fidan ve peyzaj fırsatları fidanligi.com’da

Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Takvimde Bugün

Collapse
X
 
  • Filter
  • Saat
  • Show
yeni mesajlar

  • 20 Haziran 2009

    Bugün 20 Haziran 2009 28 C.Ahir 1429 Haziran: 7 Hızır:46 Bayezit-Cem Arasında Yenişehir Savaşı (1481)

    HADİS-İ ŞERİF

    Cömert, malında olan Allah’ın haklarını ödeyendir. Cimri, malındaki Allah’ın haklarını yerine getirmeyen; Rabbinin verdiğinden, Rabbine karşı nekeslik edendir. Hadis (Esbehani).



    EVLENİRKEN DİKKAT EDİLECEK HUSUSLAR
    Evlenmek için dindar kadın tercih edilmelidir. Çünkü sâ-liha bir kadın dünyâ nimetlerinin en hayırlısıdır. Ebû Süleyman Dârânî (r.h.), "Sâllha bir hanım dünyalık değildir. Çünkü o sana âhlretlnl de verir." buyurmuştur.
    Evlenmek İçin asaleti olan, dinini, İslâm'ın esâslarını bilen, sabırlı, kanaatkar ve Allah'a tevekkül eden biri tercîh edilmelidir. Hadîs-i şerifte "Mü'mln bir kadının, kocasına İyilik yapması yetmiş sıddîkın ameli gibidir. Fâclr bir kadının fücuru, bin fâclrln fücuru gibidir." buyurulmuştur.
    Bir kadınla; sadece şerefi, malı ve güzelliği için evlenilmez. Peygamber Efendimiz (s.a.v) "Bir kadınla, malı ve güzelliği için evlenen, onun malından ve güzelliğinden mahrum kalır. Kim de dîni için evlenirse, Allâhü Teâlâ onu hem malıyla ve hem de güzelliğiyle rızıklandırır." buyurmuştur.
    Kadın, erkeklerden dînine bağlı, ahlâkı güzel, zengin ve cömert olanı tercîh etmeli, fâsık birisiyle evlenmeme-lidir. Ana babalar da kızlarını fâsık birisiyle evlendirme-melidirler.
    Evlenecek kimse hanımlardan şu dört hususta kendinden aşağıda olanı tercih etmelidir: Yaşında, boyunda, malında ve neseb(asâlet)inde.
    Dört hususta da kendinden yukarıda olanı tercih etmelidir: Güzellikte, edepte, ahlâkta ve verâ'da yâni şüphelilerden kaçınmada.
    Erkek, evlenmek istediği kadını görmelidir. Önceden görmesi evlenmenin sünnetlerindendir. Aralarında muhabbete ve ülfete sebep olur. Mehir ve nişan külfeti az olan tercih edilir.
    Başka birisinin nişanlanmak istediği kıza tâlib olunmaz. Çünkü bu, eziyet ve hıyanettir.
    Evlilik ile zinayı birbirinden ayırmak için evliliği ilân edip herkese duyurmak sünnettir.
    Düğün yemeği vermek de sünnettir. Peygamber Efendimiz (s.a.v.), Zeynep validemizle evlenirken düğün yemeği olarak ekmek ve et, Safiyye validemizle evlenirken de hurma ve kavrulmuş un ikram etmişlerdir.

    FIKRA
    Jim ile Mary akıl hastanesinde iki hastadır. Bir gün hastanenin yüzme havuzunun etrafında dolaşırken Jim aniden suya atlayıp en dibe batar. Bunu gören Mary hemen ardından atlar ve dibe kadar yüzüp Jim'i kurtarır. Tabii Mary'nin bu kahramanca davranışı hastanede olay olur. Bunu duyan başhekim de Mary'nin artık iyileştiğini düşünüp, hastaneden derhal taburcu edilmesi emrini verir. İşlemler yapılır, belgeler çıkartılır, Başhekim ayni gün Mary'nin yanına gider:
    -Mary, sana bir iyi bir de kötü haberim var. İyi haberim, yaptığın kahramanca davranıştan ötürü anladık ki akli dengen tamamen yerinde ve böylece hastanemizden taburcu oluyorsun. Kötü habere gelince, kurtardığın hasta, Jim, intihar etmiş. Az önce odasının banyosunda kendisini asmış bulundu.
    - Mary gayet sakin yanıt verir: “O intihar falan etmedi ki. Ben onu astım kurusun diye. “

    GÜNÜN SÖZÜİyiliğin bilgisine sahip olmayana bütün diğer bilgiler zarar verir. Montaigne

    YEMEK MENÜSÜ
    · ŞEHRİYE ÇORBA
    · TAVUK PİRZOLA
    · İÇ PİLAV
    · SALATA

    ÇOCUĞUNUZA İSİM
    Erkek: YAMANÖZ: (Tür.) Er. - Özü güçlü olan.
    Kız: Sena Tuğba

    MANİDam başında su durulur
    Oğlan gömlek yudurur
    Oğlan cahil kız cahil
    Şimdi bunla kudurur



    BİLMECE
    Tarlada biter, makine büker, sabah akşam yüzümü öper
    Cevabı Yarın.
    Dünkü Cevap: Yol

    Comment


    • 21 Haziran 2009

      Bugün 21 Haziran 2009 29 C.Ahir 1429 Haziran: 8 Hızır:47 Adapazar'nın Kurtuluşu (1921) - İbn-i Sina'nın Vefatı (1037)

      HADİS-İ ŞERİF

      İyiliği yap, kötülükten de sakın. Yanlarından kalktığında, halkın senin hakkında söylemelerinden hoşlanacağın şeyleri gözet ve onları yerine getir. Yanlarından kalktığında halkın senin hakkında söylemelerinden hoşlanmayacağın şeylere ise, dikkat et ve onları yapmaktan da sakın. Hadisi Şerif ( Beyhaki )



      TESBÎH NAMAZI

      Tesbîh namazı tevbenin, istiğfarın en büyüğü ve bütün vücûtla yapılanıdır.

      Hazret-i Resulü Ekrem (s.a.v.), amcaları Hz. Abbâs'a (r.a.) hitaben teşbih namazı ile alâkalı şöyle buyurmuşlardır:

      "Ey amca, sana on haslet haber vermekle ikram etmiş olayım ki, onu işlediğin vakit günâhının evveli ve âhiri, yenisi ve eskisi, hatâ ile ve kasden yapılanı, küçüğü ve büyüğü, gizlisi ve aşikâr olanı mağfiret edilmiş olsun... Muktedir olursan bu teşbih namazını her gün kıl. Her gün kılamazsan ayda bir kere kıl. Onu da yapamazsan senede bir, onu da yapamazsan öm¬ründe bir kere kıl."

      Tesbîh namazı 4 rek'attir. Bu namazda 300 defa şu teşbih okunur:

      "Sübhânellâhl velhamdü llllâhl velâ İlahe lllallâhü vallâhü ekber velâ havle velâ kuvvete İllâ blllâhll allyyll-azîm."

      Bu tesbîh, namaz içinde şöyle okunur:

      15 kere, Sübhâneke'den sonra (Fâtiha'dan önce),

      10 kere, zamm-ı sûreden sonra,

      10 kere, rükûda,

      10 kere, rükûdan kalkınca ayakta (kavmede),

      10 kere, birinci secdede,

      10 kere, iki secde arasındaki oturmada (celsede),

      10 kere, ikinci secdede,

      Birinci rek'atte okunan teşbihlerin adedi 75'tir. İkinci rek'atte aynı sıralama ile yine 75 defa okunur. Üçüncü ve dördüncü rek'atler de böyle kılınır. Birinci kâdede (otu¬ruşta) tahiyyattan sonra salli ve bârik, üçüncü rek'ate kal¬kınca önce sübhâneke okunur.

      Teşbih namazı, kılınması teşvik edilmiş bir namazdır. Bunu alışkanlık hâline getirmek müstehaptır. Kılmasını bilmeyenlerin de istifa.de etmesi maksadıyla cemaatle de kılınabilir. (Muhtasar İlmihal, Fazilet Neşriyat)


      BEYİT:

      Zülfünün zincirine bend eyledi şahım beni, Kulluğundan itmesün âzâde Allah'ım beni. (Fatih Sultan Mehmed)


      FIKRA

      Bir varmış bir yokmuş Bir devrin tüm as ve klas futbolcuları cennette buluşmuş. Cennetin baş meleği de futbol meraklısıymış. Şeytanı çağırtmış: -"Cennetle cehennem arasında bir maç düzenleyelim ne dersin?" -"Boşuna oynamayalım, biz kazanırız", demiş şeytan. -"Olur mu en iyi futbolcular bizde, ne kadar da kötü futbolcu varsa sizde..." Şeytan şeytanca gülümsemiş: -"Ama bütün hakemler de bizde..."

