fidan ve peyzaj fırsatları fidanligi.com’da

Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Takvimde Bugün

Collapse
X
 
  • Filter
  • Saat
  • Show
yeni mesajlar

  • 27 Ekim 2010

    Bugün 27 Ekim 2010 19 Zilkade 1431 T.Evvel: 14 Hızır 175 Halep'in İngilizlerce İşgali (1918)-Balkan Antlaşmasının Kabulü (1932)-Balık Fırtınası
    HADİS-İ ŞERİF
    Kıyamet günü bir adam getirilip ateşe atılır. Karnındaki barsakları dışarı çıkar. Onları, eşeğin değirmen taşını dönderdigi gibi dönderir. Derken, cehennem ahalisi etrafında toplanır ve: "Ey fülan, sen dünyada iken (bize) ma'rufu emderip, münkerden nehyetmiyor muydun?" derler. O: "Evet, ma'rufu emrederdim ama kendim yapmazdım, münkeri yasaklardım ama kendim yapardım" diye cevap verir. Ravi: Müslim, Zühd 61



    AKÎKA KURBANI
    Yeni doğan çocuğun başındaki tüylere 'akîka' ismi verilir. Çocuk için Cenâb-ı Hakk'a şükür olarak kesilen kurbana da 'akîka kurbanı' denir.
    Akîka kurbanı kesmek müstehabdır. Akîka kurbanı çocuğun doğduğu günden itibaren kesilebilir. Yedinci günü kesmek efdaldir.
    Kurban olmaya elverişli bir hayvan akîkaya da yeterli olur. Erkek ve kız çocuğu için birer kurban kesiJebilir. Erkek çocuk için iki kurban kesilmesi de uygundur.
    Akîka kurbanı kesilirken anası yahut babası "Yâ Rab-be'l-âlemin, bu benim çocuğumun akîkasıdır. Onun ce­hennem ateşinden kurtuluş fidyesi olsun." diye duâ eder.
    Vaktiyle akîka kurbanı kesilmemiş olan kimse kendi nâ­mına bir kurban kesebilir. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) Hazretleri, Allâhü Teâlâ'nın emri ile peygamberliğini ilân etmesinden sonra kendileri için ve iki torunlarının do­ğumlarında onlar için akîka kesmişlerdir.
    Akîka kurbanının kemikleri, çocuğun sağlık ve selâ­metine bir hayır dileği olsun diye kırılmayıp ek yerle­rinden ayrılabilir veya çocuğun mütevazı olmasına ye kötü huylardan korunması bir temennîsi ile kırılabilir. İkisi de müstehap görülmüştür.
    Akîka kurbanının etinden sahibi yiyebilir, başkalarına yedirebilir ve etin bir kısmını, tamamını veya kurbanın kendisini bağışlayabilir.
    Çocuklar Allah'ın lütfudur. Bu kurbanlar da o lûtfa kar­şı birer şükran ifadesidir.

    SAĞLIK: BURUN KANAMASIBurun kanamaları, hassas kan damarlarıyla kaplı olan ve burun deliklerini ayıran kıkırdakta görülür. Daha derin­de olan ve durdurulması zor olan kanamalarda, baş geri­ye eğilmeden dik olarak oturmak veya ayakta durmak gerekir. Dik olmak, kanın burun damarlarına akışını ya­vaşlatır. Burun, baş ve işaret parmağıyla sıkılır ve ağız­dan nefes alınır. Bu şekilde 5-10 dakika devam edilir. Kanama durdurulamazsa âcil tıbbî yardım istenir.

    FIKRA
    Temel Amerika'da hakimdir. Bir gün mafyanın bir davası olur. Mafya elemanları Temel'i tehdit etmektedirler. Temel'e "Bak bizim adamımızın cezası idam, ama sen ne yap ne et, bunu on yıla indir!.." demişler. "Ya yaparsın ya da seni vururuz!.." demişler. Dava günü gelmiş. Temel jüri üyeleriyle beraber karar vermek üzere içeri girer. Aradan 1 saat geçer, tık yok. 2, 3, 4, 5 saat geçer gene tık yok. 6. saatte nihayet odanın kapıları açılır. Temel ve jüri üyelerı çıkarlar. Mafya elemanları Temel'e sorarlar "Niye o kadar uzun kaldınız içeride? On yıla indirdin mi cezasını?" Temel sakin bir üslupla "Evet, biraz zor oldu ama on yıla indirdim. İçeridekiler beraat diye tutturdu!.."

    GÜNÜN SÖZÜ
    İnsanların en kötüsü, iyiliği kötülükle karşılayan ve insanların en iyisi, kötülüğe karşı iyilik yapandır ( Hz Ali ra )
    YEMEK MENÜSÜ· SEBZELİ KÖFTE
    · ERİŞTE
    · ÇOBAN SALATA
    · TARHANA ÇORBA

    ÇOCUĞUNUZA İSİM
    Erkek: ŞAKRAK: (Ar.) Er. - San asma nevinden bülbül gibi öten bir kuş.
    Kız: ŞAKİRE: (Ar.) Ka. - Şükreden, durumundan memnun olan. Allah'a şükreden. Kur'an'da çok sık geçen kelimelerden biridir.

    MANİ

    Ne uyursun ne uyursun
    Bu uykuyla ne bulursun
    Al abdesti, kıl namazı
    Cenneti alayı bulursun



    BİLMECE- Türkiye’nin en efendi ilçesi hangisidir?
    Cevabı Yarın.
    Dünkü Cevap: Köşede buluşalım

    Comment


    • 28 Ekim 2010

      Bugün 28 Ekim 2010 20 Zilkade 1431 T.Evvel: 15 Hızır 176 Türkiye'de İlk Nüfus Sayımı (1927) 13.648.270 kişi idi-Kızılay Haftası (29 Ekim-4 Kasım)-Ankara Radyosu yayına başladı (1938)
      HADİS-İ ŞERİF

      Kime dua kapısı açılmış ise ona rahmet kapıları açılmış demektir. Allah'a taleb edilen (dünyevi şeylerden) Allah'ın en çok sevdiği afiyettir. Dua, inen ve henüz inmeyen her çeşit (musibet) için faydalıdır. Kazayı sadece dua geri çevirir. Öyle ise sizlere dua etmek gerekir. Ravi: Tirmizi, Da'avat 112



      HACCIN FARZ OLMASI VE KISIMLARI

      Hac, hükmü itibariyle üç kısımdır;
      Farz hac: Kendisinde haccın şartları bulunan kimse­lerin, ömürlerinde bir defa yapmaları îcâbeden hacdır.
      Vâcib hac: Bir kimsenin nezrederek (adayarak) üze­rine vâcib kıldığı hacdır. Başlandıktan sonra bozulan nafile haccın kazası da vâcibtir.
      Nafile hac: Farz ve vâcib olan hacc dışındaki hac nafiledir. Üzerine hac farz olmayan çocuğun veya köle­nin yapacağı hac da nafiledir.
      Farz, vâcib yahut nafile hac edası itibarile üç türlüdür:
      Hacc-ı ifrâd: Hac mevsiminde umresiz olarak yapı­lan hacdır.
      Hacc-ı temettü: Aynı senenin hac aylarında umre ve haccı ayrı ayrı ihramlarla edâ etmektir. Temettü haccına niyet eden kimse, dilediği zaman bir Mekkeli gibi umre yapabilir. Şükür kurbanı kesmesi vaciptir. Hacc-ı temet­tü, hacc-ı ifrâddan efdaldır.
      Hacc-ı kıran: Bir ihramla umre ve haccı beraber yap­maktır. Hacc-ı temettûde olduğu gibi şükür kurbanı kes­mesi vaciptir. Hacc-ı kıran, hacc-ı ifrâd ve hacc-ı temet-tûdan efdaldir. Hacc-ı kıran ve hacc-ı temettü afakî olanlar (Mikât hâricinden Mekke'ye gelenler) içindir.
      Haccın farz olmasının şartları:
      1- Müslüman olmak, 2- Haccın farz olduğunu bilmek, 3- Baliğ (ergen) olmak, 4- Akıllı olmak, 5- Hür olmak, 6-Nafakaya ve vâsıtaya muktedir olmak, 7- Vakit (hac ay­ları), 8- Hacca gidip dönünceye kadar bakmakla mükel­lef olduğu kimselerin, geçimlerini sağlayacak imkânı ve gidiş geliş müddeti içinde yol masrafı ile aile fertlerinin geçimini temin etmiş olmak.
      Haccın farz olması için zekâtta olduğu gibi belli bir nisâb yoktur.
      Haccın edasının farz olmasının şartı beştir:
      1- Sıhhatli olmak, 2-Yol emniyeti olmak, 3- Hacca gitme­ğe (hapislik gibi) bir manî olmamak, 4- Kadınların yanında kocası veya güvenilir bir mahremi bulunması, 5- Kadınların iddet bekliyor olmaması. (Hac Rehberi, Fazilet Neşriyat)

