Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Takvimde Bugün

Collapse
X
 
  • Filter
  • Saat
  • Show
yeni mesajlar

  • 3 Aðustos 2009

    Bugün 3 Aðustos 2009 13 Þaban 1429 Temmuz: 21 Hýzýr:90 Büyük Hadis Alimi Hakim'in Vefatý (1014)

    HADÝS-Ý ÞERÝF

    Bana 2 çenesi ile 2 bacaðý arasýný koruma konusunda garanti verene, ben de cenneti garanti veririm... Hadis-i Þerif (Buhari, Tirmizi).



    RESÛLULLÂH (S.A.V.)'ÝN KONUÞMASI
    Resûlullâh (s.a.v.) insanlarýn en güzel konuþaný ve kelâmý çok tatlý olaný idi. "Ben Arabýn en fasîhiyim (en güzel konuþanýyým)." buyurmuþlardýr.
    Cennet ehli, cennette Resûlullâh Efendimiz (s.a.v.)'in lisâný ile konuþacaklardýr.
    Resûlullâh Efendimiz'in (s.a.v.) sözü, az ve öz olurdu. Ne çok kýsa, ne de çok uzun idi. Tane tane konuþurdu. Konuþmasý arasýnda duraklar, dinleyenler onu ezberle-yebilirlerdi. Gerek öfkeli halinde gerekse diðer hâllerde hak(doðru)dan baþka söz söylemezdi. Kur'ân'dan âyetler nazil olmadýkça veya kýyameti hatýrlamadýkça veya va'z etmedikçe insanlarýn en çok tebessüm edeni idi.
    Bir gün Resûlullâh (s.a.v.)'i görmek için bir köylü gelmiþti. Resûlullâh (s.a.v.) o gün neþeli deðildi. Köylü, Resûlullâh (s.a.v.)'i görmek isteyince Ashab-ý Kiram, 'Bugün Resûlullâh (s.a.v.) sýkýntýlý, bir þey sorma.' diyerek mâni olmak istediler. Ancak köylü; "Býrakýn beni, onu hak peygamber olarak gönderen Allah'a yemin ederim ki onu güldürmeden býrakmam." dedi. Ve "Ey Allah'ýn Resulü! Ýþittik ki Mesîh Deccâl insanlar açlýktan kýrýldýðý bir zamanda onlara tirit getirecekmiþ. Anam babam sana feda olsun, benim için ne buyurursun. Þayet o zamana yetiþirsem onun yemeðinden yemeyip açlýktan öleyim mi, yoksa yiyip karnýmý iyice doyurduktan sonra yine onu inkâr edip Allah'a îmân üzere mi kalayým?" dedi. Resûlullâh (s.a.v.) azý diþleri görülene kadar güldü. Sonra þöyle buyurdu: "Hayýr, yeme. Allah îmân sahiplerini nasýl doyurursa seni de onunla doyurur."
    Resûlullâh (s.a.v.) herhangi bir hâdise ile karþýlaþtýðý zaman onu Allah'a havale eder ve Allâhü Teâlâ'dan hidâyeti göstermesini ister ve þöyle duâ ederdi: "Allâ-hümme erine'l-hakka hakkan, ve'r-zukne'l-ittibâe ileyh ve erine'l-bâtýle bâtýlen ve'r-zukne'l-ictinâbe anhu..."
    Yani: Allah'ým, bize hakký hak olarak göster ve bizi ona tâbi olmakla rýzýklandýr, bâtýlý bâtýl olarak göster ve bizi ondan sakýnmakla rýzýklandýr.

    FIKRA
    NASA, 1966 yýlý civarýnda aya gidecek Apollo astronotlarýný eðitmek icin kýzýlderili alanýnýn sýnýrýnda bulunan ve ortamý ay yüzeyine çok benzeyen Tuba City’e götürmüþ. Astronotlar çalýþmaya baþlamýþ. Garip görünümlü kamyonlarýn arasýnda sadece uzay giysili 2 astronot görünüyormuþ uzaktan. Yakýnlarda da yaþlý bir Navajo çobaný ile oðlu koyun otlatýyormuþ. Astronotlar dikkatlerini çekmiþ, izlemeye baþlamýþlar. Bu arada da NASA personeli onlarý farketmiþ ve yanlarýna gelmiþ. Çoban Ýngilizce bilmedigi için oðlu aracýlýðýyla o iki acaip adamýn ne olduðunu sormuþ. NASA personeli de “O adamlar aya gidecek astronotlar, eðitim yapýyorlar” deyince çoban çok heyecanlanmýþ ve astronotlarla aya bir mesaj yollamasýnýn mümkün olup olmadýðýný sordurmuþ oðluna. NASA personeli bunun çok orijinal bir þey olacaðýný düþünüp bir koþu teyp getirmiþler ve adamýn mesajýný Navajo dilinde kaydetmiþler. Mesaj kaydý bitince NASA personeli çocuktan babasýnýn mesajýný tercüme etmesini istemiþ ama çocuk reddetmiþ. Daha sonra kýzýlderili halkýndan birçok kiþiye yanaþmýþlar, her biri mesajý tercüme etmeyi reddetmiþ. Ama en sonunda eline para sýkýþtýrýlýnca bir genç, çobanýn mesajýný tercüme etmiþ: “Bu heriflere dikkat edin, topraklarýnýzý çalmaya geldiler!..”

    GÜNÜN SÖZÜ

    Hedefi olmayan gemiye hiçbir rüzgar yardým edemez. Montaigne

    YEMEK MENÜSÜ
    · MANTAR ÇORBA
    · SEBZELÝ DANA ROSTO
    · YOÐURTLU BAKLA
    · MUZLU PUDÝNG

    ÇOCUÐUNUZA ÝSÝM
    Erkek: YAVUZ : Ýyi, güzel - Mert, cesur
    Kýz: ALEV: Yanan cisimlerin görüntüsünü tarif etmek için kullanýlan bir kelime

    MANÝ

    Pilavýn kokusu var,
    Mâninin arkasý var,
    Bahþiþimi yollayýn.
    Gözümün uykusu var.



    BÝLMECE
    Gece içindeyiz
    Gündüz dýþýnda
    Pencereli, kapýlý
    Þirin bir yuva
    Cevabý Yarýn.
    Dünkü Cevap: (ÇOCUK)

    Comment


    • 4 Aðustos 2009

      Bugün 4 Aðustos 2009 14 Þaban 1429 Temmuz: 22 Hýzýr:91 Enver Paþa'nýn Öldürülmesi (1922)

      HADÝS-Ý ÞERÝF

      Elbiselerinizi yýkayýnýz. Saçlarýnýzýn fazlalýklarýný kesiniz. Misvak kullanýnýz. (Diþ temizliðine özen gösteriniz.) Süsleniniz ve temizleniniz. Çünkü Ýsrailoðullarý bunu yapmadýklarý için, kadýnlarý (onlardan tiksinip soðumuþlar ve) meþru olmayan iliþkilere yönelmiþlerdir. Hadis (Ýbn-i Asakir)



      BERÂT GECESÝNDE ÝBÂDET
      Yarýn akþam Þa'bân-ý þerîfin 15'inci gecesi yani Berât Gecesi'dir. Bu gecede hiç olmazsa bir Tesbîh namazý kýlýnýr. Berât gecesinde kýlýnmasý tavsiye edilen "Hayýr namazý" vardýr. 100 rek'atlik bu namazý kýlan kimse o sene ölürse, þehitlik mertebesine nail olur. Namaza þöyle niyet edilir:
      "Yâ Rabbi, niyet ettim senin rýzâ-yý þerifin için na¬maza. Beni afv-ý ilâhîne, feyz-i ilâhîne mazhar eyle. Kasvet-i kalbden, dünyâ ve âhiret sýkýntýlarýndan ha¬lâs eyleyip, süedâ deÛerine kaydeyle."
      Her rek'atte Fâtiha'dan sonra 10 Ýhlâs-ý þerîf oku¬nur. Ýki rek'atte bir selâm verilerek 100 rek'ate tamam¬lanýr.
      Namazdan sonra; Allâhü Teâlâ'nýn "Hû" ism-i þerî-finin ebced hesabýna göre deðeri 11'dir. Resûlullâh Efendimiz'in isimlerinden "Tâhâ"nýn ebced hesabýyla deðeri 14 olduðu için aþaðýdaki 11 þey 14 adet oku¬nur. Bunlar;
      Ýstiðfar: 14 kere, Salevât-ý þerîfe: 14 kere, Fâtiha-i þerîfe (Besmeleyle)'. 14 kere, Âyetü'l-Kürsî (Besmeleyle)'. 14 kere, Tevbe Sûresinin son 2 âyeti olan "Lekad câe-küm..." (Besmeleyle): 14 kere,
      14 kere "Yasin, Yasin..." dedikten sonra 1 Yâsîn-i þerîf. (Yâsîn-i þerîfte 7 zahirî, 7 bâtýný "mübîn" vardýr, böylece oda 14 olur.)
      Ýhlâs-ý þerîf (Besmeleyle): 14 kere, Felak Sûresi (Besmeleyle): 14 kere, Nâs Sûresi (Besmeleyle): 14 kere,
      "Sübhânellâhi ve'l-hamdü lillâhi velâ ilahe illallâhü vallâhü ekber Velâ havle velâ kuvvete illâ billâhi'l-aliy-yi'l-azîm": 14 kere,
      Salevât-ý þerîfe (Salât-ý Münciye okumak efdaldir): 14 kere okunur ve duâ edilir. (Duâ ve Ýbâdetler, Fazilet Neþriyat)

      FIKRA
      Clinton bir gün Baðdat’a gitmiþ, Saddam'ýn karþýsýna oturmuþ. Bakmýþ ki Saddam’ýn koltuðunda 2 tane düðme var… “Bunlar ne?” diye sormuþ. Saddam: “Bak göstereyim…” diyerek birincisine basmýþ. Alttan bir el cýkmýþ Clinton’u gýdýklamaya baþlamýþ. Saddam gülerek ikinci düðmeye basmýþ. Bir el çýkýp Clinton’a vurmaya baþlamýþ. Bu manzara karþýsýnda Saddam kahkahalara boðulmus. Clinton; “Peki…” demiþ, “… haftaya bizim oraya bekleriz.” Bu kez Saddam Amerika’ya gitmiþ. Bakmýþ ki Clinton’un masasýnda 2 düðme. Saddam “Bunlar ne iþe yarar?” diye sormuþ. Clinton; “Bak göstereyim…” diyerek düðmenin birine basmýþ. Basar basmaz da gülmeye baþlamýþ. Saddam þaþkýn bir halde bakarken Clinton ikinci düðmeye de basmýþ ve kasýklarýný tutarak gülmeye baþlamýþ. Bir süre sonra Saddam “Ben artýk Baðdat’a döneyim!” diyerek izin istemiþ. Clinton; “Baðdat?.. Hangi Baðdat?..”

