fidan ve peyzaj fırsatları fidanligi.com’da

Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Takvimde Bugün

Collapse
X
 
  • Filter
  • Saat
  • Show
yeni mesajlar

  • 7 Mart 2009

    Bugün 7 Mart 2009 11 R.Evvel 1429 Şubat: 23 Kasım:121 Muş Depremi (1966) - Artvin'in Kurtuluşu (1921)

    HADİS-İ ŞERİF

    Kazançların en helal ve temiz olanı; öyle bir tüccarın kazancıdır ki konuştuğunda yalan konuşmaz. Bir şey emanet edildiğinde ona hıyanet etmez. Söz verdiğinde sözünden dönmez. Satın alırken ( Daha ucuz almak için ) aldığı malı kötülemez. Bir şey satarken, malını aşırı övüp yalancı reklama girmez. Borç aldığında ödemeyi geciktirmez. Alacağı olduğunda borçluyu sık boğaz etmez. hadis-i şerif ( Beyhaki )



    VELÂDET (MEVLİD) KANDİLİ

    Yarın akşam, Peygamberimiz Hazret-i Muhammed Mustafâ'nın (s.a.v.) âlemleri şereflendirdiği Velâdet Kandili'dir.

    Resûlullâh Efendimiz (s.a.v.), Rebîulevvel ayının 12'nci gecesinde kâinatı teşrif etmişlerdir. Bu itibârla bu ayın 12'nci gecesi hicrî senenin ilk kandilidir. Yarın akşam, Peygamberimiz (s.a.v.)'in dünyâyı teşriflerinin kamerî 1482, şemsî yılla 1438. yılını idrâk edeceğiz. İki cihan güneşi Efendimiz bu ayın 12'nci Pazartesi gecesi dünyâyı terif etmişlerdir.

    Bu ay içerisinde mümkün olduğu kadar salât ü selâm getirmeli; Salât-ı Nâriye, Salât-ı Münciye veya Salât-ı Fethiye okumaya çalışmalıdır. Bu gecenin manevî zenginliğinden istifâde etmek için bir tesbîh namazı kılmalı, bir de Hatm-i Enbiyâ yapmalıdır. Teşbih namazına şu şekilde niyet edilir: "Yâ Rabbî, niyet eyledim rızâ-i şerîfin için tesbîh namazına. Yâ Rabbî, bu gece teşrifleriyle âlemleri nura gark ettiğin Habîbin, başımızın tacı Resûl-i Zî-şân Efendimizin hürmetine ve bu gecedeki esrarın hürmetine ben âciz kulunu da afv-ı ilâhîne, feyz-i ilâhîne mazhar eyle." Allâhü Ekber, diyerek namaza başlanır. (Dua ve İbâdetler)

    EBÛ CEHİL'İN İTİRAFI

    Bedir Harbi günü Ahnes bin Şerîk, Ebû Cehil'e "Ey Ebu'l-Hakem, şurada senden ve benden başka konuşmamızı işiten yok. Sen bana Muhammed hakkındaki kanâatini haber ver; o doğru sözlü müdür yoksa yalancı mıdır?" dedi. Peygamberimizin en azılı düşmanı Ebû Cehil: "Vallahi, Muhammed muhakkak doğru sözlüdür ve hiç yalan söylememiştir." dedi.

    Nitekim âyet-i celîlede (meâlen): "Vicdanları onların doğruluğuna tam bir kanâat getirdiği halde, sırf kibir ve zulümden dolayı onları inkâr ettiler. Fakat bak o bozguncuların akıbetleri nasıl oldu!" (Nemi Sûresi, âyet 14) buyurulmuştur.


    FIKRA

    Bir adam diğerine sordu: Köpeğinizi satın almak istiyorum ama sadık mıdır?

    -Hem de fazlasıyla sadık. Size bu konuda yüzde 100 garanti verebilirim.

    -Nasıl bu kadar emin olabilirsiniz? Şimdiye kadar 5 kere sattım. Her seferinde de geri geldi.

    GÜNÜN SÖZÜ

    Büyük İnsanlar, bütün acılara şikâyetsiz katlanırlar. ( Schiller )

    YEMEK MENÜSÜ

    · EZOGELİN ÇORBA
    · TAVUK DÖNER
    · SEBZELİ PİLAV
    · KOLA

    ÇOCUĞUNUZA İSİM

    Erkek: VAHİB: (Ar.) Er. - Bağışlayan, bağışlayıcı. - Türk dil kuralına göre "b/p" olarak kullanılır.
    Kız: VAHİBE: (Ar.) Ka. - (bkz. Vahib).


    MANİ

    Ayva attım samana
    Dumana bak dumana
    Şoför yârim var iken
    Gider miyim çobana



    BİLMECE

    Altı göl üstü gül.

    Cevabı Yarın.

    Dünkü Cevap: Yağmur yağmazsa

    Comment


    • 9 Mart 2009

      Bugün 9 Mart 2009 13 R.Evvel 1429 Şubat: 25 Kasım:123 Filistin'de Müslüman Kanliamı (1991)

      HADİS-İ ŞERİF

      Her günün eylemleri, mutlaka mühürlenir. Mü’min hastalandığı zaman, melekler şöyle derler: Ey Rabbimiz, Falanca kulunu hastalandırarak iyi eylemlerden sen alı koydun. Yüce Allah şöyle buyurur: İyileşinceye veya ölünceye kadar, daha önce yaptığı eylemlerin aynısını (her gün yapmış gibi) yazıp mühürleyin.



