fidan ve peyzaj fırsatları fidanligi.com’da

Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Takvimde Bugün

Collapse
X
 
  • Filter
  • Saat
  • Show
yeni mesajlar

  • 18 Kasım 2009

    Bugün 18 Kasım 2009 2 Zilhicce 1429 T.Sani: 5 Kasım:11 Deniz Harp Okulu'nun Kuruluşu (1776)

    HADİS-İ ŞERİF

    Hz. Peygamber, öylesine tane tane konuşurdu ki, kelimelerini saymak isteyen saya bilirdi. (Buhari).



    KURBAN KESMEYE DÂİR BÂZI MESELELER
    Besmelenin akabinde hiçbir şey ile meşgul olmayıp kurbanı hemen boğazlamak şarttır. Besmeleden sonra bıçağı bilerse besmeleyi tekrar etmek lâzımdır.
    "Bismillâhi Allâhü Ekber" dedikten sonra kurban yerin­den kalkıverse yatırılıp keserken tekrar besmele çekilir.
    Besmeleden sonra elindeki bıçağı bırakıp diğer bir bıçak alsa besmeleyi tekrar etmek lâzım olmaz. Lâkin bir kurbân üzerine besmele okuduktan sonra onu bırakıp diğerini kesecekse besmeleyi tekrarlamak lâzımdır.
    Birkaç kurbanı birbiri ardınca boğazlasa her birinde besmeleyi tekrarlamak lâzımdır.
    Kurbanı iki kişi kesse ikisinin de besmele çekmesi lâzımdır.
    Hayvanın yenmesi tahrîmen mekruh olan a'zâsı yedidir: 1- Husyeleri (yumurtaları), 2- Bezleri, 3- Sidik torbası, 4- Ödü, 5- Kesilen hayvanın vücûdundan akan kanı, 6-Erkeğin tenasül uzvu, 7- Dişinin tenasül uzvu.
    Bıçağı, kurban» yatırdıktan sonra bilemek mekruhtur.
    Kesmeyen bıçağı kurbanın boynundan kaldırıp bile­dikten sonra kesmek -eziyet olduğu için- haramdır. Lâkin böyle kesilen hayvanın etini yemek haram olmaz.
    İki kimseden biri diğerinin kurbanını yanlışlıkla -kendi­nin zannı ile- kestikten sonra etini yemeden sahipleri kur­banlarını bilip alsalar, caiz olur. Etini yedikten sonra bilir­lerse helâlleştikleri takdirde yine caiz olur. Helâlleşmez-lerse, birbirlerinin kurban bedellerini öderler, kurban gün­leri geçmişse, aldıkları bedelleri tasadduk ederler.
    Kör bıçak ile kesmek, kör bıçağı birkaç defa sürmek, ke­secek yere bacağından sürüyerek çekmek, iliğe kadar bir­den kesmek, kurbanı incitmek, canı çıkmadan yüzmek, başını birden kesip yüzmek, kıbleye çevirmemek ve do­ğurması yakın olan hayvanı kesmek mekrûhdur.

    HİKMETLER
    Adaletsiz idareci, yağmursuz bulut gibidir.
    Cimri zengin, meyvesiz ağaç gibidir.
    Amelsiz âlim, ışıksız lamba gibidir.

    FIKRA

    Nasreddin Hoca abdest alırken, bir ayağına su yetmemiş. Namaz kılarken de bir ayağını yukarı kaldırarak namaz kılmış. Bunu gören cemaat: “Hocam bu nasıl namaz?” diye sormuş. Nasreddin Hoca: “Bir ayağı abdestsiz namaz!..” diye cevap vermiş.

    GÜNÜN SÖZÜ

    Başkalarını hep bağışla, kendini hiç bağışlama. Syrus

    YEMEK MENÜSÜ
    · Saray çorba
    · Izgara köfte
    · İncir-mandalina

    ÇOCUĞUNUZA İSİM
    Erkek: YELAL: (Tür.) Er. - Rüzgar, yel, esinti.
    Kız: YELDÂ: (Fars.) Ka. - Uzun ve siyah şey. Şeb-i yelda; uzun gece.

    MANİ

    Cilve yapma kız bana
    Dayanamam sonra sana
    cıkar size gelirim
    babandan isterim..



    BİLMECE
    Hangi bağda üzüm yetişmez?
    Cevabı Yarın.
    Dünkü Cevap: Sağlık karnesinde

    Comment


    • 19 Kasım 2009

      Bugün 19 Kasım 2009 3 Zilhicce 1429 T.Sani: 6 Kasım:12 Meriç ve Keşan'ın Kurtuluşu (1922)

      HADİS-İ ŞERİF

      Allah kuluna bir nimet verdiğinde kul elhamdulillah derse, bu şükür ve hamd, o nimetten daha hayırlı olur. (Ramuz).



      KABİR ÂLEMİDurulacak yer üçtür; dünyâ, kabir ve âhiret. Kabirde kalma zamanı, ölümden kıyamete kadar olan zamandır. Ölen, kabir âlemine geçer. İnsan, ruhunu teslim edince, suâl sorulup cevap vermeye kabiliyeti olur, ni'metlerin lezzetini ve azabın elemini duyar. Kabir hâlleri hakkın­da, birçok hadîs-i şerîf vardır ye asla inkârı mümkün değildir. Ashâb-ı Kiram (aleyhimürrıdvân)'ın da kabir hâlleri üzerinde icmâ'ı vardır.
      Kabirde mükâfat ye ni'met olduğu gibi, azâb da olur. Bir hadîs-i şerîfte, "İdrar sıçramasından sakınınız. Zî-râ kabir azabının çoğu ondandır." buyuruldu. Diğer bir hadîsi şerîfte, "Kabir, âhiret konaklarının birinci­sidir. Onda kurtulan, diğer konakları daha kolay geçer. Onda kurtulamayana, sonrakiler daha zor olur." buyuruldu.
      Erkek olsun, kadın olsun, insanlar ölüp kabre varınca Münker ve Nekir adlı iki heybetli melek gelip Rabb'inden, peygamberinden, dîninden ve kıbleden sorarlar. Mü'min-ler ne kadar âsî olsalar da,. îmânları olduğundan cevap vermeye muvaffak olurlar. İtaatli müslümanlar güzel bir şekilde cevap verirler: "Rabbimiz Allah'tır, birdir, Pey­gamberimiz Muhammed Aleyhisselâm'dır, dinimiz İslâm dînidir, kıblemiz Kabe'dir." derler. Onlar için ka­birde bahçeler yaratılır, türlü zevkler ve ni'metler ile ni'metlenirler.
      Allah'a ve onun peygamberi Muhammed Mustafâ'ya (s.a.v.) inanmayanlar cevâp veremezler. Onlara azâb edilir.
      Mü'min çocuklarına suâl yoktur. Şehidlere suâl olma­dığında icmâ vardır. Sıddîklar derecesinde olan âlimler de böyledir.
      Müslümanlardan cuma gecesi ve gününde vefat edenlere, ishal, istiskâ (karında su birikmesi), tâûn (ve­ba) hastalıklarından ölenlere suâl yoktur. Bâzı âlimler, Tâûn zamanında başka bir sebepten ölenlere de suâl yoktur' dediler. Ölüm hastalığında İhlâs Sûresi'ni çok okuyanlara da kabirde suâl olmaz.

      FIKRA

      Nasreddin Hoca'nın evine tüccar arkadaşı misafir olmuş. Hoca ona mantı pişirip getirmiş. Arkadaşı acele edip mantıyı hemen ağzına atınca boğazı yanmış. Boğazının yandığını belli etmemek için başını tavana doğru dikmiş ve yanmanın etkisi gidince de başını tavandan indirmeyip sormuş: “Hocam bu tavanı ne zaman yaptınız?” Hoca hemen: “Boğazıma ateş düştüğü zaman!..” demiş.