      FIKRA

      Okumasını bilirsen, her insanın bir kitap olduğunu göreceksin ( W E Channing )

      GÜNÜN SÖZÜ

      Mesut olduğum zamanlar insanları anlıyorum sanmıştım Onları ancak felaket içinde tanımam mukaddermiş ( Napolyon )

      YEMEK MENÜSÜ
      · TAZE FASULYE
      · PİLAV
      · CACIK
      · SPANGLE

      ÇOCUĞUNUZA İSİM
      Erkek: ŞAMİL: (Ar.) Er. - Şümulü bulunan, içine alan, kaplayan, havi. Ünlü Kafkas Türk liderlerinden Dağıstan aslanı Şeyh Şamil.
      Kız: ŞAMİHA: (Ar.) Ka. 1. Yüksek, gösterişli. 2. Kibirli.

      MANİ
      Kiremit üstünde gezersin
      İnci boncuk dizersin
      Kusura bakmayın ama
      Sen hepsinden güzelsin



      BİLMECEHangi yolda yürünmez?
      Cevabı Yarın.
      Dünkü Cevap: Beyşehir

      Comment


      • Cevap: Takvimde Bugün

        Bugün 29 Ekim 2010 21 Zilkade 1431 T.Evvel: 16 Hızır 177 CUMHURİYET BAYRAMI - Türkiye Cumhuriyeti'nin Kuruluşu (1923)-Boğaziçi Köprüsü'nün açılışı (1973)
        HADİS-İ ŞERİF

        Ezanı işittiğiniz zaman, müezzinin söylediğinin mislini tekrar edin. Ravi: Buhari, Ezan 7



        DOSDOĞRU YOL

        En'am Sûresi'nin, 151 ve 152. âyet-i kerîmeierinde İslâm dininin esasları şu on madde ile hulâsa edilmiştir. 1 - Cenâb-ı Hakk'a ortak koşmamak.
        2- Ana babaya iyilik etmek.
        3- Çocukları fakirlik korkusuyla öldürmemek.
        4- Kötü şeylere yaklaşmamak.
        5- Öldürülmeleri haram olan kimseleri öldürmemek.
        6- Yetimlerin mallarına yaklaşmamak.
        7- Ölçüleri adaletle yapmak.
        8- Tartıları adaletle yapmak.
        9- Söylerken adaletten ayrılmamak.10- Hak Teâlâ'ya verilen sözü tutmak.
        153. âyet-i kerîmede (meâlen), "Şüphe yok ki bu (emirler ve yasaklar) benim dosdoğru yolumdur. Hep onu takip edin, başka yollar takip etmeyin ki sizi onun yolundan saptırıp parçalamasınlar. İşte bunu -peygamber yoluna uymak ve diğer muhtelif yollara uymamak hususunu- Allâhü Teâlâ size tavsiye etti ki korunasınız." buyrulmuştur.
        Allâhü Teâlâ'nın bütün insanlara öteden beri emir ve tavsiye ettiği bu hükümler, peygamberin dosdoğru tuttu­ğu yoldur ve peygamberin tuttuğu yol, Allah yoludur ve Allah yolunu bulmak isteyenler, peygambere tâbi olup bunları tutmalıdır.
        Hz. İbni Abbas (r.a.), "Bunlar (şu on madde) ile amel edenler hidâyete ulaşır, cennete girerler. Bunları terk edenler de cehenneme gönderilirler." demiştir.
        Hz. İbn-i Mes'ud (r.a.) demiştir ki: "Resûluüah (s.a.v.), eliyle bir çizgi çizdi ve bize "Bu, Allah'ın dosdoğru yolu­dur." buyurdu/Sonra bunun sağından ve solundan bir­çok çizgiler daha çizdi: "Bunlar da birtakım yollardır ki her birinde bir şeytan vardır, ona çağırır." buyurdu. Son­ra da yukarıdaki (En'âm sûresi, 153.) âyeti okudular.

        FIKRA

        Temel’le Dursun Almanya'da gezerken insanların bungee jumping yaptıklarını görmüşler. Bunun üzerine denemeye karar vermişler. İlk önce Dursun atlamış; ayağında ip bir yukarı bir aşağıya inip çıkıyormuş. Sonra Temel atlayacakken "Bırakın beni, ben ipsiz atlayacağım!.." demiş. Bunu görenler "Olur mu!.." falan derken Temel "Ula ben beynimu çalkalayacak kadar aptal miyum?.." diyerek aşağı atlamış. Bunu gören Dursun da, "Ula biz çalkaladuk ta ne oldu?.."

        GÜNÜN SÖZÜ

        Olgun insan, güzel sözler söyleyen değil, söylediğini yapan ve yapabileceğini söyleyendir ( Confucius )

        YEMEK MENÜSÜ
        · BİBER DOLMA
        · MERC. ÇORBA
        · YOĞURT
        · BÖREK

        ÇOCUĞUNUZA İSİM
        Erkek:ŞAMİH: (Ar.) Er. - Yüksek, görkemli.
        Kız: ŞAMİLE: (Ar.) Ka. Şümulü bulunan, içine alan, kaplayan, havi. Ünlü Kafkas Türk liderlerinden Dağıstan aslanı Şeyh Şamil.

        MANİ
        Su serptim serin olsun
        Mezarım derin olsun
        Dünyada alamazsam
        Ahrette benim olsun



        BİLMECEDünyanın döndüğünü en iyi kim bilir?
        Cevabı Yarın.
        Dünkü Cevap: Samanyolu’nda

        Comment


        • 30 Ekim 2010

          Bugün 30 Ekim 2010 22 Zilkade 1431 T.Evvel: 17 Hızır 178 Mondros Mütakeresi (1918) - Kars'ın Kurtuluşu (1920)-III. Osman'ın vefatı, III.Mustafa'nın tahta çıkışı (1757)

          HADİS-İ ŞERİF

          Bir başka rivayette Resulullah (sav)'ın şöyle söylediği kaydedilmiştir: "Kim bir cemaate misafir olur ve fakat misafir, (ağırlanmaktan) mahrum kalırsa -ona yardım, her müslüman üzerine hak (bir vazife) olması hasebiyle- bir gecelik (ağırlanma) masrafını o cemaatin ekininden ve malından alır.Ravi: Ebu Davud, Etime 5




          HANGİ HAYVANLAR KURBAN EDİLİR?
          Kurbana mahsus olan hayvan koyun, keçi, sığır, câ-mûs (manda) ve devedir. Bir yaşını bitirip iki yaşına gir­miş koyun ve keçi, iki yaşını bitirip üç yaşına girmiş sığır ve câmûs, beş yaşını tamamlayıp altı yaşına girmiş olan deve kurban olur. Lâkin kuzu büyük olup bir senelik ko­yundan fark olunamazsa altı ayı tamam etmişse kurban olur. (Vahdeti)
          Kurban vahşî (yabanî) olmamalıdır.
          Koyun ve keçi hisse kabul etmez. Bir koyun, bir keçi bir kimse için kurban olur.
          Bir sığır, bir câmûs (manda) ve bir deve yedi kişi için kurban olur. Yâni yedi kişi müşterek olarak bir sığırı veya deveyi kurban edebilirler. Ortaklar tek, çift veya yediden az olabilir. (Hindiyye)
          Bir kimse iki koyun kurban edebilir. Resulü Ekrem sallâllahu aleyhi ve sellem Efendimiz her sene iki koyun kurban ederdi. Veda Haccı'nda yüz deve kurban eyle­diler. (Hindiyye)
          Müşterek olarak inek, öküz, deve veya câmûs kurban etmekte müstehab olan, ortakların kurbanı hepsinin birlikte alması veyahut içlerinden birine vekâlet verip aldırmalarıdır. (Dürrü'l-Muhtâr)
          Bütün ortakların kurbanda ibâdete, sevâb ve fedâ-yı nefse niyet etmeleri ve hisselerinin müsâvî (denk) ve hepsinin müslüman olmaları şarttır. (Reddü'l-Muhtâr, Vahdetî, Dürer)
          Ortakların bâzısı vâcib kurbana, diğerleri sünnet veya nafile veya nezir (adak) veya akîka kurbana niyet etse yahut ortakların bazısı ölü yahut sabî veya bunamış olsa kurban caiz olur. (Kâzîhân)

          YEMEK VAKİTLERİ
          İbn-i Sîna'ya bir gün "Hangi vakitler yemek için sağ­lığa uygundur?" diye sorulduğunda,
          - Zenginlerin acıktıkları, fakirlerin de yiyecek bulduk­ları vakit! diye cevap vermiş.