      ÎMÂNDAN UZAKLAŞTIRAN GÜNAHLAR

      Ebu'l-Kâsım el-Hakîm'e (r.h.) 'Kuldan îmânı uzaklaştıran günah var mı?' diye sorulunca;

      "Evet, üç günah vardır:

      Birincisi, İslâm nimetine karşı şükrü terk etmektir.

      İkincisi İslâm nîmetinin yok olmasından korkmamaktır.

      Üçüncüsü de müslümanlara zulmetmektir." buyurdu.

      SULTÂN, ÂDİL OLMAK GEREKTİR

      Yıldırım Bâyezîd Hân Niğbolu'da haçlılar ile muharebe ederken Osmanlı ile akdettiği sulhu bozan Karaman-oğlu, Osmanlı ülkesine taarruz etmiş ve halka zarar ziyan vermişti. Yıldırım Bâyezîd Hân Haçlıları mağlûb ettikten sonra Karamanoğlu üzerine sefer kıldı. Kara-manoğlu, muzaffer sultânın üzerine geldiğini işitince mukabeleye gücü olmadığını bilip Taşeli'nde sarp dağlara sığındı. Pâdişâh Konya hisarını muhasara eyledi. Vakit harman zamanına denk düştüğünden, halkın mahsûlleri hisar dışarısında kalmış, sahipleri hisara sığınmışlardı. Yıldırım Bâyezîd Hân, askerden kimsenin halkın bir danesine taarruz etmemesini; eden olursa katlolunacağını ferman buyurdu ve ilân ettirdi.

      Hiç kimsenin malına el uzatılmadı bir adet buğday tanesi alınmadı. Ancak askerde erzak sıkıntısı çıktı. Bazı tedbîr sahibi kimseler hisar kenarına vardılar ve kale halkına seslenerek: "Ey inatçı kavim! Kendinize niçin haksızlık ve zulüm edersiniz?" Bütün erzak ve hasadınızı vahşî hayvanlar ve kuşlar yiyip zayi etmektedir. Gelip İslâm askerine gönül hoşluğuyla satsanız, iki tarafa da faydalı değil midir?" dediler.

      Bu teklif hisârdakilere hoş ve ma'kûl geldi. Birkaç ihtiyar hisardan çıkıp, kendi arzuları ile hasatlarını sattılar ve umduklarından fazla kazanarak şehre döndüler ve hisardaki halka pâdişâhın bu yüksek adaletini haber verdiler. Şehrin â'yânı bu adaleti işitince "Sultâna lâyık olan adalet budur. Saltanat işte bu gibilere lâyıktır." diyerek ittifak ile hisarı teslîm ettiler.

      FIKRA

      Öğretmen Eda'ya sordu:'ot yiyen hayvanlardan birisini adını söyler misin''koyun'başka''bir koyun daha'

      GÜNÜN SÖZÜ

      Sadelik, iyilik ve doğruluk olmayan yerde büyüklük yoktur. ( Tolstoy)

      YEMEK MENÜSÜ

      · ŞEHRİYE ÇORBA
      · PATATES MUSAKKA
      · ERİŞTE
      · MEVSİM SALATA

      ÇOCUĞUNUZA İSİM

      Erkek: VACİB: (Ar.) Er. 1. Dini (şer'i) bakımdan terkedilmesi doğru ve uygun olmayan, kesinlik bakımından farzdan sonra gelen. 2. Çok lüzumlu, bırakılması mümkün olmayan zaruri. -Türk dil kuralına göre "b/p" olarak kullanılır.
      Kız: VACİBE: (Ar.) Ka. - Yapılması gerekli olan.


      MANİ

      A apacak apacak
      Gökten yıldız kopacak
      Açma yârim ağzını
      Kuşlar yuva yapacak



      BİLMECE


      Anne kırkayağın en çok yorulduğu gün hangisidir?

      Cevabı Yarın.

      Dünkü Cevap: 06 olduğu için

      Comment


      • 10 Mart 2009

        Bugün 10 Mart 2009 14 R.Evvel 1429 Şubat: 26 Kasım:124 İmam-ı Cafer Sadık'ın Vefatı (765)
        HADİS-İ ŞERİF

        Her günün eylemleri, mutlaka mühürlenir. Mü’min hastalandığı zaman, melekler şöyle derler: Ey Rabbimiz, Falanca kulunu hastalandırarak iyi eylemlerden sen alı koydun. Yüce Allah şöyle buyurur: İyileşinceye veya ölünceye kadar, daha önce yaptığı eylemlerin aynısını (her gün yapmış gibi) yazıp mühürleyin.



        ASHÂB-I KİRAMIN ÖRNEK HÂLİ

        Huzeyfetü'l-Adeviyye (r.a.) buyurdu ki: Yermük harbinde amcamın oğlunu aramaya çıktım. Yanımda biraz su vardı. Eğer yaşıyorsa ona bu suyu içiririm ve yüzünü silerim, dedim. Tam bu sırada onunla karşılaştım. 'Sana su içireyim,' dedim. İşaretle 'evet,' dedi. Tam içirecekken âh, diye inleyen birinin sesini duyduk. Amcamın oğlu 'suyu ona götür', dedi. Bir de baktım Hişâm bin As. 'Sana su vereyim dedim' ki Hişâm âh, diyen başka birinin sesini duydu. Hişâm 'suyu ona götür,' dedi. Onun yanına geldiğimde o şehîd olmuştu. Sonra Hişâm'ın yanına geldim, o da şehîd olmuştu. Hemen amcamın oğlunun yanına geldim, ama o da şehîd olmuştu, (r.anhûm) (Şerhu'ş-Şir'a)

        CAFER-İ SÂDIK (R.A.) BUYURDULAR Kİ:

        • Allâhü Teâlâ sana bir nimet verdiği zaman eğer onun devamını arzu edersen şükrünü çoğalt. Zîrâ Allâhü Teâlâ kitabında (meâlen): "Celâlim hakkı için şükrederseniz elbette size artırırım." (İbrahim, 7) buyurdu.