      GÜNÜN SÖZÜ

      İyiliğe gücün Yetmezse,bari kötülük yapma. Feridüddin-i Attar

      YEMEK MENÜSÜ

      · MERCİMEK ÇORBA
      · ETLİ TÜRLÜ
      · BULGUR PİLAVI
      · CACIK

      ÇOCUĞUNUZA İSİM

      Erkek: YANAÇ: (Tür.) Er. - Yön, taraf.
      Kız:Yasemin

      MANİ

      Alırım diye aldattı kızımı
      Çekip Almana gitmiş
      Can bağında tutulasıca
      Aynı babasına çekmiş



      BİLMECE

      Tavuklar en çok hangi ülkeyi severler ?

      Cevabı Yarın.

      Dünkü Cevap: Havlu

      Comment


      • 22 Haziran 2009

        Bugün 22 Haziran 2009 1 Recep 1429 Haziran: 9 Hızır:48 Babalar Günü - Nasreddin Hoca'nın Vefatı (1283)

        HADİS-İ ŞERİF

        Allah bu dini zatı için özel olarak seçmiştir. Dininize ancak cömertlik ve güzel ahlak yakışır. Dikkat edin! Dindarlığınızı bu iki nitelikle süsleyin. Hadis (Taberani).



        CÖMERT VE CİMRİ

        Resûlullâh (s.a.v.) bir hutbesinde şöyle buyurdu:

        "Ey insanlar! Muhakkak Allâhü Teâlâ sizin için cö¬mertlik ve güzel ahlâkla İslâm'ı seçti. Dikkat edin, şüphesiz cömertlik, cennette bir ağaçtır. Dalları ise dünyâdadır. Sizden kim cömert olursa, onu cennete götürünceye kadar, onun dallarından birine asılı ol¬mağa devam eder.

        Dikkat edin, şüphesiz cimrilik, cehennemde bir ağaçtır. Onun dalları ise dünyâdadır. Sizden kim cim¬ri olursa, onu cehenneme götürünceye kadar onun dallarından birine asılı olmağa devam eder."

        Yâni cömertlik, Allâhü Teâlâ'nın keremine ve rızka kefil olduğunu tasdik ettiğine delâlet eder. Kim bu esâsı tutar (cömert olur)sa iyilerin yurduna götüren sağlam kulpa sarılmış demektir. Cimrilik ise onun îmanının zayıflığını ve Allâhü Teâlâ'nın rızka kefîl olduğuna i'timâd edeme¬diğini gösterir. İnsanı ziyana ve hakirler diyarına çeker.

        Cimrideki şeylerin en çirkini, onun fakir gibi yaşaması ve zenginlerin hesaba çekildiği gibi muhasebe edilmesi¬dir. Cimrilik; fakirlik ve zayıflık elbisesidir. Cimrinin dostu yoktur.


        RECEP AYI İÇTİMÂİ, RU'YET VE BAŞLANGICI

        Hicrî-Kamerî 1430 yılı Recep ayı ictimâ'ı bugün 22 Haziran Pazartesi günü Türkiye saati ile 22.35'tedir.

        Ru'yet ise yine yarın (23 Haziran Salı) Türkiye saati ile 11.44'tedir.

        Hilâlin görüldüğü yerler: Büyük Okyanus'un Japon¬ya'ya yakın kesimi ile Japonya, Filipinler, Avustralya'nın kuzeydoğu sahilleri ile Hint Okyanus'u, Asya kıtasının kuzeyi hariç -tamamı ile Avrupa kıtasının kuzeyi hariç- ta¬mamı ve Afrika kıtası.

        Hilal; Türkiye, Mısır, Fas, Cezayir, Tunus ve Arap ya¬rımadasından da görülebilecektir.

        Hilâlin görüldüğü günü takip eden 24 Haziran Çar¬şamba günü de Receb ayının birinci günü olmaktadır.

        FIKRA

        Bir istanbuldaki doktorlar bir gün doktorlar, tımarhanede yaptıkları araştırmada en akıllı deliyi seçeceklermiş. Bir gün delilerden biri bahçede bulunan havuza düşmüş ve boğulmak üzereymiş. Delilerden biri havuza düşen arkadaşını kurtarmaya çalışmış. Bunu gören doktorlar arkadaşını kurtaran deliyi yanlarına çağırmışlar ve "seni en akıllı seçiyoruz" demişler. Doktorlardan biri: "Peki kurtardığın arkadaşını çağır da sana teşekkür etsin" demiş. Deli: "Gelemez ki!" Doktor: "Neden gelemezmiş?" Deli: "Çünkü kuruması için onu astım!"

        GÜNÜN SÖZÜ

        İyi söz söyleyen adamlar, herkesten fazla okuyanlardır. Hoffman

        YEMEK MENÜSÜ

        · MANTAR ÇORBA
        · ŞEHRİYE GÜVEÇ
        · SEBZE KIZ.+YOĞURT
        · SARI BURMA

        ÇOCUĞUNUZA İSİM

        Erkek: YANAL: (Tür.) Er. 1. Yanda olan, yana düşen. 2. Alaca, değişik renkli. 3. Kırmızı pembe. 4. Nehir yatağı.
        Kız: Yağmur

        MANİ

        Yumurtanın sarısı
        Yere düştü yarısı
        Görümcem verem olmuş
        Kaynanama darısı



        BİLMECE

        Temel her şimşek çaktığında saçını, başını düzeltiyormuş. Niçin?

        Cevabı Yarın.

        Dünkü Cevap: Mısır

        Comment


        • 23 Haziran 2009

          Bugün 23 Haziran 2009 2 Recep 1429 Haziran: 10 Hızır:49 Yaprak Aşısı Zamanı

          HADİS-İ ŞERİF

          Kıyamet günü, mazlumların kurtuluş günüdür. Hadis-i Şerif (İbn-i Ebi’d-Dünya).



          RECEB-İ ŞERÎF

          Yarın idrâk edeceğimiz mübarek Recep ayı, kamerî ayların yedincisidir. "Eşhuru hurum"dan olan bu ay, Şehrullah yâni Allâhü Teâlâ'nın ayıdır. Bu aya oruçlu girmeli ve bu ayda çok iltica etmelidir.


          Receb ayının 1 'inci günü oruç tutanlara 3 senelik, 2'nci günü oruç tutanlara 2 senelik, 3'üncü günü oruç tutanlara ise 1 senelik nafile oruç sevabı verilir. Bu, hadîs-i şerîf ile sabittir. Üç günden sonra her gününe birer ay oruç sevabı verilir.


          Bu ay Cenâb-ı Hakk'a mahsus bir ay olduğu için yal­nız Zât-ı İlâhiyi bildiren İhlâs Sûresini çok okumak lâzımdır. Bilhassa bu aya hürmet olarak, ayrıca günde 11 defa İhlâs-ı Şerîf okumalı, tevhid, istiğfar ve salavât-ı şerifeyi ihmâl etmemelidir.


          Bu ayda 2 kandil vardır:


          İlk cuma gecesi "Regâib Kandili",


          Yirmi yedinci gecesi "Mi'rac Kandili"dir.


          Bu ayın birinci gecesi bir teşbih namazı veya Receb-i Şerifin ilk onu zarfında bir defaya mahsus olmak üze­re kılınan on rek'at namaz da kılınabilir. Önümüzdeki günlerde bu namazların kılınış şekli anlatılacaktır.


          Receb ayında her gün, -başında ve sonunda 7'şer Fatiha ile-100 İhlâs-ı Şerif okumak da çok sevaptır. Bu ayda, mümkün olduğu kadar Hatm-i enbiyâ yapılmalı ve oruç tutulmalıdır. Bu orucu 13, 14 ve 15'inci günle­rinde tutanlar, Eyyâm-Bıyz'da oruç tutma sünnetini de yerine getirdiklerinden, nice hastalıklardan şifâ bulurlar. (Duâ ve İbâdetler, Fazilet Neşriyat)


          BEYİT:

          Eyâ Habîb-i Huda, yâ Muhammed-i Arabî Şefî'-i rûz-ı ceza, yâ Muhammed-i Arabî. (Nâbî) (Ey Mevlâ'nın sevgilisi, ey Muhammed-i Arabî Ey ceza gününün şefaatçisi ey Muhammed-i Arabî)

          FIKRA

          Romanın ünlülerinden olan 2 3 arkadaş şöyle bir konuya göz atmışlar Roma'da dünyaca ünlü San Pietro Kilisesi'nde büyük bir pazar ayini... Görkemli bir dinsel tören.. Papa bile katılıyor. Koskoca meydan mahşer yeri gibi. Kilisenin içi de dışı da tıklım tıklım. Bu arada kilise kapısında iki adam özellikle dikkati çekiyor. Ikisinin de boynunda kocaman birer levha asılı. Birinde "Ben koyu bir Hristiyanım, lütfen bana yardım ediniz" yazılı. Ötekinde ise sadece "Ben koyu bir Yahudiyim" yazıyor. Tabii ki kiliseden çıkanlar Hristiyan olduğunu ifade eden adama yanaşıyorlar ve ellerini ceplerine atıp cömertçe bir şeyler veriyorlar. Yahudi olduğunu ifade eden adamda ise siftah yok. Bu arada kiliseden çıkan iyi niyetli biri "Yahudiyim" yazısı taşıyana sokuluyor. "Bana bak kardeş" diyor, "..dürüstlük iyi bir şey, ama binlerce Hristiyan kiliseden çıkarken, senin Yahudi olduğunu böyle aleni olarak ifade etmen kanımca hiç de akıllıca bir hareket değil. Bak kimse sana para da vermiyor zaten.. Bence çıkar o yazıyı boynundan, sen de şu Hristiyan gibi..." deyince; boynunda "Yahudiyim" yazılı adam "Hristiyanım" yazılı olana dönüp sesleniyor: - Heey! Salamon! Herife bak be! Gelmiş bize ticaret öğretiyor..