      GÜNÜN SÖZÜ

      Hayattan korkmayýn çocuklar;iyi ve doðru bir þeyler yaptýðýnýz zaman hayat öyle güzel ki. Dostoyevski

      YEMEK MENÜSÜ
      · EZOGELÝN ÇORBA
      · ETLÝ KURU FASÜLYE
      · SARIKIZ PÝLAV
      · ANTEP TEL KADAYIF

      ÇOCUÐUNUZA ÝSÝM
      Erkek: VEFA : Sözünde durma, dostluðunu sürdürme
      Kýz: ALEDA: Nazlý, kaprisli

      MANÝ

      Misafirim nazlandý,
      Börek diye sýzlandý,
      Bir sini börek yedi,
      Biraz olsun uslandý



      BÝLMECE
      Pazardan aldým
      Bir tane, Eve geldim Bin tane
      Cevabý Yarýn.
      Dünkü Cevap: (EV)

      Comment


      • 5 Aðustos 2009

        Bugün 5 Aðustos 2009 15 Þaban 1429 Temmuz: 23 Hýzýr:92 Fransýzlar'ýn 45 Bin Cezayirli'yi Öldürmesi (1945)

        HADÝS-Ý ÞERÝF

        Açýktan günah iþleyenleri anlatmaktan niçin çekiniyorsunuz? Ýnsanlar onlarý ne zaman tanýyacak? Onlarýn kötü eylemlerini anlatýn ki, insanlar onlardan sakýnsýnlar, zarar görmekten korunsunlar. Hadis (Beyhaki).



        BERÂET KANDÝLÝ

        Þâbân-ý Þerifin 15. gecesi Berâet Kandili'dir. Bu gece birçok mühim hâdiselerin tefrik edildiði, husûsiyle Peygamber Efendimiz'e (s.a.v) þe-fâat-i tâmme (büyük) salâhiyetinin verildiði mübarek bir gecedir.

        Cenâb-ý Hakk buyurdu ki (meâlen): "Hâ Mîm. Kitab-ý mübîn hakký için biz o Kur'ân'ý mübarek bir gecede indirdik..." (Duhân Sûresi âyet 1 2,3) Bu inzal, Kur'ân-ý Kerîm'in Levh-ý Mahfuzdan dünyâ'semâsýndaki Beyt-î Ma'mûr'a bir defada toplu hâlde ýndýrýlý-þidir ki bazý müfessirlerin beyanýna göre Berâet Gecesi'nde vuku bulmuþtur. Âyet âyet indirilmesi Kadir Gecesi'nde baþlamýþtýr.

        Peygamberimiz'e tam þefaat salâhiyetinin verilmesi: Pey-' gamber Efendimiz (s.a.v.) buyuruyorlar ki: "Þâbân'ýn 13. gecesi Cebrail (a.s.) bana geldi ve "Yâ Muhammedi (s.a.v.) Kalk, ümmetin için isteyeceðini iste." dedi. Peygamberimiz (s.a.v.) de ümmeti için ilticada bulundu. Sabaha yakýn Cebrail (a.s.) tekrar gelerek Ya Muhammed (sav.) Cenâb-ý Hakk ümmetinin üçte birini sana baðýþladý" buyurdu. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) "Yâ Cebrail! Geriye kalan üçte ikisinin hâli ne olacak?" buyurarak aðladý. 14. gece Cibrîl (a.s.) tekrar gelerek evvelki gece gibi Peygamberimizi kaldýrdý Peygamberimiz (s.a.v.) sabaha kadar ümmeti için ilticada bulundu. Sabaha doðru Cebrail (a.s.) yine gelerek "Müjde, ya Muhammed! (s.a.v.) Cenâb-ý Hakk ümmetinin üçte ikisin, baðýþladý" buyurdu. Peygamberimiz "Yâ Cebrail, kalan üçte birinin halý ne olacak?" buyurarak gözyaþý döktüler. Berâet Gecesi'nde de Resûlullâh Efendimiz (s.a.v.) ümmeti için sabaha kadar gözyaþlarý ile duâ ve iltica ettiler. Cebrail (a.s.) "Müjde yâ Muhammed! (s.a.v.) Muhakkak Hz. Allah -Allah'a þirk koþanlar hâriç- ümmetinin hepsini sana baðýþladý. Yâ Muhammed! Baþýný semâya kaldýr, bak ne görüyorsun?" buyurdu. Yerden arþa kadar bütün melekler secdeye kapanýp ümmet-i Muhammed için istiðfar ediyorlardý.

        Resûlullâh Efendimiz (s.a.v.) buyurdular ki: "Her kim bu gece yüz rek'at namaz kýlarsa, Allâhü Teâlâ ona yüz melek gönderir. Bunlardan otuzu ona cenneti müjdeler, otuzu cehennem azabýndan emânda olduðunu söyler, otuzu da dünyâ afatýný ondan def eder. On melek de o kimseyi þeytânýn tuzaklarýndan muhafaza eder."

        FIKRA

        Beyaz Saray'daki oval bürodayýz. Bill çalýþýyor. Monica onu seyrediyor. Bu sýrada telefon uzun uzun çalar ama sekreter haným hiç oralý olmaz. Sinirlenen Bill:

        -Telefona niçin bakmýyorsun?..

        -Neden bakacakmýþým ki...Nasýl olsa her seferinde seni arýyorlar!

        GÜNÜN SÖZÜ

        Hayatta bir gayesi olmayan insanlar, bir nehir üzerinde akýp giden saman çöplerine benzerler; onlar gitmezler, ancak suyun akýþýna kapýlýrlar. Seneca

        YEMEK MENÜSÜ

        · YAYLA ÇORBA
        · KARIÞIK IZGARA
        · SPAGHETTÝ NAPOLÝTEN
        · MEVSÝM SALATA

        ÇOCUÐUNUZA ÝSÝM

        Erkek: VOLKAN : Yanardað
        Kýz: ALÇÝN: Kýzýl renkli küçük bir kuþ

        MANÝ

        Ýþte geldi gidiyor,
        Mutlu günler bitiyor,
        Onbir ayýn sultaný,
        Bize vedâ ediyor.



        BÝLMECE

        Eve bitiþik odada
        Yemek piþer orada

        Cevabý Yarýn.
        Dünkü Cevap: (NAR)

        Comment


        • Takvim de Bugün

          Bugün 6 Aðustos 2009 16 Þaban 1429 Temmuz: 24 Hýzýr:93 Hiroþima'ya Atom Bombasýnýn Atýlmasý (1945)

          HADÝS-Ý ÞERÝF

          Allah yolunda ver. Verirken ince hesaplara girme. Yoksa, Allah ta sana inceden inceye hesaplayarak verir. Ýhtiyaç fazlasý malýný muhtaçtan esirgeme. Yoksa Allah ta sana rahmetini esirger.

          [IMG]http://api.ning.com/files/aO9ptTyjUaRn7YrN5ZFCgdIdSfarlNMeMuY7U08PnLt3YohPZ6 hDs80KQ04BJbUWiuuwmnAeD08RShWZY52*e5QGvdrAAhlp/makkahatnightprayer1.jpg[/IMG]

          ZEKÂTTA DÝKKAT EDÝLECEK HUSUSLAR
          Cenâb-ý Hak, Bakara Sûresi'nin 43. âyeM kerîmesinde (meâlen) "Hem namazý dürüst kýlýn ve zekâtý verin..." buyurmuþlardýr. Zekât mâlî ibâdetlerin en mühimidir. Kur'ân-ý Kerîm'de seksenden fazla âyet-i celîlede zikredilmiþtir. Zekât, temizleyici bir ibâdettir. Zekât ibâdeti, hem zekâtý verilen malý, hem de zekât veren kimseyi temizler. Nitekim âyet-i kerîmede "Onlarýn mallarýndan bir sadaka (zekât) al ki, onunla kendilerini tezkiye etmiþ, temizlemiþ olursun..."
          Tevbe sûresi, âyet 103), hadîs-i þerîfte "Mallarýnýzý zekât ý koruyunuz, hastalýklarýnýzý sadaka Ýle tedâvî ediniz, belâlarý duâ ve niyaz ile karþýlayýnýz." buyurulmuþtur. Zekâtý vermek için müttakî, yâni Allâhü Teâlâ'dan korkan ve itaat edenleri seçmek, onlarýn takvalarýný artýrýr ve mükâfatý büyük olur. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) "Yemeðinizi müttakî kimselere yedirin, sadakalarýnýzý da mü'minlere verin." buyurmuþtur.
          Bilhassa ilim tahsîl eden veya ilim sahibi ye ihlâslý fakirleri seçmek. Çünkü Allah rýzâsý niyeti ile ilim tahsili en büyük ibadettir. Ibn-i Mübarek (rh.) sadakalarýný bilhassa âlimlerin fakirlerine verirdi. Niçin böyle yaptýðý soruldu ðunda; "Ben, peygamberlikten sonra ilimden daha üstün bir rütbe olduðunu zannetmiyorum. Ýlim sahiple rinin ihtiyâcýný temin ederek, okumalarýný saðlamak
          daha makbuldür." diye cevab vermiþtir.
          En iyisi nimetin Allah'tan olduðunu bilip de ona þükredenleri seçmekdir. Çünkü kullarýn en çok þükredenleri, nimeti Allah'tan bilenlerdir. Þübhesiz böylelerine yapýlan
          yardým ise kaybolmaz.
          YARIGÖLGELÝ AY TUTULMASI
          Bugün (6 Aðustos Perþembe günü) "Yarýgölgeli ay tu­tulmasý" meydana gelecektir. Hindistan'dan baþlayarak Asya kýtasýnýn doðusu ile Avrupa ve Afrika kýtasýnýn tama­mý ve Güney Amerika kýtalarýndan gözlenebilecek olan bu tutulma Türkiye'den görülebilecektir. Tutulmanýn büyüklüðü: -0.6617'dir. Ay'ýn gölgeye giriþi: 6 Aðustos 02.01 (Türkiye yaz Saati) Tutulmanýn ortasý: 6 Aðustos 2009 03.39 Ay'ýn gölgeden çýkýþý: 6 Aðustos 2009 05.17 "