          FIKRA
          • Temel ile Dursun balkondan sarkma yarışması yapıyorlarmış. Yarışmayı rahmetli Temel kazanmıs.
          • Temel ile Dursun yüksekten atlama yarışı yapmışlar. Yarışı rahmetli Temel kazanmış.

          GÜNÜN SÖZÜ

          Öküzlerle domuzlar konuşabilselerdi, konuları hep ot ve yem olurdu Mideleri için yaşayan insanlar da onlardan farksızdır ( Epictetos )
          YEMEK MENÜSÜ
          · PATLICAN MUSAKKA
          · PİLAV
          · CACIK
          · MEYVE

          ÇOCUĞUNUZA İSİM
          Erkek: ŞANALP: (Tür.) Er. - Ünlü, şanlı, tanınmış kimse.
          Kız: ŞANAL: (Tür.) - Ünün yayılsın, tanınmış şanlı bir insan ol. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

          MANİ
          Eriklerin çayırı
          Yana eğer başını
          Yarimin motoru var
          Çıkamıyor bayırı



          BİLMECETürkiye’nin en namuslu ilçesi hangisidir?
          Cevabı Yarın.
          Dünkü Cevap: Sarhoş

          Comment


          • 31 Ekim 2010

            Bugün 31 Ekim 2010 23 Zilkade 1431 T.Evvel: 18 Hızır 179 K.Maraşta Sütçü İmam, Sivil Direnişi Başlattı (1919)-Harbiye Mektebi adı ile Harp Akademileri'nin açılışı (1846)-Ağaç budama zamanı

            HADİS-İ ŞERİF

            Ben sizin görmediğinizi görür, işitmediğinizi işitirim. Nitekim sema uğuldadı, uğuldamak da ona hak oldu. Semada dört parmak sığacak kadar boş bir yer yoktur, her tarafta Allah'a secde için alnını koymuş bir melek vardır. Allah'a yemin olsun, benim bildiğimi siz bilse idiniz az güler, çok ağlardınız, yataklarda kadınlarla telezzüz etmezdiniz, yollara, çöllere dökülür, (belanızı defetmesi için) Allah'a yalvar yakar olurdunuz. Ravi: Tirmizi, Zühd 9



            ETİ YENEN VE YENMEYEN KURBANLAR

            1- Kişinin nezrettiği, adadığı kurbanını kendisi, usulü (anası-babası, dedesi), fürû'u (çocukları, torunları) ve akrabalarından nafakası üzerine lazım olanların yemesi, caiz olmadığı gibi zimmîlere (gayr-i müsümlere) ve zen­ginlere yedirmek de caiz olmaz.
            2- Kişinin hayatta iken ettiği vasiyeti üzerine, öldükten sonra malının üçte birinden kesilen kurbanı vârisleri yiyemezler, zenginlere de yedirmezler. Ancak fakirlere verirler. (Vahdeti)
            Vârislerin kendiliklerinden kesiverdikleri kurban yenir ve yedirilir. Zîra bir kimse kurban kesiverse ve sevabını ölüye bağışlasa, kendi kurbanı gibi yer ve başkasına yedirir.
            Bir kimse kendi üzerine vâcib olan kurbanın edasına niyet eylese ve sevabını ölüye bağışlasa, kurban borcu­nu ödemiş olur Sevâb! da ölenin olur
            3- Sabinin (bulûğ çağına gelmemiş çocuğun) malın­ dan kesilen kurbandan sabî yer. Kalan et sabi için (elbise gibi) kendisiyle faydalanılan bir şey üe değiştirilir. Kurbanı kesmezden evvel sağ ve diri olduğu bilinir­se -kestikten sonra kanı çıkmasa ve vücudu kımıldamasa bile- kesilmekle helâl olur.
            • Kesilmezden evvel diriliği bilinmediği takdirde kan çıkar veya hareket ederse yenir. Kanı çıkmaz ve hare­ket de görünmez ise yenmez.
            • Bâzı âlimlere göre keserken kurbanın ağzını ve gö­zünü yumması, tüyünü kaldırması ve bacağını çekmesi dirilik alâmetidir.
            • Bunların aksi, yâni ağzının ve gözünün açık kal­ması, tüylerini kaldıramaması ve bacağını oynatamaması ölüm alâmetidir.
            • Bir hayvanın, boğazını kesmek suretiyle öldüğü bilin­medikçe eti yenmez.

            FIKRA

            Küçük Temel okula yeni başlamış. Öğretmen Osmanlı Devleti'nin yüzyıllarca önce kurulduğunu söyleyince, Temel hayran hayran öğretmenine bakmış. "Bu ne müthiş bir hafıza... Yüzyıllarca önce olmuş bir şeyi unutmamış benim öğretmenim!.."

            GÜNÜN SÖZÜ

            Üstün sayılan insanlara yakından bakınca anladım ki, çoğu herkes gibi insandır ( Montai )

            YEMEK MENÜSÜ
            · ETLİ TÜRLÜ
            · PİLAV
            · CACIK
            · SÜTLAÇ

            ÇOCUĞUNUZA İSİM
            Erkek:
            ŞANER: (Tür.) Er. - Ünlü kimse.
            Kız:
            ŞANLI: (Tür.) 1. Ün, şöhret. 2. Hal durum. 3. Debdebe, gösteriş, haşmet. 4. Yüksek makam rütbe. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

            MANİ

            Ambar altunda cecük
            Bacakları küçücük
            Benüm sevduğum oğlan
            Dünyalarda biricük



            BİLMECE
            Kral ölürse oğlu ne olur?

            Cevabı Yarın.
            Dünkü Cevap: Şereflikoçhisar

            Comment


            • 1 Kasım 2010

              Bugün 1 Kasım 2010 24 Zilkade 1431 T.Evvel: 19 Hızır 180 Cezayir'de Bağımsızlık Savaşı (1954)-Osmanlı Resmi Gazetesi Takvim-i Vekayi ismiyle basıldı (1831)-Saltanatın kaldırılması ve Abdülmecid Efendi'nin TBMM'de Halife seçilmesi (1922)-Latin harlerinin kabulü (1928)
              HADİS-İ ŞERİF

              Allah'u Teala'nın fazlından isteyin. Zira Hz. Allah, kendisinden istenmesini sever. İbadetin en efdali de (dua edip) kurtuluşu beklemektir. Ravi: Tirmizi, Da'avat 126




              BAZI İNSANLAR HARAMDAN ZEVK ALIR


              Hz. Ali (k.v.), bir adama katırını emânet edip mescide girdi. Adam katırın yularını alıp gitti.
              Hz. Ali, o adama vermek üzere iki dirhem hazırlayıp mescitten çıkınca katırın başıboş dolaşmakta olduğunu gördü. Ona binip gitti. Kölesine çarşıdan yeni bir yular almak üzere iki dirhem verdi. Kölesi çarşıda o yuları hırsızdan iki dirheme satın aldı.
              Bunun üzerine Hz. Ali (k.v.) şöyle buyurdular: "Muhak­kak kul, sabrı terk etmek suretiyle helâl rızkı kendisine haram kılar. Halbuki Allâhü Teâlâ tarafından onun için rızık olarak takdir olunandan fazlası da yoktur."

              HANGİ HAYVANLAR KURBAN OLMAZ?

