Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Takvimde Bugün

Collapse
X
 
  • Filter
  • Saat
  • Show
yeni mesajlar

  • 3 Kasým 2009

    Bugün 3 Kasým 2009 17 Zilkade 1429 T.Evvel: 21 Hýzýr:182 Hz. Ömer (r.a.)'ýn Þehadeti (664) - Tanzimatýn Ýlaný (1839)

    HADÝS-Ý ÞERÝF

    Biriniz elinde bir fidan olduðu sýrada kýyamet kopacak olsa, onu dikmeye gücü yeterse, diksin. (Müsned).



    KELÝME-Ý ÞEHÂDETÝN BÜYÜKLÜÐÜ
    Câbir bin Abdullah (r.a.) þöyle buyurmuþtur: "Kýyamet gününde iyi amelleri kötü amellerinden fazla olan, hesapsýz olarak cennete girecektir. Ýyi amelleri ve kötü amelleri eþit olan, kolay bir hesaba çekilir ve sonra cennete girer. Resûlullâh (s.a.v.)'in þefaati ise büyük günahý olup sahiplerine aðýr gelenler için olacaktýr."
    Allâhü Teâlâ, Mûsâ (a.s.)'a þöyle buyurmuþtur: "Karun senden yardým etmeni istediði zaman neden ona yardým etmedin? Ýzzet ve celâlime yemin ederim ki benden yardým isteseydi elbette ona yardým eder ve onu affederdim."
    Sanâbicî (r.a.) anlatýyor: Ölüm döþeðinde iken Ubâde bin Sâmit (r.a.)'in yanýna vardým. Aðlamaya baþladým. 'Dur bakalým, neden aðlýyorsun' dedi. Allah'a yemin ederim ki Resûlullâh (s.a.v.)'den duyduðum bütün hadîs-i þerîfleri size bildirdim, yalnýz biri hâriç. Bugün onu size anlatacaðým. Þimdiye kadar onu kendimde muhafaza ediyordum. Resûlullâh (s.a.v.)'in þöyle buyurduðunu iþittim: "Kim Allah'tan baþka ilâh olmadýðýna ve Muhammed (s.a.v.)'in onun resûlu olduðuna þehâdet ederse, Allâhü Teâlâ cehennem ateþini ona haram kýlar."
    Bir hadîs-i þerîfte þöyle buyurulmuþtur: "Allâhü Teâlâ kýyamet gününde ümmetimden bir adamý bütün mahlû-katýn önüne çýkarýr. Aleyhindeki doksan dokuz defteri ortaya koyar. Her defter, gözün görebildiði kadar uzundur. Sonra Allâhü Teâlâ, 'Bunlardan inkâr edeceðin bir þey var mý? Melekler sana zulmetmiþ mi?' buyurur. 'Hayýr, yâ Rabbi.' Allâhü Teâlâ, 'Bir mazeretin, itirazýn var mý?' buyurur. 'Hayýr yâ Rabbi.' deyince Allâhü Teâlâ 'Senin bizim katýmýzda iyi Lir amelin var. O sebeple bugün sana zulüm yok.' buyurur. Sonra üzerinde "Eþhedü en lâ ilahe illallah ve eþhedü enne Muham-meden abdühû ve resulünü" yazan bir kâðýt çýkarýlýr. Adam 'Yâ Rabbi, bu doksan dokuz defterin yanýnda bu kâðýdýn ne kýymeti olur?' deyince 'Hayýr. Bugün sana zulüm olunmayacaktýr.' buyurulur. Sonra doksan dokuz defter terazinin bir kefesine, üzerinde kelime-i þehâdet yazan kâðýt diðer kefeye konur. Kelime-i þehâdetin yazýlý olduðu kâðýt, doksan dokuz deftere aðýr gelir. Çünkü hiçbir þey Allah'ýn isminden aðýr gelemez."

    FIKRA

    Nasrettin Hoca bir gün çarþýya giderken çocuklarý görmüþ. Çocuklara: "Ben çarþýya gidiyorum; bir þey ister misiniz?" diye sormuþ. Kimi þeker, kimi leblebi istemiþ. Çocuklardan biri Nasrettin Hoca'ya para verip düdük istemiþ. Çarþý dönüþünde Hoca, kendisine para veren çocuða düdüðünü uzatmýþ. Diðer çocuklar sipariþlerinin ne olduðunu sorunca, Hoca; "Eeee çocuklar... Parayý veren düdüðü çalar!.." demiþ. (Merve Soylu)

    GÜNÜN SÖZÜ

    Bilgiyle dirilenler ölmez. Hz. Ali (r.a.)

    YEMEK MENÜSÜ
    · ÞEHRÝYE ÇORBA
    · ETLÝ DOLMA
    · MAKARNA
    · YOÐURT

    ÇOCUÐUNUZA ÝSÝM
    Erkek: SÜLEYMAN : Saflýk, temizlik
    Kýz: BALA: Yavru çocuk

    MANÝ

    Çadýra serdim keçe
    Koyunu sürdüm gece
    O günlerde gelir mi
    Elin elime geçe



    BÝLMECE
    Az gitti, uz gitti,
    Dere tepe düz gitti,
    Altý ay bir güz gitti;
    Uyanýnca hep bitti.
    Cevabý Yarýn.
    Dünkü Cevap: (portakal)

    Comment


    • 4 Kasým 2009

      Bugün 4 Kasým 2009 18 Zilkade 1429 T.Evvel: 22 Hýzýr:183 UNESCO'nun Kuruluþu (1946)

      HADÝS-Ý ÞERÝF

      En üstün sadaka, aç bir canlýyý doyurmaktýr.(Beyhaki).En üstün sadaka, iki kiþinin arasýný düzeltmektir.(Beyhaki). En üstün sadaka, dili (yalan, gýybet, iftiradan) korumaktýr.(Deylemi).En üstün sadaka, fakire gizlice verilen sadakadýr. (Taberani).



      MEZHEBLER
      Ashâb-ý Kiram (aleyhimürrýdvân) zamanýnda mezhebler ortaya çýkmadý. Çünkü Resûlullâh (s.a.v.) zamanýnda vahiy gelirdi. Ashâb-ý Kiram bizzat Resûlullâh'tan (s.a.v.) âyet-i kerîme ve hadîs-i þerîfler dinleyip, ilim öðrenirlerdi. Resûlullâh'tan (s.a.v.) sonra Ashâb-ý Kiram (aleyhimürrýdvân) Ýslâmiyet'in yayýlmasý için çok memleketler fethedip, Ýslâm ülkesini geniþlettiler. Kur'ân-ý Kerîm'den ve hadîs-i þeriflerden hükümler çýkarýp kitablara yazmaya elleri deðmedi. Onlarýn kitaplar yazmaya ihtiyaçlarý yok idi. Ýhtiyaç olduðunda Allah'ýn kitabýnda ve Resûlullâh'ýn sünnetinde hükümleri bulamazlarsa kendi içtihâdlarý ile amel ederlerdi.
      Ashâb-ý Kiram âhirete gittikten sonra, tabiîn ve onlardan sonraki müslümanlar arasýnda hâdiseler çoðaldý, cahillik yaygýn hâle geldi, nice bid'at ve dalâletler türedi. Bunun için o zamanýn âlimlerinin çalýþýp ictihâd etmeleri, Kur'ân-ý Kerîm'den ve hadîs-i þeriflerden hükümler çýkarýp kitap yazmalarý ve insanlara öðretmeleri lâzým ve vâcib oldu. Her âlim anladýðýný halka beyân edip âlimler yetiþtirdi, kitaplar yazdý. Her mes'eleyi delili ile, her suâli cevâbý ile ve her müþkili fetvasý ile bildirdiler. Böylece mezhebler meydâna geldi. Ýmamlarýn her birine bir taife tâbi oldu. Kimi Ýmâm Ebû Hanî-fe'ye, kimi Ýmam Þafiî'ye, kimi Ýmam Mâlik'e, kimi Ýmam Ahmed'e, kimi Süfyân-ý Sevrî'ye, kimi Dâvûd-ý Zâhirî'ye ve diðerlerine (rahi-mehürnullah) uydular. Fakat zamanýmýzda dört mezheb vardýr. Diðerlerine uyan kalmamýþtýr. Bütün bu müctehldler, amelî hükümlerde bazý mes'elelerde ayrý iseler de, itikâdda birdirler. Hepsi ehl-i sünnet ve cemâattir. Ýhtilâflarýnýn sebebi, amelde dînin izni ile bazý hususlarda birbirinden farklý ictihâdlarýdýr. Çünkü müctehidlerin kendi içtihadý ile amel etmeleri kendilerine vâcibdir. Birbirlerini taklîd edemezler. Bu muhalefetleri de Allâhü Teâlâ'nýn izni ile olmuþtur. Dünyâda ve âhirette asla zarar vermez. Bu imamlarýn hepsi hidâyet üzeredir. Bir kiþi amelde ve muamelâtta onlardan hangisine uyarsa amelini, alýþveriþini, nikâhýný ve diðer iþlerini de bu imamlardan birine uyarak yaparsa doðrudur, sevaba kavuþup cennete girer. Tabî olduðu imâm içtihadýnda yanýldýysa zarar vermez, sevaba mâni' olmaz. Amelde ictihad hatâsý affedilir. Ýtikâdda içtihat hatâsý ya küfür, ya çirkin bid'at ye dalâlettir, affolunmaz. Ýtikâdda hatâ eden, ehl-i sünnet mezhebinden çýkar. (Birgivî)

      FIKRA

      Bir gün Nasrettin Hoca ile karýsý yatmýþlar. Tam o sýrada kapýyý açýk bulan hýrsýz içeri girmiþ ve koltuðu kucaklayýp götürmüþ. Hoca'nýn karýsý hýrsýzý farkedip "Beyyyy..." diye baðýrmýþ; "Koltuðumuzu çalýyorlar!.." Hoca; "Boþ ver yenisi alýrýz!.." Hýrsýz yeniden girip bu kez kadýný kucaklamýþ... Kadýn baðýrmýþ: Beyyyyyyyyyy... Bu sefer beni kaçýrýyorlar!.." Hoca; "Boþ ver yenisi alýrýz!.."