      GÜNÜN SÖZÜ

      Başarının sırrı , uğraşılan konuya hakim olmaktır. Benjamin Disraeli

      YEMEK MENÜSÜ
      · Mercimek çorba
      · Piliç kraliçe
      · Havuç salata

      ÇOCUĞUNUZA İSİM
      Erkek: YERHUM: (Ar.) Er. - Erkek kartal.
      Kız: YERSEL: (Tür.) - Yere ait, yerle ilgili. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

      MANİ

      Gel yanıma yanıma
      Kollarımın arasına
      Bir buse kondurayım
      Kiraz dudaklarına…



      BİLMECE
      En güzel kokan fil hangisidir?
      Cevabı Yarın.
      Dünkü Cevap: Ayakkabı bağında

      Comment


      • 20 Kasım 2009

        Bugün 20 Kasım 2009 4 Zilhicce 1429 T.Sani: 7 Kasım:13 Lozan Konferansı'nın Başlaması (1922)

        HADİS-İ ŞERİF

        Biriniz bir müslüman kardeşinde bir dert gördüğünde, kendisini o derde uğratmadığı için Allah’a şükretsin. Fakat bu şükrünü, açıktan yapıp ta dertli kimseye duyurmasın. (İbn-i Neccar).



        VÂCİB KURBAN
        Zilhicce ayının onuncu, on birinci, on ikinci günleri ile on birinci, on ikinci gecelerinde ibâdet ve Allah'a yakınlık niyeti ile kesilen beş nevi hayvan (koyun, keçi, sığır, deve, manda (câmus)a kurban denir.
        Zarurî ve aslî ihtiyaçları ve borçlarından sonra nisâb miktarı mala mâlik olan her müslümana senede bir kere Kurban Bayramı günlerinde, yâni Zilhicce-i Şerîfe'nin onuncu, on birinci, on ikinci günlerinden birinde kurban kesmek vâcibdir.

        KURBANIN HİKMETİ
        Eti yenebilen hayvanları boğazından kesmek suretiyle hayvanın eti, necis (temiz olmayan) kanından temizlen­miş olur.
        "Bismillâhi Allâhü Ekber" diyerek kesilince etinin yenil­mesi helâl olur. Besmele çekmeden kesenlere de benze­mekten kurtulmuş oluruz.
        Kurban kesmekte Allah'ın kullarına ziyafet vardır. Etin üçte birini dostlara, üçte birini fakirlere vermek, kalanını da evde çoluk çocuğa yedirmek müstehabdır.
        Kurban kesmek Allah yolunda bir fedakârlıktır. Allâhü Teâlâ'nın verdiği nimetlere bir şükürdür. Ayrıca sevaba ve Allah'a yakınlığa vesîledir, belâlara karşı da bir siperdir.
        İnsanlar her gün dünyânın her tarafında yüz binlerce hayvan kesiyorlar. Fakat bunlardan yalnız maddî hâli ye­terli olanlar istifâde edebiliyor. Kurban Bayramındaki et­lerden ve derilerinden fakirler de istifâde etmektedir. Şah­sın menfaati yerine de cemiyet menfaati konuluyor. Kur­ban kesmek İslam'ın pek insanî ve içtimaî büyük bir fe­dakârlığıdır.
        Kurban kesmekle kesilen hayvan sayısı çok artmış ol­maz. Çünkü kurbanda kasapların kestiği hayvan sayısı azalır. Kendi zevkleri için her gün binlerce hayvanın kesil­mesini çok görmeyenlerin senede bir kere Allah için ve insanların da yararına kurban kesilmesini çok görmeleri insaflı bir tavır değildir.
        Elhâsıl kurbanın meşruiyeti dînî, ahlâkî, içtimaî birtakım hikmetlere ve maslahatlara müsteniddir. Bunu takdîr et­meyecek bir akıl sahibi tasavvur olunamaz.

        FIKRA

        Bir gün Nasreddin Hoca şehire gelip, bir arkadaşıyla birlikte handa kalmış. Gece yarısı arkadaşı sormuş:
        - Hocam, uyudunuz mu?
        - Buyurun birşey mi var?
        - Biraz borç para isteyeyim demiştim.
        Nasreddin Hoca derhal horlamaya başlayıp:
        - Ben uyuyorum! demiş. (Cansu ...)

        GÜNÜN SÖZÜ

        Başarılarını gizlemek, en büyük başarıdır. La Rochefoucauld
        YEMEK MENÜSÜ
        · Mercimek çorba
        · Kabak ograten
        · Keşkül

        ÇOCUĞUNUZA İSİM
        Erkek: YESÂRİ: (Ar.) Er. 1. Sol, solla ilgili, sol tarafa ait. 2. Zenginlikle ilgili.
        Kız: YEŞİM: (Ar.) Ka. - Açık yeşil ve pembe renkli, kolay işlenen, değerli bir taş.

        MANİ

        Karadır asmada üzüm
        Yarim sana tüm sözüm
        Kış geçti geldi bahar
        Düğünümüz olsun yazın



        BİLMECE
        İlk Türk bayrağını kim dikmiştir?
        Cevabı Yarın.
        Dünkü Cevap: Karanfil

        Comment


        • 21 Kasım 2009

          Bugün 21 Kasım 2009 5 Zilhicce 1429 T.Sani: 8 Kasım:14 Mardin'in Kurtuluşu (1920)

          HADİS-İ ŞERİF

          Kişi (kabrinde) cennetteki derecesinin yükseltildiğini görür. Sebebini Rabbine sorar: Ya Rabbi, bu ödüllenme nereden? Ona şöyle cevap verilir: Çocuğunun arkandan senin için Allah’a yaptığı af isteği ve dualardan... (İbn-i Mace).



          KURBAN ETİNİN TAKSİMİ
          Kurban etinin üçe taksîmi müstehabdır:
          1. Üçte biri sadaka olarak verilir.
          2. Üçte biriyle akraba ve dostlara hediye veya ziyafet
          verilir.
          3. Üçte birini de nafakaları üzerine olan ailesine ve
          evlâdına yedirir.
          Kurbanın etini zenginlere, fakirlere, müslüman veya gayr-i müslımlere hediye etmek veya tamamını bağışla­mak caizdir.
          Kurban kesen kimse ihtiyaç sahibi İse kurbanın tama­mını ev halkına yedirmesi efdal ve müstehabdır.

          ORTAK KESİLEN KURBANIN TAKSÎMİKurban ortak kesildiğinde etini tartarak taksîm etmek ıcâ-beder. Taksîm ederken hisselerinde, et ile beraber deri, ayak, baş, ciğer veyahut yağından ve işkembesinden bir par­ça olursa, tahmînen taksîm caiz olur, (Kâzîhân ve diğerleri)
          Ortaklardan birine veya herhangi bir kimseye etini iste­diği gibi taksîm edebilirsin diye vekâlet verilirse tahmînen taksim caiz olur.
          Taksîm etmeden hepsi birlikte etini pişirip yeseler, caizdir.
          Bir kimse kendisi, ailesi ve büyük çocukları için kurban etmek niyetiyle bir sığır alsa etini taksîm eylemek şart olmaz.

          ŞEYTANDAN DAHA ŞERLİAllâme Fahreddîn Râzî şöyle diyor: İblis, Firavun'un ka­pısına geldi, kapıyj çaldı ve izin istedi. Firavun, 'Kim o?' dedi. Şeytan 'Ben İblisim. Ama sen ilah olsaydın, kapıda kimin olduğunu bilirdin.' dedi.
          Bunun üzerine Firavun, dedi ki: 'Gir ey mel'ûn. Yeryü­zünde senden ve benden daha şerli bir kimseyi biliyor musun?' İblis, 'Evet, hased edici. Çünkü benim bir dostum vardı, davet ettiğim her şerre icabet ederdi. Ona benim üzerimde hakkın vardır, benden bir ihtiyacını iste.' dedim. 'Komşumun bir ineği var, onu öldür.' dedi. Dedim ki: 'Buna gücüm yetmez. İstersen onun yerine sana on tane inek vereyim.' 'Hayır,' dedi. 'Ben ancak onun ineğini öldürmeni istiyorum.' Anladım ki, hased eden benden de senden de daha şerlidir.'

