fidan ve peyzaj fırsatları fidanligi.com’da

Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Organik Gübreler ve Önemi

Collapse
X
 
  • Filter
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts

  • Organik Gübreler ve Önemi

    Organik Gübreler ve Önemi

    İnsanoğlunun bitkileri tarımsal üretim amaçlı kullanmaya başlamasından beri organik gübreleme, tarımın en önemli konularından biri olmuştur.

    Yalnız ne yazık ki tarımın bu önemli tekniği bugünlerde, o günlerde yapıldığından bile daha yanlış şekilde uygulanıyor.

    Bu yazımda size, nasıl oluyor da organik gübreleri tarımsal üretimin ilk defa yapıldığı ilkel çağlardan bile daha hatalı kullanıyor olduğumuzu anlatıp; bu gübreleri nasıl daha etkin kullanabileceğimizi açıklamaya çalışacağım.

    Organik gübre nedir? Ahır Gübresi, Hayvan Gübresi Nedir?

    Bu organik kelimesini ne kadar çok kullanıyoruz ve aklımız ne kadar çok karışıyor öyle değil mi?

    Organik kelimesinin anlamını merak edip Türk Dil Kurumu sözlüğüne de baksanız pek bir cevap alamazsınız çünkü sanırım bu kelime daha ziyade bir tarım, biyoloji terimi ve bu sebeple terimler sözlüğüne bakmak daha doğru olur.

    Organik kelimesi aslında “organik madde” teriminden geliyor. Organik maddenin tanımı ise biyoloji sözlüğünde verilene göre: “Doğal olarak bulunmayıp canlı organizmalar tarafından sentezlenen maddeler.” olarak açıklanıyor. (Kaynak: TurkMedikal . N E T >> Sözlük, Tıp Sözlüğü, Biyoloji Sözlüğü, Cinsel Terimler Sözlüğü)

    Yani organik madde, organik ürün, organik tarım, organik gübre gibi kavramlarda kullanılan organik sıfatı, aslında bu maddelerin içeriklerinin canlı organizma tarafından yadsınmadan kullanılabileceğini belirtir.

    Yani mesela organik tarımdan üretilen organik ürünlerde, bizim organizmamıza yabancı kimyasallar bulunmaz. Genlerimiz, bu ürünlerdeki tüm maddeleri tanıyordur.

    Benzer şekilde bitkilerimize verdiğimiz organik gübrede de bitki organizmasına yabancı maddeler bulunmaz. Bitkinin genleri bu maddelerin tümünü tanıyordur.

    Çünkü organik gübre de canlı organizma tarafından sentezlenmiş olan bir maddedir. Bu bağlamda organik gübreler hayvan dışkıları, yeşil bitkiler ve mutfak artıkları gibi her türlü organik atıklardır.

    İşte yine bu sebepten dolayı organik gübre ahır gübresi, hayvan gübresi denilen gübreleri de zaten içerir.

    Bugünlerde herkes “organik gübre” terimini nasıl kullanacağı konusunda biraz şaşkınlık yaşıyor. Çünkü “organik gübre” sanki sadece organik tarımda kullanılabilecek gübreymiş gibi bir hava var. Ancak bu yanlış; organik gübre eğer gübreyi üreten canlı da organik besleniyorsa elbette organik tarımda kullanılabilir. Ancak bunun haricinde konvansiyonel tarımda da kullanılan ve canlı bir organizma tarafından sentezlenerek üretilmiş her tür gübre de organik gübredir.

    Organik Gübreleri Nasıl Yanlış Kullanıyoruz?

    Şimdi de gelelim yazımızın başında iddia ettiğimiz hatalı kullanım mevzuuna.

    Her yerde duyuyoruz; yanmış gübre, yanmış ahır gübresi, yanmış çiftlik gübresi…

    Ben köylerde dolaşırken üreticilere "Yanmış gübre nedir? Nasıl yaparsınız?" diye soruyorum. İşte size üreticimizin gübre yakma yöntemleri:

    Yöntem 1: Hayvan gübresi alınır. Sıcak yaz günlerinde evin damına veya geniş açıklık bir araziye serilir ve bir iki ay kurutulur. Daha sonra toplanarak tarlaya, bahçeye atılır (!!!)

    Yöntem 2: Özellikle küçükbaş hayvan ağıllarının gübre temizliği 2-3 yılda bir yapıldığı için buralardan gelen gübreler yanmış gübredir (!)

    Yöntem 3: Hayvan gübresi kurutma makinesinde kurutulur. İşte bu çok güzel yanmış çiftlik gübresidir (!)

    Aman sakın bunları doğru yöntemler sanmayın. Bunlar benim köylerde "Yanmış hayvan gübresi, çiftlik gübresi nedir? Nasıl kullanıyorsunuz?" sorularına aldığım normal cevaplardan bazıları. (Daha önce duymayıp bana inanmayanlar benim yaptığım gibi üreticilerimize sorabilir.)

    Bu yukarıdaki yöntemler yanmış çiftlik gübresi ya da kompostlaştırılmış organik gübre değildir. Gübreyi bu yöntemler sonrası toprağa atar isek gübrenin içerisinde bulunan bir çok besin maddesini kaybederiz. Bakınız bir tablo:

    Özellik
    Gübrenin açıkta bekletilme süresi

    3 ay 6 ay 9 ay
    Toplam ağırlık 39.6 56.0 71.1
    Azot (N) 35.1 42.3 56.9
    Fosfor (P2O5) 17.4 31.5 38.4
    Potasyum (K2O) 24.8 37.9 45.2
    Organik madde 51.7 71.4 79.8

    Tablo 1- Ahır Gübresinin Bekletilme Süresinde Kayıplar % (Kacar, 1962)

    Tablodan da görüleceği gibi açıkta bekletme ile 9 ayda gübrenin ağırlığının % 70’ ini, azotunun % 57’ sini, fosforunun yaklaşık % 40’ ını, potasın % 45’ ini ve en önemlisi organik maddesinin % 80’ ini kaybetmiş oluyor !!!

    Bir dakika o zaman, biz bu gübreyi neden kullanalım? Artık neredeyse işe yarar bir şey kalmamış ki… Eğer bu gübreye para verdiydiysek vah vah, paralar havaya uçtu gitti.

    Geçmiş olsun.

    Eğer gübreyi ahırda bekletir ve tarlaya bahçeye atmadan hemen önce çıkarırsak bu kayıplar belki daha az olacaktır. Ancak o zaman da başka yerden kaybımız olacak. Yabancı ot tohumları !

    Nasıl mı? Şöyle açıklayalım. Hayvanlar birçok çeşit ot yerler. Bu otları elbette tohumları ile beraber de yerler. Özellikle bitkisel üretimde yabancı ot diye bildiğimiz ve verimi düşüren bir çok otun tohumu hayvanın sindirim sistemi içerisinde otlanma kabiliyetini yitirmez (hatta öyle yabancı otlar var ki tohumları ancak bir hayvan tarafından yenip çıkarıldıktan sonra çimlenebiliyor). İşte bu sebeple hayvan gübresinin içerisinde birçok yabancı ot tohumu bulunabilir. Ve uygun şekilde organik gübre yakma yapmazsak bu ot tohumları tarla ve bahçemizde ürettiğimiz ürüne ortakçı olurlar. Bu durumda parayı ya ot öldürücü ilaçlara dağıtmak ya da çok düşen verim sebebiyle o yıl zarar etmek zorunda kalırız.

    Organik Gübreleri Nasıl Doğru Kullanırız?

    Aslında bence en uygun yanmış organik gübre: Oksijenli fermantasyon ile ısısı 60-70 dereceye çıkarılarak içerisindeki ot tohumları öldürülen; daha sonra da oksijensiz fermantasyon ile gübre içerisinde bulunan kompleks besin maddelerinin bitkinin alacağı forma dönüştüğü gübredir.