      GÜNÜN SÖZÜ

      Bilgiyi elde ettikten sonra halka söylemeyen, belletmeyen kiþi,zengin olup da yoksul doyurmayan kimseye benzer. Hz.Muhammet (S.A.V.)

      YEMEK MENÜSÜ
      · DOMATES ÇORBA
      · HAMBUR. IZGARA
      · BULGUR PÝLAV
      · KARPUZ

      ÇOCUÐUNUZA ÝSÝM
      Erkek: SÜHEYL : Kutlu, uðurlu
      Kýz: BALCA: Bal gibi, bala benzer

      MANÝ

      saçlarý kara ayvaz
      salýnmýþ pere ayaz
      söyleyin çok demesin
      ne bahar dinlerim ne yaz...



      BÝLMECE
      Kutuplara giden zenci ne olur?
      Cevabý Yarýn.
      Dünkü Cevap: (rüya)

      Comment


      • 5 Kasým 2009

        Bugün 5 Kasým 2009 19 Zilkade 1429 T.Evvel: 23 Hýzýr:184 Türkiye Yeþilay Cemiyeti'nin Kuruluþu (1920)

        HADÝS-Ý ÞERÝF

        Ýnsanlara layýk olduklarý deðeri verin. (Müslim).



        BÜYÜK SELÇUKLU SULTANI MELÝKÞAH
        Sultan Alparslan'ýn oðlu Melikþah 447 (1055) yýlýnda doðmuþtur. Çin sýnýrlarýndan Suriye sahillerine, kuzeydeki Ýslam ülkelerinin en uzak noktasýndan Yemen diyarýnýn en uç noktasýna kadar uzanan sahada adýna hutbe okundu. Bizans hükümdarlarý ona cizye ödediler. Hükümdarlýk yýllarý umûmî bir huzur, emniyet ve adalet içinde geçti.

        Horasan'da kardeþi Tekiþ'in isyanýný bastýrmak üzere giderken on iki imâmýn sekizincisi Ýmâm Ali er-Rýzâ'nýn Jûs'taki türbesini ziyaret etti. Vezîri Nizâmülmülk'e 'nasýl duâ ettin?' diye sordu. O da "Allah'ýn seni muzaffer kýlmasý için duâ ettim." dedi. Sultan Melikþah; 'Allah'ým, hangimiz müslümanlar için hayýrlý olacaksa onu muzaffer kýl' diye dua ettim, dedi.

        Melikþah'a aþaðý Irak'tan iki adam gelerek "Emir Humar-tekin bir milyon altý yüz bin dinarýmýzý müsadere etti, birimizin iki ön diþini de kýrdý." dediler. Kýrýlan diþlerini sultana göstererek "biz de hakkýmýzý ondan alýrsýn diye sana geldik. Eðer Allâhü Teâlâ'nýn sana farz kýldýðý þekilde hakkýmýzý ondan alýrsan ne âlâ, aksi halde Allah ahkemü'l-hâ-kimîndir." dediler. Sultan, atýndan indi ve onlara "Her biriniz bir kolumdan tutun ve beni Nizâmülmülk'ün yanýna götürün." dedi. Onlar bunu kabul etmediler ve özür dilediler. Fakat sultanýn ýsrarý üzere her biri sultanýn bir kolundan tutup onunla birlikte Nizâmülmük'ün yanýna gittiler. Nizâ-mülmülk Sultaný karþýlayýp yeri öptü ve "Ey cihan hükümdarý I Seni böyle davranmaya sevk eden nedir?" diye sordu. Sultan "Yarýn Allâhü Teâlâ'nýn huzurunda müslü-manlarýn hak ye hukukundan sorguya çekilirsem halim ne olur? Ben bu iþleri böyle durumlarda bana vekâlet edesin diye sana býraktým. Halk böyle iþkencelere mâruz kalýrsa bunun mes'ûlü sen olursun. Beni de kendini de düþün." dedi. Nizâmülmülk yeri öptü ve derhal Emir Humartekin'in iktâlarýndan azledilmesi ve müsadere ettiði mallarýn sahiplerine lâde edilmesi ve bütün haklarýnýn alýnmasýna dâir ferman yazdýrdý. Onlar da memnun olarak ayrýldýlar.

        Sultan bütün ülkede ticarî mal ve gýda vergilerini kaldýrdý. Yollarý, köprüleri ve çöldeki kervansaraylarý tamir etti, harap nehir yataklarýný ýslah etti. Baðdat'ta bir câmî, ayrýca Mekke yolunda yaðmur sularý için büyük havuzlar ile Ýsfahan'da bir rasathane yaptýrdý. Rahmetüllâhi aleyh.

        FIKRA

        Hoca bir gün baðdan iki sepet üzüm toplayýp eþeðine yüklemiþ, evine dönüyormuþ. Mahallesine gelince çocuklar: "Hoca Efendi, bize üzüm ver!" diye baðrýþmýþlar. Bir salkým üzüm almýþ eline, birer parça koparýp daðýtmýþ. Çocuklar: "Ne kadar az verdin Hoca Efendi" diye söylenmeye baþlamýþlar. "Ha birkaç tane, ha bir sepet..." demiþ Hoca, "Hepsinin tadý bir." (Tuðba Çimen)

        GÜNÜN SÖZÜ

        Bilgisizlik kolay ve rahat elde edildiði için çoðunluk bilgisizdir. La Bruyere

        YEMEK MENÜSÜ

        · MERCÝMEK ÇORBA
        · P.MUSAKKA
        · PÝLAV
        · CACIK

        ÇOCUÐUNUZA ÝSÝM

        Erkek: SUAVÝ : Deðiþmeyen - Kanýtlanmýþ
        Kýz: BALIN: Yar, sevgili

        MANÝ

        Ýn dereye kuyu kaz
        Kapaðýna yazý yaz
        Mektubunun baþýna
        'Merhaba sevgilim'yaz



        BÝLMECE

        Yer altýnda civcivli tavuk
        Cevabý Yarýn.
        Dünkü Cevap: (Donar)

        Comment


        • 6 Kasým 2009

          Bugün 6 Kasým 2009 20 Zilkade 1429 T.Evvel: 24 Hýzýr:185 Katip Çelebi'nin Vefatý (1658) - (GAP)'ýn Kuruluþu (1989)

          HADÝS-Ý ÞERÝF

          Günahlar rýzký azaltmaz. Sevaplar da rýzký çoðaltmaz. Duayý terketmek ise günahtýr. (Mu’cemu’s-saðir).



          ARKADAÞ SEÇMEK

          Huccetü'l-Ýslâm Ýmâm-ý Gazâli'den:
          Herkes ile arkadaþ olma; çünkü insanlarýn çoðu, arka­daþýnýn kusur ve hatâlarýný baðýþlamaz. Baþkasýnýn insa­fýný arar, fakat kendileri insaf etmezler. Bilmeden yapýlan hatâlarý arar ve baðýþlamazlar. Söz taþýyarak ve iftira ede­rek dost ve ahbâblarý birbirine düþürürler. Bunlarýn çoðu ile düþüp kalkmak ziyan, ayrý yaþamak ise tercihe þa­yandýr. Kýzdýklarý zaman, içleri kin ve nefretle doludur. Kin zamanýnda kendilerine emniyet edilmediði gibi, yaltaklýk ânlarýnda da kendilerinden bir þey beklenmez. Elbiseleri koyun postu, içleri kurttur. Þüpheli þeylerle kat'î hüküm verir, gýyabýnda, aleyhinde kusur bulmak için seni gözet­leyip dururlar. Hasetten arkadaþlarýnýn ýstýrap veren felâ­ketini gözetirler. Hiddetli anlarýnda senin yüzüne vurmak için sözlerinde hatâ ararlar.
          Ýyice denemediðin kimsenin arkadaþlýðýna itimâd etme. Vazifeye verildiði, vazifeden atýldýðý, zengin ve fakir olduðu zamanlarda onu dene, yahut onunla yol­culuk et veya bir miktar alýþveriþ yap yahut da çok muhtaç ânýnda onu dene. Bu hâllerinde kendisinden memnun kalýrsan arkadaþlýða, hattâ senden büyükse baba gibi, küçükse evlâd gibi kabul et.