          FIKRA
          20. yüzyýlýn baþýnda bi evde küçük bir çocuk babasýna sormuþ: ”baba kedilerin kuyruklarýný kesip kemer yapmak günah mýdýr?” Baba ilgisizce ”günahtýr evladým” demiþ. ”peki baba zencilerin derilerinden paspas yapmak günah mýdýr?” ”o da günahtýr evladým” ”peki baba japonlarýn beyinlerinden çorba yapmak günah mýdýr?” ”Offf... O da günahtýr evladým” ”peki baba yahudilerin yaðlarýndan sabun yapmak günah mýdýr?” baba en sonunda dayanamaz ”Deðildir ulan!... Öff bee Adolf, nerden aklýna gelir böyle sorular sormak?..”

          GÜNÜN SÖZÜ

          Hayat geç kalanlarý hiç affetmez. Gorbachov

          YEMEK MENÜSÜ
          · LEBENÝYE ÇORBA
          · URFA KEBAP
          · MEYHANE PÝLAVI
          · CEVÝZLÝ BAKLAVA

          ÇOCUÐUNUZA ÝSÝM
          Erkek: VURAL : Vurarak al
          Kýz: ALÇÝÇEK:Kýrmýzý çiçek.

          MANÝ

          Herkes sabýrla bekler,
          Zayi olmaz emekler
          Ýftara geliyoruz.
          Hazýrlansýn yemekler



          BÝLMECE
          Gece içindeyiz
          Gündüz dýþýnda
          Pencereli, kapýlý
          Þirin bir yuva
          Cevabý Yarýn.
          Dünkü Cevap: (ÇOCUK)

          Comment


          • 7 Aðustos 2009

            Bugün 7 Aðustos 2009 17 Þaban 1429 Temmuz: 25 Hýzýr:94 Hava Kuvvetlerinin Kýbrýs Harekatý (1974)
            HADÝS-Ý ÞERÝF

            “Ýnsanlar uykudadýrlar, ölünce uyanýrlar.” Hadis-i Þerif



            RESÛLULLÂH (S.A.V.)ÝN GÜZEL AHLÂKI
            Resulullah (s.a.v.) insanlarýn en halîmi, en þecaatlisi, en âdiIi, en çok iffet ve nâmûs sahibi olaný idi.
            Mahramý olmayan, nikâhýnda bulunmayan hiçbir kadýna eli deðmemiþtir. Resûlullâh (s.a.v.) insanlarýn an cömerdi idi. Elinde fazla bir þey olduðunda onu verecek birini bulmadan evine girmezdi. Allah'ýn verdiði nimetlerin hurma ve arpa gibi en kolay bulunanýndan; nafakasýný bulundurur, kalanýný Allah yolunda verirdi. Kendisinden istenen her þeyi verirdi. Hattâ ayýrdýðý nafakasýndýn verirdi. Bazen sene bitmedin önce ihtiyâcý olur, ama bir þey gelmezse sabrederdi.
            Kendi ayakkabýsýný tamir eder, elbisesini diker, ailesinin iþlerini yardýmcý olur, onlarla beraber et doðrardý Resûlullâh (s.a.v.) insanlarýn en hayâlýsý idi, gözlerini kimsenin yüzüne dikmezdi. Kölenin de hür insanlarýn da dâvetine icabet ederdi. Ýster bir yudum su olsun, isterse bir tavþan budu olsun hediyeyi kabul ederdi ve hediyenin karþýlýðýný verirdi. Hediyeyi yer, sadakayý yemezdi. Rabbi için kýzar, kendisi için kýzmazdý. Hazýr olan þeyi yerdi Kölesini veya baþkasýný bineðinin terkisine alýrdý. At, katýr veya merkebe -hangisi olursa- binerdi.
            _ Resûlullâh (s.a.v.) þehrin en sonundaki hastalarý dahi ziyaret ederdi. Güzel kokuyu sever, kötü kokulardan hoþlanmazdý. Fakirlerle oturur, miskinlerle beraber yerdi Fazilet derecesi gözetmeden akrabalarýný ziyaret ederdi
            Hiç kimseye cefâ etmezdi- Kendisine özür beyân edenin özrunu kabul ederdi. Latîfe eder, ancak hakký söylerdi. Gülmesi tebessümden ibaretti. Mubah olan oyunlarý gördüðünde, onlarý çirkin görmezdi- Ailesi ile müsabakada bulunurdu (yarýþ ederdi). Yemede ve içmede köle ve cariyelerine karþý üstünlükte bulunmazdý Allâhü Teâlâ ona, bütün güzel ahlâký, güzel yollarý öncekilerin ve sonrakilerin haberlerini, dünyâda ve âhirette neyin kurtarýcý olduðunu öðretti. Allâhü Teâlâ ona itaatte bizi muvaffak kýlsýn.

            FIKRA
            20. yüzyýlýn ilk yarýsýnda yoksul bir adam falcýya gider. Falcý kadýn fanusta korkunç geleceði görür: “Eyvah! Gelecekte milyonlarca insanýn ölümüne sebep olacaksýn!” Adam kahrolur. “Milyonlarýn katili olmaktansa kendimi öldürürüm, daha iyi!” diyerek tren yoluna koþar. Raya kafasýný dayayacak, istikbaldeki korkunç felaketin önüne geçecektir! O anda, o da ne? Raya kafasýný dayamýþ bir küçük çocuk... Tren de 100 metre ötede ve hýzla geliyor... Hemen fýrlayýp çocuðu rayýn üstünden çeker. Ufaklýðý yatýþtýrmak için baþýný okþarken sorar: “Adýn ne senin, söyle bakayým?” Çocuk: “Adolf efendim!..”

            GÜNÜN SÖZÜ

            Hayat bir öyküye benzer, önemli olan yaný eserin uzun olmasý deðil, iyi olmasýdýr. Seneca

            YEMEK MENÜSÜ
            · KREMALI HAVUÇ ÇORBA
            · KARNABAHAR GRATEN
            · BONCUK MAKARNA
            · CACIK

            ÇOCUÐUNUZA ÝSÝM
            Erkek: YAHYA : Zekeriya'nýn oðlu olan peygamber - Allah lütufkardýr anlamýnda
            Kýz: ALAGÜL:Çok renkli gül.

            MANÝ

            Göz aydýn hepimize,
            Mübârek günler bize,
            Onbir ayýn sultaný,
            Hoþ geldin evimize



            BÝLMECE
            Pazardan aldým
            Bir tane
            Eve geldim
            Bin tane
            Cevabý Yarýn.
            Dünkü Cevap: (EV)

            Comment


            • 8 Aðustos 2009

              Bugün 8 Aðustos 2009 18 Þaban 1429 Temmuz: 26 Hýzýr:95 Bitlis'in Kurtuluþu (1916) - Ýran-Irak Savaþýnda Ateþkes (1988)

              HADÝS-Ý ÞERÝF

              Ýki Müslüman birbiri ile karþýlaþýp birisi diðerine selam verdiðinde Allah’a en çok sevimli olaný, arkadaþýna daha çok güler yüz gösterendir. Birbirleri ile samimiyet içinde tokalaþtýklarýnda ise, Allah, onlarýn üzerine ilk elini uzatana 90, diðerine de 10 rahmet olmak üzere 100 rahmet indirir. Hadis-i Þerif (Hakim)



              TEMBELLÝK

              Peygamber Efendimiz (s.a.v.), tembellikten Allah'a sýðýnmýþ: "Allah'ým, tembellikten ve aþýrý yaþlýlýktan sana sýðýnýrým." buyurmuþlardýr. Tembellik; gücü kudreti olmakta beraber yapmasý gereken þeyi te'hir etmek, geciktirmek veya hayýrlý þeylere teþebbüs etmemektir.

              Hz. Enes (r.a.)'ýn rivayet ettiði bir hadîs-i þerîfte ise þöyle buyurulmuþtur: "Allah'ým, acizlikten ve tembellikten sana sýðýnýrým."

              Tembelliðin tedavisi; gayretli ve çalýþkan kimselerle arkadaþlýk etmek, tembellerden uzak durmaktýr.

              Tembellik; fâsýklarla, yaðcýlarla ve dinde zayýf olanlarla arkadaþlýk etmekten uzak durmakla da tedavi edilebilir.

              Bir kiþiyi bilmek için, onun arkadaþýna bak. Çünkü arkadaþ, arkadaþýna uyar. Eðer hayýrlý bir kimse ise ona hemen yaklaþ, hidâyete erersin. Eðer þerli ise ondan hemen uzaklaþ. Allâhü Teâlâ þöyle buyurmaktadýr: "...O kimseye itaat etme (uyma) ki kalbini zikrimizden gafil býrakmýþýz, nevasýnýn (keyfinin) ardýna düþmüþ ve iþi, haddini aþmak olmuþtur/' (Kehf sûresi, âyet 28) Çünkü onlarýn hali insana sirayet eder.