          GÜNÜN SÖZÜ

          İyi olan tek şey bilgi ve kötü olan tek şey de cehalettir. Sokrates

          YEMEK MENÜSÜ

          · DOMATES ÇORBA
          · ETLİ KABAK DOLMA
          YOĞURT
          · SU BÖREĞİ

          ÇOCUĞUNUZA İSİM

          Erkek: YARLIK: (Tür.) Er. 1. Buyruk, ferman. Yasa, kanun. 2. Yoksul, acınan. 3. Bağış, lütuf.
          Kız: Yeliz:Yel ve iz rüzgar ve izi anlamında

          MANİ

          Uyumasın gözümüz,
          Doğru olsun sözümüz,
          Her iki cihanda da,
          Ak olmalı yüzümüz



          BİLMECE

          Termometrenin düşmesi neyi gösterir?

          Cevabı Yarın.

          Dünkü Cevap: Fotoğraf çekildiğini sanıyormuş

          Comment


          • 24 Haziran 2009

            Bugün 24 Haziran 2009 3 Recep 1429 Haziran: 11 Hızır:50 II. Balkan Savaşı'nın Başlamasıı (1913)

            HADİS-İ ŞERİF

            Kim, çocuğu ölmüş bir kadını teselli ederse, cenette ona bir aba (palto) giydirilir. Hadis(Tirmizi).



            REGÂİB GECESİ VE BU GECEDE YAPILACAK İBÂDETLER

            Receb-i Şerîfin ilk cuma gecesi, yâni yarın akşam Regâ­ib Gecesi'dir. Bu geceyi oruçlu olarak karşılamalıdır.


            Regâib gecesi, akşamla yatsı arasında 12 rek'at Ha­cet namazı kılınır. İki rek'atte bir selâm verilerek kılınan bu namazda, Fâtiha'dan sonra her rek'atte 3 İnnâ en-zelnâhü... ile 12 İhlâs-ı şerîf okunur.


            Namazdan sonra, 7 Salât-ı Ümmiye okunup secde­ye varılır. Salât-ı Ümmiye şudur:


            "Allâhümme salli alâ seyyidinâ Muhammedini'n nebiyyi'l-ümmiyyi ve alâ âlihî ve sahbihî ve sellim."


            Secdede 70 defa "Sübbûhun Kuddûsün Rabbünâ ve Rabbü'l-melâiketi ve'r-Rûh" okunur. Secdeden kalkıp bir defa "Rabbiğfir verham ve tecâvez amma tâ'lem. Inneke ente'l-e'azzü'l-ekrem" okunur. Tekrar secdeye varılıp yine 70 defa "Sübbûhun Kuddûsün Rabbünâ ve Rabbü'l-melâiketi ve'r-Rûh" okunur.


            Secdeden sonra duâ edilir. Duada Allah'a şu şekilde iltica etmelidir: "Allâhümme bârik lenâ Recebe ve Şa'bâne ve belliğnâ Ramazân."


            Regâib Gecesi'nden sonraki gündüzde, yani cuma günü öğle ile ikindi arasında 2 rek'atte bir selâm verile­rek 4 rek'at teşekkür namazı kılınır. Her rek'atte 1 Fa­tiha, 7 Âyetü'l-Kürsî, 5 İhlâs-ı şerîf, 5 Kul eûzü birab-bi'l-felak, 5 Kul eûzü birabbi'n-nâs sûreleri okunur.


            Namazdan sonra 25 defa "Lâ havle velâ kuvvete illâ billâhi'l-aliyyi'l-azîmi'l-kebîri'l-müteâl", 25 defa "Es-tağfirullâhe'l-azîm ve etûbü ileyk" diyerek istiğfar ve sonra da duâ edilir. (Duâ ve İbâdetler, Fazilet Neşriyat)


            BEYİT:

            Bir kaidedir bu câvidâne
            Elbette gider gelen bu cihâne. (Ziya Paşa)

            Câvidâne: Ebedî, sonsuz.

            FIKRA

            Müller akşama doğru Hamburg'da bir otele yerleştikten sonra, sokağa çıktı. Geceyi eğlenerek geçirmek istiyordu. Bir taksiye bindi, Şofor sarışın ve güzel bir kızdı. Ona: - "Beni bu gece en ucuz ve en tatlı eğleneceğim bir yere götürün," dedi. Şoför kız: - "En ucuz ve en tatlı", dedi ve hareket etti.

            GÜNÜN SÖZÜ

            İyi görüneceğine, iyi ol. Sallust

            YEMEK MENÜSÜ

            · Mercimek çorbası
            · Kuru Fasulye
            · Pilav-Salata veya Turşu
            · Ayran

            ÇOCUĞUNUZA İSİM

            Erkek: YARUK: (Tür.) Er. - Işık, aydınlık, parlaklık, parıltı.
            Kız: Yağan: Kar, yağmur

            MANİ

            Sâlih olan seçilir,
            Gök kapısı açılır.
            Oruçlunun üstüne,
            Ne rahmetler saçılır



            BİLMECE

            Trenler ne zaman üşürler?

            Cevabı Yarın.

            Dünkü Cevap: Askısının sağlam olmadığını

            Comment


            • 25 Haziran 2009



              Bugün 25 Haziran 2009 2 Recep 1429 Haziran: 12 Hızır:51 Kore Savaşı'nın Başlaması (1950) - Sultan Abdülmecit'in Ölümü (1861)

              HADİS-İ ŞERİF

              Size şerri dokunabilecek kötü adamlara rastladığınızda, onlara selam veriniz. Ta ki, size karşı olan kötü düşünce ve düşmanlıkları dinsin. Hadis (Beyhaki).



              RECEB AYINDA KILINACAK NAMAZ

              Receb'in; 1'i ile 10'u arasında, 11'i ile 20'si arasında ve 21 'i ile 30'u arasında olmak üzere sâdece birer defa kılınacak 10'ar rek'at Hacet Namazı vardır. Bunların her üçünün de kılınış şekli aynıdır. Yalnızca namazların sonlarında okunacak dualarda fark vardır.

              Bu namaz, mü'min ile münafığı ayırır. Bu 30 rek'at namazı kılanlar, hidâyete ererler. Münafıklar bu namazı kılamazlar. Bu namazı kılanın kalbi ölmez. Bu 30 rek'at namaz Resûlullâh Efendimiz'in (s.a.v.) berberi Selmân-ı Pâk (r.a.) Hazretleri tarafından rivayet edilmiştir.

              Bu namazlar, akşamdan sonra da, yatsıdan sonra da kılınabilir. Fakat, cuma ve pazartesi gecelerinde ve bilhassa teheccüd vaktinde kılınması efdaldir.

              Kılınışı: Hacet namazına şu niyetle başlanır: "Yâ Rabbi, teşrifleriyle dünyâyı nura gark ettiğin Efendimiz hürmetine, sevgili ayın Receb-i şerîf hürmetine, beni feyz-i ilâhîne, afv-ı ilâhîne, rızâ-l ilâhîne nâll eyle, âbid, zâhld kulların arasına kaydeyle, dünyâ ve âhlret sıkıntılarından halâs eyle, rızâ-i şerifin İçin", Allâhü Ekber.

              Her rek'atte 1 Fatiha, 3 Kul yâ eyyühe'l-kâfirûn, 3 İhlâs-ı şerîf okuyup, 2 rek'atte bir selâm verilir. Böylece 10 rek'at tamamlanır.

              İlk on gün içinde kılınan namazdan sonra, 11 defa "Lâ İlahe illallâhü vahdehû lâ şerîke leh. Lehü'l-mülkü ve lehü'l-hamdü yuhyî ve yümît. Ve hüve hayyün lâ yemûtü biyedini'l-hayr. Ve hüve alâ külli şey'in kadîr" okunup dua edilir.

              İkinci on gün içinde yani Receb'in 11'i ile 20'si ara sında kılınan 10 rek'atten sonra, 11 defa: "İlahen vahiden

              ehaden sameden ferden vitren hayyen kayyûmen dâimen ebedâ" okunup duâ edilir.