    Gübreyi bu şekilde yakmak için şunları yapmak gerekir (Aşağıdaki bilgiler tedgem.gov.tr web adresinden alınmış, bazı yerlerde ekleme ve düzeltme yapılmıştır) :

    1. Aşama: Oksijenli (Havalı) Yanma

    Ahırdan çıkarılan ve gübreliğe getirilen gübre önce yaklaşık 60 cm'lik bir tabaka halinde sıkıştırılmadan bırakılır (gübre yığını yüksekliği 1,5 metreyi geçmemelidir). Böylece gübrenin olgunlaşması havalı koşullarda oluşur. Gübrenin içindeki bakterilerin yardımı ile yığının ısısı 60-70 dereceye yükselir ve gübre yanmaya başlar.

    Bu noktada dikkat edilmesi gereken hususlar var. Dikkatli olup gübreyi sık sık izleyin. Eğer gübrenin iç sıcaklığı 60-70 dereceyi çok aşar ise gübrenin için kül olacak, alev alacak denli yanar. Bu durum hem işletmenizde yangın riski oluşturur, hem de gübreniz nerede ise işe yaramaz küle dönüşür.

    Bunu önlemek ve iyi bir oksijenli yanmayı sağlamak için, gübre iç sıcaklığını zaman zaman termometre ile ölçmek; sıcaklık 60 dereceye ulaştığı zaman gübreyi ters yüz edip havalı yanmaya devam etmek gübrenin tamamının yanmasını sağlayacaktır. Gübrenin tamamı ortak bir renk alıncaya kadar (3 kere alt üst etmek yeterli olabilir) havalı yanma sürdürülür.

    Havalı yanmada temel amaç yabancı ot tohumlarını öldürmektir. Ancak bu arada bitki besin maddeleri kaybedilir. İşte bu kaybı azaltmak için havalı yanma süresi kısa tutulmaya çalışılmalıdır.

    Unutulmamalıdır ki kuru gübrede havalı yanma olmaz. Gübre çok kuru ise ıslatmak gerekir. Ayrıca havalanma ne kadar iyi ise yanma süresi o kadar kısalır. Bu sebeple bu işlem için gübre olabildiğince ekmek kırıntısı formunda sıkışmamış halde bulunmalı ve havalı bir yerde olmalıdır.

    Çiftlik gübresine olgunlaştırma aşamasında, tonuna 7-8 kg P2O5 hesabı ile fosforlu gübre ilave edilecek olursa, çiftlik gübresinden meydana gelecek olan gaz şeklinde amonyak (NH3) yani azot kaybı önlenirken, aynı zamanda çiftlik gübresinin fosforca zenginleşmesi sağlanmış olur.

    2. Aşama: Oksijensiz (havasız) Yanma

    Daha sonra bu gübre yığınını ıslatıp sıkıştırılır. Gübrenin sıkışması ile bu sefer havasız şartlarda olgunlaşmayı sağlayan bakteriler çalışmaya devam ederek yanmayı tamamlar.

    Soğuk yanma, gübre içerisinde bulunan besin maddelerinin, bitkinin alabileceği formlara dönüşmesini sağlar. Bitki ve verim için soğuk yanma da çok önemlidir.

    Sıcak ve soğuk şartların karışımından elde edilen gübrelere “serin gübreler" denir.

    Organik Gübre Yakmada (Olgunlaştırmada) Dikkat Edilecek Diğer Hususlar:

    1- Gübrenin yığın yapılacağı alan yağış ve rüzgâr almayan ve dış etkenlerden iyi korunmuş bir yerde yapılmalıdır.

    2- İmkânlar ölçüsünde üzeri kapatılmalıdır. (Üzeri koyu renk naylon ile kapatılabilir ancak oksijenli yanma sırasında naylonun içerisine hava girmesi sağlanmalı yani yığının üzerine naylon örtü sıkıştırılmadan serilmelidir)

    3- Mümkün olduğu takdirde gübreyi gübre çukurları içerisinde olgunlaşmaya bırakmalıdır.

    4- Gübre çukurları kullanılmayacak ise gübrelerin olgunlaştırılmak üzere bekletildikleri alanların tabanlarının her iki taraftan ortaya doğru meyilli ve sıkıştırılmış toprak, taş veya betondan yapılmış düz ve geniş bir zemin şeklinde olması sağlanmalıdır. Ancak bu alanlarda toplanan gübrelerin düzensiz bir biçimde yığılmalarının önüne geçmek gerekir.

    5- Yığın sıcak ayrışmanın hızının azaltılması için zaman zaman sıkıştırılmalıdır eğer kuruduysa ıslatılmalıdır.

    Sonsöz

    Değerli okuyucular.

    Bu yazdığım konu topraklarımızın zenginliği, besin gıda-besin zinciri, dünyada açlığın önlenmesi, tarımsal gelirin ve kırsal nüfus refahının arttırılması açısından çok çok önemlidir.

    Umarım organik gübre uygulamaları konusundaki hatalarımızdan vazgeçer ve daha sağlıklı koşullarda üretim yaparız.

    Her yazana, her öneri yapana, her uzmana hemen güvenip inanmamak gerektiği gibi, denemeler ve uygulamalar yapmadan da yukarıda yazdıklarıma ve bana da inanmayınız. Verdiğim bilgileri araştırıp, sorgulayınız.

    Ancak kimseye ve hiçbir bilgi kaynağına da güvenmeyip yıllar boyu denemeler yaparak da zaman kaybetmeyiniz.

    İskoç asıllı tarihçi, yazar ve eleştirmen Thomas Carlyle bu konuda şöyle diyor:

    Deneyler, en iyi öğretmenlerdir. Yalnız okul masrafları biraz çoktur.

    Saygı ve sevgilerimle,

    Hakan Ozan Erzincanlı
    Ziraat Yüksek Mühendisi
    Tarim Hayvancilik Proje Tarimsal Ar-Ge Biyoteknoloji

  • #2
    Cevap: Organik Gübreler ve Önemi

    Bilginize teşekkürler; Yanmamış ahır gübresini Çuvallar doldurup,ve havuzu diz kapakta suyla doldurup,çuvallanan gübreyi çiğneyerek bitkiye vermenin zarar ve faydasıne? ot tohumu önemli değil.

    Comment


    • #3
      Cevap: Organik Gübreler ve Önemi

      Sayın Tabiatçı, çuvalların havuzda sıkıştırılmasını ilk defa duyuyorum. Doğrusu, siz bu soruyu sorunca epeyde bir araştırdım ama böyle bir yönteme rastlamadım. Ama mantık olarak serin gübrelerin elde ediliş şekline benziyor. Bu durumda, havasız ortamdaki bakterileri harekete geçirip, yanmayı sağlar. Bu şekilde ot tohumları ölmezler ve halk arasında şerbet denilen şekil ile de besin maddelerinde kayıp oranı artabilir. Bu konuda daha fazla bilgi ve tecrübesi olan arkadaşlarımızda fikirlerini paylaşırsa sevinirim.
      saygılarımla...