              Bir veya iki gözü kör, zayıflıktan ilikleri erimiş, kesi­leceği yere gitmeye kudreti olmayan, yâni hiç yürüye­meyen, kulaklarından biri olmayan veya burnu kesik olan hayvanları kurban etmek caiz olmaz.
              Sığır, koyun veya keçinin bir memesi gitmiş veya kurumuş ise kurban edilmesi caiz oîmaz. Lâkin yav­rusunu emzirebilirse caiz olur.
              Dişsiz hayvanı kurban etmek caiz değildir. Eğer dişle­rinin çoğu var ise kerahetle caizdir. Lâkin dişsiz hayvan dişli hayvan gibi yayılıp karnını doyurur ise caiz olur.
              Deli hayvan karnını doyuramazsa kurban etmek caiz olmaz.
              Ölmek üzere olan hayvanı kurban etmek caiz olmaz.
              Kulağının biri dibinden kesilen yahut doğduğunda bir kulağı olmayan hayvanı kurban etmek caiz olmaz. Ku­lak ve kuyruk çok kısa olur ve gözünün görmesi çok azalırsa kurban caiz olmaz.
              Emânet hayvanı kendisi için kurban etmek, rehin hayvanı kurban etmek ve almaya vekil olduğu hayvanı kendisi için kesmek caiz olmaz.
              Kocası, karısının veyahut karısı kocasının kurbanını izni olmayarak kendisi için kesse caiz olmaz. Kıymetini vererek razı etse de caiz olmaz.

              FIKRA

              Temel bilim adamı iken bir arkeoloji araştırmaları konferansına davet edilir. Amerikalılar anlatmaya başlar; “Biz ülkemizde yaptığımız kazılarda 25 metre aşağı indik ve telefon kabloları bulduk. Öyleyse bizim atalarımız asırlar önce telefon kullanmışlardır.” Sıra Türkiye'ye gelir ve Temel başlar anlatmaya: “Biz ülkemizde yaptığımız kazılarda 50 metre aşağı indik ama bir şey bulamadık. Öyleyse atalarımız telsiz telefon kullanmışlardır!..”

              GÜNÜN SÖZÜ

              Yiğitlik intikam almak değil, tahammül etmektir. Shaekespeare
              YEMEK MENÜSÜ
              · DOMATES ÇORBA
              · YAPRAK SARMA
              · EV USULU MANTI
              · YOĞURT

              ÇOCUĞUNUZA İSİM
              Erkek: ŞANLIBAY: (Tür.) Er. - Tanınmış, ünlü kimse.
              Kız: ŞANVERİ: (Fars.) Ka. 1. İri ve iyi cins inci. 2. Hükümdara yakışan, hükümdara uygun.

              MANİ

              Yunuslar dizi dizi
              Aşar Karadenizi
              Yalvarıyrum Mevlama da
              Ayırma ikimizi



              BİLMECE
              Üstüne yazı yazılmayan satır hangisidir?
              Cevabı Yarın.
              Dünkü Cevap: Yetim olur

              Comment


              • 2 Kasım 2010

                Bugün 2 Kasım 2010 25 Zilkade 1431 T.Evvel: 20 Hızır 181 Tokatlı Molla Lütfi'nin Şehadeti (1945)-İttihatçıların Türkiye'den kaçışı (1918)-Muratlı'nın kurtuluşu (1922)

                HADİS-İ ŞERİF

                Kavmiyetçilik yapan, kavmiyetçilik dâvâsını körükleyen ve kavmiyetçilik uğrunda ölen bizden değildir. Ravi: Ebu Davud



                MUHAYRIK (R.A.)
                Medîne-i Münevvere'de Muhayrık isminde ilim, fazîlet ve servet sahibi bir Yahûdî var idi. Resûlullâh Efendimizin (s.a.v) semavî kitaplarda bildirilen âhir zaman peygamberi olduğuna inanmış idi. Fakat birden bire dindaşlarından ayrılıp da Müslüman olduğunu açıklayamıyordu.
                Uhud harbi günü Yahûdî reîslerinin yanına gidip "Se­mavî kitaplara göre bugün Uhud'da cenk ve cihâd eden zât-ı şerîfin âhir zaman nebisi olduğunda şüphe yoktur. Ona yardım etmek üzerimize farzdır." deyince onlar "Bugün cumartesi günüdür. Biz bir işe yapışamayız. Mu­harebeye nasıl gidelim?" demişler. Muhayrık; "Onun dini Cumartesi âdetini neshetli (hükmünü kaldırdı). Kalkınız gidelim, o nebiyy-i zîşâna yardım edelim." demiş ise de dinlememişler. O da dayanamayıp kılıcını yanına almış ve akrabalarından birisine: "Eğer bugün öldürülürsem, bütün mallarım Muhammet'indir (s.a.v.). O, onlar hakkın­da, Allah'ın kendisine bildirdiği şekilde, dilediğini yapar." diyerek vasiyet etti ve Müslüman olduğunu ilân ederek Uhud'a, Peygamberimizin huzuruna geldi: "Yâ Resûlal-lah! Eğer ben şehîd olursam bütün mallarımı cihâd işle­rine sarf et." diye vasiyet etti. Sonra merdâne cenk ede­rek şehîd olup cennete gitti.
                İşte onun hakkında Resûl-i Ekrem "Muhayrık Yahûdî milletinin en hayırhsıdır." buyurdu ve ondan kalan yedi hur­ma bahçesini teslim alıp vakfetti. Peygamberimiz aleyhis-selâmın Medine'deki vakıfları umûmjyetle Muhayrık'ın mal-larındandır. Radıyallâhü anh.

                KURBAN ETİNİN TAKSİMİ
                Kurban etinin üçe taksimi müstehabdır:
                1- Üçte biri sadaka olarak verilir.
                2- Üçte .biri akraba ve dostlara hediye veya ziyafet verilir.
                3- Üçte birini de nafakaları üzerine olan aile ve evlâda yedirilir.
                Kurbanın etini zenginlere, fakirlere, müslüman veya gayr-i müslimlere hediye etmek veya tamamını bağışla­mak caizdir.
                Kurban kesen ihtiyaç sahibi ise kurbanın tamamını ev halkına yedirmesi efdal ve müstehabdır.

                FIKRA

                Temel, adamın birinin kendisini iskeleden denize attığını gördü. Hemen ardından atladı, adamı boğuşa boğuşa karaya çıkardı. Adam "Yaşamak istemiyorum.. Beni niye kurtardın?" diye bağırdı çağırdı. Temel'in elinden kurtuldu ve gene denize atladı. Temel de peşinden. Gene boğuştular. Güçlü kuvvetli Temel adamı bir kez daha karaya çıkarmayı başardı. Adam sahilde yürüdü, orada bir ağaç buldu. Dalına kendini astı. İki saat sonra karakolda komiser Temel'in ifadesini alıyordu:
                - O buz gibi havada iki kez denize dalıp adamı sen kurtardın değil mi?..
                - Evet komiserim.
                - Peki adam kendini astığında niye gidip ipi kesmedin de, oturup rüzgarda sallanmasını seyrettin?
                - Ben zavallı adamın, kendini kuruttuğunu düşünmüştüm, komiserim!..

                GÜNÜN SÖZÜ

                "Fikirlerini ve söylediklerini asla kabul edemem..Ama onları söyleme hakkını ölünceye kadar savunurum.." Voltaire

                YEMEK MENÜSÜ
                · KR. SEBZE ÇORBASI
                · KIYMALI PİDE
                · PATATES SALATASI
                · AYRAN

                ÇOCUĞUNUZA İSİM
                Erkek:
                ŞAPÛR: (Fars.) Er. - İran hükümdarlarından üç şahsın adıdır.
                Kız:
                ŞAZİMET: (Ar.) Ka. - Kimseye benzemeyen, farklı, tek, eşsiz.

                MANİ

                Hey hızara hızara
                Dalda elma gızara
                Beni sana virmezler
                Başka yerden gız ara



                BİLMECEHangi simit yenmez?
                Cevabı Yarın.
                Dünkü Cevap: Kasap satırı

                Comment


                • 3 Kasım 2010

                  Bugün 3 Kasım 2010 26 Zilkade 1431 T.Evvel: 21 Hızır 182 Hz. Ömer (r.a.)'ın Şehadeti (664) - Tanzimatın İlanı (1839)-Balık mevsimi-Organ Nakli Haftası (3-9 Kasım)-Arpaçay ve Susuz'un kurtuluşu (1920)

                  HADİS-İ ŞERİF

                  İki nimet vardır ki,insanlar onların kıymetini hakkıyla takdir edemezler.Onlardan biri sıhhat,diğeri de boş vakittir.