              Üçüncü on gün içinde, yâni Receb'in 21'i ile 30'u arasında kılınan 10 rek'atten sonra da 11 kere: "Allâhümme lâ mania limâ a'tayte, velâ mu'tiye limâ mena'te, velâ radde limâ kadayte, velâ mübeddıle limâ hakemte, velâ yen-feu ze'l-ceddi minke'l-ceddü. Sübhâne rabbiye'l-aliyyi'l-a'le'l-vehhâb. Sübhâne rabblye'l-aliyyi'l-a'le'l-vehhâb. Sübhâne rabbiye'l-aliyyi'l-a'le'l-kerîmi'l-vehhâb. Yâ veh-

              hâbü yâ vehhâbü yâ vehhâb" okunup duâ edilir. (Duâ ve İbâdetler, Fazilet Neşriyat)

              FIKRA

              Vietnam savasının en kritik günleriydi. Genç Amerikalı asker memleketteki eşine mektup yazarken itirafta bulunacağı tuttu: - “ sevgilim, buradaki kadınlar yalnız para için yatıyorlar. Böylesine para canlısı insanlara daha önce hiç rastlamadım.” Kısa süre sonra eşinden söyle bir cevap geldi: - “ sevgilim,sakın onlara 50 dolardan fazla para verme,ben burada ancak o kadar alabiliyorum.

              GÜNÜN SÖZÜ

              İyi adam olmak için kimseye fenalık etmemek yetmez,iyilik etmesinide bilmelidir. Fenelon

              YEMEK MENÜSÜ

              · Yayla çorbası
              · Çiftlik kebabı
              · Domatesli Pilav
              · Yeşil Salata
              · Güllaç

              ÇOCUĞUNUZA İSİM

              Erkek: YASA: (Tür.) Er. - Sevinç memnuniyet, beğenme ve alkış ifade eder; yaşasın, ömrü çok olsun, aferin.
              Kız: Yeliz

              MANİ

              Onbir ayın sultanı,
              Kıymetlidir her ânı,
              Süslersin şu cihânı,
              Hoşgeldin yâ Ramazan



              BİLMECE

              Ufacık sandık içine un bastık

              Cevabı Yarın.

              Dünkü Cevap: Haydutlar soyduğu zaman

              Comment


              • 26 Haziran 2009

                Bugün 26 Haziran 2009 5 Recep 1429 Haziran: 13 Hızır:52 Türkiye'nin BM Anlaşması'nı İmzalaması (1945)

                HADİS-İ ŞERİF

                Mü’min, kulluk elbisesi günahlarla yprandığında, onu tövbe iğnesiyle yamayandır. Talihli kişi, tövbesi üzerine ölendir. Hadis-i Şerif (Bezzar).



                EN HAYIRLI ÜMMET

                Allâhü Teâlâ, Resûlullâh'ı (s.a.v.) yaratmış olmasay¬dı, mahlûkatı yaratmaz ve Rab olduğunu izhâr etmezdi. Hz. Âdem (a.s.), su ile çamur arasında iken O, peygam¬ber idi. Beşeriyyetin Efendisi olan böyle bir Resûl-ü Ke-rîm'i tasdîk edenler şüphesiz en hayırlı ümmettir.

                Allâhü Teâlâ'nın "Siz (ey ümmet-i Muhammed) in¬sanlar için çıkarılmış en hayırlı bir ümmet olmak üzere vücûda geldiniz." (Âl-i İmrân Sûresi, âyet 110) kelâmı, onların hâlini anlatır. Resûlullâh (s.a.v.)'i tekzîb edenler ise âdemoğlunun en şerlileridir. Allâhü Teâ¬lâ'nın 'Bedeviler, küfürce ve nifakça daha şiddetli¬dirler..." (Tevbe Sûresi, âyet 97) kavli, onların hallerinin alâmetidir. Onun razı olunan şeriatına ve sünnet-i se-niyyesine uyma devleti ile müşerref olanlara ne mutlu!

                Bugün, Resûlullâh (s.a.v.)'in dîninin tasdîk-i hakkiye-sine yakın olan az bir amel, çok amel yerinde kabul olur. Bunda şaşılacak bir şey yok. Zîra görmez misin, As-hab-ı Kehf, elde ettikleri bütün derecelere bir tek iyi amel vasıtasıyla nail oldular. Onların yaptığı, münkir¬lerin istîlâ ettiği bir zamanda, yakînî îmân nuru sebe¬biyle Allâhü Teâlâ'nın düşmanlarından firar ve hicret etmekti. Bu şuna benzer; düşmanların gâlib olduğu ve muhaliflerin istîlâ ettiği bir zamanda askerden sâdır ola¬cak olan basit bir hareket, emniyetli bir vakitte meydana gelen ve bundan kat kat üstün bir hareketin ulaşama¬yacağı bir mertebede makbul ve muteber olur.

                Keza, Resûlullâh (s.a.v.), âlemlerin Rabbi'nin mahbû-bu (sevgilisi) olunca, şüphesiz ona tâbi olanlar da, ona tâbi olmaları sebebiyle mahbûb olma mertebesine ula¬şırlar. Zîrâ seven kimse, sevdiği kimsenin hallerinden birini bir şahsın üzerinde gördüğü zaman bu münâse¬betle o şahsı da sever. Bu hâlde muhaliflerin hâlini de sen kıyâs et. (Mektûbât-ı İmâm-ı Rabbani 1/44)

                FIKRA

                Kekeme olan kitap satıcısı Temel kapı kapı dolaşıp kitap satıyormuş. Her sabah çantasına 50 kitap koyuyor, akşama kadar da hepsini satıyormuş. Bir gün patronu “Yaa Temel sen bu işi nasıl beceriyorsun? Diğer satıcılar günde en fazla 10 tane satıyor!” diye sormuş. Temel de kekeleyerek cevap vermiş “Çok basit. Önce kapıyı çalıyorum. Kapıyı açana da ‘kitap almak ister misiniz, yoksa size okuyayım mı?’ diye soruyorum!..” demiş.

                Temel askerdeyken yeni basçavus gelir ve tüm bölüge söyle der:


                - "Sakin benim adimi unutmayin, benim adim Arslan Oglu Arslan…Eger adimi unutursaniz geldigimde caniniza okurum" der ve gider.


                Aradan haftalar geçer ve Basçavus gelir herkeze adini sorar ve hepsi bilir. Sira Temel'e gelir. Temel:


                - "Bi hayvan oglu hayvandi ama haçen tam hatirlayamayrum.

                GÜNÜN SÖZÜ


                İyi adam olmak için kimseye fenalık etmemek yetmez,iyilik etmesinide bilmelidir. Fenel

                YEMEK MENÜSÜ

                · -Havuçlu Şehriye Çorbası
                · Etli lahana sarması
                · Çoban Salata
                · Meyveli muhallebi

                ÇOCUĞUNUZA İSİM

                Erkek: YASAN: (Tür.) Er. 1. Tertip, düzen. 2. İmge, belirti. 3. Bir işi yapma isteği, karar. 4. Öngörü. 5. Baskın.
                Kız:

                MANİ

                Maniler çiçeklidir.
                Birbirine eklidir.
                Davulcunun daveti,
                Mutlaka böreklidir



                BİLMECE

                Uzaktan baktım bir karataş yanına gittim dört ayak bir baş.

                Cevabı Yarın.

                Dünkü Cevap: İğde

                Comment


                • 27 Haziran 2009

                  Bugün 27 Haziran 2009 4 Recep 1429 Haziran: 14 Hızır:53 Sokullu'nun Sadrazam Oluşu (1565)

                  HADİS-İ ŞERİF

                  Ebu Rafi’ anlatıyor: Kureyş beni Hz. Peygambere (elçi olarak) gönderdi.Onu görünce kalbime İslam sevgisi düştü. Dedim ki: Ey Allah’ın Resulü! Ben bir daha onlara dönmem. Şöyle buyurdu: Ben yaptığım sözleşme ve anlaşmaları bozmam ve (bana gelen) elçileri yanımda alıkoymam. Şimdi sen (Kureyş’e) geri dön, görevini tamamla. Sonra şu anda içinde hissettiğini yine hissedersen döner gelirsin. Bunun üzerine Kureyş’e geri döndüm. Görevimi bitirdim. Sonra tekrar gelip müslüman oldum. Hadis (Ebu Davud).



                  RESÛLULLÂH'IN (S.A.V.) HZ. EBÛ BEKİR'İ (R.A.) İMAM TÂYİN BUYURMASI


                  Hz. Âişe (r.anhâ) şöyle demiştir: Resûlullâh sallallâhü aleyhi ve sellem, vefatı yaklaşıp hastalandığı zaman, namaz vakti gelmiş, ezan da okunmuştu. Resûlullâh (s.a.v.), "Ebû Bekir'e söyleyin de insanlara (namazı) kıldırsın." buyurdu. '(Yâ Resûlallâh) Ebû Bekir pek yufka yüreklidir. Senin makamına durduğu zaman insanlara namaz kıldı-ramaz.' denildi.

                  Resûlullâh (s.a.v.) emrini tekrar buyurdu. Kendisine yine öyle söylendi. Üçüncü defa yine o emrini tekrarladı: "Şüphesiz ki siz, Yûsuf (a.s.)'ın günündeki kadınlar gibisiniz. Ebû Bekir'e söyleyin, insanlara namazı kıldırsın." buyurdu. Bunun üzerine Ebû Bekir (es-Sıddîk radiyallâhu anh) çıkıp namazı kıldırdı.