        • Eğer rızıkta darlığa düşersen istiğfarı artır. Allâhü Teâlâ (meâlen): "Rabbinizin mağfiretini isteyin, çünkü o, çok mağfiret edicidir. Bol hayır ile üzerinize semâyı salsın. Ve size - dünyâda- mallar ve oğullarla imdâd eylesin ve -âhirette- sizin için cennetler yapsın, sizin için ırmaklar yapsın." (Nûh, 10-12)

        • Bir sultandan yahut idareciden sana hüzün veren bir şey erişirse "Lâ havle velâ kuvvete illâ billâh" demeyi çoğalt. Zîrâ bu, bütün sıkıntılardan kurtuluşun anahtarı ve cennet hazînelerinden bir hazînedir.

        • Kim Allah'ın kendisi için verdiğine kanâat ederse zengin olur. Kim başkasının elindekine gözünü dikerse fakir olarak ölür. Allah'ın kısmetine razı olmayan onu -hâşâ- hükmünde hatâ etmekle itham etmiş olur.

        • Başkasının gizlisini aşikâr edenin evinin ayıbı açılır.
        • Müslüman kardeşi için kuyu kazan kendisi düşer.
        • Sefihlerle düşüp kalkan hakîr görülür.
        • Âlimlerle oturup kalkan vakur olur.
        • Kötü yerlere giden töhmet altına girer.
        • Lehine de aleyhine de olsa hakkı söyle.


        FIKRA

        Temel ile Dursun ormanda kamp kurmuşlar. Bir ara Temel Dursun a seslenmiş,

        - Dursun şu ormanın güzelliğine bak...

        Dursun söyle bir etrafına bakmış,

        - Ağaçlardan bir şey göremiyorum ki...

        GÜNÜN SÖZÜ

        Hiçbir şey, büyüklük kadar sade değildir. Çünkü sade olmak, biraz da büyük olmaktır. ( Albert Camus )

        YEMEK MENÜSÜ

        · MERCİMEK ÇORBA
        · DALYAN KÖFTE
        · PİRİNÇ PİLAVI
        · MEYVE SUYU

        ÇOCUĞUNUZA İSİM

        Erkek: VACİD: (Ar.) Er. - Yaratan, meydana çıkaran. - Türk dil kuralına göre "d/t" olarak kullanılır.
        Kız: VACİDE: (Ar.) Ka. 1. Meydana getirici, yaratıcı. 2. Varlıklı, zengin.


        MANİ

        Ayvalar dilim dilim
        Darılmış benim gülüm
        Ben gülüme ne dedim
        Kurusun ağzım dilim



        BİLMECE

        Arılar hangi kovana bal yapamazlar?

        Cevabı Yarın.

        Dünkü Cevap: Yavrularının ayaklarını yıkadığı gün

        Comment


        • 11 Mart 2009

          Bugün 11 Mart 2009 15 R.Evvel 1429 Şubat: 27 Kasım:125 Kocakarı Soğukları

          HADİS-İ ŞERİF

          Pek çok günahları olan bir kimse dahi olsa, zulme uğrayanın bedduası kabul görür. Fasıklığı kendine... Hadis (Ramuz).



          AKSIRANA DUÂ

          Aks ıran kimseye hayır ve bereketle duâ etmek bir vazifedir. Ebû Hüreyre (r.a.) Peygamber Efendimiz'den (s.a.v.) rivayet etmiştir ki: "Sizden biriniz aksırır ve 'Elhamdülillah* derse, onu duyan her Müslüman üzerine 'Yerhamükellâh' demek bir haktır."

          Aksıran açıkça Elhamdülillah demezse 'yerhamükellâh1 duasına (rahmete) lâyık olamaz. Hadîs-i şerifte "Bir kimse aksırdığı sırada Elhamdülillah derse teşmîte (bereketle duaya yânî 'Yerhamükellâh' diye duâ edilmeye) lâyık olur. Aksıran da 'Yehdînâ ve yehdîkümüllâh' der." buyurulmuştur. (Şerhu'ş-Şir'a)

          FUDAYL BİN lYÂZ'IN HÂRÛN REŞÎD'E (R.H.) NASİHATİ

          Fudayl bin lyâd (r.h.), Abbasî Halîfesi Hârûn Reşîd'e şöyle nasihat etti:

          "Muhakkak ben sana şunları söylüyor ve yanında bu zâtlar gibi sana nasihat edecek kimse olmadığından kıyamet günü ayağının kaymasından pek ziyâde korkuyorum.":

          "Ömer bin Abdülazîz halîfe olunca Salim bin Abdullah ve Muhammed bin Ka'b ve Recâ bin Hayât'ı yanına çağırarak "Muhakkak ben çok da arzu etmediğim bir iş(hilâfet)le imtihan olunmaktayım. Bana nasihatte bulununuz." dedi.