                  HAC

                  Hac, İslâm'ın beş esâsından birisidir. Hem mâlî ve hem de bedenî bir ibâdettir. Hicretin dokuzuncu senesinde farz kılınmış ve Peygamber Efendimiz (s.a.v.) Hz. Ebû Bekir'i (r.a.) hac emîri tayîn etmişlerdir. Resûlullâh Efendimiz (s.a.v.) hac farîzasını ertesi sene îfâ buyurmuşlardır.
                  Şartları kendinde bulunan kişiye ömürde bir kere hac­cetmek farz-ı ayındır. Hâli müsait olduğu halde, ömrünün sonuna kadar sıhhati müsait olmazsa vekil gönderir.
                  Peygamber Efendimiz (s.a.v.) buyurdular ki: "İslâm beş esas üzerine kurulmuştur. Bunlar Kelime-i şahadet (Allâhü Teâlâ'dan başka ilâh olmadığına ve Muhammed Mustafa'nın (s.a.v.) Allah'ın peygamberi olduğuna şe-hâdet etmek), namaz kılmak, zekat vermek, Ramazan orucunu tutmak ve Kabe'yi haccetmektir."
                  Haccın farziyyetinde pek çok hikmetler ve faydalar vardır. Bu hikmetlerden bazıları:
                  1. Allâhü Teâlâ'ya karşı tezellül, insanlara karşı teva­zu göstermek.
                  2. Mal nimetinin ve beden sağlığının şükrünü edâ.
                  3. Kâbe-i Muazzama'nın, insanların ruhlarına inşirah (genişlik) vermesi.
                  4. Nefsi tezkiye ve terbiye.
                  5. Dinleri bir, renkleri ve dilleri ayrı olan Müslümanların kaynaşmaları.
                  6. Bembeyaz ihrama bürünmek, beyaz kefene sarılıp âhiret yolculuğuna çıkmanın, kabirden kalkıp mahşere gitmenin bir temsilidir.
                  7. Hacer-i Es'ad'ı istilâm ettikçe (selamladıkça) ahid ve mîsâkı hatırlamak ve îmânı tazelemek.
                  8. İslâm'ın doğup yayıldığı, Peygamberimizin ve as­habının İslâm için bin bir güçlük ve meşakkat içerisinde verdiği mücâdeleyi hatırlamak.
                  9. Hac, müslümanlarda ömür boyu silinmeyecek gü­zel hâtıralar bırakır. (Hac Rehberi, Fazilet Neşriyat)

                  FIKRA

                  Temel'le Cemal körkütük sarhoş, eve kısa yoldan, demiryolundan gidiyorlar.
                  - Bu hayatımda yürüdüğüm en uzun merdiven...
                  - Trabzanları da çok alçak!..

                  GÜNÜN SÖZÜ

                  Zamanında bir adım atmayan tembel, sonradan yüz adım atmak zorunda kalır. Giovio

                  YEMEK MENÜSÜ
                  · BARBUNYA PİLAKİ
                  · PİLAV
                  · YOĞURT
                  · PEYNİRLİ BÖREK

                  ÇOCUĞUNUZA İSİM
                  Erkek: ŞARANİ: (Ar.) Er. - Gür ve uzun saçlı kimse. İslam tarihinde bu isimde birçok meşhur vardır.
                  Kız: ŞAYLAN: (Tür.). 1. Çok övünen, gururlu kimse. 2. Sevinçli, neşeli. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

                  MANİ

                  Ağlarım çağlar gibi
                  Derdim var dağlar gibi
                  Ciğerden yaralıyım
                  Gülerim çağlar gibi
                  Her gelen bir gül ister
                  Sahipsiz bağlar gibi



                  BİLMECE
                  Her tarafı sayılarla dolu olan adama ne denir?
                  Cevabı Yarın.
                  Dünkü Cevap: Deniz simiti

                  Comment


                  • 4 Kasım 2010

                    Bugün 4 Kasım 2010 27 Zilkade 1431 T.Evvel: 22 Hızır 183 UNESCO'nun Kuruluşu (1946)-Sofya'nın fethi (1388)-Lodos rüzgarlarının esmeye başlaması
                    HADİS-İ ŞERİF

                    Fayda sağlamayan bilgi, harcanmayan, hiç kimseye hayrı dokunmayan define gibidir.



                    KURBAN NİSABI

                    Kurban nisabı (yani, kurbanın vâcib olması için bulun­ması îcab eden malın miktarı): Fıtır sadakası (fitre) vâcib olacak kadar malı bulunmaktır.
                    Bu malın -zekât nisabında olduğu gibi- alışveriş ile artabilecek mal olması ve üzerinden bir sene geçmesi lâzım değildir.
                    Bir kimse kurban kesmeğe mahsus olan günlerin so­nunda zengin, yani nisaba mâlik olsa derhal kurban kesmek vâcib olur.
                    Aslî ve zarurî ihtiyaçlar: Evi, evinin kâfi miktarda eşya­sı, bineceği arabası, üç türlü giyeceği -yani iş elbisesi, âdeten giydiği elbise, bayram ve benzeri günlere mahsus elbisesi- kendinin ve nafakası kendi üzerine vâcib olan­ların bir aylık nafakalarından fazla olarak 80,18 gr altın veya aynı kıymette başka bir şeye sahip olan kimselere kurban günlerinde kurban kesmek vâcib olur.

                    KURBANIN VÂCİB OLMASININ ŞARTLARI
                    Kendisine fitre vâcib olacak derecede zengin olan, hür ve mukîm (yolcu olmayan) erkek ve kadın Müs-lümana kurban kesmek vâcibdir.
                    • Hür, mukîm ve nisaba mâlik Müslümanın kendisi ve küçük çocuklarının her biri için ve vefat eden oğlu veya kızının küçük çocukları için kurban kesmesi vâcibdir.
                    • Müsâfir eğer mukîm iken kurbanı alıp, (yani bayramın üçüncü günü güneş batmadan önce) sefere çıkarsa, -kur­ban kesmek üzere bir hayvanı alması sebebiyle üzerine vâcib olduğu için- kurbanı satması caiz olmaz.
                    İmâm-ı Âzam ve Ebû Yûsuf Hazretlerine göre kurba­nın vâcib olmasında akıl ve bulûğ (ergen olmak) şart değildir. Delinin ve henüz baliğ olmamış çocuğun malla­rından babaları yahut vasîleri kurban keser ve onlara ye-dirirler. Yediklerinden artanı bunlar için (elbise gibi) ken­disi ile istifâde olunan bir şey ile değiştirebilirler.

                    FIKRA

                    Polis çok hızlı gittiği için zor durdurduğu Temel'e sordu:
                    - Azami hızın elli kilometre olduğunu görmedin mi?
                    - Sen saatte yüzseksenle giderken azami hızın elli olduğunu okuyabilir misin?

                    GÜNÜN SÖZÜ

                    Hiçbir zaman çıktığın kapıyı hızlı çarpma. Geri dönmek isteyebilirsin. Don Herold

                    YEMEK MENÜSÜ
                    · MERCİMEK ÇORBA
                    · MENEMEN
                    · FIRIN MAKARNA
                    · YOĞURT

                    ÇOCUĞUNUZA İSİM
                    Erkek: ŞARBAY: (Tür.) Er. - Kentli, şehirli kimse.
                    Kız: ŞÂYGÂN: (Fars.) Ka. 1. Layık, yakışır, münasip, yansır. 2. Ucuz, bol, çok.

                    MANİ

                    pancarı dallıyolar
                    turhala yolluyolar
                    güvenme el oğluna
                    sevipte almıyolar



                    BİLMECE
                    Ayağını yorganına göre uzatmayan ne olur?
                    Cevabı Yarın.
                    Dünkü Cevap: Numaracı

                    Comment


                    • 5 Kasım 2010

                      Bugün 5 Kasım 2010 28 Zilkade 1431 T.Evvel: 23 Hızır 184 Türkiye Yeşilay Cemiyeti'nin Kuruluşu (1920)-Sultan Melihşah'ın vefatı (1092)-Selanik'in kaybı (1912)
                      HADİS-İ ŞERİF

                      Yapılan hayırdan (ma'ruf) hiçbir şeyi küçük bulup hakir görme, kardeşini güler yüzle karşılaman bile olsa (bunu ehemmiyetsiz görüp ihmal etme). Ravi: Müslim, Birr 144



                      KURBANA AİT HÜKÜMLER

                      Kurban, ancak kurban olmaya uygun hayvanı kes­mekle edâ edilir.
                      Vakti içinde kurbanı kesmeyip kıymeti sadaka ola­rak verilse kurban edâ edilmiş olunmaz. (Vahdeti)
                      Zengin olan kimseler kurban kesmeyip kurbanın kesile­ceği vakti geçirseler kurbanın kıymetini sadaka olarak ver­meleri lâzım gelir. Lâkin fakirler ve kurban nezreden (ada­yan) kimseler aldıkları kurbanı kesmeyip vakti geçerse kurbanın kendisini sadaka olarak vermek vâcib olur.
                      Fıtır sadakası (fıtra) ve kurban vâcib olduktan sonra mal zayi olsa (sahibi fakir düşse) ömrü içinde bunları edâ etmedikçe bunlar kendisinden sakıt olmaz. Ya kıymetlerini veya aynını (kurbanın kendisini) sadaka vermek vâcib olur.
                      Nisaba mâlik (zengin) olan çocuk için de kurban kesmek lâzımdır. (Hidâye)
                      Bir kimse üzerinde zekât, hac, fıtır sadakası (fitre), yemin keffâreti ve kurban borcu var iken ölümü yakın olup malının üçte birinden bunların ödenmesini vasiyyet etse malının üçte biri yeterse hepsini ödemek lâzım olur. Malının üçte biri yetmezse zekâtından başlanır; evvelâ zekâtı, sonra haccı, sonra fıtır sadakası ve bun­dan sonra yemin keffâreti verilir ve en sonunda -malı kalırsa- kurbanı kesilir.