                  BİR SAĞIRIN, HASTA KOMŞUSUNU ZİYARETİ

                  Bir sağır, komşusunun hasta olduğunu öğrenince kendi kendisine dedi ki: "Bu ağır kulaklı sağır onun sözlerini nasıl duyabilir? Üstelik hastanın sesi de zayıf çıkar. Lâkin çaresiz gitmek de lâzım. O dudaklarını hareket ettirdikçe, ben de sözlerini tahmin,ve zanla anlarım. Ben ona -Nasılsın?- dedikçe o, 'Allah'a hamd olsun, iyiyim' der, şükreder. Sonra, ne yiyip içtiğini sorunca, 'mercimek çorbası veya şerbet içtiğini' söyler. 'Afiyet olsun!' derim. Hekiminin kim olduğunu sorarım. O bana 'Falan kimsedir' der. Ben de 'Onun ayağı mübarektir. Gittiği yerde hastalık yok olur. Biz onu denedik, çok iyidir. Nereye vardıysa maksat hâsıl oldu' derim." diyerek hastaya gitti ve hâlini sordu.

                  Hasta, 'Ölü gibiyim!' dedi. Sağır, hastanın 'Hamdolsun, iyiyim' dediğini tahmin ettiği için 'Elhamdülillah' dedi. Hasta üzüldü, sağırın söylediği sözlerden hastanın gönlünde ayrı bir sıkıntı hâsıl oldu. Ne yediğini sorunca, 'Yılan zehri!' dedi. Sağır da hastanın 'mercimek çorbası veya şerbet içtim' dediğini tahmin ederek 'afiyet olsun' dedi. Sonra, 'Hekimlerden tedâvî için gelen acaba kimdir?' deyince, hasta, 'Azrail'dir!' dedi. Sağır da hekimlerden bir hekimi söyledi zannı ile 'Onun işi gayet mübarektir' dedi ve hastanın yanından sevinçle çıktı, bir müddet, 'Hâl hatır sordum.' diye sevindi.

                  FIKRA

                  Bir tatbikat sırasında paraşütçü komandolar uçaktan atlıyorlardı. Atlama sırası gelen en son paraşütçü epey bir vakit geçtiği halde atlamamıştı. Komutan sinirli bir şekilde "Atlasana oğlum" diye bağırdı.

                  Paraşütçü "Atlamam komutanım"

                  Komutan iyice sinirlenmişti "Ne demek atlamam lan sana emrediyorum çabuk atla" deyince, asker;

                  "Komutanım bırak emretmeyi, öldür yine atlamam." diye cevap vermişti.

                  Komutan bakmış olacak gibi değil, rica eder bir tavırla;

                  "Bak oğlum aşağıda benim komutanlarım var, onlarda benden hesap sorarlar, haydi atlayıverde senni yüzünden benim başım belaya girmesin."

                  Asker inadım inat cinsinden,

                  "Atlamam komutanım"

                  "Peki neden atlamıyorsun evladım, geçerli bir sebebin varmı?"

                  "Komutanım benim annem çok mübarek bir kadındır, gördüğü bütün rüyalar çıkar. Sabah telefon açtı, oğlum rüyamda senin paraşütün açılmadığını gördüm sakın atlama dedi, onun için atlamıyorum." deyince komutan,

                  "Oğlum inanma böyle şeylere hadi atla gözünü seveyim." diye yalvarıyordu asker ise kararından vazgeçmiyor "Atlamam" diye diretiyordu. Ne yapacağını şaşırmış olan komutan çaresizlik içinde,

                  "Peki oğlum gel paraşütleri değişelim, benimkini sen tak, seninkini ben, o zaman atlarmısın?" diye ümitsizce sordu. Asker bu teklife olumlu baktı ve kabul etti paraşütleri son sürat değiştirdiler ve delikanlı kendini uçaktan boşluga bıraktı. Paraşütü açıldı ve sakin süzülürken yanından,

                  -Ananııı!!! diye komutanının feryadı geçip gitmiş, asker komutanının feryadınının sonunu bile duyamamıştı.

                  GÜNÜN SÖZÜ

                  İster kral, ister köylü olsun, dünyada en mutlu insan evinde huzur olandır. Goethe

                  YEMEK MENÜSÜ

                  · Kremalı Tavuk Çorbası
                  · Kaşarlı Köfte
                  · Havuç Salatası
                  · Sebzeli Pilav
                  · Kayısı Kompostosu

                  ÇOCUĞUNUZA İSİM

                  Erkek: YAŞIK: (Tür.) Er. - Işık, parıltı, parlaklık.
                  Kız:

                  MANİ

                  İşte geldim iki büklüm
                  Üstümdedir davul yüküm
                  A benim ağalarım
                  Selamun aleykum



                  BİLMECE

                  Uzaktan baktım hiç yok yakından baktım pek çok

                  Cevabı Yarın.

                  Dünkü Cevap: Kaplumbağa

                  Comment


                  • 28 Haziran 2009

                    Bugün 28 Haziran 2009 5 Recep 1429 Haziran: 15 Hızır:54 Şeyh Said'in Vefatı (1925) - Kocaeli'nin Kurtuluşu (1873)

                    HADİS-İ ŞERİF

                    Mü’min mü’minin kardeşidir. Hiçbir şekilde ona olan hayırlılığını (faydalı tavsiyelerini) elden bırakmaz. Hadis-i Şerif (İbn-i-Mace).



                    İRÂDE-İ CÜZİYYE

                    İrâde-i cüz'iyye: Cenâb-ı Hakk'ın kuluna verdiği mahdut bir sa¬lâhiyet ve tercîn hakkıdır. Fakat ehemmiyeti pek büyüktür. Zîrâ insan, irâdesini hayra sarf ederse Mevlâ hayrı, şerre sarf ederse, şerri yaratır. Bu itibârla insan, cenneti de, cehennemi de bu irâde ile kazanır. Evet, Hâlık (Yaratıcı) Cenâb-ı Hakk dilemezse, o yarat¬mazsa hiçbir şey olmaz, Şu kadar ki, kul kâsib, yâni isteyip çalışan; Mevlâ ise Halik, yani yaratandır.

                    İnsana yerilen irâde-i cüz'iyye otomobilin direksiyonu gibidir. İn¬san direksiyonu ne tarafa çevirirse otomobil o tarafa gider. Bu se-beple, isyan içinde olan bir kimse, "Ben ne yapayım, Allah böyle dilemiş, böyle yaratmış" deyip mesuliyetten kurtulamaz. Evet, Allah dilemiştir ama, kulun irâdesi ve çalışması bu yolda olduğu için dilemiştir. Zâten kulda, böyle bir irâde-i cüz'iyye, yâni tercih hakkı olmasaydı, Cenâb-ı Hakk kuluna imtihan fırsatı vermemiş, onu hayra veya şerre zorlamış olurdu. Halbuki Cenâb-ı Hakk kuluna zorla bir günahı işletip, sonra da cezalandırmaktan münezzehtir.

                    Bâzı kimseler, "Ezelde bâzılarının ruhu secde etmiş, bâzılarının etmemiş; işte ezelde ruhu secde etmeyenler kâfir gider." derler. Asla böyle pir şey yoktur. Bu iddia insanın itikadını kökünden sar¬sar. Ezel, itiraz yeri değildir. Orada isteyerek veya istemeyerek herkes secde etti. Cenâb-ı Hakk, ruhları imtihana çekerek, "Elestü birabblküm (Ben sizin Rabbiniz değil miyim?)" diye sor¬duğunda bütün ruhlar istisnasız olarak, "Belâ (Evet Rabbimiz-sin Yâ Rabbi)" diye ahid verdiler.

                    Bazı kimseler de "Sen ne yaparsan yap, Allah dilediğine hidâ¬yeti, dilediğine dalâleti halkeder." diyorlar. Bu düşünce de asla doğru değildir. Bu husustaki âyet-i kerîmeyi çokları yanlış tefsir ve îzân ediyor. Süleyman Hilmi Tunahan Bendi Hazretleri bu hu¬sustaki ayet-i kerîmeyi; "Allah, hidâyeti isteyip hidâyeti dileyenlere hidâyeti; dalâleti isteyip dalâleti dileyenlere de dalâleti halkeder." diye tefsir ve îzâh etmişlerdir.

                    "Ezelde Ahmed cennetlik, Mehmed cehennemlik diye ?ât ve şa¬hıs üzerine bir hüküm yoktur. Ancak elbiseler biçilmiş; (İmân elbi¬sesi, itaat elbisesi, nur elbisesi) şu elbiseleri giyenler cennetliktir de¬nilmiş; ayrıca küfür, isyan, zulmet elbiseleri biçilmiş, bunları giyenler de cehennemliktir denilmiştir. Kul, irâde-i cüz iyyesiyle bu elbiseleri seçmekte tamamen serbest bırakılmıştır. Binâenaleyh, insan irâde-i cüz'iyyesiyle bunlardan hangisini seçer ve giyerse oraya gider."