          ÝLAÇLARA DÝKKAT

          Ýlaçlar radyatör, soba veya mutfak gibi sýcak mekanlara uzak, çocuklarýn ulaþamayacaðý bir dolapta saklanmalýdýr.
          • Son kullanma tarihi geçen ilaçlar kullanýlmamalýdýr.
          Reçetesiz kullanýlabilen ilaçlar:
          Deniz tutmasý, mide yanmasý, kabýzlýk, baþaðrýsý gibi rahatsýzlýklar için ilaçlar reçetesiz alýnabilir ve prospektüs-lerindeki açýklamalara ve eczacýnýn tavsiyelerine göre kul­lanýlabilir. Diðer bütün rahatsýzlýklar için reçete zarurîdir.
          Reçeteli veya reçetesiz bütün ilaçlarýn terkîbi, kullanýl­dýðý yerler, tesirleri, yan tesirleri, kullanýlmamasý gereken durumlar, alýnacak dozu ve son kullanma tarihinin ön­ceden bilinmesi îcâb eder.

          FIKRA

          Konya Valisi, ülkenin en iyi ok atan adamýymýþ. Bir gün Akþehir'e gelmiþ. Onuruna ok atýþlarý düzenlenmiþ. Vali ortaya çýkmýþ ve "Ben canlý hedef istiyorum" demiþ. Çevresini araþtýrýrken Nasreddin Hoca'ya gözü iliþmiþ. "Sen gel!" diye parmaðýyla iþaret etmiþ. Hoca ister istemez hedef yerine gidip dikilmiþ. Valinin attýðý ok, Hoca'nýn kavuðunu delip geçmiþ. Ýkinci ok rüzgardan havalanan cübbesinin eteðini delmiþ. Gönlünü eðlendiren vali, Hoca'nýn delinen cübbe ve kavuðunun yerine, yenisinin verilmesini emretmiþ. Nasreddin, bir de don isteyince vali: "Donuna bir zarar vermedik" demiþ. Hoca þu karþýlýðý vermiþ: "Ona da ben zarar verdim!.." (Rocky-68)

          GÜNÜN SÖZÜ

          Bilgisiz bir kimse savaþ davuluna benzer, sesi çok, içi boþtur. Sadi

          YEMEK MENÜSÜ

          · Etli nohut
          · Bulgur pilavý
          · Kâse yoðurt

          ÇOCUÐUNUZA ÝSÝM

          Erkek: SÖKMEN : Yiðitlere veilen san
          Kýz: BALKIN: Pýrýldayan, parlak

          MANÝ

          Halin nedir bilemem
          seni nasýl sevemem
          Benden uzakta olsan da
          Seni nasýl göremem



          BÝLMECE

          Mavi atlas,
          Arþýn yetmez,
          Makas kesmez,
          Terzi biçmez.

          Cevabý Yarýn.
          Dünkü Cevap: (patetes)

          Comment


          • 7 Kasým 2009

            Bugün 7 Kasým 2009 21 Zilkade 1429 T.Evvel: 25 Hýzýr:186 Hýzýr Günlerinin Sonu
            HADÝS-Ý ÞERÝF

            Sizden biriniz bir topluluða vardýðýnda selam versin. Ayrýlýrken de selam versin. Bu ikinci selam da, birincisi kadar önemlidir. (Ebu Davud, Tirmizi).



            ÞEYH EBÛ ALÝ FARMEDÎ (K.S.)
            Silsile-i Sâdât'ýn yedinci halkasý olan Ebû Ali Farmedî (k.s.) Tûs þehrinin kasabalarýndan Farmez'dendir. Asýl adý FazI bin Muhammed'dir. O, yaþadýðý zamanda þeyhlerin þeyhi idi. 407/1016 yýlýnda doðdu.
            Gençlik yýllarýnda, Niþâbur'a gelen Ebû Saîd Ebu'l-Hayr'ýn ilim halkasýna katýldý. C)nun zikir ve ders halkasýndan hiç ayrýlmadý. Ebû Saîd'in Niþâbur'dan ayrýlmasýndan sonra Ebu'l-Kasým el-Kuþeyrî'nin derslerine katýldý.
            Bir gün Kuþeyrî hamama girmiþti. Ebû Ali Farmedî, üstazý istemeden onun ihtiyaç duyduðu bir kova sýcak suyu hamamýn kapýsýna býraktý. Ýmam hamamdan çýkýp namaz kýldýktan sonra, 'suyu kim getirdi?' diye sordu. Ebû Ali Farmedî, acaba edebe aykýrý bir þey mi yaptým düþüncesiyle sükût etti. Þeyhi üç defa sorunca, 'ben getirdim, efendim' diye cevap verdi. Þeyhi "Ey Ebû Ali, sen Ebû'l-Kâsým'm yetmiþ senede elde edemediðini bir kova su ile buldun." buyurdu.
            Bir müddet daha hizmetinde kaldýktan sonra Tûs þehrine gidip Ebu'l-Kâsým Gürgânî'ye intisâb etti. Daha sonra da Ebu'l-Hasan Harakânîye intisâb ederek Nakþiben-diyyenin Sýddîkiyye koluna dâhil oldu.
            Selçuklu veziri Nizamülmülk, huzuruna Kuþeyrî ve Cü-veynî gibi âlimler ve þeyhler geldikleri zaman hürmetle ayaða kalkar, onlara yer gösterirdi. Fakat Ebû Ali Farmedî (k.s.) geldiði zaman hürmetle ayaða kalkýp karþýladýðý gibi onu kendi makamýna oturtur, kendisi de önünde otururdu. 'Neden böyle yapýyorsun?' diye sorulunca þöyle cevap verdi: 'Bu ikisi ve bunlar gibi olan âlimler huzuruma gelince bana, sen þöyle iyisin böyle iyisin diyerek bende olmayan þeylerle beni övüyorlar. Onlarýn bu sözleri nefsimin hoþuna gidiyor. Fakat Farmedî ise, bana nefsimin ayýplarýný söylüyor, böylece nefsim kýrýlýyor, yaptýðým birçok hatâdan vazgeçiyorum.'
            Ebû Ali Farmedî Hazretleri, Ýmâm-ý Gazalinin hem fýkýhta hem de tasavvufta üstâzýydý. Ýrþâd emânetini, Yûsuf Hemedânî'ye (k.s.) teslim etti ve 477/1084 yýlýnýn Rebîulevvel ayýnda âhirete irtihâl buyurdular. Kuddise sirruh.

            FIKRA

            Temel uçaktan düþmüþ ve bir aðacýn dallarýna takýlmýþ. Nasreddin Hoca da aðacýn altýnda namaz kýlýyomuþ. Hoca demiþ duaya baþlamýþ:
            - Allahým lütfen bana bir ev ver!..
            Muzip Temel sesini deðiþtirerek aþaðýya seslenmiþ:
            - Vermem!..
            - Aman vermessen verme!.. Ben de zaten namazý abdes almadan kýlýyordum!.. (Doðukan Duran)

            GÜNÜN SÖZÜ

            Bilginin olduðu yerde bilenler, aklýn olduðu yerde düþünenler vardýr. Yusuf Has Hacip

            YEMEK MENÜSÜ
            · Piliç gril
            · Bulgur pilavý
            · Cacýk

            ÇOCUÐUNUZA ÝSÝM
            Erkek: SOYSAL : Uygar
            Kýz: BALKIZ: Bal kadar tatlý kýz

            MANÝ

            Necla ister bir mani
            Gelir arkasýndan on mani
            Benden bu kadar olsun
            Size iyi geceler olsun



            BÝLMECE
            Üstü çayýr, biçilir,
            Altý çeþme, içilir.
            Cevabý Yarýn.
            Dünkü Cevap: gökyüzü

            Comment


            • 8 Kasým 2009

              Bugün 8 Kasým 2009 22 Zilkade 1429 T.Evvel: 26 Kasým:1 Kasým Günlerin Baþlangýcý

              HADÝS-Ý ÞERÝF

              Madem Allah var, elbette âhiret vardýr.
              Müslüman din kardeþini gördüðünde yer açmasý, onun görevidir. (Beyhaki).




              ÖFKEYÝ YENMENÝN YOLLARI
              Öfkelenmeyi, hiddetlenmeyi yenmenin bâzý yollarý:
              Birincisi abdest almaktýr. Atýyye (r.a.)'ýn rivayet ettiði bir hadîs-i þerîfte þöyle buyurulmaktadýr: "Muhakkak ki gazab þeytandandýr. Þeytân ateþten yaratýlmýþtýr. Ateþ, ancak su ile söndürülür. O hâlde sizden biri niz gazablandýðý zaman abdest alsýn." buyurmuþtur.
              Ýkincisi; ayakta ise oturmak, oturuyorsa uzanmaktýr. Hadîsi þerîfte "Sizden biriniz ayakta iken öfkelendiði zaman otursun, eðer ondan öfke giderse ne âlâ. Gitmez, devam ederse yaný üzerine yatsýn." buyuruldu. Çünkü ayakta duran kimse intikam almak için hazýrdýr. Oturan ise ondan biraz daha uzaktadýr. Yaný üzerine yatan ise bu ikisinden de uzaktadýr.
              Üçüncüsü ise istiâze yâni Allah'a sýðýnmaktýr. Süleyman bin Sured (r.a.) þöyle rivayet etmektedir: Biz Resûlullâh (s.a.v.)'in yanýnda iken iki adam birbirine sövdüler. Ýkisinden birisi yüzü kýzarmýþ ve gazablanmýþ bir hâlde diðer arkadaþýna sövünce Resûlullâh (s.a.v.) þöyle buyurdu: "Ben bir kelime biliyorum ki, eðer o adam onu söyleseydi elbette öfkesi giderdi. Þayet
              Eûzü billahi mineþþeytânirracîm' dese gazabý (öfkesi) ondan gider."
              Allah için öfkelenmenin dýþýndaki öfke, þeytanýn ves-vesesindendir. O istiâze (euzü okumak) suretiyle Allah'a sýðýnarak sakin olur. Ýstiâze mel'un þeytanýn hîlelerini defetmeye karþý müminin en kuvvetli silâhýdýr.
              • Dördüncüsü öfkeyi yenmek için husûsî duâ etmektir. Âiþe (r.anhâ) þöyle rivayet etmektedir: Ben kýzgýn olduðum bir anda Resûlullâh (s.a.v.) yanýmýza girdi ve þöyle buyurdu: "Ey Âiþecik! Allâhümmaðfir lî zenbî ve ezhib ðayza kalbî ve ecirnî mineþþeytân' de."
              Yâni: Allah'ým, benim günahýmý affet, kalbimden kýzgýnlýðý gider ve beni þeytandan kurtar."

