20 Ocak 2009
Bugün 20 Ocak 2009 23 Muharrem 1429 K.Sani: 7 Kasım:74 Sultan 1.Mustafa Han'nın vefatı (1639) - Daru'l-aceze'nin kuruluşu (1895)
HADİS-İ ŞERİF
Allah buyuruyor ki: “Şüphesiz ben, yer yüzünde yaşayanların isyanlarından dolayı onlara ceza vermek istediğimde: Evlerim olan mescidleri maddi ve manevi onarıp şenlendirenlere; Sırf benim hoşnut olmam için birbirini çıkarsız sevenlere; Seherlerde gerek kendilerinin, gerek diğer insanların işledikleri günahlar için Allah’tan (bağışlanma) dileyenlere bakıyorum ve azabımı yeryüzünden (bunlar sebebiyle) çeviriyorum. Hadis (Beyhaki).

YAŞLILARA SAYGI
Peyaamber Efendimiz (s.a.v.), yaşlı Müslümanlara saygı gösterip onlardan haya etmeyi, utanmayı tavsiye ederek buyurdular ki:
"Yaşlı Müslüman'a, ikram(saygı)da bulunmak, Allah'a ihtiram(saygı)dandır."
"Bir genç yaşlı birine yaşından dolayı saygı gösterirse, Allâhü Teâlâ o yaşa geldiğinde kendisine saygı gösterecek birisini gönderir."
"Büyüklerine saygı göstermeyen, küçüklerine merhamet etmeyen bizden değildir."
FARZ, VÂCİB, MEKRUH
Farz: Yapılması Allâhü Teâlâ tarafından emrolunduğu kati delîl ile sabit olan herhangi bir vazifedir ki, farz-ı ayn ve farz-ı kifâye kısımlarına ayrılır.
Farzı ayn: Her mükellef için yapılması farz olan vazifedir. Beş vakit namaz gibi.
Farz-ı kifâye: Mükelleflerden bir kısmının yapması ile diğerlerinden farziyeti kalkan vazîfedir. Cenaze namazı gibi.
Vacib: Allâhü Teâlâ tarafından emrolunduğu zannî delil ile sabit olan vazîfedir. Her namazda fâtiha-ı şerıfenin okunması gibi. .
Mekruh: Hakkında kati bir yasak bulunmayan ve terki tercih edilen fiildir ki terk edilmesi güzel, işlenmesi çirkindir. Harama yakın olan mekruha tahrîmen, helâle yakın olan mekruha da tenzihen mekruh denir. (Hukûk-ı Islamıye)
FIKRA
Nasreddin Hoca merhumun kapısına alacaklılarından birisi gelmiş, 'alacağımı' isterim diye tutturmuş. Hoca her ne söylediyse adamı ikna edememiş. Sonunda adama Telaş etme. Bizim oğlan çalı toplamaya gitti, neredeyse gelir, çalıları yol kenarına dikeceğim, gelip geçen koyunların yünleri çalılara takılacak, hatun da onları toplayıp egırecek, ben de onları götürüp pazarda satacağım ve senin borcunu ödeyeceğim.' deyince alacaklı, gülmeye başlamış.
Nasreddin Hoca, 'Nasıl, hazır paranın kokusunu alınca gülersin, değil mi?' demiş.
GÜNÜN SÖZÜ
Yiğitlik intikam almak değil, tahammül etmektir.
Shaekespeare
YEMEK MENÜSÜ
· Domates Çorba
· Patlıcan Kebap
· Bulgur Pilav
· Cacık
ÇOCUĞUNUZA İSİM
Erkek : ZİKRİ: (Ar.) Er. - Anma ile ilgili.
Kız : ZİHNİYE: (Ar.) Ka. - (bkz. Zihni).
MANİ
Gün kavuştu ırakta,
Gözüm karada akta,
Herkesin yarı geldi,
Benim yarım uzakta.