                    FIKRA

                    dağ koyluklerinde yaşayan bir genç askere gider aradan zaman geçer ve askerlerin banyo vakti gelir banyo olurken bizimkinin kocaman aleti takılır arkadaşının gözüne sorar nerde büyüttün la onu oda tabii anlamaz hatta ne işe yaradığını bile bilmezmiş arkadaşı durumu komutanına anlatır komtanım komtanım bizim mahoda bi tik var ama garibim ne işe yaradığını bilmiyor der komutan çağır onu bana der ve maho gelir aç bakalım der ve bizim asker aga açar komtan bakarkı yılan yavrusu gibi der olum neye yarar o? bilmiyorum kumandanım der bak der iki eline al onu bir düdükle ileri bir düdükle geri yapacaksın der ve başlar düdük çalmaya düt ileri düt geri düt ileri düt geri bu iş bir müddet devam eder ve asker zevke gelir tam boşalacağı sırada komutan düdük çalmayı keser ve asker komutana garip garip bakarak düt de komtanıııııııııııııım

                    GÜNÜN SÖZÜ

                    İnsanları niçin öldürüyorsunuz, biraz bekleyin zaten ölecekler. Konfüçyüs

                    YEMEK MENÜSÜ

                    · Ispanak Yemeği
                    · Domatesli Makarna
                    · Şehriye Çorbası
                    · Salata

                    ÇOCUĞUNUZA İSİM

                    Erkek: YAŞIL: (Tür.) Er. 1. Yeşil. 2. Erkek ördek.
                    Kız:

                    MANİ

                    Sofrada fakir olsun,
                    Tabağı çukur olsun.
                    Karnı doyduktan sonra,
                    Duâyı okur olsun.



                    BİLMECE

                    Uzun yoldan kuş gelir, ne söylerse hoş gelir

                    Cevabı Yarın.

                    Dünkü Cevap: Karınca

                    Comment


                    • 29 Haziran 2009

                      Bugün 29 Haziran 2009 8 Recep 1429 Haziran: 16 Hızır:55 Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü'nün Kuruluşu (1938)

                      HADİS-İ ŞERİF

                      Bir kötülük işlediğinde hemen tövbe et. Gizli günahına gizlice, açıktan işlediğin günahına açıkça tövbe et. Hadis-i Şerif (Tirmizi).



                      KURÂN-I KERİM'E HÜRMET

                      Kur'an-ı Azîm'i okumaya 'E'ûzü' ve 'Besmele-I Şe¬rife1 ile başlanır. Rabbimizin bu mukaddes kitabından hakkıyla istifâde edebilmek için Allâhü Teâlâ'ya sığın¬mamız, kendisinden yardım dilememiz lâzımdır.

                      Bir Mushaf-ı Şerîf ele alınıp okunacağı zaman ab-destli bulunmak lâzımdır. Bu esnada (imkân dahilinde) kıbleye dönmeli, hürmetli bir vaziyet almalıdır. Abdest-siz olan bir kimse, Kur'ân-ı Kerîm'i kılıfsız olarak eline alamaz. Bu kudsî kitabı ancak temiz, nezih elle tutabilir.

                      Kur'ân-ı Azîm, temiz yerlerde, avret mahalleri örtülü ve Kur'ân'ı dinleyecek vaziyette bulunan kimselerin yanlarında cehren (seslice) okunabilir. Temiz olmayan yerlerde veya avret mahalleri açık veya başka bir işle meşgul kimselerin yanlarında cehren (sesli) okunması mekruhtur.

                      Kur'ân-ı Kerîm'in, dışarıda bulunan ve Kur'ân-ı Kerîm'e karşı hürmetli bir vaziyet almayacak kimselerin İşitecekleri şekilde sesli okunması da uygun değildir. Bu hal, Kur'ân-ı Kerîm'e saygısızlık eden, ona gereken hür¬meti göstermeyenlerin manevî mes'uliyetini mûcib olur.

                      Kur'ân-ı Kerîm'i, Hacer-i Es'ad'ı, Kâbe-i Muazzama-nın eşiğini ta'zim için öpmek caizdir.

                      Mushaf-ı Şerîf ile, dînî bir kitab ile veya kaşında Kur'ân-ı Kerîm'den bir şey yazılı bir yüzük parmakta iken -kat'î zaruret bulunmadıkça- helaya girilmez, bu hürmete aykırıdır. Bunları helaya girmeden evvel çıkar¬malı, temiz bir yere bırakmalıdır.

                      KITA:

                      Kulak ikidür âdemde, dil bir,
                      Gel imdi eyle bu hikmetde tedbîr.
                      Ki yâni akl olan uslu kişi de,
                      Sözü bir söyleye iki işide. (Ahmed-i Dâî)

                      FIKRA

                      Diyarbakırda terörüstler bir mezrayı basmışlar. bastıkları evin içerisinde bir karı ve koca bulunuyordu. terörüstlerden biri kadına senin adın ne diye sormuş. Kadında benim adım ayşe demiş, terörüst benim anamın adıda ayşe demiş seni affediyorum. kocasına sormuşlar senin adın ne . beni adım ahmet ama bana kahvede ayşe teyze derler demiş.haaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaa

                      GÜNÜN SÖZÜ

                      İnsanlar,kötülük karşısında kararsız kalmak hakkına sahip değildirler. Maday

                      YEMEK MENÜSÜ

                      · Sebzeli Mantar
                      · Şehriyeli Pilav
                      · Turşu

                      ÇOCUĞUNUZA İSİM

                      Erkek: YAŞIN: (Tür.) 1. Işık, parlaklık. 2. Gizli. 3. Şimşek.
                      Kız:

                      MANİ

                      Hava sıcak terlerim,
                      Birçok mâni derlerim,
                      Davet verdim bu akşam.
                      Sizleri de beklerim



                      BİLMECE

                      Uzun yoldan kuş gelir,Ne söylese hoş gelir

                      Cevabı Yarın.

                      Dünkü Cevap: Mektup

                      Comment


                      • 30 Haziran 2009

                        Bugün 30 Haziran 2009 9 Recep 1429 Haziran: 17 Hızır:56 Çocuk Esirgeme Kurumu'nun Kuruluşu (1920)

                        HADİS-İ ŞERİF

                        Allah dünyada insanlara işkence edenlere, kyamet günü büyük ceza verir. Hadis-i Şerif (Müslim).



                        HAC

                        Hac, İslâm'ın beş esâsından birisidir. Hem mâlî ve hem de bedenî bir ibâdettir. Hicretin dokuzuncu senesinde farz kılınmış ve Peygamber Efendimiz (s.a.v) Hz. Ebû Bekir'i (r.a.) hac emîri ta'yîn etmişlerdir. Resulullah Efendimiz (s.a.v.) hac farîzasını ertesi sene îfâ buyurmuşlardır. .


                        Hac şartları kendinde bulunan kişiye ömürde bir kere farz-ı ayındır. Hâli müsait olduğu hâlde, ömrünün sonuna kadar sıhhati müsait olmazsa vekil gönderir.


                        Peygamber Efendimiz (s.a.v.) buyurdular ki: "İslâm beş esas üzerine kurulmuştur. Bunlar; Kelıme-ı şahadet (Allâhü Teâlâ'dan başka ilâh olmadığına ve Muhammed Mustafâ (s.a.v.)'in Allah'ın peygamberi olduğuna şehâdet etmek), namaz kılmak, zekât vermek, Ramazan orucunu tutmak ve Kabe'yi haccet mektir."


                        Haccın farziyyetinde pek çok hikmetler ve faydalar vardır. Bu hikmetlerden bâzıları:


                        Allâhü Teâlâ'ya karşı tezellül, insanlara karşı tevazu göstermek.


                        Mal nimetinin ve beden sağlığının şükrünü eda.


                        Kâbe-i Muazzama'nın, insanların ruhlarına inşirah vermesi.


                        Nefsi tezkiye ve terbiye.


                        Dinleri bir, renkleri ve dilleri ayrı olan müslümanların kaynaşmaları.


                        Bembeyaz ihrama bürünmek, beyaz kefene sarılıp âhiret yolculuğuna çıkmanın, kabirden kalkıp mahşere gitmenin bir temsilidir.


                        7. Hacer-i Es'ad'ı istilâm ettikçe (selamladıkça) ahıd ve mîsâkı hatırlamak ve îmânı tazelemek.


                        İslâm'ın doğup yayıldığı, Peygamberimizin ve ashabının İslâm için bin bir güçlük ve meşakkat içerisinde verdiği mücâdeleyi hatırlamak.


                        Hac, müslümanlarda ömür boyu silinmeyecek güzel hâtıralar bırakır. (Hac Rehberi, Fazilet Neşriyat)


                        FIKRA


                        Bu gerçek bir olaydir: 23 Nisan da çocuk ögretmenine sorar:


                        Ögretmenim 23 Nisan çocuklarin bayramidir degil mi? Ögretmen:


                        Evet diyerek soruyu cevaplar. Çocuk :


                        Ögretmenim siz söylemistiniz; bayramlarda insanlar dinlenir ve birbirlerini ziyaret ederler degil mi. Ögretmen :


                        Evet yavrum. Çocuk :


                        Anlamadigim bir sey var? "NIYE 23 NISAN DA EN ÇOK YORULAN BIZ OLUYORUZ".