              FIKRA

              Nasrettin Hoca pazarda "alma... alma..." diyerek elma satýyormuþ. Bir adam gelmiþ ve "Bana 1 kilo elma ver Hoca!" demiþ. Nasrettin Hoca da vermiþ. Adam eve gittiðinde elmalarýn hepsinin çürük olduðunu görmüþ ve hemen hocanýn yanýnda soluðu almýþ. "Hoca!.. Bu elmalarýn hepsi çürük yahu!.." Nasrettin Hoca: "Ben sana 'alma... alma..." diye baðýrmýyor muydum?" demiþ. (Zeynep Asan)

              GÜNÜN SÖZÜ

              Bilginin efendisi olmak için çalýþmanýn uþaðý olmak gerekir. Honore De Balzac

              YEMEK MENÜSÜ
              · Ezogelin çorba
              · Püreli rosto köfte
              · Ýncir-erik

              ÇOCUÐUNUZA ÝSÝM
              Erkek: SONGUR : Þahin - Aðýr, hantal
              Kýz: BANU: Prenses; Hanýmefendi. Yeni evli gelin.

              MANÝ

              Dostluk varken susup kalýnmaz
              Sen yazarken okunmadan durulmaz
              Bizden bir adam olmaz
              Sizler varken saz ele alýnmaz



              BÝLMECE
              Ufacýk mermer tasý,
              Ýçinde beyler aþý,
              Piþirirsen aþ olur,
              Piþirmezsen kuþ olur.
              Cevabý Yarýn.
              Dünkü Cevap: koyun

              Comment


              • 9 Kasým 2009

                Bugün 9 Kasým 2009 23 Zilkade 1429 T.Evvel: 27 Kasým:2 Babaeski ve Pehlivanköy'ün Kurtuluþu (1922)

                HADÝS-Ý ÞERÝF

                Övmek ve övülmekten uzak durun. Çünkü o, kiþiyi manen boðazlamaktýr. (Ramuz).



                DUADA ÂMÎN DEMEK
                Peygamber Efendimiz (s.a.v.) "Hýristiyanlar, âmin de­menize hased ettiði gibi hiçbir þeyde size hased etmez." buyurmuþtur. Ka'bu'l-ahbâr (r.h.), "Amin, âlemlerin Rab-binin mührüdür. Mü'min kulunun duasýný onunla mühür­ler." buyurmuþtur. Mukâtil (r.h.) 'Amin demek, duâ için bir kuvvettir ve rahmetin inmesini istemektir.' buyurmuþtur.
                Mü'min duasýna icabet edildiðini anlayýnca Allah'a hamd eder. Ýcabet gecikse de yine hamd eder.


                HANGÝ HAYVANLAR KURBAN EDÝLÝR?
                Kurbana mahsus olan hayvan koyun, keçi, sýðýr, câmûs (manda) ye devedir. Bir yaþýný bitirip iki yaþýna girmiþ koyun ve keçi, iki yaþýný bitirip üç yaþýna girmiþ sýðýr ve câmûs, beþ yaþýný tamamlayýp altý yaþýna girmiþ olan deve kurban olur. Lakin kuzu büyük olup bir senelik koyundan fark olunamazsa altý ayý tamam etmiþse kurban olur. (Vahdetî)
                Kurban vahþî (yabanî) olmamalýdýr. (Yabanî hayvan kurban olmaz.)
                Koyun ve keçi hisse kabul etmez. Bir koyun, bir keçi bir kimse için kurban olur.
                Bir sýðýr, bir câmûs (manda) ve bir deve yedi kiþi için kurban olur. Yâni yedi kiþi müþterek olarak bir sýðýrý veya deveyi kurban edebilirler. Ortaklar tek, çift veya yediden az olabilir. (Hindiyye)
                Bir kimse iki koyun kurban edebilir. Resulü Ekrem sal-lâllahu aleyhi ve sellem Efendimiz her sene Ýki koyun kurban ederdi. Veda Haccý'nda yüz deve kurban eylediler. (Hindiyye)
                Müþterek olarak Ýnek, öküz, deve veya câmûs kurban etmekte müstehab olan, ortaklarýn kurbaný hepsinin birlikte almasý veyahut Ýçlerinden birine vekâlet verip aldýrmalarýdýr. (Dürrü'LMuhtâr)
                Bütün ortaklarýn kurbanda ibâdete, sevâb ve fedâ-yý nefse niyet etmeleri ve hisselerinin müsâvî (eþit) ve hepsinin müslûman olmalarý þarttýr. (Reddü'l-Muhtâr, Vahdetî, Dürer)
                Ortaklarýn bâzýsý vâcib kurbanýna, diðerleri sünnet veya nafile veya nezir veya akîka kurbanýna niyet etseler yahut ortaklarýn bâzýsý ölü yahut sabî veya ma'tûh (bunamýþ) olsa kurban caiz olur. (Kâzîhân)

                FIKRA

                Nasrettin Hoca bir gün pazarda dolaþýrken adamýn biri yanýna yaklaþýp:
                - Hoca efendi bugün ay kaça geldi?
                - Vallahi bilmiyorum. Bugünlerde hiç ay alýp satmadým!

                GÜNÜN SÖZÜ

                Bilgi insaný kuþkudan,iyilik acý çekmekten,kararlý olmak da korkudan kurtarýr. Konfüçyüs

                YEMEK MENÜSÜ
                · Etli konserve taze fasulye
                · Peynirli mekik böreði
                · Ýncir-erik

                ÇOCUÐUNUZA ÝSÝM
                Erkek: SÖMER : Katýþýksýz güçlü
                Kýz: BANUHAN:Hatun hükümdar.

                MANÝ

                Selamýný yollamýsan
                Gönlümü hoþ etmiþen
                Þimdi sana yazmýþam
                Sevenlerinden olmuþam



                BÝLMECE

                Cevabý Yarýn.
                Dünkü Cevap: (yumurta)

                Comment


                • 10 Kasým 2009

                  Bugün 10 Kasým 2009 24 Zilkade 1429 T.Evvel: 28 Kasým:3 Mustafa Kemal Atatürk'ün Vefatý (1938)

                  HADÝS-Ý ÞERÝF

                  Allah kadýnlarýnz hakkýnda hayýrlý olmanýzý tavsiye eder. Çünkü onlar, anneleriniz, kýzlarýnýz teyzelerinizdir. (Taberani).



                  ETÝ YENEN VE YENMEYEN KURBANLAR
                  Kiþinin nezrettiði, adadýðý kurbanýný kendisi, usûlü (anasý-babasý, dedesi), fürû'u (çocuklarý, torunlarý) ve
                  akrabalarýndan nafakasý üzerine lâzým olanlarýn yemesi caiz olmadýðý gibi zimmîlere (gayr-i müslimlere) ve zenginlere yedirmek de caiz olmaz.
                  Kiþinin hayatta iken ettiði vasiyeti üzerine, öldükten sonra malýnýn üçte birinden kesilen kurbaný vârisleri yiyemezler, zenginlere de yedirmezler. Ancak fukaraya verirler. (Vahdetî)
                  Vârislerin kendiliklerinden kesiverdikleri kurban yenir ye yedirilir. Zîra bir kimse kurban kesiverse ve sevabýný ölüye baðýþlasa kendi kurbaný gibi yer ve baþkasýna yedirir.
                  Yine bir kimse kendi üzerine vâcib olan kurbanýn edasýna niyet eylese ve sevabýný ölüye baðýþlasa kurban borcunu ödemiþ olur. Sevabý da ölenin olur.
                  3- Sabînin (bulûð çaðýna gelmemiþ çocuðun) mâlýndan kesilen kurbandan sabî yer. Kalan et, sabî için (elbise gibi) kendisiyle faydalanýlan bir þey ile deðiþtirilir.
                  Kurbaný kesmezden evvel sað ve diri olduðu bilinirse kestikten sonra kaný çýkmasa ve vücudu kýmýlda-
                  masa bile kesilmekle helâl olur.
                  Kesilmezden evvel diriliði bilinmediði takdirde kan çýkar veya hareket ederse yenir. Kaný çýkmaz ve hare
                  ket de görünmez ise yenmez.
                  Bâzý âlimlere göre keserken kurbanýn aðzýný ve gözünü yummasý, tüyünü kaldýrmasý ve bacaðýný çekmesi
                  dirilik alâmetidir.
                  Bunlarýn aksi, yâni aðzýnýn ve gözünün açýk kalmasý, tüylerini kaldýramamasý ve bacaðýný oynatama-
                  masý ölüm alâmetidir.
                  Bir hayvanýn, boðazýný kesmek suretiyle öldüðü bilinmedikçe eti yenmez.