      Comment


      • #4
        Cevap: Organik Gübreler ve Önemi

        Sn Hakan bey ve Ebrar'a teşekkürler:Her iki kardeşimizin yazısını iyice okudum. Tabi bunlar benim bildiğim konular ama;Gezdiğim ve gördüğüm kadarı ile bunları halkımıza kimse anlatmıyor.Memleketimizde hayvancılık yapılıyor, çıkan atıklar ne yapılıyor? Rastgele boş bir tarlaya dökülüyor.Üzerinden 1 veya bir kaç yıl geçtikden sonra, bu atık madde siyaha ve kahverengi arası bir renk alıyor ve Halkımızda buna yanmış gübre diyor.Adeta posa haline gelen bu maddeyi, vatandaşımız alıp, tarlasına yada bahçesine veriyor.Ne acı gerçekki bu atık madde içindeki ot tohumları ve böcek larvalarınıda adeta tarla yada bahçesine kendi eliyle getirmiş oluyor.Ancak son yıllarda bazı çiftliklerdeki üreticilerimiz,çiftlik yakınlarına entegre tesis yaparak gübre üretiminede başladılar.Tabi bu sevindirici bir durum; Dileğimiz bu gibi yerlerin artması.Ayrıca bu çiftliklerin yakınlarına biyogaz tesislerinin yapılarak,elde edilecek gazların,ısıtma amacıyla kullanılması ve ekonomiye kazandırılması.Biyogaz tesisi yapılan yerlerdeki avantajlardan biriside, Gübrenin tekrar yanma için ikinci bir işleme tabi tutulmamasıdır.bu Yanlışın düzeltilmesi için başda basın ve medya olmak üzere,Kamu kurum ve kuruluşlarına,Okullarımıza düşmektedir.Ayrıca biyogaz konusu l980 li yıllarda kapatılan TOPRAKSU ve Köy Hizmetleri müdürlüklerince yapılmakta ve insanımız bilgilendirilmekte idi,Şimdi ise bu konuyu takip eden ve çalışma yapan kurumda kalmadı.Ne yazıkki koskoca çiftlikler bile, personelinin ısınma ve yemek pişirme işini kömür yada LPG ile karşılamaktadır.Oysaki bazı ülkelerde hayvanların vücut ısılarından istifade ederek ısınma ihtiyaçlarını karşılama hususu söz konusudur.Hatda isveçte Yolcu terminallerinin ıstılması için, Terminallerdeki yolcuların ısılarından faydalanılmasıyla ilgili habreleri TV'den izledim ve kendimce hayıflanmadan edemedim.Tekrar teşekkürlerimi sunuyor ve esen kalınız.

        Comment


        • #5
          Cevap: Organik Gübreler ve Önemi

          YAŞ GÜBRE NE KADAR SÜREDE TARLAYA ATILIR HALE GELİR?

          Comment


          • #6
            Cevap: Organik Gübreler ve Önemi

            SN AFRASYAB81 bu konuda hatırladığım kadarı ile Sn Ubeyd beyefendinin çok güzel açıklaması var sitede var.Arama butonundan arayınız.kolay gelsin.başarılar.

            Comment


            • #7
              Cevap: Organik Gübreler ve Önemi

              Çiftlik Gübrelerinin Ekonomiye Kazandırılması
              hayvan gübrelerinin tarımda kullanılır hale getirilip pazarlanabilmesi artık mümkün olabilmektedir.
              Çevre kirliliğine önem veren Dünya'mız ve ülkemizde de artık bu zorunluluktur. Açıkta bekleyen hayvan gübrelerinin insan sağlığına, çevre sağlığına olumsuz etkilerini ortadan kaldıran sistemlerin varlığının bilinmesi gerekir.
              Tarımla uğraşanların tamamının üzerinde anlaştıkları en önemli konulardan birisi de; çiftlik gübresinin tarımsal yapılarda kullanımının gerekliliği ve topraklarımızı olumsuz yönde etkileyen sentetik gübrelerden kurtulma gereğidir.
              İlk bakışta doğru olsa da klasik yöntemlerle gübrenin değerlendirilmesi yaklaşık 5 yıl gibi bir süreçte mümkün olmaktadır.
              Birde tabi bu sürecin sonuna kadar bekleme, depolama, koku, sinek , çevre kirliliği gibi problemler de üreticiyi beklemektedir.
              Peki, kısa zamanda ve çevreye rahatsızlık vermeden gübreyi nasıl ekonomik değer haline getirebiliriz sorusuna çeşitli cevaplar vermek mümkündür.

              Öncelikle gübrenin separe edilerek (ayrıştırma) katısı ve sıvısının ayrılması gerekmektedir.
              Gübrenin sıvısı ,üre değeri nedeniyle işlenmek üzere depolanmalı ve mevsiminde toprağa damlama, salma sulama vb. yöntemle yada serpilerek verilmelidir.Problem kuru maddeyle ilgilidir.
              Kuru madde içinde çeşitli yöntemler denebilir.
              1-Açıkta bekletme ve içinde bulunan metan gazının doğal yollarla ayrışmasını bekleme (yaklaşık 5 yıl almakta, depolama,koku,sinek vb.
              içermesi nedeniyle çevreye rahatsızlık vermektedir.ayrıca yağışlar nedeniyle açıkta depolanması da ayrıca problemdir.) 2-Ayrıştırılmış gübrenin açığa serilerek her gün karıştırmak suretiyle yaklaşık 60-90 gün içinde gazının çıkarılması (mevsimsel nedenler ve yaklaşık 100 hp bir traktörle günde 2 kere karıştırmak oldukça maliyet
              getirmektedir.)
              3- Ayrıştırılmış gübrenin bir kapalı alanda (sundurma altında)otomatik olarak kurulacak bir karıştırıcı sistemle karıştırılarak gazının alınması (yaklaşık 20 gün ), paketlemesi
              4- Ayrıştırılmış gübrenin suyunun hızlı bir şekilde alınarak ve fakat içindeki mineral maddelere zarar vermeden 1 gün içinde paketlenebilir hale getirilmesi kurutma, soğutma, paketlemesi 5-BİYOGAZ

              3. ve 4. maddelerde belirtilen sistemler çok fazla bir yatırıma gerek duymadan gübre ile ilgili problemi çözmekte ve gübreyi kısa zamanda ekonomik değer haline getirmektedir.Ve şirketimiz tarafından projelendirilmesi ve imalatı yapılmaktadır.

              Fakat bu sistemlerde gözardı ettiğimiz gübrenin içerisinde bulunan ama bize ısı ve elektrik enerjisi veren gazın kaybıdır.
              BİYOGAZ sistemi işte bu kaybı da ekonomik değere dönüştürmektedir.
              Ülkemizde 80'li yıllarda Hindistan Tipi Biyogaz Tesisleri pilot olarak bazı bölgelerde kurulmuş ve fakat verimli olarak işletilmesi gerçekleştirilememiştir.
              Yurtdışından gelen firmaların talepleri ise 3-4 milyon EURO değerlerdedir.Ayrıca küçük işletmeler için de kurulum yapmamaktadırlar.
              Ülkemizde uzun zamandan beri üniversiteler bu konuda araştırmalar yapmakta ve Biyogaz eldesi konusunda oldukça ileri adımlar atmışlardır.Hali hazırda 20-50-100-200-300 büyükbaş hayvanı bulunan işletmeler için tesis kurup işletebilecek bilgi ve donanım artık ülkemizde de vardır.
              Sistem biyogaz ünitesi,seperasyon,kurutma,soğutma,paketlemeden
              oluşmaktadır.
              Tüm sistem üniversite tarafından projelendirilmekte ve şirketimiz tarafından uygulaması yapılmaktadır.
              3 ve 4 te bahsedilen sistemin kurulumu kapasiteye göre 180 bin TL 'den başlayan fiyatlarla imal edilebilmektedir.

              Biyogaz ise ; sadece biyogaz ünitesi hazırlanacak projeye göre; gene inşaatlar hariç 20 hayvandan 300 hayvana kadar minimum 75 bin Tl den başlayıp 550 -650 bin tl arasında imal edilebilmektedir.

              Tabi işletme otomasyonu, elektrik ihtiyacı yada ısı kullanımı, çevrenin yıllık ortalama ısısı gibi bazı değişkenlerle bu fiyat artmaktadır.

              Kırsal kalkınma destekleri, Kalkınma Ajansı destekleri ile de eksikte olsa , yetersiz de olsa artık sistem kamu kaynaklarından da faydalanabilmektedir.