                        GÜNÜN SÖZÜ

                        İnsanlar yanlış yapabilirler , yalnız büyük insanlar yanlışlarını anlarlar. F.Von Kotzebue

                        YEMEK MENÜSÜ

                        · Sulu Köfte Çorbası
                        · Bezelyeli Pilav
                        · Salata
                        · Şekerpare

                        ÇOCUĞUNUZA İSİM

                        Erkek: YATMAN: (Tür.) Er. - Boyun eğen, uysal, yumuşak başlı kimse.
                        Kız:


                        MANİ

                        Gökyüzünün melekleri
                        Devran eder felekleri
                        Bu ayda ikram edenin
                        Zayi olmaz emekleri



                        BİLMECE

                        Yangın dolabını açarsan ne olur ?

                        Cevabı Yarın.

                        Dünkü Cevap: Mektup

                        Comment


                        • 1 Temmuz 2009

                          Bugün 1 Temmuz 2009 10 Recep 1429 Haziran: 18 Hızır:57 Kabotaj Kanunu Kabul Edildi (1926) - III. Ahmet'in Ölümü (1736)

                          HADİS-İ ŞERİF

                          Allah eski dostluğu devam ettirmeyi, yani vefalı olunmasını sever. Öyle ise, onu devam ettirin. Hadis (Deylemi).



                          MUKADDESATA HÜRMET

                          Allah (c.c.) ile alâkalı olan, din yönünden pâk ve temiz bulunan, manevî kıymeti olan şeylere, mukaddesat de­nir. Allâhü Teâlâ mukaddes olduğu gibi, Allâhü Teâlâ'-nın bütün isimleri de mukaddestir. Yine, Allâhü Teâ-lâ'nın kitapları, peygamberleri, velîleri, İslâm ibâdetleri, İslâm mabetleri de mukaddestir.


                          Bütün Müslümanlar, mukaddesata son derece hür­metle mükelleftir.


                          Biz Müslümanlar herhangi bir ibâdete veya hayırlı bir işe başlayacağımız zaman, besmele okuruz. Bir hadîs-i şerîfte; "Herhangi hayırlı bir İşe Bismillah sözü İle başlanmazsa, o İş bereketsizdir, güdüktür." buyurul-muştur. Biz Rabb'imizin mübarek isimlerini anarken "Teâlâ, Celle Celâlühû" gibi ifâdeler kullanırız.


                          Peygamber Efendimizin (s.a.v.) mübarek isimlerin­den biri anılınca salât ve selâm okuruz. İmâm Ebû'l-Ha-san-ı Kerhî (rahmetullahi aleyh) "Bir kişinin ömründe bir kere salavât getirmesi farz-ı ayndır." buyurdu. "HazreM Muhammed Mustafâ sallallâhu aleyhi ve sellem," deriz. Mübarek isimlerini de "aleyhlssalâtü vesselam, sallallâhu aleyhi ve sellem" diye yazar ve­ya okuruz.


                          Diğer peygamberlerin mübarek adlarını da "Selâm" ile anarız. "Adem aleyhisselâm, İbrahim aleyhisse-lâm" deriz.


                          Ashâb-ı kiram hakkında, "radıyallâhü anh" deriz. Diğer âlimler için "rahmetullahi aleyh" deriz.


                          Evliya-i kiram için, "Kaddesallâhü Sırrahû" deriz. Bütün bunlar, İslâm âdâbındandır. Bütün bunları hayırla anmak, hepsine karşı sevgi ve saygı göstermek, hiçbi­rine dil uzatmamak gerekir. Onlar arasında geçen bazı olayları ileri sürerek, haklarında hürmete aykırı sözler söylemek hiçbir müslümana yakışmaz.

                          FIKRA

                          Dursun Amerikadaymış Temelden bir tane fotoğraf istemiş temelde fotoğrafı iki İneğin arasında çektirip göndermiş.Dursundan cvap gelmiş.TEMEL HEPSUNU ANLADIMDA BUNLARIN HANGİSİ SENSUN…

                          GÜNÜN SÖZÜ

                          İnsanlar rakamlara benzer,durumlarına göre değer kazanırlar. Napoleon

                          YEMEK MENÜSÜ

                          · DANA GÜVEÇ
                          · SOTEETLİ KURU FASULYE
                          · PİRİNÇ PİLAVI

                          MANİ

                          Yeni cami direk ister
                          Bunu söylemeye yürek ister
                          Benim karnım toktur ama
                          Arkadaşım börek ister



                          BİLMECE


                          Yaş ağaçta kuru budak

                          Cevabı Yarın.

                          Dünkü Cevap: Yang gelir kapatır.

                          Comment


                          • 2 Temmuz 2009

                            Bugün 2 Temmuz 2009 11 Recep 1429 Haziran: 19 Hızır:58 Peygamberimizin Kuba Mescidini İnşaa Etmesi (622) - Yunanistan Türkiye'ye Harbi (1917)

                            HADİS-İ ŞERİF

                            Kişinin henüz hayatta (canlı ve sağlıklı) iken servetinden bir dirhemi sadaka olarak vermesi; vefat ederken yüz dirhemi sadaka olarak dağıtmasından daha sevaplıdır vehayırlıdır. Hadis-i Şerif (Ebu Davud).



                            TEVBE: GÜNAHDAN DÖNMEK

                            Tevbe etmek, İslâm dîninde emredilen şeylerin en mü-himlerindendir. Tevbe edenleri Ailâhü TeâVnın sevdiğini "... Muhakkak Allâhü Teâlâ çok tevbe edenleri sever ve çok temizlenenleri de sever." mealindeki âyet-i kerîme gösteriyor. (Bakara Sûresi, âyet 222)

                            Hadîs-i şerîfte buyuruldu ki, "Bir kul günâhından tevbe etse, Allâhü Teâlâ onu sever, melekler sevinir. Malını kaybeden kimse malını bulunca, çocuğu olmayan kim­senin çocuğu olunca, çölde giderken susamış kimse su­ya kavuşunca ne kadar sevinirse, bir kimse tevbe edince melekler bundan daha çok sevinir."

                            Tevbe ile beraber hak sahiplerinin haklarını vermek, gıy­bet ettiği kimseden özür dilemek, af istemek, helâlleşmek, kazaya kalmış farzları yerine getirmek ayrıca vâcibdir. Zîrâ hasımları kendisinden razı olmayan kimsenin tevbesi makbul olmaz. Hasımları razı olunca, tevbesi, orucu ve namazı makbul olur.

                            Bir dirhem gümüşü sahibine vermek, bin yıllık (nafile) ibâdetten üstündür, bir haram dâneyi sahibine vermek, yetmiş (nafile) hacdan iyidir.

                            Ehl-i Sünnet mezhebinde, her günahtan tevbe etmek vâcibdir. Çünkü Allâhü Teâlâ (meâlen) "...Ey mü'mlnler, hepiniz Allah'a tevbe ediniz ki felah bulabileslnlz." (Nur Sûresi, âyet 31) buyurdu. Diğer bir âyet-i kerîmede "Ey îmân edenler, Allâhü TeâlâVa samimî bir tevbe İle tevbe ediniz!.." (Tahrim Sûresi âyet 8) buyurdu. Bir hadîs-i şerîfte "Ey İnsanlar, Allâhü Teâlâ'ya tevbe edi­niz. Ben günde yüz kere tevbe ederim.” buyuruldu.

                            Bir daha günâh işlersem tevbem bozulur korkusuyla tevbe etmekten çekinmek, günaha devam etmektir.

                            Tevbe ettim' demek, tevbe değildir. Zîrâ tevbenln şartı:

                            O anda günâhı terk etmek,

                            Günâhı işlediği için Allâhü Teâlâ'dan korkup pişman olmak,

                            Bir daha yapmamağa azmetmektir.


                            Şartları gözetilerek yapılan tevbeyi, Allâhü Teâlâ'nın kerem ve ihsan edip kabul edeceği icmâ'-ı ümmet ile sabittir. (Birgivi)

                            FIKRA

                            temel birgün kahveye gitmiş temel kahveciye sormuş senin soguk çayın varmı .kahvecide yok demiş temel 1 saat sonra gelicem yap demiş.temel tekrar geldi kahveciye sordu soguk çayın varmı hayır yok dedi temel kahveciye 1 saat sonra gelicem dedi yap dedi kahveci sinirlendi çayı ısıtıp buzdolaba koydu.temel geldi soguk çayın varmı dedi kahvecide var dedi temel ısıtta getir içelim dedi.

                            GÜNÜN SÖZÜ

                            İnsanlar ancak hayalleriyle yaşar ve biraz yaşamaya başlayınca tüm hayallerini kaybederler. Voltaire

                            YEMEK MENÜSÜ

                            · DOMATES ÇORBA
                            · SALATA ÇEŞİTLERİ
                            · IZGARA ÇEŞİTLERİ (DANA BONFİLE-TAVUK ŞİŞ-IZGARA KÖFTE)

                            MANİ

                            Eski cami direk ister
                            Söylemeye yürek ister
                            Benim karnım tok ama
                            Arkadaşım börek ister



                            BİLMECE


                            Yattım yumuşak,Uyudum yumuşak

                            Cevabı Yarın.