                      ZİLHİCCE AYI İÇTİMÂİ, RU'YET VE BAŞLANGICI

                      Hicrî-Kamerî 1431 yılı Zilhicce ayı ictimâ'ı yarın (06 Kasım Cumartesi) Türkiye saati ile 06.52'de dir.
                      Ru'yet ise yarın (06 Kasım Cumartesi) Türkiye saati ile 19.53'dedir.
                      Hilâl'in görüldüğü yerler: Atlas okyanusunun Afrika kıtasına yakın kesimleri, Kuzey Güney Amerika kıtası ve Antartikanın güney batı sahilleri.
                      Hilal; Türkiye, Mısır, Fas, Cezayir, Tunus ve Arap yarımadasından asla görülemeyecektir.
                      Hilâlin görüldüğü günü takip eden 07 Kasım Pazar günü de Zilhicce ayının (1)'idir.

                      FIKRA

                      Temel evde tuvaletteyken deprem olmuş, ev çökmüş. Enkazın altından sağ çıkan Temel bağırıyormuş, “Vallahi, sifonu o kadar hızlı çekmedim!..”

                      GÜNÜN SÖZÜ

                      Yüksek tepelerde hem yılana, hem kuşa rastlanır; birisi sürünerek, öteki uçarak yükselmiştir. Cenab Şahabettin

                      YEMEK MENÜSÜ
                      · ŞEHRİYE ÇORBA
                      · YAPRAK SARMA
                      · EV USULU MANTI
                      · YOĞURT

                      ÇOCUĞUNUZA İSİM
                      Erkek: ŞARIK: (Ar.) Er. - Doğup parlayan, parlak.
                      Kız: ŞÂYESTE: (Fars.) Ka. - Layık uygun, münasip.

                      MANİ

                      Masa Üstünde Bıçak
                      Parmağını Koparacak
                      Ana Haberin Olsun
                      Abim Kız Kaçıracak



                      BİLMECE
                      Hiç yorulmadan dünya yolculuğu yapan şey nedir?
                      Cevabı Yarın.
                      Dünkü Cevap: Üşütüp, romatizma

                      Comment


                      • 6 Kasım 2010

                        Bugün 6 Kasım 2010 29 Zilkade 1431 T.Evvel: 24 Hızır 185 Katip Çelebi'nin Vefatı (1658) - (GAP)'ın Kuruluşu (1989)-Kuş geçimi fırtınası

                        HADİS-İ ŞERİF

                        Cuma (namazı kılma)'ya gitmek, ümmetimin fakirlerinin haccıdır. Ravi: Deylemi



                        ZİLHİCCE AYI VE ON GECE

                        Bu akşam idrâk, edeceğimiz kamerî ayların 12'ncisi olan Zilhicce ayı, İslâm'ın beş esâsından biri olan hac farizasının îfâ edildiği umûmî af ayıdır. Arafat'a çıkıldığı, Allah için milyonlarca kurbanın kesildiği ve bir senelik hesapların görülüp amel defterlerinin kapandığı mukad­des bir aydır.
                        Zilhiccenin birinci on gecesi "leyâli-i aşere" yâni 10 mübarek gecedir. Bu ayda, noksanların tamamlanması için istiğfar, salevât-ı şerîfe, diğer dualar ve tesbîh namazına devamda hayır vardır.
                        Hacca gidemeyen mü'minlerin bu günlerde oruç tut­maları çok büyük fazilettir. O bakımdan Kurban bayra­mından evvel dokuz gün oruç tutmalı, 10. günü kurban kesilinceye kadar bir şey yememelidir. Hiç olmazsa 8'in-, ci gün ile beraber, 9'uncu günü (Arefe günü) oruçlu ol­mak lâzımdır.
                        Arefe günü sabah namazından bayramın 4'üncü günü ikindi namazına kadar, bütün farz namazların arkasından "Teşrîk tekbîri" (Allâhü Ekber Allâhü Ekber. Lâ ilahe ilallâhü vallâhü ekber. Allâhü Ekber ve lillâhil-hamd.) okumak kadın-erkek her mükellef müslümana vaciptir.

                        ZİLHİCCENİN İLK ON GÜNÜNDE NE YAPILIR?

                        Zilhicce ayının birinden onuna (yâni Kurban Bayramının ilk gününe) kadar, her gün sabah namazlarından sonra:
                        10 saleyât-ı şerîfe:
                        "Allahümme sallı ve sellim ve bârik ala seyyidinâ Muhammedin ve ala âli seyyidinâ Muhammed."
                        10 istiğfar:
                        "Estağfirullâhe'l-Azîm el-Kerîm ellezî lâilâhe illâ-Hüve'l-Hayye'l-Kayyûme ve etûbü iieyk ve nes'elü-hü't-tevbete ve'l-mağfirete vel-hldâyete lenâ innehû hüve't-Tevvâbü'r-Rahîm."
                        10 tevhid:
                        "Lâ ilahe illallâhü vahdehû lâ şerike leh. Lehü'l-mülkü ve lehül-hamdü yuhyî ve yümît. Ve hüve hay-yün lâ yemûtü biyedihi'l-hayr. Ve hüve alâ külli şeyinkadir" okunur. (Dua ve İbâdetler, Fazilet Neşriyat)

                        FIKRA

                        Düğünden sonra kayınpederi Temel'e:
                        - Biliyorum şimdiye kadar bir sürü aptallıklar yaptın, umarım artık akıllanmışsındır.
                        - Söz veriyorum babacığım, bu son aptallığımdır.

                        GÜNÜN SÖZÜ

                        Zulüm yanan ateş gibidir, yaklaşanı yakar;Kanun ise su gibidir, akarsa nimet yetiştirir. Yusuf Has Hacip

                        YEMEK MENÜSÜ
                        · SEBZE ÇORBA
                        · Z.Y.BARBUNYA PİLAKİ
                        · BEZELYELİ PİLAV
                        · YOĞURT

                        ÇOCUĞUNUZA İSİM
                        Erkek: ŞÂTİ: (Ar.) Er. - Kıyı, kenar.
                        Kız: ŞAYAN: (Fars.) Ka. - Uygun, yakışır, münasip, layık.

                        MANİ

                        yeşil kamyon doluyor,
                        abim damat oluyor,
                        abim damat olunca,
                        sırada bana geliyor.



                        BİLMECE
                        En çok acı çeken dağ hangisidir?
                        Cevabı Yarın.
                        Dünkü Cevap: Posta pulu

                        Comment


                        • 7 Kasım 2010

                          Bugün 7 Kasım 2010 1 Zilhicce 1431 T.Evvel: 25 Hızır 186 Hızır Günlerinin Sonu-Şair Baki'nin vefatı (1600)-Rusya'da kominist ihtilali (1917)
                          HADİS-İ ŞERİF

                          Haksızlığın karşısında susan dilsiz şeytandır.