              Saygılarımla.


              Gökçeören Makine İmalat San. Ve Tic.Ltd.Şti.

              Nevzat Kayacık'tan alıntıdır.

              Comment


              • #8
                Cevap: Organik Gübreler ve Önemi

                Afrikadaki genis islenmeyen arazilerin tarima açilmasi ve buna ihtiyaç olarakta gunre sorunun giderilmesi.Ozellikle yas gubrenin o kadar genis araziye yetersiz kalmasindan kaynakli fransiz tarim bakanliginin resmi bildirgesinde ve afrikadaki yatirimlari olan uretici firmalara sunulan yeni teknikler.Yas yani kati gubrenin sivi hale getirilerek daha genis alanlara sunulmasi ve daha seri bir sekilde topraga nufus etmesi.Ozellikle hayvancilik ve tarima bagli olan ve dogal parklar nedeniile arazileri kisitli olan afrika halkinin gubre uretiminide kisitli kilan etkenlerin basinda sinirlamalar gelmektedir.Afrikadaki dogayi koruma programlarinda arazilere giris yapan yabani hayvanlari oldurmek zorunda kalan çifçilere ve hayvancilikla ugrasan koylulere anadolunun aslani olarak tabir edilen sivas kangal kopekleri tahsis edilmistir.Tarim konusundada ozellikle ozel yani buyuk kzanlar kullanilarak hayvan diskilarinin su ile karistirilarak sivilastirilmasi ve filtre edilerek tarima sunulmasi uygun gorulmus ve o arazilerde organik tarim yada organik tarima yakin tarima izin verilmistir.Bugun ulkemizdede çifçi insanlarimza bu tur imkanlar saglanarak hem gubre alimini askeri yapiya indirgeyerek hemde aninda topraga nufus edecek gubre yapim tekniklerini ve dozajlarini degerli universite ogretim uyelerimiz yada ziraat muhendislerimiz gerceklestiremezlermi?

                Comment


                • #9
                  Cevap: Organik Gübreler ve Önemi


                  değerli kardeşim;
                  yazınızı dikkatle okudum.organik dünyanın insanların yararına başlangıç noktasını oluşturan organik gübrelerin önemi hakkında belirttiğin cümlelerin tamamına katılıyorum ve sizi bu çabanızdan dolayı tebrik ediyorum.
                  her önüne gelenin organik dünya ,organik üretim ve organik ürünler konusunda fikir beyan etmelerini bende zaman zaman yadırgıyorum.ancak her ne şekilde olursa olsun bu konuların ne kadar çok konuşulursa o kadar çok etkin olacağınıda kabul ediyorum.Konuşulmalı,konuşulmalı ki önemli bir konu olduğu gündemde tutulmalı ve bilen bilmeyen herkes tarafından dikkat çekilecek şekle gelmesi sağlanmalı...
                  bununla birlikte hangi konuda olursa olsun insanlar araştırmaya incelemeye,gözlemlemeye ve hepsinden önemlisi sorgulamaya mutlak önem vermeli...
                  nedenleri,niçinleri ,nasılları mutlaka sorgulanmalı..üzerine gidilmeli...diğer konularda olduğu gibi organik gübreler konusunda da bilmem kaç yılında falanın ne dediğiyle değil,o falanın dediklerinden sonra elde edilen gelişmelerin ne boyutlara ulaştığının biyografisi çıkarılmalı..yoksa teknolojik olarak hızla ilerleyen bu sektördede rakiplerimiz olan ülkelerin ardından dürbünle bakacak kadar geri kalabilir,bilmem kaç yıl önce bilmem kimin söylediği sözleri ardına saklanmaya devam ederiz.
                  organik dünya,masa başından takip edilecek ,tekamül ettirilecek ahkam kesilecek bir dünya değildir.bunun kesinlikle bilinmesi gerekir....
                  sahaya inmek,paçaları kolları sıvamak ve o dünya ile yakından hemhal olmak gerekir.mutlaka laboratuar çalışmaları yapmak ,analizler ve sentezler konusunda sabırlı olmak ve toprağın yapısıyla organik gübrenin yapısını birbirine çok iyi entegre edebilmek gerekir.
                  sadece ana elementlerle de belki ürünler elde edilebilir ama insan sağlığına yararının ne kadar olacağı,ürünlerin elde edilmesinden sonra ortaya çıkacak olan aromalarının ve onlardan yayılacak rayihaların nasıl ve ne kadar olacağını takdirlerinize bırakıyorum.
                  bu konuda ziraat mühendisi olan kardeşlerime çok iş düştüğüne inanıyorum.bence çok ama çok kutsal bir meslekleri var.çünkü onların uzmanlık alanlarına insanların midesinden geçecek herşeyin üretim,denetim,koruma konuları giriyor.yanlış gübrelemeden tutunda yanlış ilaçlamaya kadar herşeyi kapsıyor.toprağın yanlış kullanımından,ürünün yanlış kullanımına kadar hepsi bu kardeşlerimizin bir şekilde uzmanlık alanlarının içerisinde..
                  bu kardeşlerimizin mesleklerini canı gönülden idrak edeceklerini biliyorum.bir makina mühendisi olarak yapacakları çalışmaları yakından takip etmek istiyorum.acaba ziraat mühendisi kardeşlerimize biz mekanikçiler nasıl yardımcı olabiliriz?, onun araştırmasını da sürekli yapıyorum.
                  sözün burasında kesinlikle belirtmeliyim ki bu çeşit çalışmalarda uzmanlarla birlikte çalışmak ve hele hele üniversite ile irtibatı hiç koparmamak lazımdır.
                  organik dünya ya katkıda bulunacak,bulunan ve bulunmuş olan tüm kardeşlerime selam olsun...allah onları her iki cihandada bahtiyar kullarından eylesin..halka hizmetin hakka hizmet olduğunu unutmayalım...nasılki kıyamet koparken bile ağaç ekmemiz öneriliyor,o zaman bizde kıyamet kopsa dahi hiç heyecanımızı kaybetmeden organikle ilgili çalışmalara devam edelim diyorum...

                  Comment


                  • #10
                    Cevap: Organik Gübreler ve Önemi

                    Organik tarimin ilerlemesi ve masraflarin dahada aza indirgenmesi amaci ile bir sistem bulunamazmi? Toprak alti sulama ve bu sulamada topragi nemli tutma? Ornek ozel bir metal yada ona benzer depoya su yigma gibi olabilir.Ancak bu depo sistemi toprak altinda olmali ve sulama senede iki defa yeterli kil,a bilmeli gibi.Hatta vanalarlanda bazen gubrelemede toprak altindan yapilabilmeli tabiki sivi gubre.Mesela kargalara karsi kimileri cd kimileri korkuluk kullanmakta .Zararlilara karsida buna benzer sifir ilaç kullanarak bir alternatif bulunamazmi.Yada buyuk ayna gibi bir alternatif ile gunes isinlarini surekli bitkilere yansitacak bir sistem ornek motorlu bir buyuk metal ve bu gunesin alnina çakilarak yansima direk urunlere yansitalamazmi.Bunlar tabiki dusuncemumkanati yada islerligi nedir bilemem.Ama acil çareler bulunarak organik tarimi yapan insanlarin masraf durumlarini dusurmek gerekir.

                    Comment


                    • #11
                      Cevap: Organik Gübreler ve Önemi

                      Bende internetten aldığım bir yazıyı sizlerle paylaşmak istedim.