              Tembellerle arkadaþlýk etme, çünkü nice iyi ahlâklýlar ahlâký bozuk olanlarla arkadaþlýk yüzünden bozulmuþtur. Týpký bir ateþ korunun küle konulduðu zaman sönmesi gibi akýllý akýlsýzýn yanýnda sür'atle bozulur.

              Resûlullâh Efendimiz (s.a.v.) bir hadîs-i þerîfte þöyle buyurdular: "Kuvvetli mü'min, zayýf mü'minden hayýrlýdýr." Zayýflýk, tâatte, amelde kuvvetli ve dînde salâbet (metanet ye kuvvet) sahibi olanlarla arkadaþlýk ederek tedavi edilir.

              SULTAN DÖRDÜNCÜ MEHMED HAN'IN CÜLUSU

              Sultan Dördüncü Mehmed Han, on dokuzuncu Os­manlý sultaný ve seksen üçüncü Ýslâm halîfesidir. Sultan Ýbrahim Han'ýn oðlu olup, 1/2 Ocak 1642'de.Hadîce Tur­han Sultan'dan Ýstanbul'da dünyâya geldi. Imâm-ý Sâný Yûsuf Efendi, Þâmî Hüseyin Efendi ve .diðer kýymetli hocalardan ders alarak yetiþtirildi. Sultan Ýbrahim Han'ýn âsîler tarafýndan tahttan indirilmesi üzerine 8 Aðustos 1648'de yedi yaþýnda sultan oldu.

              FIKRA

              Hitler ve Stalin bir barda oturmaktadýrlar. Bir adam içeri girer ve sorar: “Selam, ne yapýyorsunuz?” Hitler cevaplar: “3. dünya savaþýný planlýyoruz.” Adam sorar. “Gerçekten mi? Neler olacak?” Hitler:”Bu sefer 14 milyon yahudiyi ve bir bisiklet tamircisini öldüreceðiz” der. Adam sorar: “Bir bisiklet tamircisi mi?” Hitler Stalin’e döner ve der ki: “Gördün mü, sana kimsenin 14 milyon yahudiyi takmayacaðýný söylemiþtim.”

              GÜNÜN SÖZÜ

              Hatayý açýkça görmek insaný harekete geçirir. Ýnsan ancak düþtüðünü fark ederse ayaða kalkabilir. Alex Carrel

              YEMEK MENÜSÜ

              · KUSKUS ÇORBA
              · BALIK PÝLAKÝ
              · ROKALI MEVSÝM SALATA
              · TAHÝN HELVA

              ÇOCUÐUNUZA ÝSÝM

              Erkek: YAKUT : Parlak kýrmýzý, deðerli taþ
              Kýz: ALA: Ela karýþýk renkli, alaca; Benekli; Tam olgunlaþmamýþ, yarý olmuþ

              MANÝ

              Duvardan kedi atladý,
              Bekçinin ödü patladý.
              Merak etme bekçi baba
              Bey kesesini yokladý.



              BÝLMECE

              Eve bitiþik odada
              Yemek piþer orada

              Cevabý Yarýn.
              Dünkü Cevap: (NAR)

              Comment


              • 9 Aðustos 2009

                Bugün 9 Aðustos 2009 19 Þaban 1429 Temmuz: 27 Hýzýr:96 I.Anafartalar Zaferi (1915)

                HADÝS-Ý ÞERÝF

                Ülkeler Allah’ýn mülkü, kullar Allah’ýn kullarýdýr. Öyle ise, nerede hayrý bulursan oraya yerleþ. Hadis-i Þerif (Müsned).



                HIRS

                Mal ve dünyâ sevgisi insaný hýrslý olmaya götürür. Hýrs ise insanýn bütün ömür sermâyesini ticâret vs. gibi þey­lerle doldurmasýna veya insanlarýn ellerindeki þeylere tamah etmesine sebep olur. Tamah, hased ve kine se-beb olur. Resûlullâh (s.a.v.) bir hadîs-i þeriflerinde þöyle buyurdular: "Âdemoðlu ihtiyarlar, fakat onda iki þey gençleþîr. Bunlar, mala ve ömre karþý hýrsdýr."

                Hz. Enes (r.a.)'ýn rivayet ettiði bir hadîs-i þerîfte ise þöyle buyurulmuþtur: "Kimin hedefi âhiret olursa, Allah onun zenginliðini kalbinde kýlar. Onun daðýnýk iþlerini toplar. Dünyâ, zelîl bir þekilde ona gelir. Kimin ki hedefi dünyâ ise Allah onun fakirliðini ýký gözü arasýnda kýlar. Onun toplu olan þeylerini daðý­týr. Dünyâdan ancak ona takdir olunan kadarý gelir.' Allâhü Teâlâ'nýn zenginliði insanýn kalbinde kýlmasý: Aza kanâat etmesi, çoðu elde etmek için hýrslanmamasý demektir. Peygamberimiz'in kýlýcýnda þu mýsralar yazýlý idi Mânasý. "Dünyaya karþý hýrsý terk et, uzun yaþa­maya tamah etme. Kim için biriktirdiðini bilmeden mal toplama; çünkü rýzýk taksim edilmiþtir, sû-i zan fayda vermez. Her hýrslý fakirdir, her kanaat sahibi zengindir."

                Allâhü Teâlâ, bütün gayesi, hedefi âhiret olan kimse­nin daðýnýk iþlerini toplar ve onu gayesine ulaþtýrýr. Onu hiç hesab etmediði yerden rýzýklandýrýr. Hadîs-i kudsîde þöyle buyurulmuþtur: "Ey dünyâ, bana hizmet edene hizmet et, sana hizmet edene zahmet ver."

                Yegâne gayesi dünyâ olan kimse bütün ömrünü dün­yâyý elde etmek için sarf eder. Onun bütün fikri ve dü­þüncesi dünya olmuþtur. Hatta dîne dâir þeyler onun ya­nýnda ehemmiyetsiz âdetler gibidir. Fakirlik, onun ýký gözünün önüne dikilmiþtir. Halbuki hedefi dünyâ olan kimseye ancak onun için takdir olunan þey gelir.


                FIKRA

                Hitler bütün Avrupa’yý fethetmiþ, fakat gözü Ýngiltere’de. Fakat oraya gitmesine imkan yok. Çünkü bir sürü tanký var ama savaþ gemisi yok. Bir gün yardýmcýlarý ile Manþ Denizi’nin kýyýsýna geldiðinde “Denizi kurutup tanklarý karþýya geçirmek” gibi müthiþ bir fikir geliyor aklýna. Hemen emir veriyor; ertesi sabah tüm Alman ordusu denize girecek ve denizin suyunu içip bitirecek... Hitler emir verdi mi akan sular durur. Eline kaþýk, kepçe, maþrapa alan tüm asker denize giriyor ve komutan emri veriyor: “Bir, iki, üç, iç! Bir, iki, üç, iç! Bir, iki, üç, iç!” Bu komutla askerler bütün gün deniz suyunu içiyorlar, gece olunca istirahate çekiliyorlar. Bu arada müthiþ planýnýn ne halde olduðunu görmek üzere Hitler deniz kenarýna geliyor. Fakat görüyor ki denizde bir litre bile eksilme yok. Tam dönüp komutanlarýna baðýracaðý sýrada karþý sahilden bir ses duyuyor; “Bir, iki, üç, çiþ! Bir, iki, üç, çiþ! Bir, iki, üç, çiþ!”

                GÜNÜN SÖZÜ

                Halký bir tek insan, bir tek insaný bütün halk gibi gör. Montaigne

                YEMEK MENÜSÜ

                · EZOGELÝN ÇORBA
                · ORMAN KEBAP
                · MISIRLI PÝLAV
                · ÇOBAN SALATA

                ÇOCUÐUNUZA ÝSÝM

                Erkek: YAKUP : Erkek keklik - Takip eden, izleyen
                Kýz: AKTAN: Ak renkli tan; Kutlu tan, uðurlu tan

                MANÝ

                Evveli rahmettir kula
                Girelim sýdk ile yola
                Hulûs ile eyleyelim
                Ta ki dua makbul ola



                BÝLMECE

                Uzun yoldan kuþ gelir
                Ne söylese hoþ gelir

                Cevabý Yarýn.

                Dünkü Cevap: (MUTFAK)

                Comment


                • 10 Aðustos 2009

                  Bugün 10 Aðustos 2009 20 Þaban 1429 Temmuz: 28 Hýzýr:97 Sevr Antlaþmasý (1920)

                  HADÝS-Ý ÞERÝF

                  Bütün iþler; hayýr olaný da, þer olaný da Allah’tandýr. Hadis (Taberani).



                  EN HAYIRLI AMEL: NAMAZ

                  Âyet-i kerîmede -meâlen- "...Kalpleriniz sükûnet bulduðu vakit namazý tam erkânlyle edâ edin. Çünkü namaz mü'mlnler üzerine muayyen vakitlerle yazýlmýþ bir farzdýr." (Nisa sûresi, âyet 103) buyuruldu. Yani, 'namazý þartlarý, erkâný, vâcibleri, sünnetleri, müstehablarý ve âdabýndan hiçbirisini ihmal etmeksizin edâ edin* demektir.

                  Abdullah bin Mesûd (r.a.) buyurdu ki; "Resûlullâh Efen-dimiz'e (s.a.v.) 'Hangi amel Allah'a daha sevimlidir?' diye sordum. 'Vaktinde edâ olunan namazdýr.' buyurdular. 'Sonra hangisidir?' dedim, 'Ana babaya iyilikte bulunmak.' buyurdular. 'Sonra hangisidir?' dedim, 'Allah yolunda cihâddýr.' buyurdular.

                  Peygamber Efendimiz (s.a.v.) buyurdular ki;

                  "Kul, büyük günâh iþlemediði müddetçe; beþ vakit namaz, cumadan sonraki cumaya kadar, Ramazândan

                  sonraki Ramazân'a kadar aralarýndaki (küçük) günâhlara keffârettîr."