BİLMECE
Laz dus yaptiktan sonra ne yapar?
Cevabı Yarın.
Dünkü Cevap: Diger taraftan aciniz.
Bugün 20 Ocak 2009 23 Muharrem 1429 K.Sani: 7 Kasım:74 Sultan 1.Mustafa Han'nın vefatı (1639) - Daru'l-aceze'nin kuruluşu (1895)
HADİS-İ ŞERİF
Allah buyuruyor ki: “Şüphesiz ben, yer yüzünde yaşayanların isyanlarından dolayı onlara ceza vermek istediğimde: Evlerim olan mescidleri maddi ve manevi onarıp şenlendirenlere; Sırf benim hoşnut olmam için birbirini çıkarsız sevenlere; Seherlerde gerek kendilerinin, gerek diğer insanların işledikleri günahlar için Allah’tan (bağışlanma) dileyenlere bakıyorum ve azabımı yeryüzünden (bunlar sebebiyle) çeviriyorum. Hadis (Beyhaki).

YAŞLILARA SAYGI
Peyaamber Efendimiz (s.a.v.), yaşlı Müslümanlara saygı gösterip onlardan haya etmeyi, utanmayı tavsiye ederek buyurdular ki:
"Yaşlı Müslüman'a, ikram(saygı)da bulunmak, Allah'a ihtiram(saygı)dandır."
"Bir genç yaşlı birine yaşından dolayı saygı gösterirse, Allâhü Teâlâ o yaşa geldiğinde kendisine saygı gösterecek birisini gönderir."
"Büyüklerine saygı göstermeyen, küçüklerine merhamet etmeyen bizden değildir."
FARZ, VÂCİB, MEKRUH
Farz: Yapılması Allâhü Teâlâ tarafından emrolunduğu kati delîl ile sabit olan herhangi bir vazifedir ki, farz-ı ayn ve farz-ı kifâye kısımlarına ayrılır.
Farzı ayn: Her mükellef için yapılması farz olan vazifedir. Beş vakit namaz gibi.
Farz-ı kifâye: Mükelleflerden bir kısmının yapması ile diğerlerinden farziyeti kalkan vazîfedir. Cenaze namazı gibi.
Vacib: Allâhü Teâlâ tarafından emrolunduğu zannî delil ile sabit olan vazîfedir. Her namazda fâtiha-ı şerıfenin okunması gibi. .
Mekruh: Hakkında kati bir yasak bulunmayan ve terki tercih edilen fiildir ki terk edilmesi güzel, işlenmesi çirkindir. Harama yakın olan mekruha tahrîmen, helâle yakın olan mekruha da tenzihen mekruh denir. (Hukûk-ı Islamıye)
FIKRA
Nasreddin Hoca merhumun kapısına alacaklılarından birisi gelmiş, 'alacağımı' isterim diye tutturmuş. Hoca her ne söylediyse adamı ikna edememiş. Sonunda adama Telaş etme. Bizim oğlan çalı toplamaya gitti, neredeyse gelir, çalıları yol kenarına dikeceğim, gelip geçen koyunların yünleri çalılara takılacak, hatun da onları toplayıp egırecek, ben de onları götürüp pazarda satacağım ve senin borcunu ödeyeceğim.' deyince alacaklı, gülmeye başlamış.
Nasreddin Hoca, 'Nasıl, hazır paranın kokusunu alınca gülersin, değil mi?' demiş.
GÜNÜN SÖZÜ
Yiğitlik intikam almak değil, tahammül etmektir.
Shaekespeare
YEMEK MENÜSÜ
· Domates Çorba
· Patlıcan Kebap
· Bulgur Pilav
· Cacık
ÇOCUĞUNUZA İSİM
Erkek : ZİKRİ: (Ar.) Er. - Anma ile ilgili.
Kız : ZİHNİYE: (Ar.) Ka. - (bkz. Zihni).
MANİ
Gün kavuştu ırakta,
Gözüm karada akta,
Herkesin yarı geldi,
Benim yarım uzakta.

BİLMECE
Laz dus yaptiktan sonra ne yapar?
Cevabı Yarın.
Dünkü Cevap: Diger taraftan aciniz.




















Soba)







Comment