          Salim bin Abdullah:

          "Eğer yarın Allâhü Teâlâ'nın azabından kurtulmak istersen dünyâdan kendini tut, iftarın ölüm olsun." dedi.

          Muhammed bin Ka'b:

          "Eğer yarın Allâhü Teâlâ'nın azabından kurtulmak dilersen Müslümanların büyükleri atan, ortancaları kardeşin, küçükleri de evlâdın olsun. Atana iyilikte bulun, kardeşine merhamet et, evlâdını da gözet ve kolla."

          Recâ bin Hayât ise:

          "Eğer yarın Allâhü Teâlâ'nın azabından kurtulmak dilersen kendi nefsin için sevdiğin şeyi Müslümanlar için de sev, kendin için çirkin gördüğün şeyleri Müslümanlara reva (lâyık) görme." dediler.


          FIKRA

          Dursun Temel’e sormuş:”Uşağum oruçlu oruclukaç hamsi yiyepiliyorsun?”Temel-100 tane demiş.Dursun:”Hadi oradan yesen yesen 1 tane yersin geriye kalan 99 hamsiyi oruçsuz yersin “demiş.Bu espiri Temelin hoşuna gitmiş.Yolda Cemal’i görmüş ve hemen sormuş:”Uşağım oruçlu oruçlu kaç hamsi yiyepiliyorsun ?”Cemal:”50” demiş. Temel:”Ha uşağım 100 deseydun sana müthiş bir espiri yapacamtum”demiş

          Şakacı pilot iniş yaparken, kuleye her seferinde "bilin bakalım ben kimim?" der. Kuledekiler çok sinir olur. Bir gece pilot yine:

          "Bilin bakalım ben kimim?" der. Kuledekilerde ışıkları söndürür.

          "Bil bakalım pist nerde?"

          GÜNÜN SÖZÜ

          Çocukluktaki safiyetini kaybetmeyen adama büyük adam denir. ( Mencius )

          YEMEK MENÜSÜ

          · ŞEHRİYE ÇORBA
          · ARNAVUT CİĞER
          · SOSLU MAKARNA
          · PİYAZ

          ÇOCUĞUNUZA İSİM

          Erkek: VABİL: (Ar.) Er. - İri damlalı yağmur.
          Kız: VABİLE: (Ar.) Ka. - (bkz. Vabil)

          MANİ

          Köprüden geçer iken
          Köprü salladı beni
          Yârimin eski dostu
          Düşman belledi beni



          BİLMECE

          Ayakkabıcıların en çok sevdiği hayvan hangisidir ?

          Cevabı Yarın.

          Dünkü Cevap: Mermi kovanına

          Comment


          • 12 Mart 2009

            Bugün 12 Mart 2009 16 R.Evvel 1429 Şubat: 28 Kasım:126 Erzurum'un Kurtuluşu (1918) - İstiklal Marşımızın Kabulü (1921)

            HADİS-İ ŞERİF

            şerle(günahla) varan kimseye yazıklar olsun. Hadis-i Şerif (Deylemi).



            RESÛLULLÂH (S.A.V.)'İN SON VASİYETİNDEN

            "İzâ câe" sûresi nazil olduğu zaman Resûlullâh (s.a.v.) hastalandı ve insanların arasına çıkmak için beklemedi, başına sarığını sardı, mübarek yüzü sararmış bir hâlde ve gözyaşı dökerek minbere çıkıp oturdu. Sonra Bilâl (r.a.)'ı çağırdı ve ona Medinelilere nida etmesini Resûlullâh'ın son vasiyeti için toplanmalarını emretti.

            Bilâl (r.a) halka nida etti ve büyük küçük herkes toplandılar. Hattâ genç kızlar bile Resûlullâh (s.a.v.) Efendimiz'in son vasiyetini dinlemek için gelmişlerdi. Mescit, kalabalıktan dolup taşmıştı. Resûlullâh (s.a.v.), 'Arkanızdakilere yer açın, yer açın.' buyuruyordu.

            Sonra Resûlullâh (s.a.v) ayağa kalktı. Allah için ağladı, Innâ lillâhi ve innâ ileyhi râciûn' (Biz Allah'ın kullarıyız ve nihayet ona döneceğiz.) (Bakara sûresi, âyet 156) âyetini okuyup Allah'a hamd ve sena ve bütün peygamberlere (a.s.) ve kendisine salât ettikten sonra şöyle buyurdu:

            "Ben Mekkeli, Haremli ve Arab Hâşimoğlu Abdulmut-talib oğlu Abdullah oğlu Muhammed'im. Benden sonra peygamber yoktur.

            Ey insanlar! Biliniz ki bana vefat haberim verildi ve dünyâdan ayrılma vaktim yaklaştı. Rabb'ime kavuşmanın iştiyakı içindeyim. Ümmetimden ayrılmam ise ne kadar hazîn. Onlar benden sonra ne derler? Allah'ım selâmet ver, selâmet ver!

            Ey insanlar! Vasiyetimi dinleyin ve onu ezberleyerek muhafaza edin. Buna şâhid olanlar burada hazır bulunmayanlara tebliğ etsinler. Zîrâ bu size son vasiyetimdir.