                  "Allâhü Teâlâ kullarýna tevhîdden sonra namazdandaha sevimli bir þeyi farz kýlmadý. Eðer namazdan daha

                  sevimlisi olaydý, melekler onunla Ýbâdet ederlerdi. Halbuki meleklerin bazýsý rükû, bazýsý secde etmekte, bazý

                  sý kýyamda ve bazýsý da ka'dededlrler."

                  "Namaz en faziletli ameldir. Kimin çok kýlmaða kudreti olursa onu çoðaltsýn." buyurdular.

                  Namaz en hayýrlý ameldir. Zîrâ onun evveli gizli ve aþikâr her nevi temizliktir. Sonra bütün himmet ve dikkat toplanýr, namaza niyet ile kalb mâsivallâh (Allah'tan baþka her þey)den temizlenir. Sonra ellerin kaldýrýlmasý, Allâh'dan baþka düþüncelerden alâkayý kesmenin alâmetidir. Namazýn ilk zikri Allah'ý ta'zîmin en güzel sureti olan tekbîr (Allâhü Ekber) demektir. Sonra onun kelâmý Kur'ân-ý Kerîm'i okumaktýr. Vücûdu, Allâhü Teâlâ'nýn azametinden heybet, korku, tevazu, huzû ve huþu kaplar.

                  Rükû ve secde, mü'minin kalbindeki ta'zimi bedeni ile ifâde etmesi ve zikirleriyle onu tenzîh etmesidir. Sonra her harekette alýnan tekbîr, Allâhü Teâlâ'nýn þöyle hakîr bir kulun böyle bir ibâdeti ile hakký ödenmekten yüce ve büyük olduðuna iþarettir.

                  Ýþte bunlarýn tamâmý Allâhü Teâlâ'yý en iyi ta'zîmdir ki ibâdetlerden sâdece namazda vardýr.

                  FIKRA

                  ikinci dünya savaþý sýrasýnda bir yahudiye sormuþlar-”þu anda hitler’i eline geçirsen ne yapýrsýn?” yahudi-”ne mi yapýrým? þöyle 1 metre uzunluðunda bileðim kalýnlýðýnda bir demir çubuk alýr ve yarýsýný ateþte kor haline getiririm. sonra da demirin diðer kýsmýný buzda soðutur ve soðuk kýsmýný hitler’in g.tüne sokarým!..” arkadaþlarý atýlmýþlar-”iyi de niçin soðuk tarafýný?” adam-”tutup da çýkaramasýn diye!..”

                  GÜNÜN SÖZÜ

                  Halk bir kimseden nefret ettiði zaman, bunu incelemek gerekir. Halk bir kimseyi seviyorsa, yine bunu da incelemek gerekir. Konfüçyüs

                  YEMEK MENÜSÜ

                  · TAVUKSUYU ÇORBA
                  · TAVUK DÖNER
                  · TEREYAÐLI PÝLAV
                  · KALBURABASTI TATLI

                  ÇOCUÐUNUZA ÝSÝM

                  Erkek: YALÇIN : Sarp - Düz, kaygan - Parlak
                  Kýz: AKÞIN: Beyaz tenli kadýn

                  MANÝ

                  Davulumun ipi kaytan,
                  Kalmadý sýrtýma mintan,
                  Virin aðalar bahþiþim,
                  Alayým sýrtýma mintan

                  BÝLMECE

                  Bir aðacý oymuþlar
                  Ýçine dünyayý koymuþlar

                  Cevabý Yarýn.

                  Dünkü Cevap: (MEKTUP)

                  Comment


                  • 11 Aðustos 2009

                    Bugün 11 Aðustos 2009 21 Þaban 1429 Temmuz: 29 Hýzýr:98 Otlukbeli Zaferi (1473)

                    HADÝS-Ý ÞERÝF

                    Hz. Peygamberin Adba adýnda bir devesi vardý ki hiç kimsenin devesi onu geçemezdi. Bir bedevi, bir binek devesi üstünde gelip onu geçti. Bu, müslümanlarýn aðrýna gitti. Bunun üzerine Allah Resulü durumun farkýna vararak þöyle buyurdu: “Allah bir þeyi yükseltti mi, sonradan mutlaka onu alçaltýr.” (Buhari, Ebu Davud ve Nesai).



                    ÝMÂM-I ÂZAMÝN (R.H.) MEZHEBÝ

                    Ýmâm-ý Âzam'ýn ictihadlarýný yüksek talebeleri Ýmam Ebû Yûsuf, Ýmam Muhammed bir araya getirip kaydetmiþlerdir, imâm-ý Âzam Ebû Hanîfe Hazretleri, mezhebini iki kýsým delil üzerine te'sîs etmiþtir: Aslî ve fer'î delîller.

                    Aslî delîller, kitab, sünnet, Icmâ ve kýyâsdýr. Bu mez-hebde herhangi bir meselenin hükmünü tâyin için evvelâ Kutr'ân-ý Kerîm'e müracaat edilir. Allâhü Teâlâ'nýn Kltâb-ý Kerîminde sarahaten (açýkça) veya delâleten beyan buyurduðu ahkâm Ýle amel olunur. Sonra dîni neþr ve teblîð edem ve her sözü, ilâhî vahyin "gayr-l metlüvv" denilen diðer bir tecellîsi olan Resûlullâh Efendimiz (s.a.v.)'ln sözlerinden, fillerinden ve takrirlerinden ibaret sünnetine; hadîs-i þeriflere müracaat edilir. Bunlardan baþka, bir hâdise, dînî bir mesele hakkýnda Ashâb-ý Kirâm'ýn, müc-tehidlerin ittifak ve icmâý var ise, ona da müracaat edilir. Þayet hükmü, kitab ile, sünnet ile veya icmâ ile sarahaten -açýkça- sabit olmayan bir hâdise varsa o zaman da kýyâs-ý fukahâ denilen delile müracaat olunur.

                    Fer'î delillere gelince bunlar da kitab ile sünnete veya icmâ'a muhalif (aykýrý) olmayan ve meþruiyeti bu üç esastan biriyle çýkarýlan (istihsan), (istishab), (tah-kîm-i hâl), (örf ve âdet) gibi talî derecede olan delillerdir. Bunlar "usul-i fýkýh" ilmiyle beyân olunmuþtur.

                    Binâenaleyh Ýmâm-ý Âzam'ýn fýkýhtaki mesleði; mezhebi, bütün þer'i delillere, hikmet ye maslahat kaidelerine uygun bulunmuþtur. Ýmâm-ý Âzam, dînin doðu ve batý yayýlmasýna büyük hizmetlerde bulunmuþ, Ýslâm hukukunun kaidelerini, ýstýlahlarýný ve bâblarýný tertip etmiþ, yiirmi sekiz bini ibâdete, kalanlarý da muamelâta âit olmak üzere üç yüz bin mesele vaz' ve tesbit eylemiþtir. Rahmetullâhi aleyh.

                    BEYÝT:

                    Cihan hasm olsa Hakk'tan nusret iste. Erenlerden duâ ve himmet iste. (Sultan Çelebi Mehmed)

                    FIKRA

                    hitler içinde gizli belgelerin bulunduðu çantasýný kaybetmiþ. hemen ss þefini çaðýrarak en kýsa sürede bulunmasýný istemiþ. ayný akþam çantayý evinde bulmuþ. hemen ss þefine telefon etmiþ “çantamý buldum... araþtýrmanýza son verebilirsiniz” ss þefi “nasýl olur?.. çantanýzý çaldýðýndan kuþkulandýðýmýz 50 kiþiyi yakaladýk ve bunlarýn 30’una da çantanýzý çaldýklarýný itiraf ettirdik!..”

                    GÜNÜN SÖZÜ

                    Haksýzlýk önünde eðilmeyiniz, o zaman hakkýnýzla birlikte þerefinizi de kaybedersiniz. Hz.Ali (r.a)

                    YEMEK MENÜSÜ

                    · KREMALI DÜÐÜN ÇORBA
                    · PÝLÝÇ ESKALOP
                    · AMERÝKAN SALATA
                    · FISTIKLI ÞAM TATLISI

                    ÇOCUÐUNUZA ÝSÝM
                    Erkek: YALMAN : Kýlýç, kama gibi þeylerin ucu - Sarp, dik
                    Kýz: AKSEV:Aydýnlýðý sev,ýþýk saç

                    MANÝ

                    Bu aya hürmet gerek,
                    Nîmete þükür gerek,
                    Mübârek Ramazan’da,
                    Hakka ibâdet gerek.



                    BÝLMECE
                    Buradan attým kýlýcý
                    Halep’te oynar ucu

                    Cevabý Yarýn.
                    Dünkü Cevap: (TELEVÝZYON)

                    Comment


                    • 12 Aðustos 2009

                      Bugün 12 Aðustos 2009 22 Þaban 1429 Temmuz: 30 Hýzýr:99 Bulgaristan'ýn 250 Bin Türk'ü Sýnýrdýþý Etmesi (1950)

                      HADÝS-Ý ÞERÝF
                      Kim Allah ile kendisinin arasýný düzeltir, güzel yaparsa; Allah ta onun, insanlarla arasýný düzeltir, güzel yapar.Kim iç dünyasýný (kalbini, niyetini) düzeltirse, Allah da onun dýþýný (davranýþlarýný) düzeltir. Hadis-i Þerif (Hakim).