                      Ahır Gübresi ve Leonardit Mükayesesi

                      Ahır gübresi, büyük veya küçük baş hayvanların sıvı ve katı dışkılarının nitelikli bir altlıkla beraber alınıp, uygun bir ortamda üstü kapalı, sıvı kaybına müsaade etmeyen zeminde ıslatılarak tabakalar halinde sıkıştırılmasıyla olgunlaştırılmış gübredir. Ancak Türkiye nin hiçbir yerinde şartlarına ve bilimsel olgulara uygun gübre depolaması veya olgunlaştırılması yapılmamaktadır. Çünkü ahırdaki hayvan sayısı ve buna bağlı olarak alınan dışkı miktarı yetersiz kalmaktadır.
                      Ahır gübrelerinin içerikleri itibarıyla kalite sıralamasında kanatlılar, küçük baş ve en son büyük baş hayvan(sığır) gübresi gelir. Ancak ne yazık ki ülkemizde de ahır gübresi denildiğinde sığır dışkısı akla gelir. Çünkü daha çok sayıda hayvan bulunur ve dışkısı da diğerlerininkinden daha fazladır. Ülkemizde hayvan gübresi ;
                      1. altlıksız alınır,
                      2. gübre çukurunda saklanmaz,
                      3. üzeri kapalı değildir ve sıkıştırması yapılmaz,
                      4. yağmur ve havalanmaya açıktır,
                      5. besin elementleri için koruyucu kullanılmaz,
                      6. genellikle küçük öbekler halinde ve eğimli toprak alanlarda biriktirilir,
                      7. olgunlaşmadan kullanılır veya satışla kullanıma sunulur,
                      8. dışkının depolanmasında hayvanın yaşı, cinsi ve yediği yemin kalitesi, altlığı dikkate alınmaz,
                      yani dışkı aslında gübre amaçlı değil yakıt amaçlı kullanımda önem arz eder. Çiftçide ahır gübresinin artık ahırdan alınan dışkının her hangi bir yere serpilmesiyle faydalı olmayacağının bilincindedir. Ancak yukarıda bahsedildiği gibi hayvan sayısı ve dışkı miktarı bu kullanımı sınırlamaktadır. Bütün bunlar maalesef ahır gübresi kullanımında Türk çiftçisinin handigaplarıdır.
                      Ahır gübresinin çok ta yüksek olmayan içeriği hemen etki göstermez, 1. yıl içeriğin % 20’ si, 2. yıl ise % 10 ‘ u etki eder. Optimum şartlarda biriktirilmiş ve olgunlaştırılmış bir ahır gübresinin kuru maddesi % 25, organik maddesi % 20, alınabilir azotu % 0.16, fosforu % 0.25, potasyumu % 0.55 dir. Yukarıdaki 8 maddelik olumsuzluk ve yanlıştan dolayı bu içeriğin en az % 30’ u yıkanma ve amonyaklaşmayla kaybolur. Yani yeni değerler; azot % 0.048, fosfor % 0.075, potasyum % 0.165 olur. Bilimsel olarak bu içeriğin tamamıda hemen aktif değildir birinci yıl % 20 si aktiftir. Bu değerlerin % 20 si alınırsa çok komik beklide bu besin elementini almaya değmeyecek zaman ve para demektir.
                      Elbetteki ahır gübresinin toprak ve bitkiye biyolojik olarak faydalı etkisi vardır, ancak ideal alınan ve ideal şartlarda olgunlaştırılan, mümkünse küçük baş hayvan gübresi olması şartıyla. Yalnız buradaki kimyasal içerik literatüre göre zaten ideal bir ahır gübresi için verilmiştir.
                      Eğer tamamen anerob şartlarda oluşmuş bitkisel menşeili leonardit dediğimiz materyalle ahır gübresi karşılaştırılırsa aşağıdaki tablo ortaya çıkmaktadır

                      Ahır gübresinin yanmışı da yanmamışı da kokulu olacağı ve çürüme tamamlanıncaya kadar devam edeceği herkesçe malumdur. Diğer taraftan çevreci mantığıyla yeşil alanların çim veya örtü bitkileri içerisinde yabancı otların olmaması, kullanılan materyalin ağır metal içermemesi, hastalık ve parazit taşımaması arzu edilen ve aranan gerekliliktir. Bilimsel olarak ta çim alanlarına kullanılacak materyalin homojen görüntü ve boyutta olması, sulamayla içeriği devamlı sunması, koku yapmaması, toprağa karıştığında tohum yatağını bozacak boyutta olmaması, toprakta kaymak tabakası oluşturmaması, yarılma ve çatlamalara sebep olmaması yeşil alan tesisinde olmazsa olmazlardır. Zira bu alanlar çocukların ve diğer insanların eğlenme, dinlenme ve hissetme alanlarıdır. Bu nedenle yeşil alanlara peyzaji görüntü, bitkilerde aksamayan büyüme ve gelişme trendi, çevre ve insan sağlığı, zengin içerik ve devamlı bitki besleme için Dünyanın bildiği ve kullandığı organik materyal, organik gübre hammaddesi hatta kendisi organik gübre olarak kullanılan bitkisel LEONARDİT bahsedilen yönleri ve buharla sterilize edilmiş olması nedeniyle ahır gübresiyle kıyas kabul etmeyecek özellikte bir organik materyaldir.



                      Kaynaklar: 1. Ahır Gübresi için; Kacar, B.,1982, Bitki besleme ve Gübreleme tekniği ders kitabı.Ankara
                      2. Leonardit için; materyalin Laben akretide lab. yapılmış analiz raporları. Antalya


                      Leonardit ( Hümik Asit ) Organik madde bitkisel ve hayvansal kalıntıların toprağa karıştırıldığında belirli bir süre sonunda biyolojik ve fiziko-kimya olaylara maruz kalarak bozunma daha sonrada parçalanma olur. Bu dokuların organik kısımlarının bozunup parçalanmasına humifikasyon, inorganik kısımlarının bozunup parçalanmasına mineralizasyon denir. Organik maddelerin humifikasyona girmesi topraktaki mikro organizmalar tarafından sağlanır. Mikro organizmalarının en büyük beslenme kaynağı C (Karbon) grublarıdır.

                      Bu olayların devamı süresince ortaya çıkan ürün Hümik asittir. Humik asitler uzun ömürlü organik maddeler olup, katyon değişim kapasitelerinin bütün organik gübrelerden daha yüksek olması sebebi ile besin maddelerini en yüksek düzeyde absorbe ederek, bitkiler ile toprağa doğal ve organik bir yolla yaşamsal besin maddelerini makro, mikro (izelementler) ve vitaminleri, aminoasitleri sağlamanın en mükemmel bir yoludur. Hümik asitler toprakta, hayvan gübresinde, torf yataklarında, denizlerde, linyitte, leonarditte bulunur. En önemli kaynak Leonardit’dir. Leonardit linyitin kömürleşme esnasında yüksek oksidasyona uğramış halidir.

                      Leonardit bitki gelişim düzenleyicisidir. Bu nedenle gübrelerle kullanılması gerekmektedir. Gübrelerin etkinliğini artırır ve toprakta yıkanıp yitmesini engeller. Leonardit organik madde olarak tamamen ayrıştığı için hayvan gübresi ve kompost gibi toprakta parçalanıp gitmez. Bahsedilen organik maddelrin parçalanmasında C/N oranı çok önemlidir. Bu gibi maddelerin toprağa verilmesinde azotun tutulmasını ve bitkiye verilmesinde sorunlar yaratabilir. Bunun sonucunda da mikroorganizmalar tarafından tüketilir ve humus formuna dönüşmez ve mineralize olur.