            Ey insanlar! Allah, muhkem kitabında size helâl ve haram kıldıklarını, neleri yapıp nelerden sakınacaklarınızı beyân buyurmuştur. Öyleyse onun he'âl kıldıklarını helâl, haram kıldıklarını haram itikâd edin, bilin. Müteşâbih olan âyetlerine îmân edin, muhkem olanları bilin ve mesellerinden ibret alın. Sonra başını semâya kaldırdı ve Tebliğ ettim mi! Allah'ım şâhid ol.' buyurdu.

            Ey insanlar! Allâhü Teâlâ'dan vo cennetten uzak olan, cehenneme yakın olan, dâil ve mudili nevalardan (sapmışlardan ve sapıtanlardan) uzak durun. Sizin cemâat ve istikâmet üzere olmanız lâzımdır. Zîrâ bunlar Allah'a ve Cen-net'e yakın, Cehennem'den uzaktır." Sonra, "Tebliğ ettim mi yâ Rabb!" buyurdu.


            FIKRA

            Bir çocuk babasına sormuş:

            -Baba!İnsanları yapmadığı bir şey için suçlamak dorumu. Babası:

            -Elbette hayır!Demiş. Çocuk kararlı bir şekilde şunu demiş:

            -İyi o zaman ben ödevimi yapmadım

            GÜNÜN SÖZÜ

            zindanların en darı, ahlâkı, ahlâkına uymayan insanlarla birarada bulunmaktır. Ebu Ali Ruzbarî

            YEMEK MENÜSÜ

            · KÖYLÜM ÇORBA
            · ETLİ NOHUT
            · PİRİNÇ PİLAVI
            · AYRAN

            ÇOCUĞUNUZA İSİM

            Erkek: ÜZEYİR: (Ar.) Er. - Kur'an-ı Kerim'de adı geçen, peygamber olup ol¬madığı konusunda ihtilaflı görüşler bulunan kişi. Tevbe suresi 30. ayette ismi geçer.
            Kız: ÜZÜM: (Tür.) Ka. - Asmanın taze ya da kuru olarak yenen ve salkım durumunda bulunan meyvesi.

            MANİ

            Yolda buldum on para
            Yârim yüzün ne kara
            Allah sana su vermiş
            Yıkasana maskara



            BİLMECE

            Ayakta yetişen bitki nedir?

            Cevabı Yarın.

            Dünkü Cevap: Kırkayak

            Comment


            • 13 Mart 2009

              Bugün 13 Mart 2009 17 R.Evvel 1429 Şubat: 29 Kasım:127 Bedir Gazvesi (624) - Selanik'in Fethi (1430)
              HADİS-İ ŞERİF

              Kişi değiştirmeye güç yetiremiyeceği bir münkeri (sakıncalı eylemi) görünce, Allah’a o eylemi münkir olduğunu yani asla hoşlanmadığını bildirmesi, onu kurtarmaya yeter. Hadis (Taberani).



              BEDİR MÜCÂHİDLERİNİN FAZÎLETİ

              Bedir gazasında bulunan mücahitlere büyük bir paye verilmiştir.

              Cebrail (is.) bir gün Resûlullâh'a (s.a.v.) gelerek ''Aranızda Bedir mücâhitlerinin mertebesi nedir?" diye sordu da Resülüflâh (s.a.v.) 'Biz onları Müslümanların en üstünü ve hayırlıları sayarız.' buyur-dular. Cebrâîl (a.s.) -Bizde de böyledir. Meleklerden de Bedirtfe bulunmuş olanları meleklerin üstünü ve hayırlısı sayarız.' dedi.

              ResûluHâh Efendimiz (s.a.v.) harbin en kızgın olduğu vakitlerde devamlı o mücâhitler için "Allah'ım, sen şu bir avuç cemâati helak edersen artık sana yeryüzünde hiç ibâdet olunmazI" eliyor, hiç durmadan Rabbinden yardım diliyor ve O'na yalvarıyordu.

              Peygamber Efendimizin Bedir Gazasında Hitabesi: Allah'a hamd ve sena buyurduktan sonra- "Ben, sizi, Allah'ın emir ve teşvik ettiği şeye teşvik e^.TOhyett^şeyterden de nehyederim. Şüphe yok ki, AHâhü Teâlâ, hak ve gerçek olanı emreder, doğruluğu sever. Hayır sahiplerine -kendi katındaki mevki ve liyâkatlerine göre- se-vâb verir ki, onlar, onunla anılır ve onunla üstün sayılırlar.

              Siz, hak yerlerinden öyle bir yerde bulundunuz ki, AHâhü Teâlâ, orada, hiç kimsenin, Allah rızâsından başka bir karşılık İstediği amelini kabul etmez. Zahmet ve sıkıntı yerlerinde sabır gösterilirse, AHâhü Teâlâ, Üzüntüleri açar, dağıtır, gamdan kurtarır, fthlrette de, felah ve necata (kurtuluşa) erişilir.

              Allah'ın aranızda bulunan Peygamberi, sizi, Allah'ın azâbıyla kor-kutur ve size emir ve tavsiyelerde bulunur. Allah'ın buğzettigi (sev-mediği) bazı işlerinizi, bugün, onun görmesinden utanınız. Allâhü Teâlâ "...Elbette Allah'ın buğzu sizin nefislerinize (birbirinize) buğzunuzdan daha büyük..." (M'min sûresi, âyet 10) buyuruyor.