                  FIKRA

                  Nasreddin Hoca pazara giderken mahalleden þakacý biri yanýna gelip:
                  - Efendim akþam uyurken fare aðzýma kaçtý. Bunun çaresi nedir?
                  - Çaresi kolay... Aç bir kedi yutun! (Cansu ...)

                  GÜNÜN SÖZÜ

                  Bilgi cesaret verir, cehalet küstahlýk. Terry

                  YEMEK MENÜSÜ
                  · Patlýcan musakka
                  · Domatesli biberli þehriye pilavý
                  · Mevsim salata

                  ÇOCUÐUNUZA ÝSÝM
                  Erkek: YENÝSEY: (Tür.) Er. - Eski SSCB'de 3800 km uzunluðundaki ýrmak.
                  Kýz: YEKPARE: (Fars.) Ka. - Tek parça, bütün, som.

                  MANÝ

                  Geldik iþte Necla Bacý
                  Bu gece yarýsý
                  Budur elimizden gelen
                  Azdýr dilimizden dökülen



                  BÝLMECE
                  Ateþ olmayan yerde ne olmaz?
                  Cevabý Yarýn.

                  Comment


                  • 11 Kasým 2009

                    Bugün 11 Kasým 2009 25 Zilkade 1429 T.Evvel: 29 Kasým:4 Varna Meydan Muharebesi (1444)

                    HADÝS-Ý ÞERÝF

                    Kiþinin parmakla gösterilir olmasý, kötülük olarak ona yeter. (Taberani).



                    DÖRT ÞEYE ÝHTÝYAÇ
                    Yapýlacak her amelde, ibâdette dört þeye ihtiyaç vardýr:
                    Birincisi, baþlamadan önce ilme (o iþin mâhiyetini bil­meye) ihtiyaç vardýr. Yoksa iþi bozanlar, düzeltenlerden çok olur.
                    Ýkincisi, baþlarken niyet edilmelidir. Yoksa amelin se­vabý olmaz. Çünkü Peygamber Efendimiz (s.a.v.) "Niyet etmeyen kimseye sevap yoktur." buyurmuþlardýr.
                    Üçüncüsü, iþe baþladýktan sonra sabra ihtiyaç vardýr. Yoksa o iþteki kusuru, baþarýsýndan çok olur.
                    Dördüncüsü de, yaptýðý ameli ihlâs ile yapmalýdýr. Yok­sa ameli kendisine geri çevrilir, kabul olunmaz

                    HANGÝ HAYVANLAR KURBAN OLMAZ?
                    Bir veya iki gözü kör, zayýflýktan ilikleri erimiþ, kesilece­ði yere gitmeye kudreti olmayan, yâni hiç yürüyemeyen, kulaklarýndan biri olmayan veya burnu kesik olan hayvanlarý kurban etmek caiz olmaz.
                    Sýðýr, koyun veya keçinin bir memesi gitmiþ veya kuru­muþ ise kurban edilmesi caiz olmaz. Lâkin yavrusunu em-zirebilirse caiz olur.
                    Diþsiz hayvaný kurban etmek caiz deðildir. Eðer diþle­rinin çoðu var ise kerahetle caizdir. Lâkin diþsiz hayvan diþli hayvan gibi yayýlýp karnýný doyurur ise caiz olur.
                    Deli hayvan karnýný doyuramazsa kurban etmek caiz olmaz.
                    Ölmek üzere olan hayvaný kurban etmek caiz olmaz.
                    Kulaðýnýn biri dibinden kesilen yahut doðduðunda bir kulaðý olmayan hayvaný kurban etmek caiz olmaz. Kulak ve kuyruk çok kýsa olur ve gözünün görmesi çok azalýrsa kurban caiz olmaz.
                    Emânet almýþ olduðu hayvaný kendisi için kurban etme­si, rehin aldýðý hayvaný kurban etmesi caiz olmaz. Alma­ya vekil olduðu hayvaný kendisi için kesmesi caiz olmaz.
                    Kocasý, karýsýnýn veyahut karýsý kocasýnýn kurbanýný iz­ni olmayarak kendisi için kesse caiz olmaz. Kýymetini ve­rerek razý etse de caiz olmaz.

                    FIKRA

                    Nasreddin Hoca eþeðini kaybetmiþ ve aramaya baþlamýþ. Bir tanýdýðý ona þaka yapýp:
                    - Hocam duyduðuma göre eþeðiniz falan þehire kadý olmuþ...
                    - Ben de öyle olmuþtur diye düþünüyordum. Ne zaman kadýlardan söz etsem, dikkatle dinlerdi. (Cansu ...)

                    GÜNÜN SÖZÜ

                    Bilgi büyük adamý alçak gönüllü yapar, normal adamý þaþýrtýr, küçük adamý ise kibirlendirir. Brigitte

                    YEMEK MENÜSÜ
                    · Pirinç çorba
                    · Ýslim köfte
                    · Krem þokola

                    ÇOCUÐUNUZA ÝSÝM
                    Erkek: YERGÝN: (Tür.) Er. - Hüzünlü, tasalý, kaygýlý.
                    Kýz: YEKSAN: (Fars.) 1. Düz. 2. Bir, beraber. 3. Her zaman, bir düzeyde. -Erkek ve kadýn adý olarak kullanýlýr.

                    MANÝ

                    Sallama mendilini
                    Yollama mektubunu
                    Bakamam bu gece sana
                    Gelemem hiç yanýna



                    BÝLMECE
                    Hangi yolda trafik kazasý olmaz?
                    Cevabý Yarýn.
                    Dünkü Cevap: Ýtfaiye

                    Comment


                    • 12 Kasým 2009

                      Bugün 12 Kasým 2009 26 Zilkade 1429 T.Evvel: 30 Kasým:5 Düzce Depremi (1999) - Plevne Müdafaasý (1887)

                      HADÝS-Ý ÞERÝF

                      Üç kiþi yolculuða çýktýðýnda, içlerinden birini baþkan seçsinler. (Ebu Davud).



                      KURBANIN MÜSTEHABLARI

                      Kurban edilecek hayvaný kurban günlerinden evvel
                      alýp beslemek.
                      Kesileceði yere tâ'zîm (hürmet) ile götürmek.
                      Becerebiliyorsa kendisi kesmek.
                      Kesemiyorsa ehil bir kimseyi vekil edip kesilirken kendisi hâzýr bulunmak. Fahr-i Âlem (s.a.v.) Efendimiz buyurdular ki:
                      "Ey Fâtýmâ, kalk ve kurban(ýn kesilmesine þâhid ol. Zîrâ kanýndan ilk damlasý yere düþtüðünde iþlediðin her bir günâhýn af ve maðfiret olunur. Ve; Ýnne salâtî ve nü-sükî ve mahyâye ve memâtî iillâhi rabbi'l-âlemine lâ þerî-ke leh.' duasýný oku."
                      Býçaðýn, büyük ve keskin olmasý.
                      Kurbanýn iki þah damarý ile yemek ve nefes borusu­nu kesmek.
                      Hayvan ölmeden derisini yüzmemek.
                      Kurbaný keserken kurbanýn uzuv(organ)larý ve parçalan mukabilinde kendi vücûdunun ve bütün uzuvlarýnýn ce­hennemden âzâd olmasýna niyet eylemek müstehabdýr.

                      GECE ÝBÂDETÝNÝN ZEVKÝ DAHA BÜYÜK
                      Ebû Süleyman Dârânî (r.h.) diyor ki: "Gece karanlýðýn­da ibâdetin zevki, eðlence erbabýnýn zevkinden daha bü­yüktür. Öyle ki eðer geceler olmasa yaþamayý dahi arzu etmezdim. Âbidlerin gece ibâdetinden aldýklarý zevki, ibâ­detlerinin sevabý ile karþýlaþtýracak olsan, o zevk, ibâdet­lerinin mükâfatýndan çok daha büyüktür.
                      Âlimlerden biri, "Dünyâda cennet nimetlerine benze­yen tek bir þey varsa, o da âbidlerin gece ibâdetinden aldýklarý zevktir." buyurmuþtur.
                      Diðer bâzýlarý, "Münâcâtýn lezzeti, dünyâ nimetlerin­den deðil, cennet zevklerindendir. Allâhü Teâlâ onu sevdikleri için hazýrladý, herkes bu zevki alamaz." buyurmuþlardýr

                      FIKRA

                      Salomon’la Temel ayný yerde çalýþýyormuþ. Bir gün Solomon demiþ ki Temel’e; “Ben ara sýra iþten kaytarmanýn yolunu bilirim...” Temel “Nasýl?..” diye sorunca Solomon evrak dolabýný odanýn ortasýna çekmiþ. Üstüne çýkmýþ, iki eli ile kocaman þamdana asýlmýþ. “Dolabý çek ve bekle” demiþ... Az sonra patron girmiþ odaya.
                      - Bu ne?..
                      - Ben bir ampulüm!
                      - Senin biraz dinlenme zamanýn gelmiþ... Yürü evine!..
                      Solomon çýkarken Temel de takýlmýþ peþine. Patron gürlemiþ;
                      - Hey dur!.. Sen nereye?
                      - Karanlýkta çalýþamam ki!..