                      Katı granül formda olup toprağın fiziksel ve kimyasal özelliklerini iyileştiren, biyolojik aktivitesini artıran, yüksek oranda hümik asitler içeren, toprağa karıştırılarak uygulandığında humus oluşturan organik bir materyaldir. Bitki ve hayvan kalıntılarının tarih öncesi zamanlarda gölsel ortamlarda ve bataklıklarda çökelerek basınç, sıcaklık ve anaerobik koşullarda volkanizma hareketlerinin de etkisiyle milyonlarca yılda parçalanıp bozuşması, humifikasyonu, oksidasyonu ve başkalaşıma uğraması sonucu tabakalaşmış killi organik sedimanter bir kayaçtır.Yüksek kalitede bir leonardit'de hümik asit içeriği, organik madde miktarı, pH değeri, C/N oranı, özgül ağırlık ve bazik solüsyonda yüksek çözünürlük derecesi önemli parametreleridir.Piyasalarda Leonardit adı altında satılan ürünlerin kalite sınıflaması değerlerinde şaşırtıcı çelişkiler bulunmaktadır. Bu değerlere uymayan ürünler linyit kömürü menşelidir.Doğada çok nadir bulunan ve çok ince damarlar şeklinde oluşan bazende linyit damarlarının üst tabakalarında rastlanan ince leonardit damarları konvensiyonel madencilik yöntemleriyle selektif olarak üretilir. Ocaktan üretilen tüvenan maden %30-40 nem içerir. Leonardit madeni tesiste doğal ortamda oda sıcaklığında havada kurutulmaya bırakılır. 60oC üzerinde sıcaklıkta mekanik kurutma hümik asitlerin zincir ve halka yapılarını bozacağından tercih edilmez. Havada kurutma, eleme ve kırma işleminden sonra oksidasyon, gravite seperasyon, atritor öğütme ve homejenizasyon işlemlerinden geçirilerek torbalanır.


                      Leonardit’in ve Leonardit’ten elde edilen humik asitlerin (Humatlar) tarımda sağladığı verim artışı ve diğer faydaları ile ilgili yapılan uygulamalı araştırmalar ve araştırma sonuçları aşağıda sıralanmıştır. Grand Forks' da yapılan testlerde, toprağa humat ( leonardit ) uygulanması sonucu patates üretiminde verimin % 28 arttığı tespit edilmiştir. Humik asitin; inorganik azot, fosfor ve potasyum ile birlikte seralarda kullanılması sonucu domates üretiminde çok büyük bir artış sağlanmıştır ve üretilen domateslerin görünüşü daha göz alıcı olmuştur. Azot/humik asit oranın domateslerin büyüme hızına ve verim artışına büyük etkisi olduğu bulunmuştur.
                      Humik asit uygulanan seralardan elde edilen domatesler daha koyu kırmızı renkte olurken, sadece NPK gübre kullanılan seralardan elde edilenler açık kırmızı olmuştur. Yapılan testlerden 1 numaralı testte, humik asitin domates üretiminde % 100 oranında verim artışı sağladığı bulunmuştur.
                      Çözünebilir leonardit ( Aqua Humus) tütün tarlalarında test edilmiştir. Test sonuçları göstermiştir ki, leonarditin gübre ile birlikte kullanılması tütünün veriminde ve büyüme hızında önemli artışlar sağlamaktadır. Ayrıca, büyüyen tütün yaprakları daha geniş, daha yeşil ve daha güçlü olmuştur.
                      Kullanılan gübreye leonardit ilave edilince şeker pancarı üretiminde % 20 verim artışı sağlanmıştır. Toprağa sadece Leonardit ( gübresiz ) karıştırılması sonucu da arpa üretiminde % 20 verim artışı elde edilmiştir. Domates tohumlarına leonardit uygulanması ile fide ve genç bitkinin büyümesi oldukça hızlanmıştır ve ürün veriminde önemli bir artış sağlanmıştır. Ayrıca, domates meyveleri daha büyük ve daha güzel görünümlü olmuştur. Fidenin sulama suyuna humik asit eklenince de aynı sonuç alınmıştır. Yaklaşık 25 dekarlık bir domates tarlasında;
                      a) Sadece standart inorganik gübre kullanılmıştır.
                      b) Standart inorganik gübre ve leonardit birlikte kullanılmıştır. Her iki uygulamanın sonunda elde edilen ürün miktarları karşılaştırılmıştır. Verim farkı olağanüstü olmuştur. Sadece inorganik gübre kullanılan bölgeden 3215 kg domates alınırken, aynı genişlikteki leonardit kullanılan bölgeden 5178 kg domates elde edilmiştir. Verim artışı % 61' dir. Ayrıca, bitkinin belirgin bir şekilde daha güçlü ve daha sağlam olduğu gözlenmiştir.
                      Humik asitin, patatesin gelişmesi ve verimi üzerine olan etkisini incelemek için 1964,1965 ve 1966 yıllarını kapsayan 3 yıllık bir araştırma yapılmıştır. İster patates tohumlarının humik asit ile işlem görmesi şeklinde olsun, ister yatak sulama suyuna humik asit karıştırılması şeklinde olsun, her iki şekilde de çarpıcı sonuçlar alınmıştır. Üç yılın ortalaması olarak, 2 gram/lb oranında humik asit karıştırılmış toprakta fide üretimi verimi 69'dan 231'e çıkmıştır. Tohumları % 10'luk humik asit çözeltisi ile işlem görmüş patateste üretim verimi %30 ile %40 arası artmıştır.
                      Humik asitin farklı bahçe bitkilerinin gelişmesi üzerine etkisi incelenmiştir. İncelenen bitkiler ve sonuçları şunlardır:
                      Poinsetia: Daha koyu yeşil renk , daha geniş ve dolu kökler.
                      Doğu Papatyası: Daha geniş çiçek, daha dolu kökler.
                      Süs Biberi: Daha fazla köklenme.
                      Tatlı Patates: Daha hızlı ve fazla köklenme
                      Gül: Çok hızlı tepe büyümesi ve kök gelişmesi

                      Mersin ağacı: Daha hızlı ve fazla köklenme.
                      İncir: Daha hızlı ve fazla köklenme
                      Yaban Mersini: Daha fazla köklenme1968 yılında yapılan geniş kapsamlı ve ayrıntılı bir araştırmada; bir kontrol tarlasındaki patates üretimi ile, yaklaşık 250 kg/dekar miktarında leonardit uygulanmış bir tarladaki patates üretimleri karşılaştırılmıştır. Eşit alanlarda, kontrol tarlasından 17.900 kg patates alınırken leonardit uygulanmış tarladan 22.990 kg patates elde edilmiştir. Verim artışı % 28.4' tür. Ayrıca, leonardit uygulanan tarladan elde edilen bütün patateslerin özgül ağırlıkları hemen hemen eşit olmuştur.

                      Leonarditin süs biberlerinin gelişmesine etkisini inceleyen bir araştırma yapılmıştır. Yaklaşık 70 kg/dekar oranında Leonardit kullanılmıştır. Leonardit kullanılan bölümde biberler daha büyük boyutta daha ağır ve daha koyu kırmızı renkte olmuştur. Ayrıca, toprak yüzeyinin hemen üzerinde fazladan kökler oluşmuştur.
                      Farklı kaynaklardan elde edilen humik asitlerin mısır fideleri ve algae gelişmelerine etkisi incelenmiştir. Gelişmeyi düzenleyici ve hızlandırıcı en uygun humik asit oranları: mısır için 5 ppm ve algae için 60 ppm bulunmuştur. Bu oranlarda humik asit kullanıldığı durumdaki verim artışları ise; mısır için ( düşük inorganik madde içeren topraklarda ) % 30-%35 , algae için % 100 olmuştur. Humik asitin hangi kaynaktan elde edildiği test sonuçlarını etkilememiştir. Topraktaki humik asit oranı arttıkça bitki içerisindeki fosfor konsantrasyonu da ( ürün seviyesine bağlı olmadan) artmıştır. Humik asit uygulaması ile bitkinin tepe kısımlarında yüksek demir konsantrasyonu, köklerde ise daha düşük demir konsantrasyonu gözlenmiştir. Leonarditin ( ve humik asitin ) bitki gelişmesinde en etkili olduğu toprak türleri , düşük organik madde içeren toprak türleri olmuştur.Leonardit, normal gübre ile birlikte, meyve ağaçlarında kullanılmıştır ve gelişmeye etkisi test edilmiştir. Leonardit’in etkisi ile gövde kesit alanların %24-%47 arası oranlarında daha fazla büyüdüğü bulunmuştur.Rusya genelinde yapılan araştırmalarda, farklı bitkilerin yetiştiği tarlalara humik asit düşük dozda uygulanmıştır.Elde edilen verim artışları şöyledir:
                      Salatalık...................................... % 34
                      Domates(Rivermen).................... % 23
                      Domates(Sonato)....................... % 17
                      Patates....................................... % 28
                      Mısır.......................................... % 30
                      Arpa............................................% 55
                      Beyaz Pirinç............................. % 20