              O hâlde, Allah'ın kitabında size emrettiği şeylere ve âyetbrindsn gösterdiklerine bakınız ki Allah, size, ziHetfeh sonra, izzet ve şeref verdi. Öyle ise, kitabına ve emirlerine (sımsıkı) sanlınız ki, Rabbinfz sizden razı olsun. Rabb'inizin bu yerlerde size rahmetini ve mağ-firetini vâ'd ettiği emrini yerine getirmekte sabır ve sebat gösteriniz. Çünkü, onun va'di hak, sözü gerçek, azabı da şiddetlidir.

              Ben ve siz, Hayy ve Kayyûm dan Allah'a bağlıyız. Ona sığınmış, ona tutunmuş, ona dayanmışızdır. En son dönüşümüz de, onadır. Allah, beni ve mûslümanları mağfiret buyursun."


              FIKRA

              Adama sormuşlar :

              -Kaç gün oruç tuttun?

              -Hastalığım nedeniyle, ancak bir gün tutabildim!

              Aynı soruyu, orada bulunan Bektaşiye sorunca, hiç istifini bozmadan yanıt vermiş :

              -Bu arkadaş benden bir gün fazla tutmuş!

              GÜNÜN SÖZÜ

              Ölüm nereden ve nasıl, gelirse gelsin, Savaş sloganlarımız kulaktan kulağa yayılacaksa, Ve silahlarımız elden ele dolaşacaksa, Ve başkaları top sesleri ve mitralyöz sesleriyle, cenazelerimize ağıt yakacaksa, Ölüm hoş geldi safa geldi Clre Guavera

              YEMEK MENÜSÜ

              · EZOGELİN ÇORBA
              · ET DÖNER
              · PİRİNÇ PİLAVI
              · KOLA

              ÇOCUĞUNUZA İSİM

              Erkek: YAĞIZBAY: (Tür.) Er. - Esmer kimse.
              Kız: ÜNSEVİN: (Tür.) - Ün sevin. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

              MANİ

              Gel gidelim sevdalım
              Bizim vatana kadar
              Yar ben senden ayrılmam
              Dünya batana kadar



              BİLMECE

              Başımda saç yok, içimde tat çok.

              Cevabı Yarın.

              Dünkü Cevap: Mantar

              Comment


              • 15 Mart 2009

                Bugün 15 Mart 2009 19 R.Evvel 1429 Mart: 2 Kasım:129 Talat Paşa'nın Ermeniler Tarafından Öldürülmesi (1921)

                HADİS-İ ŞERİF

                Fuhuş yeryüzünde yaygınlaşınca yer sarsıntıları (depremler) olur. İdareciler halka zulüm ve haksızlık yaptıklarında yağmurlar kesilir (Kuraklık ve kıtlık başlar). İslam toplumunda yaşayan gayr-i müslimlere verilren sözler (taahhütler) yerine getirilmediğinde de düşman, müslümanlara galip gelir.
                Hadis-i Şerif (Deylemi)




                SÂLİHA HANIMIN FAZİLETLERİ

                Resûlullâh Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurdular:

                Müslümânın kendisinden faydalanacağı en hayırlı şey sâlih bir kardeşten sonra sâliha bir hanımdır ki ona baksa kalbi ferahlanır; ondan bir şey istese itaat eder, (kocasının) yokluğunda da ırzını ve mâlını korur.

                Üç fazîlet, Müslümânın dünyâ saâdetin(e sebep olan şeylerjdendir: Sâliha bir hanım, geniş ev ve (menziline çabuk ulaştıran) emniyetli binek.

                "Sâliha bir hanımın güzelliği Allah'tan korkması, zenginliği kanaat sahibi olması, süsü iffetidir. Farzlardan sonraki ibadeti kocasına hizmetidir. Onun gayreti ve gayesi ölüme hazırlanmaktır."

                Lokman Hekîm oğluna şöyle vasiyet etmiştir:

                "Ey oğulcağızım, dünyâda ilk önce kendine sâliha bir hanım ve sâlih bir dîn kardeşi bul ki o hanımının yanına gir-diğinde rahatlarsın, kardeşinin yanında da rahatlarsın. Bunlardan birinin yanında ancak sevap kazanırsın.

                Kötü ahlaklı kadın ve kötü arkadaştan da sakın; zira böyle bir kadının yanında huzur bulamazsın, arkadaşının yanında da rahat olamazsın. Onlardan birinin yanında ancak günah kazanırsın."

                Dâvûd aleyhisselâm şöyle duâ ederdi: "Yâ Rabbi, benim ailemi kötülerden kılma ki ben de kötü kimse olmayayım."

                Hz. Alî (k.v.) şöyle buyurmuştur:

                Hayır üçtür; Allâhü Teâlâ'ya îmân, dîn ilmi ve sâliha bir hanım.

                Kötülükte üç (şeyden): Allâhü Teâlâ'yı inkâr, dînde cehalet ve kötü (tabîatlı) hanım.

                BAZI GIDALARIMIZ

                • Enginar son .derece yararlı ve lezzetli bir sebzedir. İyi pişirildiğinde lezzetine doyulmaz. Hazmı kolaydır.

                • Kereviz, yaprağı ve kökü ile pişirilebilir çok lezzetli ve faydalırdır. Hazmı çok kolaydır.

                • Bamya yumuşatıcıdır. Tazesi iyi pişirilirse hazmı kolaydır.

                • Kabak, hazmı kolay ve besleyicidir.

                • Mantarın hazmı güçtür.