                      GÜNÜN SÖZÜ

                      Bilgi bir ýþýk gibidir. Onu kullanýrsanýz daha parlak olur, kullanmazsanýz söner. Alexander Everett

                      YEMEK MENÜSÜ
                      · Hindi Ankara tava
                      · Z.Y. havuç borona
                      · Kalbura bastý

                      ÇOCUÐUNUZA ÝSÝM
                      Erkek: YERTAN: (Tür.) Er. - Güneþin ilk ýþýklan.
                      Kýz: YETEN: (Tür.) 1. Yetiþen, ulaþan. Olgun, olgunlaþan. 2. Süresi dolan, günü gelen. 3. Tüm canlýlar, herkes. -Erkek ve kadýn adý olarak kullanýlýr.

                      MANÝ

                      Mendiline baðlasanda sakýzý
                      Söylemem sana doðruyu
                      Senin üzerine gül koklamam
                      Baþka çiçeklere dayanamam



                      BÝLMECE
                      Yankesiciler neden modayý takip ederler?
                      Cevabý Yarýn.
                      Dünkü Cevap: Samanyolu’nda

                      Comment


                      • 13 Kasým 2009

                        Bugün 13 Kasým 2009 27 Zilkade 1429 T.Evvel: 31 Kasým:6 M.Zahit Kotku'nun Vefatý (1980) - Tekirdað'ýn Kurtuluþu (1922)

                        HADÝS-Ý ÞERÝF

                        Adalet güzeldir. Fakat idarecilerde olursa, daha güzeldir. Cömertlik güzeldir. Fakat zenginlerde olursa daha güzeldir. Dinde titizlik güzeldir. Fakat alimlerde olursa daha güzeldir.Sabýr güzeldir. Fakat fakirlerde olursa daha güzeldir. Tövbe güzeldir.Fakat gençlerde olursa daha güzeldir.Utanma duygusu (haya) güzeldir. Fakat kadýnlarda olursa daha güzeldir. (Deylemi).



                        "ÝBRAHÝM (A.S.) NE YAHÛDÎ, NE DE HIRÝSTÝYAN ÝDÝ"
                        Allâhü Teâlâ, Bakara Sûresi'nin yüz yirmi dördüncü âyet-i celîlesinde Ýbrâhîm (a.s.)'a hitaben -meâlen- "Ben seni bütün Ýnsanlara Ýmâm edeceðim" buyurmuþtur. Ýbrâhîm aley-hisselâmdan sonra, her dînin mensuplarý Hz. Ýbrahim'i çocuklarýna övmekten geri kalmazlar. Yasdîk ve duâ ederfer. Dünyada her peygambere bir insan topluluðu inanmýþtýr. Nitekim Hz. Musa'ya Yahûdîler inanmýþtýr. Hýristiyanlar Hz. Ýsa'ya inanmaktadýrlar. Yahûdîler, ýsâ (a.s.)'a inanmýþ deðildir. Muhammed Mustafa (s.a.v.)'e ne Hýristiyanlar, ne Ya-hudiler inanmadýklarý halde "Bizim dinimiz Ýbrahim dinidir" davasýndadýrlar. Ýbrâhîm (a.s.) onlardan bîzardýr.
                        Nitekim Allâhü Teâlâ, Kur'ân-ý Kerîm'inde (meâlen) þöyle buyurur: "Ýbrâhîm, ne Yahûdî idi, ne de Hýristiyan Ýdi. Dosdoðru, hâlis mtjslümândý ve müþriklerden deðildi. Doðrusu insanlarýn Ýbrahim'e en yakýný her halde onun izince gidenler ve þu peygambere (Muhammed Mustafâ'ya) îmân edenlerdir. Allah da müminlerin velîsidir. Ehl-i kitâbdan bir taife arzu etti ki sizi þaþýrtsalar, halbuki sýrf kendilerini þaþýrtýyorlar da farkýna varmýyorlar. Ey ehl-i kitâb! Niçin Allah'ýn âyetlerine küfrediyorsunuz? Halbuki görüp duruyorsunuz. Ey ehl-i kitab! Niçin hakký bâtýlla karýþtýrýyorsunuz da hakký gizliyorsunuz? Halbuki bilip duruyorsunuz." (ÂN Ýmrân Sûresi, âyet 67-71)
                        Bu âyet-i kerîmeler, Yahudilerin Ashâb-ý Kirâm'dan Muâz bin Cebel, Huzeyfe bin Yemân ve Ammâr bin Yâsir (r.an-hüm)ü kendi dinlerine davet etmeleri üzerine nazil olmuþtur.
                        Gerçekten zamanýmýza kadar Yahûdî ve Hristiyanlar, birçok teþkilât vücuda getirmiþ; birtakým saf müslümanlarý saptýrmaya çalýþarak kendi dinlerine açýkça veya gizli olarak davet etmiþlerdir. Bunlarýn gayeleri insanlýðýn hakikî bir dîne sahip olmasý deðildir. Bütün insanlarý tamamen kendilerine baðlayarak, siyâsî, iktisadî emellerini geliþtirmektir. Müslümanlarý, muazzam, kutsî dinlerinden mahrum býrakarak daðýlmaya sevk eylemektir. Fakat Allâhü Teâlâ buna müsâade etmeyecektir. Ýslâm nuru, o Ýlâhî nur kýyamete kadar her yerde parlayýp duracaktýr. Bizim vazifemiz ise dost ile düþmaný tanýmak, birtakým aldatýcýlarýn medeniyet, terakki adýyla yapýlan yaldýzlý, aldatýcý sözlerine kýymet vermemektir. Onlarýn kötü emellerini anlamak, þeklen doðru görünmelerine aldanmamaktýr.

                        FIKRA

                        Hoca güzel bir turnayý kýzartýp tepsiye koyar ve Timur'a götürmek üzere yola koyulur. Ancak tepsiden gelen mis gibi kokular Hoca'nýn aðzýný sulandýrýr. Bir aðacýn altýna oturup turnanýn bir budunu koparýr yer. Timur, Hoca'nýn getirdiði turnanýn tek ayaklý olduðunu anlayýnca: “Bu turnanýn bir budu nerede Hoca?..” diye sorar. Hoca hemen yanýtlar: “Bizim köyün turnalarý tek bacaklý olur da...” Timur inanmaz, gözüyle görmek ister. Kalkýp Hoca ile birlikte göl kenarýna giderler. Gölde turnalar tek ayaklarý üzerinde durduklarýndan Hoca keyifli keyifli söylenir: “Ýþte devletlüm gözünüzle görünüz...” Timur, Hoca'ya döner: “Al þu oku at, birini vur...” emrini verir. Hoca çaresizlik içinde ok atar. Turnalar birden öteki ayaklarýný da çýkarýp kaçmaya baþlarlar. Timur: “Gördün mü Hoca, hepsi de iki ayaklýymýþ...” Hoca lafýn altýnda kalýr mý: “Aman Sultaným, siz de sýkýyý görseniz iki ayaðýnýzla kaçmaz mýsýnýz?..”

                        GÜNÜN SÖZÜ

                        Bende 1 yumurta var, sende 1 yumurta var. Ben sana 1 yumurta versem, sen bana bir yumurta versen, bende 1 yumurta sende 1 yumurta olur.Bende 1 bilgi var, sende 1 bilgi var. Ben sana 1 bilgi versem, sen bana 1 bilgi versen, bende 2 bilgi, sende de 2 bilgi olur. Konfüçyüs

                        YEMEK MENÜSÜ
                        · Kýymalý karnabahar
                        · Spagetti makarna
                        · Üzüm

                        ÇOCUÐUNUZA ÝSÝM
                        Erkek: YETKÝNER: (Tür.) Er. - Olgun, kiþilikli bilge.
                        Kýz: YEKDANE: (Fars.) Ka. 1. Eþi benzeri olmayan, tek. 2. Bir çeþit gerdanlýk.

                        MANÝ

                        Kapýyý çalmadan gel
                        anneni almadan gel
                        babamdan isterken beni
                        Altýnlarý alda gel



                        BÝLMECE
                        Hiç kar yaðmayan hava hangisidir?
                        Cevabý Yarýn.
                        Dünkü Cevap: Ceplerin yerini öðrenmek için!

                        Comment


                        • 14 Kasým 2009

                          Bugün 14 Kasým 2009 28 Zilkade 1429 T.Sani: 1 Kasým:7 Alemdar Mustafa Paþa'nýn Vefatý (1808)

                          HADÝS-Ý ÞERÝF

                          Hz. Peygamber çok merhametliydi. Birisi kendisine bir þey istemeye gelirse, istenilen þey varsa, mutlaka verirdi. Yok ise, olunca verme sözü verirdi. (Buhari).



