranla yüksek olması,
-İhracat pazarlarında pazara girişteki teknik
engellerin artması,
4. GEREKÇE
Rio Zirvesi’nin önemli sonuçlarından biri olan ve 1992’de imzalanan Biyolojik Çeşitlilik
Sözleşmesi’nin onaylanması, 29 Ağustos 1996 tarih ve 4177 sayılı Kanun’la uygun bulunmuş ve 21
Kasım 1996 tarihli Bakanlar Kurulu kararıyla onaylanıp, 27 Aralık 1996 tarihli Resmî Gazete’de
yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. Anlaşmanın 11. maddesi tarafların, “biyolojik çeşitlilik unsurlarının
korunması ve sürdürülebilir kullanımı için ekonomik ve sosyal açıdan güvenilir teşvik tedbirleri
alacaklardır” hükmünü getirmiş, Türkiye de, anlaşmanın onaylanması ile birlikte, bu konuda bir
taahhüdün altına girmiştir.
Ayrıca 5488 sayılı Tarım Kanunu 25.04.2006 tarih ve 26149 sayılı Resmi Gazete de
yayınlanmıştır. Kanunun 9.maddesinde “Biyolojik çeşitlilik, genetik kaynakların korunması ve
biyogüvenliğin sağlanması” hükmü getirilmiştir. Bu doğrultuda organik tarımın biyoçeşitliliğe
katkılarından dolayı desteklenmesi deklere edilmiştir.
Başta insan, hayvan ve bitki sağlığı olmak üzere, tüm ekolojik denge bozulmuş, kullanılan
kimyasal sentetik maddeler ve zirai mücadele ilaçları, canlılar üzerinde olumsuzluklara neden
olmuştur. Zamanla; insan, hayvan, bitki sağlığı ve çevreyi koruma bilinci, toplumdan topluma farklılık
gösterse de önemli ilerleme kaydetmiş ve insanoğlu geleceğini kurtarma adına yeni arayışlara
başlamış ve Organik tarım tüm dünyada büyük önem kazanmıştır.
Bu bağlamda Ülkemiz tarım arazilerini kirlenmeden gelecek kuşaklara aktarmak ve topluma
sağlıklı gıdaları temin etme ve tüketme şansı vermek için organik tarımın geliştirilmesi ve
yaygınlaştırılması amacıyla ulusal organik tarım strateji belgesi hazırlanmıştır.
Organik tarım tanımının doğru yapılması, alternatif bir üretim biçimi olarak hedeflerinin tam
olarak belirlenmesi, ekosistemin doğal yapısının korunması ve stratejik önemi açısından toplum
bilincinin oluşturulması gereklidir. Ulusal Organik Tarım strateji, organik tarım açısından Türkiye’nin
Avrupa Birliği ile entegrasyonuna da temel teşkil eden bir belge olacaktır.
6. ORGANİK TARIMIN HEDEFLERİ
6.1-Mevzuat
Organik tarım sektörünün yapılanmasında karşılaşılan engellerin tanımlanması ve çözümlerin
geliştirilmesi, organik tarımla ilgili bütün uluslar arası komitelerin ve kurumların rollerinin ve
sorumluluklarının tanımlanması, uygulama, izleme ve değerlendirme konularında ülkemizi güçlü bir
konuma getirecek tedbirlerin başında gelmektedir.
Avrupa Birliği'ne uyum sürecinde Avrupa Birliği organik tarım politikalarını gözeten yapılanmaları
ve uygulamaları dikkate almak,
Dünyada organik tarım konusundaki yeni yaklaşımlara uyum sağlama ve bunlara özgü politikalar
geliştirilmeli,
AB dışındaki ülkelerin organik tarım ile ilgili mevzuatlarının dış ticarete yönelik yakından takip
edilmesi hedeflenmektedir.
6.2-Kurumsal Yapı
Organik tarımla ilgili daha geniş ve etkin bir kurumsal yapılanmanın sağlanması,
Organik tarımla ilgili çalışan teknik elemanların uzmanlık vasıflarının geliştirilmesinin sağlanması,
Kırsal Kalkınma Planlarının hazırlanması, organik ve tarımsal–çevre programlarının
birleştirilmesi,
Güncel veri toplama ve paylaşmanın sağlanması, tüm üretim-tüketim zincirinde aksaklıkların
belirlenerek önlenmesine yönelik çözümler geliştirilmesi ve uygulanması. Ayrıca tüm süreçte
izlenebilirliği sağlanması, ileride olabilecek aksaklıkları erken teşhis ve telafi sistemi kurulması,
Taşra ve merkezdeki yapılanmanın güçlendirilerek idari yapının geliştirilmesi hedeflenmektedir.