                      USA, Breau of Mines (Freeman, 1970 ) tarafından yapılan arazi ve laboratuar araştırmalarında, % 84,3 humik asit içeren Leonarditin patates, soya fasulyesi ve mantar kültürü üretimde verime etkisi incelenmiştir. Araştırmalar, ürünlerin veriminde büyük artışlar olduğunu göstermiştir. North Dakota'daki bir başka araştırmada da (Agvise Inc, 1977-1979 )arpa üretiminde önemli verim artışı sağlandığını bulunmuştur. Rusya’da da Leonardit’in ürün verimini büyük ölçüde arttırdığını kanıtlayan bir çok araştırma yapılmıştır. V.T. Syabryai (1965) Toprağa Leonardit ve NPK uygulanması sonucu, patates üretiminin 6.100 kg/ha'dan 15.000 kg/ha'ya ve lahana üretiminin 5.600 kg/ha'dan 16.500 kg/ha'ya çıktığını göstermiştir. Arpada da verimin önemli ölçüde arttığını ve bitkinin çok daha hızlı büyüdüğü tespit edilmiştir.
                      Çin Halk Cumhuriyeti'nde yapılan ayrıntılı araştırmalara göre aşağıdaki tarım bitkilerinin üretilmesinde Leonardit kullanılması ile: Darı üretiminde:%60, buğday üretiminde, %37 ve mısır üretiminde %15 oranlarında verim artışı sağlanmıştır. Leonarditin bütün tarım ürünlerinde verimi önemli ölçüde arttırdığı araştırmalarla kanıtlanmış bir gerçektir. Rusya ve diğer eski USSR Cumhuriyetlerinde yapılan uygulamalı araştırmalar sonunda bazı bitkilerde Leonardit kullanılması ile elde edilen verim artışları aşağıdaki oranlarda bulunmuştur.
                      Buğday %13-25 Domates %20-30
                      Arpa %15-18 Lahana %25-30
                      Karabuğday ve Darı %25-50 Elma %8-20
                      Mısır %30 Üzüm %25-30
                      Patates,havuç,pancar,turp %25-40 Bütün narenciyelerde %30-60
                      Pamuk %10-30 Çayır,çimen,çim %100'e kadar
                      Salatalık %34-38

                      Bunların dışında çiçek yetiştiren firmalardan alınan bilgilere göre: üretilen gül ve papatyanın miktarı %30-100 arasında artmıştır, köklenme fazlalaşmıştır ve çiçeklerin açma zamanında 10-15 gün arası erkencilik sağlanmıştır.Leonardit tarım ürünlerinde sadece verimi arttırmakla kalmamaktadır. Ürünün kalitesini de iyileştirmektedir. Leonardit uygulanınca tarım bitkilerinin bünyelerinde daha fazla besleyici - yararlı elementler toplanmaktadır. Örneğin; Leonardit kullanılması ile :
                      C vitamini: Pancarda % 100' e kadar, turpta % 30' a kadar artmıştır.
                      Carotene: Pancarda % 100' e kadar, lahana da % 25 artmıştır.
                      Riboflavin: Bazı sebzelerde % 8-14 oranında artmıştır.
                      Niacin: Pancarda %79 ,lahanada %42 ve turpta % 50 artmıştır.
                      Pancar ve lahana yapraklarında protein %16-18 ve fosfor %26-28 oranlarında artmıştır.
                      Patateste daha fazla nişasta birikmiştir.
                      Ketende daha kaliteli lifler oluşmuştur.
                      Köklerde daha kaliteli yağlar birikmiştir.
                      Pamukta nükleer asit oranı hızla artmıştır.
                      Ayçiçeği tohumlarında yağ oranı hızla artmıştır.
                      Domatesteki şeker ve C vitamini % 45 oranlarına kadar artmıştır.

                      Mısır, patates,salatalık, kıvırcık gibi bazı tarım ürünlerinin yetiştirilmeleri sırasında oldukça fazla azot gübreleri kullanılır. Prof. Khristeva ve öğrencileri yaptıkları araştırmalarda toprağa Leonardit ilave edilmesi ile kullanılan azot miktarında % 50 azalma olduğunu bulmuşlardır.Ayrıca, Leonarditin cholorosis bitki hastalığını bütünüyle önlediği ABD'nde kanıtlanmıştır.Yapılan araştırmalarda; normal gübreleme programı ile birlikte Leonardit kullanıldığı durumla, sadece normal gübreleme programının uygulandığı durum karşılaştırılmıştır. Lee ve Bartlett (1976) yaptıkları araştırmalarla: mısır yetiştirilen toprağa humik asit ilave edilince kök ve sürgünlerde gelişmenin canlandığını, hızlandığını ve mısır veriminin %87 arttığını bulmuşlardır. Bu araştırmalarda, ayrıca topraktaki humik asit oranı arttırıldıkça bitkideki fosfor oranında arttığı da kanıtlanmıştır. Bu araştırma, humik asitin bitkilerin topraktaki fosforu alma yeteneklerini nasıl arttırdığını göstermektedir. Merkez California' da domates yetiştirilen bitişik 4 tarlanın 2 tanesine sadece 5kg/dekar oranında Leonardit uygulanmıştır. Leonardit uygulanan iki tarladan ortalama 1 ton/ dekar daha fazla ürün alınmıştır. Yine aynı yerde , 6 domates tarlasını her birinin yarısına , arka arkaya iki yıl, Leonardit uygulanmıştır. Leonardit uygulanan bölgeler ile uygulanmayan bölgeler arasındaki farkın ikinci yıl daha fazla olduğu ölçülmüştür. Verim artışı ikinci yıl daha fazla olmaktadır. U.S. Agronomy Associates tarafından California, Washinton ve Idaho eyaletlerindeki pamuk, yonca, patates ve elma tarlalarında ve bahçelerinde yapılan testlerde, Leonardit uygulanınca verimin % 20 oranına kadar arttığı bulunmuştur. ABD' nin batısındaki büyük çiftliklerde Leonardit uygulanması ile ilgili geniş çaplı araştırma ve testler yapılmıştır. Bu testlerde, Leonardit’in önemli ölçüde verim artışı sağlanmasının yanısıra, kullanılan su ve gübre miktarlarında da küçümsenmeyecek azalmalara neden olduğu bulunmuştur. Ayrıca, Leonardit sürekli kullanılınca , her geçen yıl verim artışı bir önceki yıla göre daha fazla olduğu gibi , su ve gübre ihtiyacı da bir önceki yıla göre biraz daha azalmıştır. Üçüncü yılda ,sulama suyu miktarında % 15 ve tarlaya atılan fosfat gübre miktarında % 10 oranlarında azalma olduğu bulunmuştur.Sladky' nin yaptığı araştırmalarda humik asidin domates fidelerinde çimlenmeyi ve büyümeyi çok hızlandırdığı bulunmuştur. Aşağıdaki şekil Sladky' nin araştırma sonuçlarını göstermektedir. 50 ppm oranında humik asit kullanılınca kök ve gövdede büyüme 2 misline yakın artmıştır. Humik asitin, kavun bitkisinin kök ve sürgünlerinde büyümeyi nasıl etkilediği aşağıda şekilde yer almaktadır. En uygun humik asit oranı 37 ppm bulunmuştur. Bu oranda humik asit kullanılınca kökler 2 misline yakın ve sürgünler 2 mislinden fazla büyümüştür. Salatalık için ise, en uygun humik asit oranı 100 ppm bulunmuştur.