          FIKRA

          Nasreddin Hoca bir cimri tanıdığının evine gittiğinde tanıdığı ona bayat ekmek ile bir tabak bal ikram etmiş. Nasreddin Hoca bayat ekmeği dişi kesmeyince sinirinden balı kaşıkla yemeye başlamış. Ev sahibinin gözü yerinden oynamış: “Aman efendim, bal ekmekle yenmez ise, insanın içini sıyırır!” demiş. Nasreddin Hoca hiç ses çıkarmadan balı bitirmiş ve: “Kimin içinin sıyrıldığını Allah biliyor!..” demiş.

          GÜNÜN SÖZÜ

          Bana bir harf öğretenin kölesi olurum. Hz.Ali (r.a.)

          YEMEK MENÜSÜ
          · Tarhana çorba
          · Fırın balık
          · Tulumba tatlısı

          ÇOCUĞUNUZA İSİM
          Erkek: YESÜGEY: (Tür.) Er. - Cengiz Han'ın babası, Kubilay Han'ın kardeşi olan Türk- Moğol hükümdarı.
          Kız: YEŞİL: (Tür.) Ka. 1. San ile mavinin karışımından oluşan, çoğu bitki yapraklarında görülen renk. 2. Genç, taze. 3. Koyu al renkte at. 4. Yeşil başlı yaban ördeği.

          MANİ

          Eladır gözü o yarin
          Gelecekmiş bana yarın
          Diyecek kelamı varmış
          Onu sevmek bile karim



          BİLMECE
          Gözlemeyi en çok kim sever?
          Cevabı Yarın.
          Dünkü Cevap: Terzi

          Comment


          • 22 Kasım 2009

            Bugün 22 Kasım 2009 6 Zilhicce 1429 T.Sani: 9 Kasım:15 Sultan I.Ahmed'in Vefatı - I.Mustafa'nın Sultan İlan Edilmesi (1617)

            HADİS-İ ŞERİF

            Başlarına üzücü bir hal geldiğinde sabreden; Kendine nimet verildiğinde şükreden; Haksızlığa uğradığında olaya hoşgörüyle yaklaşarak bağışlayıp affeden; Kendi bir haksızlık yaptığında özür ve af dileyen kimseler... İşte onlar güvenli ve doğru yolu bulanların ta kendileridir. (Taberani).



            KURBAN NASIL KESİLİR?
            Kurban kesmeğe niyet edilir. Besmele-i şerîfe ile "İnnî veccehtü vechiye lillezî fetara's-semâvâti ve'l-arda ha-nîfen ve mâ ene mine'l-müşrikîn" âyet-i kerîmesini ve;
            "Allâhümme hazâ minke ve leke. Allâhümme inne salâtî ve nüsükî ve mahyâye ve memâtî lillâhi rabbi'l-âlemîn, lâ şerîke lehû ve bizâlike ümirtü ve ene evvelu'l-müslimîn" duasını okuduktan sonra;
            "Allâhü ekber, Allâhü ekber, lâ ilahe illallâhü vallâhü ekber, Allâhü ekber ve lillâhi'l-hamd, Bismillâhi Allâhü ekber." deyip hemen kesilir.
            Kurbanın şu dört şeyi kesilir:
            1. Nefes borusu.
            2. Yemek borusu.
            3. İki şah damarı
            Bu dördünü de kesmek sünnettir. Bunlardan üçünü kesse helâl olur.
            Deveyi gerdanından, koyun, keçi ve sığırı çene ile göğüs arasından, yumrucuk denilen kemiğin altından boğazlamak sünnettir.
            Kurbanı kıbleye doğru yatırıp (ön ayakları ile arka sağ ayağını) bağlayarak kesmek sünnettir.
            Kolaylık için sığırların dört ayağını bağlamak caizdir. Deve ayakta kesilir.
            Eğer hayvan kaçarsa yahut kuyuya düşüp de boy­nundan kesmek mümkün olmazsa, kesilmesi niyetiyle "Bismillâhi Allâhü Ekber" diyerek, bir bıçakla veya kesici bir şeyle (herhangi bir yerinden) yaralamak sureti ile öidürülse helâl olur.
            Eğer hayvan insana hücum ederse, kesmeye niyet ederek besmele ile öidürülse yine helâl olur.

            KITA:
            Göz yum cihandan, aç gözünü kendi hâline Sen göz yumub açınca bu dünyâ gelür geçer Yumma gözünü, yâr cemâlini gözle dur Kim göz yumub açınca geçer rûzgâr-ı ömr. (Şeyhü'l-İslâm İbn-i Kemâl)

            FIKRA

            Hoca, bir gün kırlardan topladığı çalı çırpıyı eşeğine yükleyip evine götürürken: “Acaba, yaş çırpı da kurusu gibi yanar mı?” diye düşünür ve şeytana uyarak çakmağını çakar ve alevi çalı çırpıya dokundurur. Aralarında kuruları da bulunan çalı çırpı hemen alev alır. Eşekte bir korku, bir telaş, huzursuzluktur başlar. Anıra anıra, çifte ata ata dört nala koşmaya başlar. Hoca da arkasından olanca gücüyle bağırır: “Aklın varsa göle koş!..”

            GÜNÜN SÖZÜ

            Bana arkadaşını söyle,sana kim olduğunu söyleyeyim. Cervantes

            YEMEK MENÜSÜ
            · Sütlü soğan çorba
            · Karışık ızgara
            · Muz

            ÇOCUĞUNUZA İSİM
            Erkek: YESAR: (Ar.) Er. 1. Varlık, zenginlik. 2. Sol, sol tarafı.
            Kız: YESARET: (Ar.) Ka. 1. Kolaylık. 2. Zenginlik.

            MANİ

            karşı karşı duralım,
            elma tokuşturalım.
            kaldır yarim şapkanı,
            bayramdır görüşelim…



            BİLMECE
            Hangi kazanın kaymakamı yoktur?
            Cevabı Yarın.
            Dünkü Cevap: Nöbetçi

            Comment


            • 23 Kasım 2009

              Bugün 23 Kasım 2009 7 Zilhicce 1429 T.Sani: 10 Kasım:16 İstanbul'un İşgali (1918)

              HADİS-İ ŞERİF

              İlim öğrenmeye çalışan, evine dönünceye kadar, Allah yolundadır. (Ebu Nuaym).



              KURBANIN FAZİLETİ
              Peygamber Efendimiz (s.a.v.) büyük boynuzlu çok güzel iki koç istedi, birisini yere yatırıp besmele çekip tekbir getirerek "Allah'ım! Bu Muhammed'den ve Ehl-i Beytimdendir" deyip kesti, sonra ikincisini isteyip aynı şekilde keserken "Allah'ım! Bu da Muhammed ve üm-metindendir" dedi.
              Peygamber Efendimiz (s.a.v.) buyurdular ki:
              "Allah katında günlerin en muazzamı Kurban Bay­ramı günüdür."
              "Kurban kesiniz ve ona iyi muamele ediniz. Çünkü bir kimse kurbanını alır, onunla kıbleye dönerse, kıya­met gününde o kurbanın kanı ve tüyü onu koruyan iki kale olur. Muhakkak surette kurbanın kanı Hz. Allah'ın muhafazasında toprağa düşer. Azıcık bir infâkta bulu­nunuz, çok mükâfata nail olursunuz."
              • "Kim Kurban Bayramı gününde kesmek için kurbanına yaklaşırsa Allâhü Teâlâ'nın rahmeti de cennette ona yaklaşır, kurbanını kestiği zaman kanından akan ilk damla ile birlikte onu mağfiret eder, Allâhü Teâlâ o kur­banı kıyamet gününde mahşere kadar onun için binek kılar, derisi ve her kılı adedince ona sevap ihsan eder."
              "Gücü yeten kimsenin şefaate nail olmak niyetiyle Allah rızâsı için Fahr-i Âlem (s.a.v.) Efendimiz Hazret-
              leri'ne bir kurban kesmesi menduptur."
              "Aliyyü'l-Murtezâ (k.v.) Hazretleri biri kendisi için biri Resulü Ekrem Efendimiz için olmak üzere iki koç kurban ederler ve 'Resûlullah (s.a.v.), zât-ı
              şerîfleri için kurban kesmeyi bana vasiyet buyurdular.' derdi."