                          KURBAN KESMEYE DÂİR BAZİ MESELELER

                          Besmelenin akabinde hiçbir şey ile meşgul olmayıp kurbanı hemen boğazlamak şarttır. Besmeleden sonra bıçak biienirse besmeleyi tekrar etmek lazımdır.
                          "Bismiliâhi Allâhü Ekber" dedikten sonra kurban ye­rinden kalkıverse yatırılıp keserken tekrar besmele çekilir.
                          Besmeleden sonra elindeki bıçağı bırakıp dıger bir bı­çak alsa besmeleyi tekrar etmek lâzım olmaz. Lakın bir kurbân üzerine besmele okuduktan sonra onu bırakıp diğerini kesecekse besmeleyi tekrarlamak lazımdır.
                          Birkaç kurbanı birbiri ardınca boğazlasa her birinde besmeleyi tekrarlamak lâzımdır.
                          Kurbanı iki kişi kesse ikisinin de besmele çekmesi la­zımdır.
                          Hayvanın yenmesi tahrîmen mekruh olan a'zası yedi­dir* 1- Husyeleri (yumurtaları), 2- Bezleri, 3- Sidik torba­sı 4- Ödü, 5- Kesilen hayvanın vücûdundan akan kanı, 6- Erkeğin tenasül uzvu, 7- Dişinin tenasül uzvu.
                          Kurbanı yatırdıktan sonra bıçağı bilemek mekruhtur.
                          Kesmeyen bıçağı kurbanın boynundan kaldırıp bile­dikten sonra kesmek -eziyet olduğu için- haramdır. La­kin böyle kesilen hayvanın etini yemek haram olmaz.
                          İki kimseden biri diğerinin kurbanını yanlışlıkla -kendi­nin zannederek- kestikten sonra etini yemeden sahipleri kurbanlarını bilip alsalar, caiz olur. Etini yedikten sonra bilirlerse helâlleştikleri takdirde yine caiz olur. Helalîeş-mezlerse, birbirlerinin kurban bedellerini öderler, kurban günleri geçmişse, aldıkları bedelleri sadaka verirler.
                          Kör bıçak ile kesmek, kör bıçağı birkaç defa sürmek, kesecek yere bacağından sürüyerek çekmek, iliğe kadar birden kesmek, kurbanı incitmek, canı çıkmadan yüzmek, başını birden kesip yüzmek, kıbleye çevirmemek ve do­ğurması yakın olan hayvanı kesmek mekruhtur,

                          FIKRA

                          Balıkçı Temel'e, bir müşteri hamsinin fiyatını sormuş.
                          - Beşyüz bin..
                          - Karşıdaki balıkçıda dörtyüz bin.
                          - Sen de git ordan al.
                          - Orada kalmamış.
                          - Bende de kalmasa, ben iki yüze satarım!..

                          GÜNÜN SÖZÜ

                          Yüzünü Güneşe çeviren insan,gölge görmez. Helen Keller

                          YEMEK MENÜSÜ
                          · SEBZE ÇORBA
                          · ARNAVUT CİĞERİ
                          · PİYAZ
                          · TAHİN HELVA

                          ÇOCUĞUNUZA İSİM

                          Erkek: ŞATIR: (Ar.) Er. 1. Neşeli, şen. 2. Büyük bir kimsenin atı yanında gitmekle vazifeli ağa.
                          Kız: ŞEBEFRUZ: (Fars.) - Geceyi aydınlatan. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

                          MANİ

                          yeşil giyme çimen olursun
                          mavi giyme bulut olursun
                          sarı giyme güneş olursun
                          kalbine bakınca sevdalı olursun



                          BİLMECE
                          Ağzı var dili yok
                          Yemek yer, su içmez
                          Kuyruğu var at değil
                          Kanadı var kuş değil
                          Cevabı Yarın.
                          Dünkü Cevap: Ağrı

                          Comment


                          • 8 Kasım 2010

                            Bugün 8 Kasım 2010 2 Zilhicce 1431 T.Evvel: 26 Hızır 1 Kasım Günlein Başlangıcı-Sultan II.Süleyman Han'ın tahta çıkışı (1687)-Lüleburgaz'ın kurtuluşu (1922)

                            HADİS-İ ŞERİF

                            Kim bir ihsana mazhar olursa, bulunduğu takdirde karşılığını hemen versin; bulamazsa, verene senada bulunsun. Zira onu övmekle, teşekkürünü yerine getirmiş olur. Ketmeden (karşılık vermeyen ) nankörlük etmiş olur. Ravi: Tirmizi, Birr 86



                            KÂRÛN VE AKIBETİ

                            Kârûn, Mûsâ aleyhisselâmın amcasının oğlu olup ev­velce çok ibâdet eden sâlih ve fakir bir kimse idi. Mûsâ aleyhisselâmdan kimya sanatını öğrendi. Böylece nice altınlar yığdı, mallar mülkler aldı, yüksek binalar yaptı. İşte bundan sonra azdı, ibâdeti terk etti, zekâtını vermedi, malı onu Rabb'inden alıkoydu.

                            Malı içinde bütün debdebesi ile kavminin yanına çıkınca, onlardan içinde dünya arzusu olanlar "Ne olurdu şu Karun'a verilen gibi bizim de olsa! O cidden büyük bir bahtiyar..." demeye başladılar. Mü'minlerden bazıları da onlara "Yazıklar olsun size, Allah'ın sevabı, îmân edip sâlih amel işleyen kimseler için daha hayırlıdır." dediler.

                            Mûsâ aleyhisselâm, ona çok nasihat etti; "Öyle ser­vetine bakıp da şımarma, geçici bir servete güvenerek kibirlenme. Böyle yapman seni Allah'tan uzaklaştırır, rah­metinden mahrum bırakır.

                            Allah'ın sana bu verdiklerini onun rızâsına uygun kul­lan. Zira sana bedeninde, malında önceden sahip olma­dığın bunca nimetler verdi. Allah'ın sana ihsan ettiği gibi sen de ihsan et. Zekâtını ver, cimrilik, israf ve ihtikâr ede­rek yer yüzünde fesad çıkarma. Muhakkak Allâhü Teâlâ, mal ve mülkü senden daha fazla, daha güçlü ye cemi­yetçe de daha kalabalık olan Firavun gibilerini helak etmiştir." dedi. O hiçbir nasihati dinlemedi ve "Ben bu mal­lara, sırf bendeki bir ilim sayesinde sahip oldum. Senin bütün bu söylediklerin bana hasedindendir." dedi. Hattâ Mûsâ aleyhisselâma düşman oldu ve ona iftira attırdı. Sonra Allâhü Teâlâ onun bu hilesini açığa çıkardı da kavmi onu kötüleyerek terk ettiler.

                            Sonra Allâhü Teâlâ onu sarayı ile yere geçiriverdi. Dün onun gibi olmayı ve mevkiini arzu edenler de bu sabah, "Vay be, demek ki Allah kullarından dilediğine rızkı bol veriyor, dilediğine de az; eğer Allah bize lutfetmese idi bizi de batırmıştı. Demek ki hakikat bu: Kâfirler saadet ve se­lâmete kavuşamayacaklar." diyorlardı.

                            Beyt:

                            Cihanda merd-i mümsik mâlik olsa mülk-i Karun'a Cihandan göz yumunca malı el yer, kendisin yer yer.

                            Dünyada insan Karun'un mülküne sahib olsa ölünce vücudunu toprak, malını varisleri yer.

                            FIKRA

                            Temel Cemal'e
                            - İşim kötü gidiyor, her hafta yüz milyon kaybediyorum.
                            - İşini niye bırakmıyorsun?
                            - Bırakırsam nasıl geçinirim?..

                            GÜNÜN SÖZÜ

                            Akıllı kimsenin lisanı kalbindedir. Düşünerek söyler. Hz.Ali (r.a.)

                            YEMEK MENÜSÜ

                            · DOMATES ÇORBA
                            · EV USULU MANTI
                            · YAPRAK SARMA
                            · YOĞURT

                            ÇOCUĞUNUZA İSİM

                            Erkek: ŞEBAB: (Ar.) Er. - Gençlik, tazelik. -Türk dil kuralına göre "b/p" olarak kullanılır.
                            Kız: ŞEMSPARE: (a.f.i.)- - Güneş parçası. Çok parlak. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

                            MANİ

                            köprüden geçerken
                            köprü saladı beni
                            mavi gömlekli adam
                            aşka bağladı beni



                            BİLMECE

                            Su üşümüş ben olmuşum
                            Güneş çıkmış yok olmuşum
                            Cevabı Yarın.
                            Dünkü Cevap: Balık

                            Comment


                            • 9 Kasım 2010

                              Bugün 9 Kasım 2010 3 Zilhicce 1431 T.Evvel: 27 Kasım 2 Babaeski ve Pehlivanköy'ün Kurtuluşu (1922)-Erzurum müdafaası (1877)-Çığ düşme mevsimi-Kasım fırtınası

                              HADİS-İ ŞERİF

                              Pazara gitmekte olan malı önceden karşılamayın. Hayvanların sütünü memelerinde (günlerce bekleterek) biriktirmeyin. Birbirinize karşı (müşteriyi kızıştırmak için alıcı olmadığınız halde, yüksek fiyat vererek) malın değerini artırmayın. Ravi: Tirmizi, Büyü 41



                              VÂCİB KURBAN

                              Zilhicce ayının onuncu, on birinci, on ikinci günleri ile on birinci, on ikinci gecelerinde ibâdet ve Allah'a yakınlık niyeti ile kesilen beş nevi hayvana; -koyun, keçi, sığır, deve, manda (câmus)a- kurban denir.
                              Zarurî ve aslî ihtiyaçları ve borçlarından sonra nisâb miktarı mala mâlik olan her Müslümana senede bir kere Kurban Bayramı günlerinde, yani Zilhicce-i Şerîfe'nin onuncu, on birinci, on ikinci günlerinden birinde kurban kesmek vâcibdir.