                FIKRA

                Bir gün uçakta İngiliz Fransız Alman ve bizim Temel varmış. Temel demişki yine mi siz

                GÜNÜN SÖZÜ

                Eğer kekeme değilseniz, söylemek her zaman kolay, yapmak her zaman zordur. R Lewton

                YEMEK MENÜSÜ

                · YEŞİL ZEYTİN
                · ÇOKOKREM
                · PEYNİR
                · KUŞBURNU ÇAYI

                ÇOCUĞUNUZA İSİM

                Erkek: YAĞIZHAN: (Tür.) Er. 1. Esmer hükümdar. 2. Yeğni, katı, cesur han.
                Kız: ÜNSEVEN: (Tür.) - Ün seven. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

                MANİ

                Sarı motor geliyor
                Sarı duman veriyor
                Aç kapıyı bak yârim
                Sana gelin geliyor



                BİLMECE

                Ben giderim o kalır

                Cevabı Yarın.

                Dünkü Cevap: Belgesel

                Comment


                • 16 Mart 2009

                  Bugün 16 Mart 2009 20 R.Evvel 1429 Mart: 3 Kasım:130 İstanbul'un İşgali (1920)

                  HADİS-İ ŞERİF

                  Kişinin hatalarının çok olması, yumuşak huyluluğunun eksik bulunması, doğruluk ve hakperestliliğinin az olması, gece boyunca ölü gibi uyuması, gündüzleyin işsiz boş oturması, tembel olması, sürekli sızlanması, halinden şikayetçi olması, cimri olması, aç gözlü olması... Bütün bunlar, kişiye dininde ve kişiliğinde zayıflık ve kötülük olarak yeter... Hadis (Ebu Nuaym).



                  FAYDASIZ İLİM

                  İlim, amel etmek niyetiyle olmazsa, o ilim zâyî (telef) olur. Âmelsiz ilim, oku olmayan yay, meyvesi olmayan ağaç, suyu olmayan bulut, görmeyen göz, çiçeksiz bahçe, ibret almayan göz ve düşünmeyen kalb gibidir.

                  Peygamber Efendimiz (s.a.v.) "Fayda vermeyen ilim, kendisinden bir şey infâk olunmayan (harcanmayan) hazîne gibidir. İlmin faydası ibâdetlerin güzel yapılmasına rehberlik etmesidir. (Bir kimsenin) ilmi, takva ve zühdünü artırmazsa, Allah'ın gazabı artar ve Allâhü Teâlâ(nın rahmeti) ondan uzaklaşır." buyurmuştur.

                  Peygamber Efendimiz (s.a.v.), menfaat vermeyen ilimden Allah'a sığınmış ve şöyle buyurmuştur: (manası) "Allah'ım, şu dört şeyden sana sığınırım. Fayda vermeyen ilimden, korkmayan kalbden, doymayan nefisten, kabul olunmayan duadan."

                  Peygamber Efendimiz (s.a.v.) "Azabı en şiddetli olanlar Allâhü Teâlâ'nın, ilmiyle menfaatlendirmediği âlimdir." buyurmuştur.

                  Hasan-ı Basrî (r.h.) "Âlimlerin cezalanması, kalbleri-nin ölmesiyledir. Kalblerinin ölmesinin alâmeti de, âhiret ameli (ilim) ile dünyâyı istemeleridir." buyurmuştur.

                  ÇANAKKALE

                  Birinci dünya savaşının diğer cephelerinde kahramanca çarpışan Osmanlı ordusunun en müstahkem yeri Çanakkale idi. Öyle ki müttefik orduları başkumandanı General Hamilton bu muazzam direniş karşısında:

                  "İnsan ruhunu yenmek mümkün olmuyor. Dünyâda hiçbir ordu bu kadar uzun müddet ayakta kalamaz. Sâdece bugün 1800 şarapnel attık. Savaş gemilerimiz aylardan beri gece gündüz mevzilerini bombalıyor. Son derece hırpalanmış Türkleri, onları koruyan Allah'larından ayırmak için başka ne yapılabilir!" demekten kendini alamamıştı. (Hamilton Günlüğünden)


                  FIKRA

                  Öğretmen herkese büyünce ne olacağını sormuş.sıra murat'a gelmiş.murat'ın cevabı hazırmış;

                  -önce asker,sonra işçi,sonra yaşlı!!!!

                  GÜNÜN SÖZÜ

                  Eğer kekeme değilseniz, söylemek her zaman kolay, yapmak her zaman zordur. R Lewton

                  YEMEK MENÜSÜ

                  · MERCİMEK ÇORBA
                  · ROSTO KÖFTE
                  · SEBZELİ PİRİNÇ PİLAVI
                  · AYRAN

                  ÇOCUĞUNUZA İSİM

                  Erkek: YAĞIZKAN: (Tür.) Er. - Asil, soylu kan.
                  Kız: ÜNSEV: (Tür.) - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

                  MANİ

                  Kasabın satırı var
                  Yanında yatırı var
                  Ben kasap olmazdım ya
                  Paranın hatırı var



                  BİLMECE

                  Ben giderim, O gider,Güneşte Beni İzler

                  Cevabı Yarın.

                  Dünkü Cevap: Ayak izi

                  Comment


                  • 17 Mart 2009

                    Bugün 17 Mart 2009 21 R.Evvel 1429 Mart: 4 Kasım:131 Konya'nın Kurtuluşu (1920) - Halepçe'de Katliam (1988)

                    HADİS-İ ŞERİF

                    İslam temizdir. Öyle ise temizleniniz.Çünkü cennete temiz olandan başkası giremez. Hadis-i Şerif (Taberani).