              İBRET GEREK İSE

              Ger taş isen eriyesin
              Bakıp göricek bunları
              Şunlar ki çokdur malları
              Gör nice oldu halleri

              Sana ibret gerek ise
              Gel göresin bu sinleri
              Sonucu bir gömlek imiş
              Anın da yoktur yenleri
              (Yunup Emre)


              Sin: Kabir. Sonucu: Ahiri, nihayeti.

              FIKRA

              Nasreddin Hoca bir gün gençlerle otururken, gençlereden bir tanesi muziplik yapar ve Hoca’nın heybesini saklar. Durumu sonradan fark eden Hoca Nasreddin gazaba gelir ve kükrer: “Kim benim heybemi saklamışsa çabuk çıkarsın yoksa ben yapacağımı bilirim!..” Bu kükremeden korkan genç Hoca’nın heybesini çıkarır ve iade eder. Daha sonra sorarlar ürkek bir sesle: “Ya Hoca heybeyi sana vermeseydik ne napardın?” Hoca mahzun bir seda ile “Ne mi yapacaktım? Kilimi bozup heybe yapacaktım...”

              GÜNÜN SÖZÜ

              Bana "Seni anlamıyorum" demen hak etmediğim bir övgü, fakat senin de hak etmediğin bir sövgüdür. Halil Cibran

              YEMEK MENÜSÜ
              · Çiftlik köfte
              · Z.Y. barbunya pilaki
              · Armut-erik

              ÇOCUĞUNUZA İSİM
              Erkek: YETENER: (Tür.) Er. - Olgun erkek.
              Kız: YETER: (Tür.) - Sonuncu olması istenen çocuklara verilen adlardır. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

              MANİ

              karşı karşı evimiz,
              ne çok bizim sevimiz.
              bu seviler bizdeyken,
              telef olur birimiz.



              BİLMECE
              Arı ile eşek arasında ne fark vardır?
              Cevabı Yarın.
              Dünkü Cevap: Trafik kazasının

              Comment


              • 24 Kasım 2009

                Bugün 24 Kasım 2009 8 Zilhicce 1429 T.Sani: 11 Kasım:17 Öğretmenler Günü - Filistin Devleti'nin Kuruluşu (1988)

                HADİS-İ ŞERİF

                Şüphesiz ki, ben insanların kalbini yarıp bakmakla ve göğüslerini açmakla emr olunmadım. (Buhari).



                HACCA GİDEMEYEN MÜSLÜMAN NE YAPMALI?

                Hacca gidemeyen müslüman, Arefe günü öğle ile ikindi arası, kendini Araf afta kabul ederek Allah rızâsı için 2 rek'at namaz kılar. Her rek'atte; 1 Fâtiha-i şerîfe, 3 Kul yâ eyyühel-kâfirûn, 10 İhlâs-ı şerîf okur.
                Namaza şu niyetle başlanır: "Yâ Rabbl, bugün şu saat-letde Arafat'ta milyonlarca müslümanm 'Lebbeyk' diye İltica ettiği zamanda, âciz kulun orada bulunamadı. Bu kulunun ruhunu onlarla beraber kılıp, benim ilticamı da onların ilticasına ilhak buyur. Orada afv-ı umûmîye maz-har kıldığın kullarına beni de ilhak eyle" Allâhü Ekber.
                Namazdan sonra:
                70 İstiğfâr-ı şerîf,
                11 veya 70 adet, "Lâ ilahe illallâhü vahdehû lâ şerîke
                leh. Lehü'l-mülkü ve lehül-hamdü yuhyî ve yümît. Ve
                hüve hayyün lâ yemûtü biyedihi'l-hayr. Ve hüve alâ külli
                şeyin kadîr" tevhîdini okur.
                3 veya 11 yahut 70 kerre "Allâhü ekber, Allâhü ek
                ber, Lâ ilahe illallâhü vallâhü ekber. Allâhü ekber ve lil-
                lâhi'l-hamd" diyerek tekbir getirir.
                * 100 defa aşağıdaki tesbîhi okur:
                "Sübhânellezî fl's-semâl arşuhû,
                Sübhânellezî fl'l-ardı sültânühû,
                Sübhânellezî fi'l-ardı hukmühû,
                Sübhânellezî fl'l-cennetl rahmetühû,
                Sübhânellezî fi'l-kabri kazâühû,
                Sübhânellezî fi'l-kıyâmeti adlühû,
                Sübhânellezî fi'l-bahri sebîlühû,
                Sübhânellezî rafea's-semâe,
                Sübhânellezî beseta'l-arda,
                Sübhânellezî lâ melce e ve lâ mence'e minhü illâ ileyh."
                Arefe günü öğleden sonra Hızır aleyhisselâm ile llyâs aleyhisselâmın Arafat'ta buluştuklarında okudukları şu duayı da -mümkünse- 100 defa okumalıdır:
                "Bismillâhi mâşâallâhü lâ yasrifü's-sûe illallah. Bismillâhi mâşâallâhü lâ yesûku'l-hayra illallah. Bismillâhi mâşâallâhü lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhi'l-aliyyri-azîm."
                Bundan sonra duâ edilir. (Duâ ve İbâdetler, Fazilet Neşriyat)

                FIKRA

                bir ülke varmış ordada kablumbagalar yaşarmış ülkede bir gün su bitmiş bir dagın arkasındada gölet varmış ancak sularını ordan bulabilirlermiş kablumbaga heyeti toplanmış su sorununu çözmek için neyse aralarından iki tane kablumbaga seçmişler. iki tane genç kablumbaga yola düşmüşler 10 yıl 20 yıl 30 yıl 40 yıl 50 yıl 60 yıl derken gölete varmışlar bi bakmışlarki yanlarına kap almamışlar kablumbaglar düşünmeye başlamışlar birsi demiş sen git gel hadi demiş niye ben gidiyom sen git demiş neyse bunlar o zaman yazı tura atalım demiş.yazı turayı kaybeden kaplumbaga been gelinceye kdr sende su içmeyecen demiş. yola düşmüş 10 yıl 20 yıl 30 yıl 40 yıl.....100 yıl geleln giden yok göletin başında bekleyen kablumbaga oooo demiş bizim ülkedekiler ölmüştür demiş yavaşça su içmeye yaklaştıgında arkasından bi çıtırtı gelmiş diger kablumbaga bak böyle yaparsan gitmem demiş

                GÜNÜN SÖZÜ

                Ayakta ölmek, diz üstü yaşamaktan daha iyidir. G.Washington

                YEMEK MENÜSÜ
                · Sebze çorba
                · Hindi çoban kavurma
                · Sütlaç

                ÇOCUĞUNUZA İSİM
                Erkek: YILMA: (Tür.) Er. - Vazgeçme, korkma, doğru yoldan yürümekten ayrılma, yılma.
                Kız: YETİŞ: (Tür.) - Amacına ulaş, isteğine kavuş. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

                MANİ

                HANİYMİŞ BENİM YÂRİM
                KOLLARI,İNCE-NÂRİN
                BaşkASININ OLURSA
                NE OLUR AH BU HÂLİM ?



                BİLMECE
                Beş yıllık okulu otuz yılda bitirene ne denir?
                Cevabı Yarın.
                Dünkü Cevap: Arının eşeği vardır ama eşeğin arısı yoktur

                Comment


                • 25 Kasım 2009

                  Bugün 25 Kasım 2009 9 Zilhicce 1429 T.Sani: 12 Kasım:18 Edirne'nin Kurtuluşu (1922)

                  HADİS-İ ŞERİF

                  Hz. Peygamberi korumak için, insanlar itilip kakılmaz, yanından kovulmaz ve dövülmezlerdi. (Taberani).