                          KURBÂN NÝSABI
                          Kurbân nisabý (yâni, kurbanýn vâcib olmasý için bulunmasý îcâb eden malýn miktarý); Fýtýr sadakasý (fitre) vâcib olacak kadar mâlý bulunmaktýr. / Bu mâlýn -zekât nisabýnda olduðu gibi- alýþveriþ ile artabilecek mâl olmasý ve üzerinden bir sene geçmesi lâzým deðildir.
                          Bir kimse kurban kesmeðe mahsus olan günlerin sonunda zengin yâni, nisaba mâlik olsa derhâl kurban kesmek vâcib olur. (Kâzîhân)
                          Aslî ve zarurî ihtiyaçlar: Evi, evinin kâfi miktarda eþyasý, bineceði arabasý, üç türlü giyeceði -yâni iþ elbisesi, âdeten giydiði elbise, bayram ve benzeri günlere mahsus elbisesi-, kendinin ve nafakasý kendi pzerine vâcib olanlarýn bir aylýk nafakalarýndan fazla olarak 80,18 gr altýn veya ayný kýymette baþka bir þeye sâhib olan kimselere senede bir kere kurban kesmek vâcib olur.

                          KURBANIN VÂCÝB OLMASININ ÞARTLARI
                          Kendisine fitre vâcib olacak derecede zengin olan, hür ve mukîm olan (yolcu olmayan) erkek ve kadýn müslü-mana kurban kesmek vâcibtir.
                          Hür, mukîm ve nisaba mâlik müslümanýn kendisi ve küçük çocuklarýnýn her biri için ve vefat eden oðlu veya kýzýnýn küçük çocuklarý için kurban kesmesi vâcibdir. (Kudurt ve Ibn-ÎÂbidîn)
                          Müsâfir eðer mukîm iken kurbaný alýp, vaktin sonundan evvel (yâni üzerine vâcib olmadan, bayramýn üçüncü günü güneþ batmadan Önce) sefere çýkarsa, kurban kesmek üzere bir hayvaný almasý sebebiyle üzerine vâcib olduðu için kurbaný satmasý caiz olmaz.
                          Imâm-ý Âzam ve Ebû Yûsuf Hazretlerine göre kurbanýn vâcib olmasýnda akýl ve bulûð (ergin olmak) þart deðildir. Delinin ve henüz balið olmamýþ çocuðun mâllarýndan babalarý yahut vâsîleri kurban keser ve onlara yedirirler. Yediklerinden artaný bunlar için (elbise gibi) kendisi ile istifâde olunan bir þey ile deðiþtirebilirler.

                          FIKRA

                          Nasreddin Hoca ile arkadaþlarý Konya'da bir eve akþam yemeðine davet edilmiþler. Ev eski ve ahþap, bastýkça tahtalar gýcýrdýyor, hoca laf atmýþ: “Evin tahtalarý ses veriyor!” Adam ukala ya: “Bizim ev pek sofudur, ara sýra zikreder!” Hoca laf altýnda kalýr mý: “Ya aþka gelip secdeye varýrsa!..” (Cansu ...)

                          GÜNÜN SÖZÜ

                          Baþkasýndan üstün olmamýz önemli deðildir. Asýl önemli olan þey, dünkü halimizden üstün olmamýzdýr. Hint Atasözü

                          YEMEK MENÜSÜ
                          · Etli kabak dolma
                          · Peynirli gül böreði
                          · Kavun

                          ÇOCUÐUNUZA ÝSÝM
                          Erkek: YILKAN: (Tür.) Er. - Yýl - kan.
                          Kýz: YENER: (Tür.) - Üstün gelen, kazanan. - Erkek ve kadýn adý olarak kullanýlýr.

                          MANÝ

                          Esmerim dedin kandýrdýn
                          Seviyorum dedin aldattýn
                          Sonunda gittin baþkasýna
                          Oldun ona bir koca



                          BÝLMECE
                          Çalýndýðý halde görülmeyen þey nedir?
                          Cevabý Yarýn.
                          Dünkü Cevap: Oyun havasý

                          Comment


                          • 15 Kasým 2009

                            Bugün 15 Kasým 2009 29 Zilkade 1429 T.Sani: 2 Kasým:8 K.K.T.C.'ýn Resmen Ýlan Edilmesi (1983)

                            HADÝS-Ý ÞERÝF

                            Allah, niyeti “önce ahiret” olana dünyayý da verir. Ama niyeti “sadece dünya” olana, ahireti vermez. (Ýbn-i Mübarek).



                            ZÝLHÝCCE AYI
                            Hicrî, Kamerî ve Arabî senenin aylarýnýn on ikincisi Zil-hicce'dir.
                            Zilhicce, Eþhur-u Hurum(muhterem aylar)dan biridir. Diðerleri Recep, Zilkade ve Muharrem'dir.
                            Zilhicce ayýnda bayramdan baþka husûsî günler de vardýr. Bunlar Kur'ân-ý Kerim'de geçen Eyyâm-ý Ma'lûmât ve Eyyâm-ý Ma'dûdât'týr.
                            Eyyâm-ý Ma'lûmât; Yevm-i Terviye, Yevm-i Arefe, Yev-m-i Nahr'ýn da dâhil olduðu Zilhicce'nin ilk on günüdür.
                            Yevm-i Terviye; Zilhicce'nin sekizinci günü, Arefe gününden önceki gündür. Hacýlar o gün Mekke'den Minâ'ya giderler. Minâ'da su olmadýðýndan kendilerini ve hayvanlarýný iyice suya kandýrdýklarý yahut Hz. Ýbrâhîm aley-hisselâm oðlunu kurban etmeyi 9 gece görüp o gün derin düþünceye daldýðý için terviye diye isimlendirilmiþtir.
                            Yevm-i Arefe; Zilhicce'nin dokuzuncu günüdür. Hacýlar o gün Arafat'ta bulunurlar.
                            Yevm-i Nahr; Zilhicce'nin onuncu günüdür. Kurban bugün kesilir. Zilhicce'nin on birinci ve on ikinci günü de kurban günleridir. Hepsine birden "eyyâm-ý nahr" denir. Hacýlar bu gün Minâ'da bulunduklarý için ayrýca "eyyâm-ý Minâ" da denir.
                            Eyyâm-ý Ma'dûdât; "Bir de sayýlý günlerde Allah'ý zikredin (tekbîr alýn)." mealindeki (Bakara Sûresi, âyet 203) âyeti mûcebince namazlarýn sonunda tekbir okunan günlerdir. Bunlar da Arefe günü sabah namazýndan itibaren Kurban Bayramý'nýn dördüncü, yani Zilhicce'nin on üçüncü gününe kadar olan beþ gündür. Teþrik tekbirleri okunduðu için bunlara "Eyyâm-ý Teþrîk" de denilir.

                            KÝMLERÝN KESTÝÐÝ YENMEZ?
                            Mecûsî (ateþperest)in kestiði yenmez. Mürtedin, yâni -maazallah- Ýslâm'dan çýkmýþ olan kim­senin kestiði yenmez.
                            Besmeleyi kasten terk edenin kestiði yenmez. Besmeleyi sehven (yanlýþlýkla) terk etmek zarar etmez. Besmelesiz helâl olmayacaðýný bilmeyerek besmeleyi terk etmek zarar vermez.

                            FIKRA

                            Nasreddin Hoca, geçim sýkýntýsýndan tavuk tüyünden yelpaze yapýp satmaya baþlamýþ. Müþteriler yelpazeyi kullanýp denemiþ, tüyler hemen daðýlmaya baþlamýþ. “Bu nasýl yelpaze, sallar sallamaz tüyleri dökülmeye baþladý!..” demiþ müþteriler. Hoca: “Kullanmasýný bilmek lazým, yelpazeyi sýký tutarak, baþýnýzý iki tarafa sallarsanýz olur!..” (Cansu ...)

                            GÜNÜN SÖZÜ

                            Baþkasý düþtü mü "çürük tahtaya basmasaydý" deriz.Kendimiz düþünce,bastýðýmýz tahtanýn çürük olmasýndan þikayet ederiz.
                            Cenab Þahabettin

                            YEMEK MENÜSÜ
                            · Düðün Çorba
                            · Etli Patates
                            · Pirinç Pilav
                            · Meyve Suyu
                            · Kuzu haþlama
                            · Pirinç pilavý
                            · Cacýk

                            ÇOCUÐUNUZA ÝSÝM
                            Erkek: YENAL: (Tür.) Er. - Galip gelmek, zafer kazanmaktan emir.
                            Kýz: YENBU: (Ar.) - Pýnar, çeþme, kaynak. - Erkek ve kadýn adý olarak kullanýlýr.

                            MANÝ

                            Gözlerine vurulmuþum
                            Arkandan koþmuþum
                            Bakmamýþsýn hiç bana
                            Gitmiþssin bir sarýþýna



                            BÝLMECE
                            Horoz nerede öter?
                            Cevabý Yarýn.
                            Dünkü Cevap: Islýk

                            Comment


                            • 16 Kasým 2009

                              Bugün 16 Kasým 2009 30 Zilkade 1429 T.Sani: 3 Kasým:9 Muhyidin-i Arabi'nin Vefatý (1240) - Süveyþ Kanalý'nýn Açýlýþý (1869)

                              HADÝS-Ý ÞERÝF

                              Cennette büyük bir köþk vardýr. Ýsmi cömertler köþküdür. (Taberani).