                      Leonardit veya Leonardit’ten elde edilen humik asit ile, Dünyanın çok farklı bölgelerinde ve bizzat tarlada ( veya serada ) yapılan uygulamalı testlerin sonuçları özet olarak anlatılmıştır. Bu farklı yerlerde ve farklı bitkiler için yapılan testlerin ürün verimi artışıyla ilgili sonuçları bir araya getirilerek ayrı bir tablo yapılmıştır ve aşağıda verilmektedir. Hem yazıda anlatılan örneklerden, hem de aşağıdaki tablodan kolayca anlaşılabileceği gibi, Leonardit ( ve humik asit ) her türlü toprakta ve her türlü üründe, tartışmasız bir şekilde çok önemli oranlarda verim artışları sağlamaktadır. Aynı bitki için farklı testlerde farklı verim artışı oranları bulunmasının nedenleri: Toprak niteliklerini farklı olması,Kullanılan Leonardit ( veya humik asit ) kalitelerinin farklı olması,İklimsel farklılıklar,Test şartlarının ve test yöntemlerinin farklı olmasıdır. Ürün Verim artışı
                      Domates %100,%61,%32,%17,%23-30
                      Salatalık %34,%34-38
                      Lahana % 100, % 25-30
                      Fasulye % 10
                      Soya fasulyesi % 183
                      Patates % 30-40,% 28,% 145,% 28, % 5, % 25-40, % 20
                      ?eker pancarı % 20,%25-40
                      Havuç % 25-40,%84
                      Turp % 24-40
                      Soğan %25
                      Sarımsak %20
                      Bütün Narenciyeler %30-60
                      Arpa %20,%55,%15-18
                      Buğday %37,%13-25
                      Karabuğday % 25-50
                      Darı %60,%25-50
                      Mısır %335, %30,%15,%30,%87
                      Beyaz Pirinç %20
                      Pamuk %10-30, %20
                      Algae %100
                      Çim,Çimen %15-25,%100,%24
                      Yonca %20
                      Elma %8-20,%20
                      Üzüm %25-30

                      Comment


                      • #12
                        Cevap: Organik Gübreler ve Önemi

                        Peki Organik Gübre olarak lanse edilen solucan gübreleri hakkında ne düşünüyorsunuz. Pazara sıvı be katı olarak sunuluyor?

                        Comment


                        • #13
                          Cevap: Organik Gübreler ve Önemi

                          Nazmi Acar yaptığı açıklamada, solucan gübresi üretme tesislerinden elde edilecek gübrenin Türk tarımında önemli bir devrin açılmasını sağlayacağını savundu. Solucanların ağızlarında diş bulunmadığını, taşlık, yutak gibi sindirimle ilgili hiçbir yardımcı organı da olmadığını anlatan Acar, şu bilgileri verdi:
                          '' Kimyasal gübre kullanan üreticilerimize bu tür biyolojik gübrelerle topraklarının canlılığının devam ettirilmesini öneriyoruz. Solucan gübresinin bir diğer özelliği ise bitki büyümesi için gerekli olan tüm mineral maddeleri yeteri kadar ihtiva edebilmesidir. Solucan gübresi azot, fosfor, potasyum, karbon, demir, çinko, magnezyum, kalsiyum gibi maddelerin yanı sıra yüksek oranda organik madde, humikasit ve fulvikasit içermektedir. Bunlar Türkiye'deki her türlü sebze ve meyve için çok önemli besin ögesidir. Solucan gübresi suni gübreye göre yüz kat daha etkilidir.''

                          Nazmi Acar, solucan dışkısından elde edilen gübrenin 25'er kilogramlık paketler halinde satışa sunulacağını, gübrenin tonunun bin 200 dolar olacağını belirtti. kaynak : AA)

                          Solucan gübresini daha tanımıyoruz. Faydalı olabilir.
                          1. Ama şimdiden fiyatının pahalı olduğunu düşünüyorum.
                          2. Gübre atma makinalarının bu gürbeyi atması zor görünüyor. Büyük tarım alanlarında kullanılması zor gözüküyor.
                          Solucan gübresinin faydalarını, zararlarını zaman içinde göreceğiz. Bakalım kullanımı artacak mı? yoksa azalacak mı?

                          Comment


                          • #14
                            Cevap: Organik Gübreler ve Önemi

                            Gübre kurutma tesisi ve makinaları kurmaktayım. japonya ve Çin'den getirdiğim makinaları anahtar teslim kurmaktayız. çin ve hindistana büyük gübre kurutma tesisleri kazandırdım. Gübre kurutma makinaları saatte 550 kg -2200 kg kadar çıkmaktadır. Kömür,fuel-oil ve gas sistemi ile kurutma yapılmaktadır. Tavuk kümes sistemi ve tasnif makinaları hakkında fiyat ve danışmanlık yapabilirim..

                            Ramiz ER
                            0-554-6623728

                            Comment


                            • #15
                              RAMİZ ER BEY KARDEŞİME..

                              YUSUF YEL - ORGANİK GÜBRE


                              BİZE MESAJ GÖNDEREN RAMİZ ER KARDEŞİME;

                              DEĞERLİ KARDEŞİM,ORGANİK GÜBRELERİN İŞLENMESİ KONUSUNA BU DENLİ YAKIN OLMANIZ OLDUKÇA SEVİNDİRİCİ..ANCAK TÜRKİYEDE DAHA KALİTELİ DAHA SAĞLAM VE DAHA HIZLI SERVİS İMKANLARI VE YEDEK PARÇA SAĞLAMA KOLAYLIĞI VARKEN NEDEN JAPONYA VE ÇİN MALLARININ PAZARLANMASINDA ÜLKE EKONOMİMİZE OLUMSUZ KATKILAR SAĞLAMAYA ÇALIŞTIĞINIZI ANLAYAMADIM.ŞU İŞSİZLİK ORTAMINDA ÜLKEMİZDE ÜRETİMİN ARTIRILARAK İŞSİZLİĞE ÇÖZÜM ARANMASINA KATKI SAĞLAMAYA ÇALIŞMANIZIN DAHA ONURLU BİR DAVRANIŞ OLABİLECEĞİNİ DÜŞÜNÜYORUM.
                              BU KONUDA PAZARLAMACILIK YAPMAK İSTİYORSANIZ BİZ SEVE SEVE SİZİNLE ÇALIŞABİLİRİZ.YETENEKLERİNİZ,TEKNİK BİLGİNİZ VE MALİ YETERLİLİĞİNİZ VARSA SİZE ÇOK CÜZİ BİR BEDEL KARŞILIĞINDA TASARIMI BİZE AİT OLAN PROJE DE TEMİN EDER VERİRİZ.
                              YİNEDE AZDA OLSA EĞER ORGANİK DÜNYAYA BİR KATKISI OLACAKSA SİZİN FAALİYETLERİNİZİ DESTEKLEMEKTEN VAZGEÇMEYİZ...
                              SELAMLARIMLA...


                              YUSUF YEL


                              [email protected]
                              [email protected]
                              0 542 477 96 29
                              0 332 248 23 83
                              0 332 397 00 77

                              KONYA

                              Comment

                              Working...
                              X