                  TEŞRİK TEKBÎRİHz. İbrahim (a.s.) Hz. İsmail'i (a.s.) kurban olarak kesmek üzere iken Cebrail (a.s.) "Allâhü ekber Allâhü ekber" dedi. İbrahim (a.s.) bu tekbîri işitince, "Lâ İlahe lllal-lâhü vallâhü ekber" buyurdu. İsmail (a.s.) da "Allâhü ekber ve lillâhi'l-hamd" buyurdu,
                  Teşrîk tekbîri, teşrik günlerinde alınan tekbir demektir. Mükellef olan her müslümana vaciptir. Bakara Sûresi'nin "Sayılı günlerde Allah'ı zikrediniz..." mealindeki 203. âyeti teşrik tekbirine işaret etmektedir.
                  Zilhiccenin dokuzuncu günü arefedir. Arefe günü sabah namazından başlayarak beş gün -ki, zilhiccenin 13'üncü, bayramın dördüncü günü- ikindi namazına kadar her farz namazın arkasından "Allâhü ekber, Allâhü ekber. Lâ İlahe illallâhü vallâhü ekber. Allâhü ekber ye llltâhl'l-hamd." diye tekbir alınır. Toplam yirmi üç vakit eder.
                  Sol tarafa selâm verildikten sonra ara vermeden, daha yerinden kalkmadan, mescidden çıkmadan ve dünyâ kelâmı konuşmadan tekbir getirmek lâzımdır. Teşrik tekbirini okumakta; münferid (namazını yalnız kılan), imâm, cemâat, mukîm, müsâfir, kadın-erkek herkes aynıdır. Namazın başında imâma yetişemeyen kimse de, lâhık gibi yetişemediği rek'atleri kaza edip selâm verdikten sonra bu tekbiri okur.

                  KURBAN KESEMEYENLER NE YAPMALIDIR?
                  Kurban kesmeye mâli vaziyeti müsait olmayanlar, bayramın birinci günü öğleden sonra altı rek'at namaz kılarlar.
                  Namaza şöyle niyet edilir: "Yâ Rabbl. âciz kulun kurban kesemedi. Kurban yerine şu vücudumu huzurunda yere sererek kurban ediyorum. Beni de kurban kesenler meyânına kabul eyle."
                  Rek'atte: 1 Fatiha, 1 Innâ enzelnâhü...,
                  Rek'atte: 1 Fatiha, 1 İnnâ a'taynâ...,
                  Rek'atte: 1 Fatiha, 1 Kul yâ eyyühe'l-kâfirûn...,
                  Rek'atte: 1 Fatiha, 1 İhlâs-ı şerif,
                  Rek'atte: 1 Fatiha, 1 Felâk Sûresi,
                  Rek'atte: 1 Fatiha, 1 Nâs sûresi okunur.
                  Her iki rek'atte bir selâm verilir. (Duâ ve İbâdetler, Fazilet Neşriyat)

                  FIKRA

                  bir gün bir kadının yanına azrail gelmiş senin sonun geldi seni öldürecem demiş kadın ne olursun benim daha doğmamış torunlarım var onları bir göreyim demiş azrail peki demiş sonra kadın esletik yaptırmış erzail onu bir arabaya çarpıtmış sonra kadın hani beni öldürmeyecektin demiş azrailde ben seni tanıyamadım ki demiş

                  GÜNÜN SÖZÜ

                  Aptalın sevgisi, ayının sevgisidir; kini sevgidir, sevgisi kindir. Mevlana

                  YEMEK MENÜSÜ
                  · Karnıyarık
                  · Pirinç pilavı
                  · Mevsim salata

                  ÇOCUĞUNUZA İSİM
                  Erkek: YORUÇ: (Tür.) Er. - Komutan, kumandan.
                  Kız: YETİŞEN: (Tür.) - Ulaşan, kavuşan. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

                  MANİ

                  "Çeşme başı sarmaşık
                  Ben sana oldum aşık
                  Sen aklıma gelince,
                  Elimden düşer kaşık."



                  BİLMECE
                  Hangi macunla diş fırçalanmaz?
                  Cevabı Yarın.
                  Dünkü Cevap: Öğretmen

                  Comment


                  • 26 Kasım 2009

                    Bugün 26 Kasım 2009 10 Zilhicce 1429 T.Sani: 13 Kasım:19 Lakap ve Ünvanların Kaldırılması (1934)

                    HADİS-İ ŞERİF

                    Kişiyi arkadaşından tanıyın. (İbn-i Adiyy).



                    BAYRAM NAMAZI NASIL KILINIR?
                    Bayram namazının her iki rek'atindeki üçer adet fazla tekbirlere "zevâld tekbirleri" denir. Vâclp olan bu tekbirler, birinci rek'atte kıraatten önce, ikinci rek'atte kıraatten sonra alınır. Bayram namazı şöyle kılının
                    Birinci rek'atte "iftitâh tekbiri"nden sonra eller bağlanır ve "Sübhâneke"den sonra imâm sesli, cemâat ise gizlice "Allâhü ekber" diyerek eller kaldırılır ve yanlara salınır; ikinci tekbir alınır ve ejler yanlara bırakılır; üçüncü tekbir alınıp eller bağlanır. İmam açıktan Fatihayı ve zamm-ı sûre okur, cemâat dinler. Rükû ve secdeden sonra da ikinci rek'ate kalkılır.
                    İkinci rek'atte imâm, önce Fatiha ve zamm-ı sûre okuduktan sonra birinci rek'atin başında alınan tekbirler bu kez kıyamın sonunda üç defa alınır ve eller hep yanlara salıverilir. Dördüncü tekbir ile rükûa giderek namaz tamamlanır.

                    AREFE VE BAYRAM GECELERİ NE YAPMALI?
                    Arefe ve bayram geceleri mümkünse Hatm-i Enbiyâ, Hatm-i İstiğfar yapılır ve Tesbîh Namazı kılınır. (Hatm-i İstiğfar, 1001 defa "Estağfirullâhe'l-azîm ve etûbü ileyk" diyerek istiğfar okumaktır.) (Duâ ve İbâdetler)

                    KURBAN BAYRAMI NAMAZI VAKİTLERİ

                    İSTANBUL
                    7.51
                    ESKİŞEHİR
                    7.41

                    ADAPAZARI
                    7.45
                    İZMİR
                    7.50

                    AFYON
                    7.37
                    İZMİT
                    7.47

                    AYDIN
                    7.45
                    KIRKLARELİ
                    8.01

                    BALIKESİR
                    7.51
                    KÜTAHYA
                    7.42

                    BİLECİK
                    7.44
                    MANİSA
                    7.49

                    BURSA
                    7.48
                    MUĞLA
                    7.41

                    ÇANAKKALE
                    7.59
                    TEKİRDAĞ
                    7.57

                    DENİZLİ
                    7.40
                    UŞAK
                    7.42

                    EDİRNE
                    8.03
                    YALOVA
                    7.49

                    FIKRA
                    Kamplumbağaların bir gün suyu bitmiş ne yapacaklarını şaşırmışlar.Sonra aralarında 2 gönüllü seçip bu iki kaplumbağalar yola çıkmışlar.20 yıl geçmiş göle varmışlar.ama kova almadıklarını anlamışlar.birisi demiş ben kova almaya giderim bana söz ver suyu içmeyeceklerine demiş oda söz vermiş.aradan 60 yıl geçmiş gelen giden yok neyse bu suyu içeyimde bari neslimi sürdüreyim demiş.Tam suyu içecekken çalıların arasından bir ses gelmiş.Bak suyu içersen kova almaya gitmem.

                    GÜNÜN SÖZÜ

                    Anı yazmak, ölümün elinden bir şey kurtarmaktır. Andre Gide

                    YEMEK MENÜSÜ
                    · Etli kuru fasulye
                    · Naneli bulgur pilavı
                    · Cacık

                    ÇOCUĞUNUZA İSİM
                    Erkek: YILMAZ: (Tür.) Er. - Yılmayan, bıkmayan, azimli, sebatlı.
                    Kız: YETKİN: (Tür.) - Gerekli olgunluğa erişmiş olan, ergin. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

                    MANİ

                    Atlayıp geçti eşiği
                    Sofrada kaldı kaşığı
                    Haneye neşe geldi
                    Bu kız evin yakışığı



                    BİLMECE
                    Kim evini kiraya vermez?
                    Cevabı Yarın.
                    Dünkü Cevap: Lahmacunla

                    Comment


                    • 27 Kasım 2009

                      Bugün 27 Kasım 2009 11 Zilhicce 1429 T.Sani: 14 Kasım:20 Seyyid Abdülhakim Efendi'nin Vefatı (1943)

                      HADİS-İ ŞERİF

                      Bir kötülük işlediğinde peşinden hemen bir iyilik yap ki, o kötülüğü silsin.(Tirmizi).