                      ÞÜKÜR
                      Þükür; îmân, ilim, sâlih amel, güzel ahlâk, afiyet, sýhhat, evlâd, mâl ve diðer nimetlerinden dolayý Allâhü Teâlâ'ya karþý sözle, amel ve mâl ile kulluk ve ibâdet etmek, nimetlerini günaha kullanmamaktýr. Þükretmekle nimet artar ve devam eder. Kur'ân-ý Kerîm'de meâlen "... Celâlim hakký için, þükrederseniz elbette size artýrýrým. Ve eðer nankörlük ederseniz, haberiniz olsun, azabým þiddetlidir." (Ýbrahim Sûresi, âyet 7)buyuruldu.
                      Bunun gibi, velînimet olanlarýn hakkýný gözetmek .ve onlarý hayýr duâ ile anmak lâzýmdýr. Hadîs-i þerîfte "Ýnsanlara þükretmeyen, (onlarýn iyiliðini bilmeyen) Allâhü Teâlâ'ya þükretmemlþ olur." buyuruldu. Bilhassa ilim öðreten hocalarýn hararýný gözetmelidir. Zîrâ onlar ebedî saadete, âhiret nimetlerine ve Allâhü Teâlâ'nýn rýzâsýna kavuþmaya sebep olurlar.
                      Hikmet sahipleri, Allâhü Teâlâ'ya þükretmek, sabýrdan ve zühdden üstündür dediler. Çünkü þükür, bütün ibâdetleri ve bütün güzel huylarý içine almaktadýr.
                      Dil ile hamd ü sena etmek, kelime-i tevhîd, tesbîh okumak ve diðer zikirleri yapmak, Kur'ân-ý Kerîm okumak dilin þükrüdür, Kalp ile; marifet, ilim, doðru îtikat, düzgün niyet, yaratýlanlarda düþünmek, güzel ahlâk elde etmek kalbin þükrüdür. Diðer uzuvlarýn þükürleri de bunlara benzetilebilir.
                      Þükür, þükürden âciz olduðunu îtîraf etmektir. Zîrâ nî-mete þükür lâzýmdýr. Þükretmek de büyük bir nîmettir. Ona da þükretmek lâzým gelir.
                      Akýllý bir kimse kendi hâlini düþünse, dýþýný ve içini Allâhü Teâlâ'nýn nimetlerine gark olmuþ bulur. Böylece elbette tam þükredemeyecegini anlar. Ýster istemez acizliðini diliyle söyler. Bu hal, nimetleri anlamak ve bilmekten meydana gelir. Nimetleri ihsan eden Allâhü Teâlâ'ya kulluk ve rýzâsýna uygun ibâdet etmekten âciz olduðunu idrâk eder. Bu hâl öyle yüksek bir derecedir ki, buna sahip olanlar pek azdýr. Nitekim Allâhü Teâlâ "... Kullarýmdan çok þükredenler azdýr." (Sebe' Sûresi, âyet 13) buyurmuþtur.

                      FIKRA
                      Hitler, bir gün Dachau'daki toplama kampýný teftiþe gider. Oradaki esirlerden birine: "Söyle bakalým 2+3 kaç eder?" diye sorar. Esir; "6" diye cevaplar. Bunun üzerine sinirlenen Hitler, yanýndaki generale þöyle der: "Yahu burasý ne biçim bir toplama kampý?.."

                      GÜNÜN SÖZÜ

                      Haksýzlýðýn karþýsýnda susan dilsiz þeytandýr. Hz.Muhammed (s.a.v)

                      YEMEK MENÜSÜ
                      · MERCÝMEK ÇORBA
                      · ETLÝ FIRIN TÜRLÜ
                      · ACEM PÝLAVI
                      · ÇÝLEK KOMPOSTO

                      ÇOCUÐUNUZA ÝSÝM
                      Erkek: YAMAN : 1.Gücü ve becerisi alýþýlmýþýn üzerinde olan.2.Korkulan.
                      Kýz: AKGÜN: Parlak gün, uðurlu gün, ýþýklý gün

                      MANÝ

                      Akþam ezaný dinlemek
                      Sahur vakti yemek yemek
                      Ramazana mahsus þeydir
                      Gece davulcu söylemek



                      BÝLMECE
                      Çýn çýn eder
                      Haber sorar
                      Cevabý Yarýn.
                      Dünkü Cevap: (TELEFON)

                      Comment


                      • 13 Aðustos 2009

                        Bugün 13 Aðustos 2009 23 Þaban 1429 Temmuz: 31 Hýzýr:100 Okullara Din Dersinin Konulmasý (1956)

                        HADÝS-Ý ÞERÝF

                        Hz. Peygamber, aciz (bezgin) ve tenbel olmadýðýný gösteren bir yürüyüþle yürürdü. (Ýbn-i Asakir).



                        GÜNAHLARDAN SAKINMAK
                        "Muhakkak Allah'ýn yasak kýldýklarýný terk etmek, emir buyurduklarýný iþlemekten mühimdir. Nehyedilen (yasaklanan)leri ancak ihlaslý müslümanlar terk eder. Resûlullâh Efendimiz (s.a.v.) "Muhacir, kötülükleri terk eden, mücâhid ise hevâsýyla (nefsinin gayri meþru istekleri ile) cihâd eden kimsedir." buyurmuþlardýr.
                        Müslüman, Allah'ýn nîmeti olan âzâ(organ)larýný ona isyanda kullanmaz, nankör olmaz. Çünkü âyet-i celîlede -meâlen- "O gün dilleri, elleri ve ayaklarý yaptýklarýna aleyhlerinde þehâdet edecektir." (Nur Sûresi, âyet 24) buyurulduðunu bilir.
                        Mü'min, bütün bedenini günahtan korur, Allâhü Teâlâ'ya itaatte kullanýr. Husûsiyle yedi azasýna daha çok dikkat eder ki bunlar; göz, kulak, dil, mîde, avret yeri, el ve ayaklardýr.
                        Göz; Allah'ýn yarattýklarýndan ibret almak içindir. Gözün isyaný, harama bakmak, müslüman kardeþine hakaret nazarýyla bakmak yahut müslüman kardeþinin ayýbýný araþtýrmaktýr.
                        Kulak; Kur'ân-ý Kerîm, hadîs-i þerîf ve âlimlerin sözlerini iþitmek içindir. Onun isyaný bid'at yahut çirkin olan sözleri iþitmektir.
                        Dil; Allah'ý zikretmek, Kur'ân-ý Kerîm okumak, insanlarý doðru yola sevk etmek ve Allah'a duâ etmek içindir. Kulun en çok dikkat edeceði uzvu dilidir. Dilin isyaný, yalan, faydasýz ve riyakâr söz söylemek, övünmek, gýybet yahut alay etmektir.
                        Mide; temiz ve hoþ olan helâl gýdalarla rýzýklanmak içindir. Ýsyaný haram ve þüpheli olaný yemektiç.
                        Edeb yerini haramdan muhafaza etmek; harama bakmamak, kalbi harama götürecek þeyle meþgul etmemek ve mideyi haram ve þüphelilerden uzak tutmakla mümkündür. Âyet-i Kerîme'de -meâlen- "Ve o (mü'min)ler ki ýrzlarýný korurlar." (Mü'minûn Sûresi, âyet 5) buyuruldu.
                        Müslüman, ellerini bir kimseye ezâ etmek, harama uzatmak, emânete ihanet etmek ve söylenmesi caiz olmayan þeyi yazmaktan muhafaza etmelidir.
                        Ayaklarýn günâhý, harama gitmektir. Âyet-i Kerîme'de (meâlen) "Ve zulmedenlere meyletmeyin ki size ateþ dokunur (cehennemde yanarsýnýz) ve Allah'tan baþka velîleriniz de yoktur. Sonra kurtulamazsýnýz." (Hûd sûresi, âyet 113) buyurulmuþtur.

                        FIKRA
                        Hitler’e sormuþlar: “Bir yahudi ile pizza arasýndaki fark nedir?” Hitler; “Pizzayý fýrýna attýðýnýz zaman baðýrýp çaðýrmaz!..”

                        GÜNÜN SÖZÜ

                        Hakikaten insan için kendi çalýþtýðýndan baþkasý yoktur. Necm:39

                        YEMEK MENÜSÜ
                        · MANTAR ÇORBA
                        · KAÞARLI KUZU FIRIN
                        · ZEYTÝNYAÐLI BARBUNYA
                        · PREFÝTEROL

                        ÇOCUÐUNUZA ÝSÝM
                        Erkek: YASÝN : Kur'an'ýn 36.Suresi
                        Kýz: AKSU: Anadolu'da deðiþik boylarda bir çok akarsuyun adý

                        MANÝ

                        Dut aðacý deðilim,
                        Dut verici deðilim.
                        Kaldýr oðlan þapkaný
                        Can alýcý deðilim.



                        BÝLMECE
                        Sesi var caný yok,
                        Konuþur aðzý yok
                        Cevabý Yarýn.
                        Dünkü Cevap: (TELEFON)

                        Comment


                        • 14 Aðustos 2009

                          Bugün 14 Aðustos 2009 24 Þaban 1429 Aðustos: 1 Hýzýr:101 II.Kýbrýs Harekatý (1974) - Süleymaniye Camii Açýlýþ Töreni (1556)

                          HADÝS-Ý ÞERÝF
                          Cenaze namazý kýldýðýnýzda, ölen için gönülden ve samimi dua ediniz. (Ebu Davud).