                              KURBANIN HİKMETİ
                              Eti yenilen hayvanları boğazından kesmek suretiyle hayvanın eti, necîs (pis) kanından temizlenmiş olur. "Bismillâhi Allâhü Ekber" diyerek kesilince etinin yenil­mesi helâl olur.
                              Kurban kesmekte Allah'ın kullarına ziyafet vardır. Etin üçte birini dostlara, üçte birini fakirlere vermek, kalanını da evde çoluk çocuğa yedirmek müstehabdır.
                              Kurban kesmek Allah yolunda bir fedâkârlıktır. Allâhü Teâlâ'nın verdiği nimetlere bir şükürdür. Ayrıca sevaba ve Allah'a yakınlığa vesîledir, belâlara karşı da bir siper­dir. İnsanlar her gün dünyânın her tarafında yüz binler­ce hayvan kesiyorlar. Fakat bunlardan yalnız maddî imkânı olanlar istifâde edebiliyor. Kurban Bayramındaki etlerden ve derilerinden fakirler de istifâde etmektedir. Şahsın menfaati.yerine de cemiyet menfaati konuluyor. Kurban kesmek İslâm'ın pek insanî ve içtimaî büyük bir fedâkârlığıdır.
                              Kurban kesmekle kesilen hayvan sayısı çok artmış olmaz. Çünkü kurbanda kasaplar et satamayacağından kesecekleri hayvan sayısı azalır. Kendi zevkleri için her gün binlerce hayvanın kesilmesini çok görmeyenlerin senede bir kere Allah için ve insanların da yararına kur­ban kesilmesini çok görmeleri insaflı bir tavır değildir.
                              Elhâsıl kurban; dînî, ahlâkî, içtimaî birtakım hikmetler ve maslahatlar için emredilmiştir. Bunu takdîr etmeye­cek bir akıl sahibi düşünülemez.

                              FIKRA

                              Temel Cemal'e
                              - Fadime'nin kürke alerjisi var.
                              - Ner’den biliyorsun?
                              - Ne zaman kürk giymiş bir kadın görse hastalanıyor!..

                              GÜNÜN SÖZÜ

                              Akıllı görünme çabası, çoğu zaman akıllı olmayı engeller. La Rochefoucauld

                              YEMEK MENÜSÜ
                              · TARHANA ÇORBA
                              · PİLİÇ KROKET
                              · SPAGETTİ
                              · FIRIN SÜTLAÇ

                              ÇOCUĞUNUZA İSİM
                              Erkek: ŞEBİB: (Ar.) Er. - Gençlik, tazelik.
                              Kız: ŞEBNEM: (Fars.) Ka. - Havada buhar durumundayken gecenin serinliğiyle yerde ya da bitkilerin üzerinde toplanan su damlacıkları, çiğ.

                              MANİ

                              Masa üstünde kaşık
                              Penceremiz açık
                              Anne benim suçum ne
                              Kızlar bana aşık



                              BİLMECE
                              Bilmece bildirmece
                              Resim yapar gündüz gece
                              Duvarlara asılır
                              Her gün ona bakılır
                              Yapar resim, bakınca
                              Siler çabuk, kaçınca
                              Hatta gülsen sen ona
                              O da gülüverir sana
                              Cevabı Yarın.
                              Dünkü Cevap: Buz

                              Comment


                              • 10 Kasım 2010

                                Bugün 10 Kasım 2010 4 Zilhicce 1431 T.Evvel: 28 Kasım 3 Mustafa Kemal Atatürk'ün Vefatı (1938)-I.Varna Zaferi (1444)-Kırklareli'nin kurtuluşu (1922)

                                HADİS-İ ŞERİF

                                Pahalanması için, kim bir yiyecek maddesini kırk gün saklarsa, o Allah'tan yüz çevirmiştir. Allah'da ondan yüz çevirmiştir. Ravi: Ahmed b. Hanbel, Müsned 2/33



                                KURBANIN MÜSTEHABLARI

                                1- Kurban edilecek hayvanı kurban günlerinden evvel alıp beslemek.
                                2- Kesileceği yere tâ'zîm (hürmet) ile götürmek.
                                3- Becerebiliyorsa kendisi kesmek.
                                4- Kesemiyorsa ehil bir kimseyi vekil edip kesilirken kendisi hazır bulunmak.
                                Peygamber Efendimiz (s.a.v.) buyurdular ki: "Ey Fâtıma, kalk ve kurban(ın boğazlanması)na şâhid ol. Zîrâ kanından ilk damlası yere düştüğünde işlediğin her bir günâhın af ve mağfiret olunur. Ve 'İnne salâtî ve nüsükî ve mahyâye ve memâtî lillâhi rabbi'l-âlemine lâ şerîke leh.' duasını oku."
                                5- Bıçağın, büyük ve keskin olması.
                                6- Kurbanın iki şah damarı ile yemek ve nefes boru­sunu kesmek.
                                7- Hayvan ölmeden derisini yüzmemek.
                                Kurbanı keserken kurbanın âzâ(organ)ları ve parçaları mukabilinde kendi vücûdunun ve bütün uzuvlarının ce­hennemden âzâd olmasına niyet eylemek müstehabdır.

                                SAĞLIK: KANAMAYA KARŞI TEDBİRLER

                                Ciddî kanamaları durdurmak için şu tedbirler alınır:
                                1- Yaralanan kişi yatırılır. Mümkünse başı gövdesin­den biraz aşağıda olmalıdır veya bacakları hafifçe yuka­rı kaldırılır. Böylece kanın beyine gitmesi sağlanır ve bayılma engellenir. Yaralı organ meselâ kol, kalpten yu­karı tutularak kola kan akışı yavaşlatılır.
                                2- Vücuda girmiş herhangi bir madde varsa çıkart­maya çalışılmaz.
                                3- Kanayan yerin üzerine temiz bir bezle, yoksa elle tazyîk edilir.
                                4- Kanama durana kadar tazyîke devam edilir; Kana­ma durunca temiz bir bezle sargı yapılır.
                                5- Kanama devam eder ve sargının üzerine çıkarsa, sargıyı çözmeden tazyîke devam edilir ve en yakın atar­ damar üzerine bastırılır.
                                6- Kanayan kısmı hareket ettirmeden hasta en kısa zamanda bir hastaneye ulaştırılır.

                                FIKRA

                                “Temel çok iyi bir doktordur!.." demiş Cemal.. "Nereden biliyorsun?" demişler. "Geçen yıl çok pahalı bir ameliyat olmam gerekiyordu. Param yoktu, röntgende rötuş yaptı!.."

                                GÜNÜN SÖZÜ

                                Akıllı adam aklını kullanır. Daha akıllı adam başkalarının da aklını kullanır. Bernard Shaw

                                YEMEK MENÜSÜ
                                · YAYLA ÇORBA
                                · PİLİÇ IZGARA
                                · FIRIN MAKARNA
                                · SÜTLAÇ

                                ÇOCUĞUNUZA İSİM
                                Erkek: ŞEBHAN: (Fars.) Er. - Gece öten bir cins bülbül.
                                Kız: ŞEBNUR: (a.f.i.) Ka. - Gecenin nuru, gecenin ışığı, aydınlığı.

                                MANİ

                                karanfilim kap kara
                                selam söyle o yara
                                getir bi tane testi
                                su içem kana kana



                                BİLMECE
                                Dışı var içi yok
                                Tekme yer suçu yok
                                Cevabı Yarın.
                                Dünkü Cevap: Ayna

                                Comment

                                Working...
                                X