                      KURBAN BAYRAMI GÜNÜ MÜSTEHAB OLAN ŞEYLER
                      1. Namaza gitmeden misvak kullanmak.
                      2. Gusletmek.
                      3. Güzel bir koku sürünmek.
                      4. Temiz ve helâl elbise giymek.
                      5. Bayram sabahı erken kalkmak.
                      6. Kurban bayramında fecr-i sâdıkın doğmasından evvelki vakitten (imsaktan) bayram namazını kılıncaya kadar, oruçlu gibi, orucu bozan şeylerden uzak durmak.
                      7. Kurbanın etinden iftar etmek. Fahr-i Âlem Efendimiz (s.a.v.) kurbanın ciğerinden iftar buyururlardı. (O günün
                      ilk yemeğini kurban ciğerinden yemek müstehabdır.)
                      8. Mümkün ise namaza yürüyerek gitmek.
                      9. Namazdan sonra başka bir yoldan dönmek.
                      10. Neşeli olmak.
                      11. Çok sadaka vermek.
                      12. "Tekabbelallâhü minnâ ye minküm" (Allah bizden ve sizden kabul buyursun.) diyerek akraba, komşu ve
                      sevdiklerine duâ etmek ve onlarla musâfaha etmek.
                      13. Kurban bayramı namazına giderken yolda sesli
                      tekbîr getirmek.

                      KURBAN KESTİKTEN SONRA NE YAPILMALI?
                      Kurban kesildikten sonra 2 rek'at teşekkür namazı kılınır. Zammı sûre olarak birinci rek'atte 1 Kevser Sûresi (Inna a'taynâ...), ikinci rek'atte 1 Ihlâs Sûresi (Kul hüvellâhü ehad...) okunur.
                      Peygamber Efendimiz (s.a.v.) buyurdular ki: "Kurbanınızı kestiğinizde elinizdeki bıçağı bırakın. Sonra iki rek'at namaz kılın. Müslümanlardan hangisi bu iki rek'at namazı kılar da Allâhü Teâlâ'dan bir şey isterse Allâhü Teâla o kimseye elbette istediği şeyi verir."
                      "Yâ Rabbi! Bu koyun (sığır veya keçi) sendendir, sanadır ve rızân içindir. Lütfunla ve kereminle Halil'in İbrahim (a s) ve kurbanın İsmâîl (a.s.)'dan ve Habîb'in Muham-med (s.a.v.)'den kabul ettiğin gibi kabul et; fazlın, lütfün ve kereminle yâ Ekrame'l-Ekramîn." diye duâ edilerek, dînî ve dünyevî hacetler istenir.

                      FIKRA

                      ADAMIN BIRI BOLGEDEKI KILISENIN PAPAZINI SEVEMEMIŞ,ONU DOVMEK İÇİN BAHANE ARIYORDU.BIRGUN DURUP DURURKEN PAPAZA ALLAH NE VERDİSE GIRIŞMIŞ,TEKME YUMRUK,PAPAZ ŞAŞKIN YA HU BENI NEDEN DÖVÜYOSUN KARDEŞ DEEMEYE KALMADAN BI TOKAT DAHA YAPIŞTIRMIŞ,ULAN DEMIŞ SIZ ISA YI ASMIŞINIZ OYLEMI.?PAPAZ ŞAŞKIN BI ŞEKILDE YAHU ISAYI ASALI 400 SENE OLDU BUGUN NERDEN ÇIKTI DEMEYE KALMADAN....ULAN BEN YENI DUYDUM BUNU ARTIK SENIN BENLE ÇEKECEĞİN VAR....

                      GÜNÜN SÖZÜ

                      Alkışı en sessiz karşılayan,alkışı haketmiş demektir. Emerson

                      YEMEK MENÜSÜ
                      · Piliç sote
                      · Bulgur pilavı
                      · Elma-mandalina

                      ÇOCUĞUNUZA İSİM
                      Erkek: YILDIRIM: (Tür.) Er. 1. Büyük ışık parlaması ve gök gürültüsüyle ortaya çıkan bulutlar arasında veya buluttan yere elektrik boşalması, saika. 2. Şiddetli, süratli, çabuk! Yıldırım harekatı. Ünlü Osmanlı padişahı: Yıldırım Bayezid.
                      Kız: YILDIZ: (Tür.) Ka. 1. Geceleri gökte çıplak gözle ışıklı bir nokta olarak görülen gök cismi, necm, kevkeb, si-tare, ahter. 2. Bir noktadan çevreye beş veya daha fazla çıkıntısı olan köşeli. 3. Baht, talih. 4. Mesleğinde çok parlamış kimse ve daha çok parlamış kimse, sinema sanatçısı. 5. Kuzey (Denizcilikte).

                      MANİ

                      Ay doğar bedir bedir
                      Bana sevdiğini bildir
                      İki satır yazamazsan
                      Bari mesajla bildir.



                      BİLMECE
                      Dokunmadan tutulan şey nedir?
                      Cevabı Yarın.
                      Dünkü Cevap: Kaplumbağa

                      Comment


                      • 28 Kasım 2009

                        Bugün 28 Kasım 2009 12 Zilhicce 1429 T.Sani: 15 Kasım:21 Kanuni'nin Bağdat'ı Fethi (1534)

                        HADİS-İ ŞERİF

                        4 kimse vardır ki, öldükten sonra da sevapları devam eder: Allah rızası için kamuya hizmet ederken ölen kimse; Öğrettiği ilmin gereği yapılan bilgin; Verdiği para ile yapılan faydalı eser ayakta duran hayır sahibi; Ardında kendisine dua eden hayırlı bir evlat bırakan kimse... Hadis (Müsned)



                        ÂSİM BİN SABİTİN (R.A.) ŞEHÎD EDİLMESİ
                        Udal ve Kare kabilesinden bâzı kimseler hicretin dör­düncü yılının Safer ayında Peygamber Efendimizin (s.a.v.) huzuruna gelerek "Bizim aramızda müslüman olan kim­seler vardır. Bizlere dinimizi öğretecek, Kur'ân'ı okutacak kimseler gönder." dediler. Peygamberimiz de altı kişi gön­derdi ve onlara Âsim bin Sabit (r.a.)'i emîr tayin etti. Bu hâdise siyer kitaplarında Recî' gazvesi olarak geçer.
                        Onlar Medine'den ayrıldıktan sonra onları davet edenler sözlerinde durmadılar ve Hüzeyl kabilesinden yüz kişi ile müslümanlara saldırdılar. Sahâbîler civardaki bir dağa sığındılar. Müşrikler 'Dağdan inerseniz zarar vermeyeceğiz' diye söz verdiler. Âsim (r.a.) 'Vallahi ben bir kâfirin verdiği söze itimât etmiyorum, Yâ Rabbi, hâlimizi Peygamberine bildir.' diye duâ etti.
                        Müşrikler, Âsim bin Sabit (r.a.)'ı şehîd ettiler ve Sülâfe bin Sa'd'a satmak üzere kafasını kesmek istediler. Çünkü Sülâfe, Uhud'da iki oğlunu öldüren Âsim (r.a.)'ın kafata­sında şarap içmeyi adamıştı. O sırada bir grup arı gelerek cesedi korudu. Müşrikler "Akşam oluncaya kadar bıraka­lım, o zaman dönüp kafasını alırız." dediler. Fakat Allâhü Teâlâ bir sel gönderdi, Âsim (r.a.)'ın na'şını alıp götürdü. Âsim (r.a.) müslüman olduktan sonra hiçbir müşrike el sürmemeğe ve başka bir müşrikin de kendisine el sür­memesini Allah'tan niyaz etmişti. Allâhü Teâlâ'da onu ha­yâtta iken koruduğu gibi öldükten sonra da korudu.