                            Dünkü Cevap: Boynuz

                            Comment


                            • 3 Temmuz 2009

                              Bugün 3 Temmuz 2009 12 Recep 1429 Haziran: 20 Hızır:59

                              HADİS-İ ŞERİF

                              Kim günah işleyip de tövbe eden kimseyi, işlediği o günahtan dolayı kınarsa, kendisi o günahı işlemeden ölmez. Hadis (İmam Ahmed).



                              RECEB AYINDA KILINACAK NAMAZ

                              Receb'in; Vi ile 10'u arasında, 11'i ile 20'si arasında ve 21'i ile 30'u arasında olmak üzere sâdece birer defa kılınacak 10'ar rek'at Hacet Namazı vardır. Bunların her uçunun de kılınış şekli aynıdır. Yalnızca namazların sonlarında okuna­cak dualarda fark vardır.


                              Bu namaz, mü'min ile münafığı ayırır. Bu 30 rekat na­mazı kılanlar, hidâyete ererler. Münafıklar bu namazı kıla­mazlar. Bu namazı kılanın kalbi ölmez. Bu 30rek at namaz Resûlullâh Efendimiz'in (s.a.v.) berberi Selman-ı Pak (r.a.) Hazretleri tarafından rivayet edilmiştir.


                              Bu namazlar, akşamdan sonra da, yatsıdan sonra da kılınabilir. Fakat, cuma ve pazartesi gecelerinde ve bilhassa teheccüd vaktinde kılınması efdaldir.


                              Kılınışı: Hacet namazına şu niyetle başlanır: Yâ Rabbı, teşrifleriyle dünyâyı nura gark ettiğin Efendimiz hu me­tine, sevgili ayın Receb-i şerîf hürmetine, beni feyz-l ılâ-hme afv?ı ilâhîne, nzft-l illhîne nail eyle âbid, zahıd kul­ların arasına kaydeyle, dünyâ ve ahıret sıkıntılarından halâs eyle, rızâ-l şerifin için", Allâhü Ekber


                              Her rek'atte 1 Fatiha, 3 Kul yâ eyyühe'l-kaf.run, 3 Ih-lâs-ı şerîf okuyup, 2 rek'atte bir selam verilir. Böylece 10 rek'at tamamlanır.


                              · İlk on gün içinde kılınan namazdan sonra, 11 defa "Lâ ilahe Hlİllâhü vahdehû lâ şerike leh. Lehü'l-mulku ve lehü'l-hamdü yuhyî ve yum.t. Ve huve hayyun la yemûtü biyedihi'l-hayr. Ve hüve ala kullı şey m kadir okunup duâ edilir.


                              · İkinci on gün içinde yani Receb'in in ile 20-sı ara­sında kılınan 10 rek'atten sonra, 11 defa "Hâhen vahiden ehaden sameden ferden vitren hayyen kayyumen dâı-men ebedâ" okunup duâ edilir.


                              · Üçüncü on gün içinde, yâni Receb'in 21 i'je 30 u ara­sında kılınan 10 rek'atten sonra da 11 kere AHahumme Ifi mania limâ a'tayte, velâ mu'tiye lima mena te, vela rad­de Hmâkadayte%^^ mübeddile limâ hakemte, velâ yen-feu ze?l-ceddi minke'l-ceddü. Sübhâne rabbiye l-ahyy.'l-a'le'l-vehhâb. Sübhâne rabbiye'l-ahyyı'l-a le l-vehhab. Sübhâne rabbiye'l-aliyyi'l-a'le'l-kenmı'l-vehhab. Ya veh-hâbü yâ vehhâbü yâ vehhâb" okunup dua edilir. (Dua ve İbâdetler, Fazilet Neşriyat)

                              FIKRA

                              TEMEL ARABA KULLANIYORMUŞ.YANINDA DA DURSUN...SONRA TEMEL SÜREKLİ DÖNMEYE BAŞLAMIŞ.DURSUN SORMUŞ:

                              -NİE DÖNÜYON UŞAĞUM DAA!?TEMEL DE :

                              -SİNYAL TAKILDI DA ONDAN DÖNÜYOM UŞAĞUM!!!

                              GÜNÜN SÖZÜ

                              İnsanın şerefiyle yaşayabilmesi için en kısa ve en emin yol, olduğu gibi görünmektir. Sokrat

                              YEMEK MENÜSÜ

                              · IZGARA ALABALIK
                              · ZEYTİNYAĞLI BAKLA
                              · FIRINDA MAKARNA

                              MANİ

                              Çatal kaşık elimde,
                              Besmele var dilimde,
                              Fazla kaşık salladım,
                              Bir sızı var kolumda



                              BİLMECE

                              Yazın giyinir, kışın soyunur.

                              Cevabı Yarın.

                              Dünkü Cevap: Yatak

                              Comment


                              • 4 Temmuz 2009

                                Bugün 4 Temmuz 2009 13 Recep 1429 Haziran: 21 Hızır:60 ÜÇ AYLARIN BAŞLANGICI - Barbaros'un Vefatı (1549)

                                HADİS-İ ŞERİF


                                Şüphesiz ki, Allah’ın yeryüzünde (devriye) gezen melekleri vardır. Ümmetimin yaptıkları duaları ve gönderdikleri selamları, onlar bana ulaştırırlar. Hadis-i Şerif



                                ÖŞÜR

                                Öşür arazisinden çıkan mahsûlün zekâtına -onda bir (1/10) demek olan- "Öşür" denilmiştir. Osur; ayet hadis Ve icmâ ile farzdır. Âyet-i kerîmenin meâlı: .Ey iman edenler kazandıklarınızın ve arzdan sızın için çıkardıklarınızı temiz (helâl)lerinden infâk edin (zekat ve öşür verin). Gözünüzü yummadan (sıkmadan) a c.s olmadığınız fenasını vermeye yellenmeyin. Ve bilirı k Allah Ganî ve Hamîd'dir." (Bakara suresi, ayet 267)

                                Hadîs-i serîfte "Yağmurların, nehir ve çeşme (gibi akar suların târla içindeki) kaynağın suladığı (araziden çıkan şeylerde (1/10: onda bir) öşür, (dolaba koşulan) hayvanla Kanan (yerden elde edilen) şeylerde ise yarım (1/20. yirmide bir) öşür vardır."

                                Öşürde arazî sahibinin akıllı baliğ (ergin); zengin olmasi şart değildir. Öşürde itibâr, arazi sahibine değil araziyedir. Yânî, mal sahibi; çocuk, deli veya fakir de olsa öşür ile mükelleftir.

                                Altın, gümüş para ve ticâret mallarından, yılda bir defa zekât vermek gerekirken; arazide yılda kaç mahsul elde edilirse, hepsinden ayrı ayrı öşür vermek lâzımdır.

                                Diğer malların zekâtında, malın-paranın üzerinden bir geçmesi şart olduğu halde, mahsüllerde bir yıl geçmesi gerekmez.

                                Ba|, ceviz,susam, fındık, fıstık, çam fıstığı, payam (ba­dem),'zeytin ve benzeri yağlı maddeler ile pamuk.palamut, pelit, keten tohumu, şeker kamışı, seker pancarı, çay yaprağı ve benzeri mahsullerden öşür verilir

                                Buğday mısır, pirinç, nohut, mercimek, bakla, fasülye, soğan sarımsak kavun, karpuz, hıyar, üzüm, incir, elma, armut, şeftali, erik, portakal gibi her türlü meyveden yu­laf, fiğ burçak gibi her türlü hayvan gıdasından öşür verilir.

                                Öşrü verilen üzüm bağının içinde meyve ağaçları olsa veya bağ arasında soğan, sarımsak ekilse, o soğan ve sa­rımsaktan öşür vermek gerekir. Öşür arâzisi, içinde ekilmediği hâlde kendiliğinden çıkan mahsulden de öşür verilir.

                                Hülâsa İmâm-ı A'zam (rh.) buyuruyor ki: Yerten abiden elde edilen mahsûlün azından da çoğundan da öşür farzdır.

                                FIKRA

                                Delinin biri bir gün havuza düşmüş. bunu gören başka bir delide deliyi kurtarmış.doktorlar o deliyi tebrik etmişler. deliye sormuşlar.deli nerede diye deli hemen cevap vermiş. onu kurusun diye astım demis.

                                GÜNÜN SÖZÜ

                                İnsanın mutluluğunun temeli hak ve adalet konusunda toplanır. Bir insana yapılan haksızlık bütün toplumu yaralar. Hak ve adalet hissi bireylerden başlamalıdır. Ve insan, bireyin mutluluğunun kendi mutluluğu için şart olduğuna inanmalıdır. Pascal

                                YEMEK MENÜSÜ

                                · EZOGELİN ÇORBA
                                · KARIŞIK PİZZA
                                · TON BALIKLI SALATA

                                MANİ

                                Besmeleyle çıktım yola
                                Selam verdim sağa sola
                                A benim ağalarım
                                Namazınız mübarek ola



                                BİLMECE

                                Yazın yaşını,kışın başını yeriz.

                                Cevabı Yarın.

                                Dünkü Cevap: Ağaç

                                Comment

                                Working...
                                X