6.3-Eğitim ve İletişim
Avrupa Birliği ve diğer ülkeler tarafından yürütülen organik tarımla ilgili eğitim programlarına
etkin bir şekilde katılım sağlanması,
Üreticilerin pazarlama, üretim ve işleme konularında bilgiye kolayca erişebilmeleri için
örgütlenmelerini teşvik etmek amacıyla eğitimler düzenlenmesi,
İlgili Bakanlık, Kurum/Kuruluş ve Sivil Toplum Örgütleri ile birlikte organik tarım ve organik
ürünlerin tanıtımı ile ilgili eğitim programları, konferanslar ve seminerler düzenleyerek, üretici ve
tüketicilerin bilgilendirilmesi ve bilinçlendirilmesi,
Hizmetiçi eğitim programlarında, organik tarımın temel ilkeleri, çiftlik planlaması, farklı ürün
gruplarında yetiştirme tekniği, hasat sonrası işlemler, işleme, pazara hazırlama ve pazarlama, veri
tabanı, kontrol ve sertifikasyon gibi farklı konulara da yer verilmesi,
Avrupa Birliği hibe fonlarından yararlanmak üzere eğitim projelerinin yapılması,
Sonuçlanan organik tarım araştırma proje çıktılarının uygulamaya aktarmak üzere yazılı ve
görsel eğitim araçlarının hazırlanarak, dokümantasyon ve yayım faaliyetleri yapılması,
Ülkemizde var olan geleneksel bilginin değerlendirilmesi ve onaylanması, kayıt altına alınması
ve yaygın olarak kullanıma kazandırılmasıyla organik tarımda maliyeti yükselten girdiler için alternatif,
daha ucuz ve ülke ekolojisine uygun seçenekler ortaya konulması,
Organik tarımın ve organik gıda ürünlerinin tanıtımı ve tüketici bilincinin artırılmasına yönelik
olarak görsel medya başta olmak üzere medya araçlarının etkin bir şekilde kullanılması, bu amaçla
içerik açısından zengin, yaratıcı ve etkili tanıtım spotlarının hazırlanması, sektör temsilcilerinden
oluşan bir tanıtım grubunun oluşturulması ve bu konuda halkla ilişkiler ve reklâm şirketlerinden
profesyonel destek alınması yerinde olacaktır.
6.4-Üretim
Ülkemizde küçük ve parçalı tarım işletmelerinin yaygın olduğu göz önüne alındığında organik
tarımda üretici örgütlenmesinin teşvik edilmesi,
Organik tarımda üretim planlamasının yapılması,
Ülkemizin avantajlı olduğu organik tohum, şeker, fosfat kayaçları, zeolit gibi ürünlerde üretim
imkânlarının artırılarak, girdilerde yerel kaynakların kullanımının ön plana çıkarılması,
Diğer organik girdiler konusunda yapılacak ihtiyaç analizleri sonucunda, sektörün ihtiyaç duyduğu
girdilerin üretiminin geliştirilmesi ve yaygınlaştırılması,
Organik tarımın temel felsefesine uygun olarak bitkisel ve hayvansal üretimin kapalı sistemde
yapılmasının geliştirilmesi ve organik tarımsal sanayi ile entegrasyonu için müteşebbislerin teşvik
edilmesi,
Kontrol ve sertifikasyon maliyetlerinin düşürülmesi amacıyla üreticilerin bir araya gelerek büyük
ölçekli projelere yönelmelerinin teşvik edilmesi,
Doğa koruma alanları ile çevresel açıdan hassas bölgelerde uygun üretim tavsiyelerinin özendirici
bir şekilde yapılarak organik tarımın bölge halkı için sürdürülebilir bir geçim kaynağı olarak
yaygınlaştırılması,
2010 yılında işlenen tarım alanlarının %3 ü, 2020 de ise %8 i gibi hedeflerin öngörülmesi ve bu
hedeflere ulaşmak için yapılması gerekenlere yer verilmesi gerekir.
Ülkemizdeki mevcut durum göz önüne alındığında açıklanmış kayıtlı rakamlar ve organik
tarımdaki gelişmelere paralel olarak 9. Plan için 2007-2013 yıllarını kapsayan (7yıllık bir dönem)
aşağıdaki projeksiyonu veriyoruz.