                        EN BESLEYİCİ GIDAYumurta, et gibi besleyicidir. Sebzelerden fazla, süt­ten az besleyicidir.
                        Et bütün gıdalardan daha besleyicidir. Etin az miktarı diğer gıdaların çoğuna eşit değerdedir.
                        En iyi et; koyun etidir.

                        OSMANLI MUTFAĞINDAN:............ CİĞER KAVURMASI
                        Temiz ve taze ciğerin akı, karası ve böbreği kuşbaşı doğranır, dörde bölünmüş soğan, tuz ve biberle sâde yağ­da kavurulur ve bir miktar su ilâve edilir. Su çekilip yağ ka­lıncaya kadar kaynatıldıktan sonra sıcak sıcak yenilir.

                        FIKRA

                        Filozof Temel "İnsanlar üçe ayrılır: Sayı saymasını bilenler, sayı saymasını bilmeyenler!.."

                        GÜNÜN SÖZÜ

                        Alkış zayıfların amacı ve sonudur. C.Colton

                        YEMEK MENÜSÜ
                        · Mantar çorba
                        · Kuzu Ankara tava
                        · Portakal-elma

                        ÇOCUĞUNUZA İSİM
                        Erkek: YÖNAL: (Tür.) Er. - Yönünü, cepheni al.
                        Kız: YILDIKU: (Tür.) Ka. 1. Yıldız. 2. Ünlü Hun hükümdarı Atilla'nın son karısı.

                        MANİ

                        Sandık dolu kestane
                        Sandık sandık üstüne
                        Söylediğim maniler
                        Hepsi yarim üstüne



                        BİLMECE
                        Denizler niçin tuzludur?
                        Cevabı Yarın.
                        Dünkü Cevap: Oruç

                        Comment


                        • 27 Kasım 2009

                          Bugün 29 Kasım 2009 13 Zilhicce 1429 T.Sani: 16 Kasım:22 Hamamcızade İsmail Dede Efendi'nin Vefatı (1846)

                          HADİS-İ ŞERİF

                          Kim ki, eli darda olan borçlusuna, durumu düzelinceye kadar süre tanırsa, Allah da ona günahından tevbe edinceye kadar süre tanır. ( Buhari )



                          EN YAKINLAR, EN UZAKLAR
                          Hz. Câbir (r.a) anlatıyor: "Resûlullah (s.a.v) buyurdular ki: 'Bana en sevgili olanınız ve kıyamet günü bana mevklce en yakın bulunacak olanınız, ahlâkça en güzel olanlarınızdır, Bana en nefret edileniniz ve kıyamet günü de mevkice benden en uzak bulunacak olanınız, gevezeler, boşboğazlar ve yüksekten atanlardır.1 (Bazıları) 'Ey Allah'ın Resulü! Yüksekten atanlar kimlerdir?1 diye sordular. 'Onlar, mütekebblr (büyüklük taslayan) kimselerdir.' cevâbını verdi."

                          AYASOFYA LEVHALARI
                          Sultân Abdülmecîd Han'ın irâdesi ile 3 Mart 1847 târihinde Ayasofya'nın tamirine karar verilmişti. Tamirde cami içindeki Teknecizâde ibrâhîm Efendi tarafından yazılmış; Allâhü Teâlâ'nın, Muhammed Mustafâ (s.a.v.)'in ve dört büyük halîfenin mübarek isimlerinin bulunduğu büyük levhaların da yeniden yazılması lâzım gelince caminin ikinci imâmı bulunan Hattat Mustafâ İzzet Efendi, celî yazıları yeniden yazmış, ayrıca Hasan ve Hüseyin (r.anhümâ) efendilerimizin isimlerini de ilâve etmiştir. Hat târihimizin büyük üstâdlarından Kâdıasker Mustafâ İzzet Efendi'nin bu büyük şaheseri; Ayasofya Câmi-i Şerîfi'ni süsleyen kubbedeki 'Nûr âyeti'nin bir kısmı ile bu mübarek isimlerdir. İsimleri ihtiva eden yuvarlak şekildeki levhaların çapı 7,5 metre, harf kalınlığı ise 35 cm'dir. Levhalar hafîf, neme dayanıklı ve sağlam olduğu için ıhlamur ağacından yapılmıştır.
                          Mustafâ İzzet Efendi'nin bu hizmetlerine mukabil, Sultân Abdülmecîd Hân'ın iradesiyle câmi-i şerifin yeni tahsîsâtından yüklüce atiye verilmiştir.
                          1935 yılına kadar camiyi tezyîn eden bu levhalar, caminin müzeye çevrilmesi ile yerlerinden indirilmiş, fakat ebatlarının büyüklüğü sebebiyle camiden çıkarılamadı-ğı için tahta iskeleler üzerinde terk edilen, bu arada biri de kırılan levhalar 1949'da tekrar yerlerine asılmıştır.

                          FIKRA

                          -"Hocam senin evliyalar katında ulu bir kişi olduğun söylenir aslı var mıdır?" Hoca'nın böyle bir iddiası elbette yoktur ama bir kere soruldu ya
                          -"Her halde öyle olmalı" der Çevresindekiler hemen:
                          -"O zaman göster bakalım kerametini derler" Hoca;
                          -"Ey ulu çınar çabuk yanıma gel!" der Der ama tabii ne gelen ağaç var ne giden Hoca kendisi ağacın yanına gider Halk,
                          -"Ne oldu Hoca ağacı getiremedin, kendin oraya gittin!" der ve gülerler, Hoca;
                          -"Bizde kibir yoktur, dağ yürümezse abdal(kul) yürür" der

                          GÜNÜN SÖZÜ

                          Aklın güzelliği dil ile, dilin güzelliği söz ile, kişinin güzelliği yüz ile, yüzün güzelliği göz ile belli olur. Yusuf Has Hacip

                          YEMEK MENÜSÜ
                          · Mantar çorba
                          · Sosis tava
                          · Meyveli puding

                          ÇOCUĞUNUZA İSİM
                          Erkek: YİĞİTKAN: (Tür.) Er. - Güçlü, cesur soydan gelen.
                          Kız: YILDANUR: (Tür.) Ka. - Seneyi aydınlatan, ışık saçan.

                          MANİ

                          Tabakta karabiber
                          Üflesem yere gider
                          Ağzı açık olanın
                          Elinden yari gider



                          BİLMECE
                          Hangi istasyonda tren durmaz?
                          Cevabı Yarın.
                          Dünkü Cevap: Balıklar kokmasın diye

                          Comment


                          • 30 Kasım 2009

                            Bugün 30 Kasım 2009 14 Zilhicce 1429 T.Sani: 17 Kasım:23 Dağıstanlı Ömer Ziyaeddin'in Vefatı (1925)

                            HADİS-İ ŞERİF

                            Kıyamete yakın müslümanlar içinde en az bulunacak şey; helal para ile kendisine güvenilecek arkadaştır. (İbn-i Adiyy).