                          HÂCE ALÝ RÂMÎTENÎ (K. S.)
                          Silsile-i Sâdâtýn on ikinci halkasý olan Hâce Alî Râmîtenî (k.s.), Buhârâ'ya 10 km. mesafedeki Râmîten'de doðdu. Lakabý Azý-zân'dýr. Ali Râmîtenî Hazretleri dokumacýlýk yapardý. Dînî ilimleri mükemmel bir þekilde tahsilden sonra Mahmud incir Faðnevî Hazretlerine intisâb etti. Ustâzý Mahmud Faðnevî Hazretleri, vefatý yaklaþýnca hilâfeti Ali Râmîtenî'ye emânet etti.
                          Âlim Alâü'd-devle es-Simnânî ile mektuplaþýrdý. Birgün Simnâ-nî, Hâce Ali Râmîtenî'ye þu suâlin cevabý için bir haberci gönderdi. 'Bizler de sizler de fakirlere, miskinlere hizmet ediyor, onlara yemek yediriyoruz. Biz zahmet çekerek bunu yapýyoruz, siz ise hiç zahmet çekmeden elinizde ne varsa onunla hizmet ediyorsunuz. Fakat insanlar sizden razý oluyor, size teþekkür ediyor, bizden razý olmuyor, þikâyetçi oluyorlar. Bunun sebebi nedir?'
                          Ali Râmîtenî Hazretleri þöyle cevap verdiler: "Yaptýðý Ýyilikleri baþa kakarak hizmet edenler çoktur. Yaptýðý Ýyiliðin kabulünü ümld ederek hizmet edenler Ýse azdýr. Sizler bu þekilde hizmet etmeye çalýþýn ki, hiç kimse size karþý öfkelenip þikâyetçi olmasýn.
                          "Ey îmân edenler! Allah'a öyle tevbe edin ki nasûh (gayet ciddî, müessir, öðütçü) bir tevbe olsun..." mealindeki (fahrîm Sûresi, 8.) âyet-i kerîmeyi þöyle tefsir buyurdular: "Burada hem iþaret, hem de beþaret (müjde) vardýr. Tevbeye ve günahlardan dönmeye iþaret, tevbenýn kabul olunacaðýna da müjde vardýr. Çünkü Allânü Teâlâ, tevbeyi kabul etmeyecek olsaydý kullarýna tevbe etmelerini emretmezdi. Emrettiðine göre bu emir, teybenin kabul olunacaðýnýn delili ve müjdesidýr. Lakin kabul edildiðinden þüphe etmeden kiþi kendisini hep kusurlu, günahkâr görmelidir.."
                          Hâce Ali Râmîtenî (k.s.) buyurdular: "Kiþi amel etmeli, fakat buna raðmen hiçbir þey yapmadýðýna ve yaptýðý amelde kusur ve noksanlar olduðuna inanmalý ve tekrar amel etmeðe baþlamalýdýr."
                          "Ýki vakitte (yerde) kendinizi muhafaza ediniz. Biri konuþma anýnda, diðeri de yemek ânýnda."
                          Hâce Ali Râmîtenî (k.s.) irþâd emânetini, halîfelerinden Muham-med Baba Semmâsî (k.s.) Hazretlerine teslim ettiler 721 /1321 yýlýnýn Zilkade ayýnda, yüz otuz yaþýnda âhirete irtihâl buyurdular. Kabr-i þerîfleri Buhâra'da Râmiten kasabasýndadýr, hâla ziyaret edilir. Kuddise sirruh.

                          FIKRA
                          Birçok Avrupalý liderin yaka silktiði Ýtalya Baþbakaný Berlusconi fýkralara malzeme oldu. Ýtalyan Espresso dergisi Baþbakaný "aptal" gibi gösteren 100 fýkrayý yayýnlayarak tarihe geçti. Berlusconi'nin dergiye vereceði cevap merak konusu. Þu anda tüm Avrupa, Ýtalya Baþbakaný Silvio Berlusconi'yi konuþuyor. "Mülteci gemilerini toplarla batýralým" gibi radikal fikirleri olan Berlusconi, en çok Fransýz ve Ýngiliz basýnýna malzeme oluyordu. Kendi basýný da Berlusconi'ye cephe almaya baþlarken, haftalýk Espresso dergisi yapýlabilecek en radikal yayýncýlýðý yaptý ve Baþbakaný "aptal ve para düþkünü" gibi gösteren 100 fýkrayý kapak konusu yaptý. Berlusconi'nin kendini "en zeki insan" gibi hissetmesi, kendisini tanrý ile kýyaslamasý fýkralarýn temel konularý. (Yasemin Taþkýn)

                          GÜNÜN SÖZÜ

                          Güzellik doðruluk,doðruluk güzelliktir. Keats

                          YEMEK MENÜSÜ
                          · TARHANA ÇORBA
                          · YOÐURTLU ISPANAK
                          · KAÞARLI FIRIN MAKARNA
                          · MEYVE

                          ÇOCUÐUNUZA ÝSÝM
                          Erkek: YAÞAR : Doðan çocuðun uzun ömürlü olmasý dileðiyle konan bir ad
                          Kýz: AKEL: Eli uðurlu anlamýnda

                          MANÝ
                          Þu .... bize uzak
                          Yollarý tozak tozak
                          Gönder yarim bir yumak
                          Öreyim sana kazak.



                          BÝLMECE
                          Ýstanbul da piþer
                          Kokusu buraya düþer
                          Cevabý Yarýn.
                          Dünkü Cevap: (RADYO)

                          Comment


                          • 16 Aðustos 2009

                            Bugün 16 Aðustos 2009 26 Þaban 1429 Aðustos: 3 Hýzýr:103 BERAAT KANDÝLÝ - Hacý Bektaþ Veli'nin Vefatý (1271)

                            Hadis-i Þerif

                            Allah kadýnlarýnz hakkýnda hayýrlý olmanýzý tavsiye eder. Çünkü onlar, anneleriniz, kýzlarýnýz teyzelerinizdir. (Taberani).



                            HACCIN KISIMLARI

                            Hac, hükmü itibariyle üç kýsýmdýr; Farz hac: Kendisinde haccýn þartlarý bulunan kimselerin, ömürlerinde bir defa yapmalarý îcâbeden hacdýr. Vâclb hac: Bir kimsenin nezrederek (adayarak) üzerine vâcib kýldýðý hacdýr. Baþlandýktan sonra bozulan nafile haccýn kazasý da vâcibtir.
                            Nafile hac: Farz ve vâcib olan hac edâ edildikten sonra ikinci veya daha fazla yapýlan hac nafiledir. Üzerine hac farz olmayan çocuðun veya kölenin yapacaðý hac da nafiledir.
                            Farz, vâcib yahut nafile hac yapýlýþý itibarile üç türlüdür: Hacc-ý ifrâd: Hac mevsiminde umresiz olarak yapýlan hacdýr.
                            Hacc-ý temettü: Ayný senenin hac aylarýnda umre ve haccý ayrý ayrý ihramlarla edâ etmektir. Temettü haccýna niyet eden kimse dilediði zaman bir Mekkeli gibi umre yapabilir. Þükür kurbaný kesmesi vaciptir. Hacc-ý temettü, hacc-ý ifrâddan efdaldir.
                            Hacc-ý kýran: Bir ihramla umre ve haccý beraber yapmaktýr Hacc-ý temettûde olduðu gibi þükür kurbaný kesmesi vaciptir. Hacc-ý kýran, hacc-ý ifrâd ve hacc-ý temet-tûdan efdaldir. Hacc-ý kýran ve hacc-ý temettü afaki olanlar (Mikât hâricinden Mekke'ye gelenler) içindir. Haccýn farz olmasýnýn þartlarý: 1- Müslüman olmak, 2-Haccýn farz olduðunu bilmek, 3-Bâliö (ergin) olmak, 4- Akýllý olmak, 5- Hür olmak, 6- Nafakaya ve vâsýtaya muktedir olmak, 7- Vakit (hac aylarý), 8- Hacca gidip dönünceye kadar bakmakla mükellef olduðu kimselerin, geçimlerini saðlayacak imkâný ve gidiþ geliþ süresi içinde yol masrafý ile aile fertlerinin geçimini temin etmiþ olmak.
                            Haccýn farz olmasý için zekâtta olduðu gibi belli bir nisâb yoktur.
                            Haccýn edasýnýn farz olmasýnýn þartý beþtir: 1- Sýhhatli olmak, 2- Yol emniyeti olmak, 3- Hacca gitmeðe (Hapislik gibi) bir manî olmamak, 4- Kadýnlarýn yanýnda kocasý veya güvenilir bir mahremi bulunmak, 5- Kadýnlar iddet bekliyor olmamak. (Hac Rehberi, Fazilet Neþriyat)

                            FIKRA
                            Baþbakan Berlusconi, Hint ve Türk baþbakanlarýyla kaybolur. Ýleride bir çiftlik gören Berlusconi çiftlik sahibinden bir gece kendilerini misafir etmesini ister. Çiftçi "2 yatak var. Bir kiþi ahýrda uyuyacak" der. Hintli Baþbakan "Ahýrda yatarým" der. Bir süre sonra kapý çalýnýr. Gelen Hintli Baþbakandýr. "Ahýrda inek var. Dinimin kutsal saydýðý bir hayvanla ayný yerde yatamam" der. Bu kez Türk baþbakan "Ahýra ben gidiyorum" der. Bir süre sonra kapý yeniden çalýnýr: "Türk baþbakanýyým, ahýrda domuz var. Benim dinimin pis saydýðý bu hayvanla ayný yerde uyuyamam" der. Berlusconi "Ahýra ben giderim" diye kalkar. Misafirler yatar, bir süre sonra yine kapý kuvvetli bir sekilde çalýnýr. Çiftlik sahibi "Kim o?" diye sorar. Dýþarýdan "Biz inek ve domuzuz, ahýrda bir ....." diye ses gelir.

                            GÜNÜN SÖZÜ

                            Güzel sözler petekten damla damla sýzan bal'a benzer;insanýn ruhuna tad verir. Hz. Süleyman

                            YEMEK MENÜSÜ
                            · YAYLA ÇORBA
                            · ETLÝ NOHUT
                            · MELEK PÝLAVI
                            · CEVÝZLÝ BAKLAVA

                            ÇOCUÐUNUZA ÝSÝM
                            Erkek: VASFÝ : Nitelikle ilgili
                            Kýz: ALEYNA: Bizim üzerimize olsun

                            MANÝ

                            Karanfili eðmeli
                            Ucu suya deðmeli
                            Yarin hangisi deyince
                            Göstermeye deðmeli.