6.5-Araştırma
Organik tarımsal üretimin yaygınlaştırılması ve üretimin artırılması için araştırmaların konu ve ürün
bazında yapılması,
Organik tarım araştırma projelerinin, geniş katılımlı, çoklu disiplinli, sorunları giderici ve
uygulanabilir olması,
Kriter 2000 2005 2006 (Tahmin) 2013 (Hedef)
Organik Tarım Alanlarının Toplam
Tarım Alanı İçerisinde Oranı (%) 0,1 0,8 1,0 3,0
Organik bitkisel, hayvansal ve su ürünleri üretimine uygun lokal tür ve çeşitlerin ıslahına yönelik
çalışmalara öncelik verilmesi,
Organik ürünler ile konvansiyonel ürünlerin karşılaştırmalı ekonomik analizleri yapılarak araştırma
sonuçlarının etüt edilmesi,
Dış pazar araştırmaları yanında iç pazarda organik tarım ürünlerine yönelik potansiyel talebin
belirlenmesi için araştırmaların yapılması,
Araştırma sonuçlarının eğitimle uygulamaya aktarılması ve program öngörüsünün araştırma
projesinde yer almasının sağlanması,
Avrupa Birliği hibe fonlarından yararlanmak üzere araştırma projelerinin yapılması,
Eko-sistemin korunmasına yönelik çevre dostu alternatif mücadele ve bitki besleme yöntemlerinin
belirlenmesi için araştırma çalışmalarına öncelik verilmesi.
Araştırma programları çerçevesinde teknolojinin geliştirilmesi ve mevcut sorunlara çözüm
aranması yönünde çalışmaları yürütmek,
6.6-Pazarlama
Organik tarım ürünlerinde ve organik girdilerde marka yaratılarak iç ve dış pazardaki talebin
artırılması,
Organik ürün çeşitliliğinin ve işlenmiş ürün sayısının artırılması,
Ülkemizde iç pazarın geliştirilmesi için tüketici ihtiyaçlarının araştırılarak, okullar, hastaneler ve
resmi kurumlarda organik ürün tüketiminin teşvik edilmesi,
Bebekler, çocuklar, yaşlı insanlar, hastalar gibi hassas tüketici gruplarına yönelik spesifik
promosyon kampanyalarının geliştirilmesi sağlanmalıdır.
Organik tarımın tekstil, kozmetik, agro-ekoturizm gibi diğer sektörlerle entegrasyonunun
sağlanması,
Potansiyel üreticilerle nihai pazarın buluşturulması sağlanmalıdır.
Dış pazara yönelik tanıtım fonu ve grubunun oluşturulması
Dış ticaret verilerinde organik tarım ürünlerinin ayrı bir kalem olarak görülmesini sağlayacak bir
istatistik toplama sisteminin kurulması,
İhracatta işletmelerin rekabet gücünü artırıcı bilgilendirme ve danışmanlık hizmetlerinin
sağlanması hedeflenmektedir.
6.7-Destekleme
Organik tarımın gelişmesi için; ürüne ve üretime yönelik destekler, konvansiyonel tarımdan
organik tarıma geçiş desteği, pazarlamaya yönelik desteklerin sağlanması ve ülkemizde ekonomik
gelişmede dezavantajlı bölgelerin belirlenerek organik üretim yapan üreticilere alan ya da üretim
miktarına göre bir destekleme verilmesi.
Organik tarımın çevreye sağladığı olumlu katkılarının çevre programları içerisinde ilaveten
desteklenmesi,
Organik tarım yapan üreticilerin, kontrol ve sertifikasyon ücretleri ile analiz ücretlerinin
desteklenmesi,
Üretim-tüketim zincirinde depolama, paketleme, işleme ve nakliye gibi hasat sonrası işlemlerin
geliştirilmesi için teşvik ve kredilerin verilmesi ,
Avrupa Birliğinde olduğu gibi Ülkemizde de organik ürünlerin pazarlanması, üreticilerin eğitimi ve
danışmanlık hizmetleri üretici birlikleri tarafından yapılmalı ve üretici birliğine bağlı üreticilerin
desteklerden daha fazla yararlanması sağlanmalıdır.
Organik tarım ve gıda pazarının geliştirilmesine yönelik olarak mevcut desteklerin mali
düzenlemeler ile pekiştirilmesi gerekmektedir.
7. FİNANSMAN KAYNAKLARI
Organik tarımın yaygınlaştırılması ve üretimin artırılması için değişik finansal tedbirler almak organik
tarım sektörünü güçlendirecektir.


'im..
Comment