                            GERÇEKTE ALLAH'A İTAAT VE İSYAN EDEN KALBDİR
                            İnsanın diğer mahlûkattan üstün olması Allâhü Teâlâ'yı bilmeğe kabiliyetli olmasındandır. İnsan, bu en üstün mertebeye ancak kalbiyle ulaşır. Diğer uzuvları kalbe tâbîdir. Allah katında, mâsivâdan (Allâhü Teâlâ'dan başka her şeyden) kurtulan kalb makbuldür. Mâsivâ ile kaplı olan kalb Allah'tan uzak olur.
                            Gerçekte Allah'a itaat eden kalbdir; ibâdetlerden uzuvlara kalbin nurları yayılır. Gerçekte Allah'a isyan eden de kalbdir. Uzuvlarda görülen kötülükler ise onun eseridir. Onun zulmette veya nurda olduğunu, uzuvlarındaki iyilik veya kötülük gösterir. Çünkü her kap, içinde ne varsa onu sızdırır. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) "Agâh olunuz! Cesedin içinde bir et (parçası) vardır ki İyi olursa bütün cesed İyi olur, bozuk olursa bütün cesed bozuk olur. İşte o (et parçası) kalbdir." buyurmuştur.
                            İnsan, kalbini bildiği zaman nefsinj bilmiş olur, nefsini bildiği zaman da Rabbini bilmiş olur. İnsan, kalbini bilmediği zaman nefsini de bilemez, nefsini bilmeyen de Rabbini bilemez.
                            îmân ile küfrü, itaat ile isyanı birbirinden ayıran kalbdir. Kur'ân-ı Kerîm'de "Onlar (münafıklar) kalblerlnde olmayan şeyi (mümin olduklarını) dilleriyle söylerler. Ve Allah onların (kalblerinde) ne sakladıklarını tamamen bilicidir." (ÂN İmrân Sûresi, âyet 167) ve "Ey Resul -gerek o ağızları İle îmân ettik deyip de kalbleri îmân etmeyenlerden olsun ve gerek Yahûdî olanlardan- küfür içinde yarış edenler seni mahzun etmesin..." (Mâide Sûresi, âyet 41) buyurulmuştur.
                            Allâhü Teâlâ kullarının kalblerine bakar. Şuârâ Sûre-si'nin 88. ve 89. âyetlerinde "O gün ki (kıyamet günü) ne mal fayda verir ve ne de oğullar, ancak Allah'a selîm bir kalb ile varan kimse müstesna." buyurulmuştur. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) de "Allâhü Teâlâ sizin suretlerinize ve mallarınıza bakmaz. Ancak sizin kalblerinize ve amellerinize bakar." buyurmuştur. Diğer bir hadîs-i şe-rîfte "Allâhü Teâlâ'ya, kabul olunacağına inanarak duâ ediniz. Biliniz ki Allâhü Teâlâ, gafil ve umursamaz kalb-den yapılan duaya icabet etmez." buyurulmuştur.

                            FIKRA

                            Çok bilmiş komşusu Hocayı sınamaya kalkmış
                            - Hoca sen her şeyi bilirsin
                            - Söyle bana Dünyanın merkezi neresidir? Hoca, adamın niyetini hemen anlamış:
                            -Tam bulunduğun yerdir, diye yapıştırmış cevabı
                            - "Aman Hoca! Nasıl olur?" demiş adam Hoca kızar gibi yapmış Adam! Sordun, söyledik İnanmazsan alır cetveli ölçersin

                            GÜNÜN SÖZÜ

                            Akıllı konuşur, çünkü onun söylemek istedikleri var; aptal konuşur, zira kendinin bir şeyler söylemek mecburiyetinde olduğunu sanır. Plato

                            YEMEK MENÜSÜ
                            · Etli türlü
                            · Fırın makarna
                            · Taze meyve komposto

                            ÇOCUĞUNUZA İSİM
                            Erkek: YOĞUN: (Tür.) Er. 1. Oylumuna oranla ağırlığı çok olan. 2. Dolu, sık. 3. Kalabalık. 4. İri, kaba, kalın.
                            Kız: YORDAM: (Tür.) 1. Kılavuz, rehber. 2. Beceri, yatkınlık. 3. Gelenek, görenek. 4. Anlayış, yerinde davranış. 5. Kural, yöntem, düzen. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

                            MANİ

                            Ay vurdu camdan cama
                            Ben durmuşum selama
                            Geleceğim demiştin
                            Bekliyorum akşama



                            BİLMECE
                            Kadınlardan ve politikacıdan ortak beklenti nedir?
                            Cevabı Yarın.
                            Dünkü Cevap: Benzin istasyonunda

                            Comment


                            • 1 Aralık 2009

                              Bugün 1 Aralık 2009 15 Zilhicce 1429 T.Sani: 18 Kasım:24 Mevlana Haftası (1-7)

                              HADİS-İ ŞERİF

                              Dünyada yaşanan dert ve sıkıntılar (musibetler) yüzlerin karardığı kıyamet gününde, sahibinin yüzünü ak ederler...(Taberani).



                              UZUN EMEL
                              Uzun emel; işlerimiz düzgün gidecek, uzun ömürler süreceğiz ve dünyâda istediklerimize nail olacağız diye dini aldatmak ve akıbetten gafil olmaktır. Resûlullah Efendimiz (s.a.v.) buyurdular ki:
                              "Bu ümmetin evvelinin salâhı, zühd ve yakîn iledir. Sonunun helaki de cimrilik ve emel iledir." Ahir zamanda cimrilik ve emellerin uzun olması helak eden şeylerdendir. Çünkü çok mal toplama hırsı, fitnelere ve savaşlara sebeb olur.
                              Peygamber Efendimiz (s.a.v.) "Âdemoğlu ihtiyarlarken kendisinde iki haslet (huy) gençleşir. Bunlar: hırs ve uzun emeldir." buyurdular.
                              Bazı hikmet sahipleri dediler ki:
                              "Câhil, emele i'timâd eder, akıllı, amele i'timâd eder.
                              Uzun emel serap gibidir, göreni aldatır.
                              Yakın, Allâhü Teâlâ'nın rızka kefil olduğuna kesin olarak inanmaktır. Buna kesin olarak inanan cimrilik yapmaz. Çünkü cimrilik, uzun emel sahibi olmaktan ve rızkın kefîli Allah'a i'timâd edememektendir."
                              Uzun emelin zararları:
                              • Tembellik, yâni farzları ve vâcibleri ağır bulmak, sünnet ve müstehablardan geri durmak, haramları ve mekruhları çirkin gördüğü halde işlemek ye ibâdete gücü yettiği halde ibâdeti terk etmek ve ilerideki bir vakitte yaparım diye geciktirmektir.
                              • Tevbe etmeyi geciktirmek. Tembel, ileride yapacağı ümidiyle tevbeyi geciktirir ve "Ben zaten gencim, ne zaman istesem yaparım, daha geniş bir zamanda yaparım." der. Hâlbuki "İleride tevbe ederim diyenler helak oldu."
                              buyurulmuştur.
                              • Ölümü unutmak; Resûlullah (s.a.v.) "Lezzetleri yıkanı (ölümü) çok zikrediniz." buyurmuştur. Ölümü hatırlamayı terk eden kimsenin kalbi katılaşır ve va'zlar, nasihatler ona
                              tesir etmez.
                              Kim ölümü çok hatırlarsa ona üç şey ikram olunur. Tevbe-de acele eder, kalbi kanâat eder ve ibâdet ona sevinç verir.
                              Kim ölümü unutursa üç şeyle cezalandırılır: Tevbeyi geciktirir, rızkına razı olmaktan mahrum olur, ibâdetlerde tembellik gösterir.

                              FIKRA

                              Bir adam, elinde mektup

                              -"Hocam, şu mektubu bana bir okusana" Hoca Farsça yazıyı iyi bilmediğinden geri verir Adam şaşırır, Hocanın okuması yok zanneder:
                              -"Ayıp Hoca, ayıp! Benden utanmıyorsan başındaki koca kavuğundan utan! Hoca kavuğu çıkartır madem ki iş kavuktadır; Haydi giy de şunu, kendin oku bakalım mektubunu"

                              GÜNÜN SÖZÜ

                              Akıllı kimsenin lisanı kalbindedir. Düşünerek söyler. Hz.Ali (r.a.)

                              YEMEK MENÜSÜ
                              · Yayla çorba
                              · Fırın patates
                              · Meyveli puding

                              ÇOCUĞUNUZA İSİM
                              Erkek: YOLAÇ: (Tür.) Er. - Yol gösteren, kılavuz.
                              Kız: YONCA: (Tür.) Ka. - Baklagillerden, kırmızı veya mor çiçek açan, çayır bitkisi.

                              MANİ

                              Duman basti dağlara
                              Yayildi ovalara
                              Kara gözlüm güzelim
                              Geldi mi buralara



                              BİLMECE
                              Hangi ağrı en güzel ağrıdır?
                              Cevabı Yarın.
                              Dünkü Cevap: Çenelerini kapamaları

                              Comment


                              • Cevap: Takvimde Bugün

                                Güzel bir karikatür. Geçmişteki yüzgeçlerimi hissettim bir anda (!)

                                Comment

                                Working...
                                X