                              KURBANA AÝT HÜKÜMLER
                              Kurban, ancak kurban olmaya uygun hayvaný kesmekle edâ edilir.
                              Vakti içinde kurbaný kesmeyip kýymeti sadaka verilse kurban edâ edilmiþ olunmaz. (Vahdetî)
                              Zengin olan kimseler kurban kesmeyip (kurbanýn kesileceði) vaktini geçirseler kurbanýn kýymetini sadaka vermeleri lâzým gelir. Lâkin fakîrler ve nezreden (adayan) kimseler aldýklarý kurbaný kesmeyip vaktini geçirseler kurbanýn kendisini sadaka olarak vermek vâcib olur.
                              Fýtýr sadakasý ve kurban vâcib olduktan sonra mâl zayi olsa (sahibi fakir düþse) ömrü içinde bunlarý edâ etmedikçe bunlar kendisinden sakýt olmaz. Ya kýymetlerini veya aynýný (kurbanýn kendisini) sadaka vermek vâcib olur.
                              Nisaba mâlik (zengin) olan çocuk için de kurban kesmek lâzýmdýr. (Hidâye)
                              Bir kimse üzerinde zekât, hac, fýtýr sadakasý (fitre), ye-mîn keffâreti ve kurban borcu yar iken ölümü yakýn olup mâlýnýn üçte birinden bunlarýn ödenmesini vasiyyet etse mâlýnýn üçte biri yeterse hepsini ödemek lâzým olur. Mâlýnýn üçte biri yetmezse zekâtýndan baþlanýr; evvelâ zekâtý, sonra haccý, sonra fýtýr sadakasý ve bundan sonra yemîn keffâreti verilir ve en sonunda -malý kalýrsa- kurbaný kesilir.

                              ZÝLHÝCCE AYI ÝÇTÝMÂÝ, RU'YET VE BAÞLANGICI
                              Hicrî-Kamerî 1430 yýlý Zilhicce ayý ictimâ'ý bugün (16 Kasým Pazartesi) Türkiye saati ile 21.14'te. Ru'yet ise yarýn (17 Kasým Salý) Türkiye saati ile 11.22'de.
                              Hilâlin görüldüðü yerler: Avustralya'nýn batý eyâletleri. Hint Okyanusu'nda; Chagos Takým Adalarý, Kerguelen, Amsterdam, Crozet, Heard, McDonald ve Mascariegnes Adalarý, Madagaskar, Afrika kýtasýnýn Ekvator ve güney kýsmý, Antarktika'nýn güneydoðu sahilleri.
                              Hilal; Türkiye, Mýsýr, Fas, Cezayir, Tunus ve Arap yarýmadasýndan kesinlikle görülemeyecektir.
                              Hilâlin görüldüðü günü takip eden 18 Kasým Çarþamba günü de Zilhicce ayýnýn biri olmaktadýr.

                              FIKRA

                              Nasreddin Hoca'nýn komþusu evlenirken Hoca'dan davetiye daðýtmasýný istemiþ. Hoca þehirde kendini beðenmiþ olarak ün kazanan bir zenginin davetiyesini vermeye gitmiþ. Hoca'yý gören zengin sinirinden: “Davetiyeleri daðýtmaya iyi bir insan bulamamýþlar mý?” demiþ. Nasreddin Hoca: “Ýyi insanlar da vardý, ama onlar iyi insanlarýn davetiyelerini vermeye gitti!..”

                              GÜNÜN SÖZÜ

                              Baþkalarýnýn kusurlarýný tartarken, parmaðýyla terazinin kefesine bastýrmayan insan pek enderdir. Baron Langenfauld

                              YEMEK MENÜSÜ
                              · Etli türlü
                              · Þehriye pilavý
                              · Cacýk

                              ÇOCUÐUNUZA ÝSÝM
                              Erkek: YÝÐÝTHAN: (Tür.) Er. - Yiðit, cesur hakan.
                              Kýz: YENAY: (Tür.) - Yeni ay, hilal-i ayça. - Erkek ve kadýn adý olarak kullanýlýr.

                              MANÝ

                              "Mendilimin ucuna
                              Sakýz baðladým sakýz
                              Doðru söyle sevgilim
                              Sever misin baþka kýz."



                              BÝLMECE
                              Hangi top zýplamaz?
                              Cevabý Yarýn.
                              Dünkü Cevap: Kendi çöplüðünde

                              Comment


                              • 17 Kasým 2009

                                Bugün 17 Kasým 2009 1 Zilhicce 1429 T.Sani: 4 Kasým:10 Son Padiþah Vahdettin'in Türkiye'den Ayrýlýþý (1922)

                                HADÝS-Ý ÞERÝF

                                Sizden daha zenginlerin yanýna az girip çýkýn. Çünkü bu, Allah’ýn size verdiði nimetlerini küçümsememeniz için daha uygundur. (Hakim).



                                ZÝLHÝCCE AYI VE ON GECE
                                Bu akþam idrak edeceðimiz kamerî aylarýn 12'ncisi olan Zilhicce ayý, Ýslâm'ýn beþ esasýndan biri olan hac farizasýnýn îfâ edildiði umûmî af ayýdýr. Arafat'a çýkýldýðý, Allah Ýçin milyonlarca kurbanýn kesildiði ve bir senelik hesaplarýn görülüp amel defterlerinin kapandýðý mukaddes bir aydýr.
                                Zilhiccenin birinci on gecesi "leyâll-l aþere" yâni 10 mübarek gecedir. Bu ayda, noksanlarýn tamamlanmasý için Ýstiðfar, salevât-ý þerîfe, diðer dualar ve tesbîh namazýna devamda hayýr vardýr.
                                Hacca gidemeyen mü'minlerin bu günlerde oruç tut-malarý ÇOK büyük fazîlettir. O bakýmdan Kurban bayramýndan evvel dokuz gün oruç tutmalý, 10. günü kurban kesilinceye kadar bir þey yememelidir. Hiç olmazsa 8'in-ci gün ile beraber, 9'uncu günü (Arefe günü) oruçlu olmak lâzýmdýr.
                                Arefe günü sabah namazýndan bayramýn 4'üncü günü ikindi namazýna kadar, bütün farz namazlarýn arkasýndan "Teþrik tekbîri" (Allâhü Ekber Allâhü Ekber. Lâ Ýlahe llallâhü vallâhü ekber. Allâhü Ekber ve llllâhll-hamd.) okumak kadýn-erkek her mükellef müslümana vaciptir.


                                ZÝLHÝCCENÝN ÝLK ON GÜNÜNDE NE YAPILIR?
                                Zilhicce ayýnýn birinden onuna (yâni Kurban bayramýnýn ilk gününe) kadar, her gün sabah'namazlarýndan sonra: 10 salevât-ý þerîfe:
                                "Allahümme salli ve setlim ve bârlk alâ seyyidlnâ Muhammedîn ve alâ âlî seyyidinâ Muhammed." 10 istiðfar:
                                "Estaðfirullâhe'l-azîm el-kerîm ellezî lâllâhe illâ-hüve'l-hayye'l'kayyûme ve etûbü Ileyk ve nes'elü-hü't-tevbete ve'l-maðfirete ve'l-hldâyete lenâ innehû hüve't-tevvâbü'r-rahîm." 10tevhid:
                                "Lâ Ýlahe illallâhü vahdehû lâ þerike leh. Lehü'l-mülkü ve lehü'l-hamdü yuhyî ve yümît. Ve hüve hay-yün lâ yemûtü biyedihi'l-hayr. Ve hüve alâ külli þeyin kadîr" okunur. (Duâ ve Ýbâdetler, Fazilet Neþriyat)

                                FIKRA

                                Bir gün padiþah Nasreddin Hoca'dan sormuþ: “Hocam ben ölünce cennete mi gideceðim, yoksa cehenneme mi, söyle bakayým?” demiþ. Hoca padiþahtan korkmadan: “Cehenneme gidersiniz padiþahým!..” demiþ. Padiþahýn sinirden sakalý titremiþ. Bu durumu gören Hoca: “Kýzmayýn padiþahým ben aslýnda size cennete gidersiniz diyecektim fakat sizin cellatlarýnýzýn kýlýçlarýyla ölen suçsuz kiþilerden cennet dolup taþmýþ. Bu yüzden cennete sýðmazsýnýz diye cehenneme gidersiniz dedim!..”

                                GÜNÜN SÖZÜ

                                Baþkalarýnýn bilgisi ile bilgin olsak bile ancak kendi aklýmýzla akýllý olabiliriz. Montaigne

                                YEMEK MENÜSÜ
                                · Saray çorba
                                · Etli fýrýn patates
                                · Kabak tatlýsý

                                ÇOCUÐUNUZA ÝSÝM
                                Erkek: YETÝK: (Tür.) Er. 1. Yetiþmiþ, eriþmiþ, büyümüþ. Bilgili, olgun. 2. Güç iþleri baþaran, becerikli. 3. Delikanlý. 4. Ýri, büyük.
                                Kýz: YEREL: (Tür.) - Belirli bir yer ile ilgili olan, örf. - Erkek ve kadýn adý olarak kullanýlýr.

                                MANÝ

                                baban vermezse bana
                                Düþerim yataklara
                                Sen kaçýnca bana
                                Düðün yaparým sana



                                BÝLMECE
                                Hangi karnede sýfýr olmaz?
                                Cevabý Yarýn.
                                Dünkü Cevap: Kartopu

                                Comment

                                Working...
                                X