                            BÝLMECE
                            Kuyruðu var
                            Canlý deðil
                            Konuþur
                            Ama insan deðil
                            Camý var
                            Ama pencere deðil
                            Cevabý Yarýn.
                            Dünkü Cevap: (GAZETE)

                            Comment


                            • 17 Aðustos 2009

                              Bugün 17 Aðustos 2009 27 Þaban 1429 Aðustos: 4 Hýzýr:104 Marmara Depremi (1999) - Ýbni Sina Haftasý

                              HADÝS-Ý ÞERÝF

                              En üstün ibadet, sýkýntý anýnda sabýrla kurtulmayý beklemektir. (Beyhaki).



                              TERÂVÎH NAMAZI NASIL KILINIR?

                              Terâvîh namazý, Ramazan ayýna mahsûs, yirmi rek'at-ten ibaret bir sünnet-i müekkededir. Bu namaza Peygamber Efendimiz (s.a.v.) ile dört halîfesi (Hulefâ-yý Râþi-dîn rýdvânullâhi aleyhim) devam etmiþlerdir. Teravihin cemâatle kýlýnmasý da, sünnet-i kifâyedir. Mescidlerde teravih namazý cemâatle kýlýndýðý hâlde, bir özrü olmaksýzýn cemâati terk edip bu namazý evinde kýlan kimse, fazîleti terk etmiþ olur. Bu kimse evinde cemâatle kýlsa, cemâat sevabýný alýrsa da, mesciddeki cemâatin faziletine eremez. Çünkü mescidlerin fazîleti daha fazladýr.

                              Terâvîh namazýný, her iki rek'atte bir selâm vererek on selâm ile bitirmek daha faziletlidir. Dört rek'atte bir selâm da verilebilir.

                              Terâvîh namazý, iki rek'atte bir selâm verilince, akþam namazýnýn iki rek'at sünneti gibi kýlýnýr. Dört rek'atte bir selâm verilince, yatsý namazýnýn dört rek'at sünneti gibi kýlýnýr. Cemâatle kýlýndýðý zaman, cemâat hem terâvîhe, hem de imâma uymaya niyet eder. Ýmâm da kýraati aþikâre okur.

                              Terâvîh namazýnda imâmýn güzel sesli olmasýndan ve sür'atli okumasýndan ziyâde, okuyuþunun düzgün olmasýna îtinâ gösterilmelidir.

                              Bir kimse, imâm yatsý namazýný kýldýrýp terâvîhe baþlamýþ olduðu sýrada mescide gelse, önce yatsý namazýný kýlar, sonra terâvîh için imâma uyar. Teravih son bulunca noksan rek'âtleri tamamlar. Sonra da vitir namazýný kendi baþýna kýlar. Evlâ olan budur. Bununla beraber vitir namazýný imam ile beraber kýlýp, sonra teravihi tamamlamasý da caiz görülmüþtür.

                              Teravih namazýný imâm ile kýlmayan kimse, vitir namazýný imâm ile kýlabilir.

                              Ýmâm ve cemâat, yatsý namazýný cemâatle kýlmamýþ olursa, yalnýz terâvîh namazýný cemâatle kýlamazlar. Çünkü teravihin cemaatý, farzýn cemaatýna tâbidir.

                              Terâvîh -orucun deðil- vaktin sünnetidir. Mazeretinden dolayý oruç tutamayanlar dahi terâvîhi kýlarlar.

                              FIKRA

                              Baþbakan Berlusconi çek bozdurmak için bankaya gider: “Günaydýn Sinyorina, bu çeki bozabilir misiniz?” Banka memuresi "Elbette..." diyerek kimlik ister. Baþbakan "Yanýmda kimlik yok ama ben baþbakaným!" der. Memure ýsrarlýdýr. "Üzgünüm banka kuralý. Kimliðinizi görmek zorundayým!" yanýtýný verir. Tartýþma devam ederken, bankacý sonunda "Tamam. Siz de Berlusconi olduðunuzu kanýtlayýn!" der. Baþbakan birkaç dakika düsünüp "Aklýma aptalca þeyler geliyor..." der. Bankacý kýz, "Tamam sayýn Berlusconi. Paranýzý 50'lik mi yoksa 100'lük banknotlarla mý istersiniz?" diyerek güler.

                              GÜNÜN SÖZÜ

                              Güzel bir þey,her zaman iyi deðildir; ama iyi bir þey her zaman güzeldir. Ninpn De L'enclos

                              YEMEK MENÜSÜ

                              · BULABES ÇORBASI
                              · PÝLÝÇ ELBASAN TAVA
                              · BONCUK MAKARNA
                              · MEVSÝM MEYVE

                              ÇOCUÐUNUZA ÝSÝM

                              Erkek: VAROL : Saðlýklý, uzun yaþa
                              Kýz: ALGIN: Birine gönül vermiþ, vurgun, tutkun

                              MANÝ

                              Üç günlük þu dünya
                              Onun neresi rüya
                              Yaþadým su içimi
                              Hayalim düþtü suya



                              BÝLMECE

                              Alt yaný sivri tepe içindedir

                              Cevabý Yarýn.
                              Dünkü Cevap: (TELEVÝZYON)

                              Comment


                              • 18 Aðustos 2009

                                Bugün 18 Aðustos 2009 28 Þaban 1429 Aðustos: 5 Hýzýr:105 Varto Depremi (1966)

                                HADÝS-Ý ÞERÝF

                                Boðularak ölen þehiddir. Yanarak ölen þehiddir. Gurbette ölen þehiddir. Yýlan gibi bir haþeratýn sokup zehirlemesinden dolayý ölen þehittir. Karýn sancýsýndan ölen þehiddir. Çöken evin altýnda kalan þehiddir. Damdan düþüp ayaðý veya boynu kýrýlarak ölen þehiddir. Üzerine taþ yuvarlanarak ölen þehiddir. Canýný korurken öldürülen þehiddir. Malýný korurken öldürülen þehiddir. Din kardeþini savunurken ölen þehiddir. Komþusunu savunma uðrunda öldürülen þehiddir. Ýyiliði emredip kötülükten sakýndýrýrken ölen þehiddir. (Ýbn-i Asakir).



                                TERÂVÎH

                                Terâvîh namazý, Ramazan ayýna mahsûs, yirmi rek'at-ten ibaret bir sünnet-i müekkededir. Resûlullâh Efendimiz (s.a.v.) onu kýlmýþ ancak -ümmetine farz olmasý kor­kusuyla- terk ettikleri de olmuþtur. Resûlullâh Efendimiz "Muhakkak Allâhü Tebâreke ve Teâlâ Ramazândý þe-rîf ayýný)nýn orucununu üzerinize farz kýldý. Ben de si­ze kýyâmý(terâvih namazý)ný sünnet kýldým." buyurdular.

                                Peygamberimizden sonra Ashâb-ý Kiram yalnýz ola­rak kýlarlardý. Hz. Ömer (r.a.) müslümanlarý terâvîh için mescide topladý ye mescidi kandillerle süsledi. Sonra Hz. Ömer (r.a.) Übeyy ibn-i Ka'b (r.a.)'ý namaz kýldýr­masý için Ashâb-ý Kirâm'a imam ta'yin etti. Yirmi rek'at terâvîh ve vitir kýldýrdý. Resûlullâh Efendimiz "Sünne­time ve Hulefâ-i Râþidîn'in sünnetine yapýþýnýz." buyur­muþlardýr. Onlar terâvîhi hiç terk etmediler.

                                Hz. Alî (k.v.) "Peygamberimizin sünnetini nasýl ihya ettiyse Allâhü Teâlâ Ömer (r.a.)'in de iþlerini öyle ikâme etsin, doðru etsin." diye duâ ettiler.

                                Mutlak namaza niyetle terâvîhe niyet edilmiþ olmaz. Terâvîhe, vaktin sünnetine yahut gece namazýna diye niyet edilebilir.

                                Terâvîhi cemâatle kýlmak sünnet-i kifâyedir. Müslü­manlarýn bir kýsmýnýn cemâatle kýlmasýyla bu sünnet yerine gelmiþ olur.

                                Terâvîhte âyetler, lafýzlarýný bozacak derecede sür'at-li okunmamalýdýr. Rükû, secde ve bu ikisinin arasýndaki duruþlarda, ta'dîl-i erkâna azâ(organ)larýn yerine yerleþ­mesine dikkat edilmeli, her selâmdan sonraki istirahat terk edilmemelidir. Burada dilerse tesbîh eder, Kur'ân-ý Kerîm veya salevât okur yahut sâdece susar, bekler.

                                FIKRA

                                ABD Baþkaný George Bush, Berlusconi, Papa ve bir çocuðun olduðu uçak düþmeye baþlar. Ancak yanlarýnda yalnýzca 3 paraþüt vardýr. Bush, "Ben dünyanýn en güçlü ülkesinin baþkanýyým" der ve paraþütlerden birini alýr. Berlusconi de "Ben dünyanýn en zeki adamýyým" der, diðer paraþütü alýr. Son paraþüte bakan Papa çocuða döner ve "Evlat, senin önünde uzun bir hayat var. Paraþütü sen al" der. Gülen çocuk, "Merak etmeyin, sayýn Papa. Dünyanýn en zeki adamý benim sýrt çantamý alýp atladý" der.

                                GÜNÜN SÖZÜ

                                Güller, laleler, bütün çiçekler solar. Çelik ve demir kýrýlýr ama saðlam dostluk ne solar ne de kýrýlýr. Nietzsche

                                YEMEK MENÜSÜ

                                · Sebze çorbasý
                                · fýrýnda izmir köfte
                                · salata

                                ÇOCUÐUNUZA ÝSÝM

                                Erkek: VAHA : Çöl ortasýnda sulak ve yeþil yer.
                                Kýz: ALGÜL:Kýrmýzý gül. Gül kýrmýzýsý

                                MANÝ
                                Bahçeye gel bahçeye
                                Bahçenin ortasýna
                                Gel yarim gül takayým
                                Ceketin yakasýna."



                                BÝLMECE

                                Üst yaný çakýldak

                                Cevabý Yarýn.

                                Dünkü Cevap: (Çene)

                                Comment

                                Working...
                                X