                    NELER SADAKADIR?

                    Dalâlete düşen (inancı ve ameli bozulmuş) birini irşâd etmek (en büyük) sadakadır.

                    Mü'minlere eziyet veren bir şeyi yoldan kaldırmak sadakadır.

                    Kekeme birinin meramını anlatmasına yardımcı olmak sadakadır.

                    Sadaka niyetiyle okunan teşbih (sübhânallâh), tehlil (lâ ilahe illallah) ve tekbir (Allâhü ekber) için de sadaka sevabı yazılır.

                    Harama düşmemek için hanımıyla beraber olmak sadakadır.

                    Hayvanına bir şey yüklemek veya indirmek isteyen birine yardım etmek sadakadır.

                    Güzel bir söz sadakadır. Bir Müslüman'ın kardeşinin yüzüne tebessümü etmesi sadakadır.

                    Namaz için atılan her adım sadakadır.

                    Kişinin kendisi ve ailesi için yaptığı harcama sadakadır.

                    Peygamber Efendimiz (s.a.v.) "Müslüman bir kimse, sevabını Allah'tan ümid ederek ailesine harcamada bulunursa, bu onun için sadaka olur." buyurmuştur.

                    Müsâfirine ve onun bineğine yapmış olduğu harcamaları da sadakadır.

                    Bir ağaç dikse veya ekin ekse de ondan insanlar ve diğer canlılar yeseler, o kimse için sadaka olur.

                    Su kanalı açmak veya insanların su içebilmeleri için bir kuyu kazdırmak veya bir çeşme yaptırmak sadakadır.

                    Menfaat veren bir ilim öğretmek de sadakadır. Mescit bina etmek, Mushaf (Kur'ân-ı Kerîm) vakfetmek, vefatından sonra kendisi için istiğfar edecek bir evlât bırakmak sadakadır.

                    Müslümanlar için istiğfar etmek (Allah'dan aflarını istemek) sadakadır.

                    Peygamber Efendimize (sav.) salavât okumak sadakadır. İki kişi arasında adaletle hükmetmek sadakadır. İki kişinin arasını ıslah etmek, düzeltmek sadakadır. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) "Sadakanın en faziletlisi iki kişinin arasını ıslah etmek(barıştırmak)tir." buyurmuştur.

                    Bunları ibâdet niyetiyle yaparsa ibâdet olur, bu niyetle yapmazsa ibâdet olmaz.


                    FIKRA

                    İki karadenizli yılan, karadeniz ormanlarında geziyorlarmış. Biri diğerine sormuş :


                    - Ula piz zehirlu yılanmiyik da?


                    - Haçan nerden çiktü pu şimdu?


                    - Az önce dilimu isirdumda...

                    GÜNÜN SÖZÜ

                    Ben müslümanım Müslüman olduğum için istibdatla mücadele etmek, istibdadı kötülemek zorundayım İslâm, ferdin (keyfi) otoritesini tanımaz
                    İslâm, bir sürü memurun, aldıkları maaş karşılığında, mensup oldukları (zalim) hükümeti ayakta tutmaya çalışmalarını tasvip etmez Ebu'l Kelâm Âzâd

                    YEMEK MENÜSÜ

                    · Mantı Makarna
                    · Ispanak Kavurma
                    · Muhallebi
                    · Salatbar

                    ÇOCUĞUNUZA İSİM

                    Erkek: YAĞIZKURT: (Tür.) Er. - Esmer, güçlü, kuvvetli kimse.
                    Kız: ÜNSAN: (Tür.) - (bkz. Ünsal). - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

                    MANİ

                    Kuyudan su çekerim
                    Al bakıra dökerim
                    Daha yaşım küçük ama
                    Kara sevda çekerim



                    BİLMECE

                    Ben iki hasretlinin arasında dururum. Onları konuştururum.

                    Cevabı Yarın.

                    Dünkü Cevap: Gölge

                    Comment


                    • 18 Mart 2009

                      Bugün 18 Mart 2009 22 R.Evvel 1429 Mart: 5 Kasım:132 Çanakkale Zaferi (1915)

                      HADİS-İ ŞERİF

                      Dünya işlerinizi yolunuza koyunuz. Ve yarın ölecekmiş gibi de ahiretinize çalışınız. Hadis (Deylemi).



                      HAMİLTON'UN ÇANAKKALE HATIRALARINDAN...

                      7 Nisan 1915, İskenderiye; Yahudilerden faydalanacağımıza inandım. Onları kendi çıkarlarımız için istismar edip, Yahûdî gazetecilerin ve bankerlerin çabalarını sağlardık; Yahûdî gazeteciler bizim dâvamıza renk katar, Yahûdî bankerler de kesemize para yağdırırdı.

                      17 Haziran 1915. Merakımı mucip olmuştur; karşımızda Hıristiyanlara düşman bir Müslüman eri olsa, hattâ o er kısmen aç olsa, kendisine 10 şiling verilse ve iyi bir akşam yemeği ile karnı doyurulsa, ne yapardı acaba? Maamâfih, dünyada Osmanlı Türkü'nden başka, din uğruna canını fedaya münâkaşasız hazır bir millet ve asker yoktur. Teslim olması için her asker başına 10 şiling yerine 50 İngiliz lirası teklif etsek, yine de Türk askeri onu suratımıza çarpar, dünyâya rezil oluruz.

                      30 Haziran 1915 İmroz; Garip! Çerksz asıllı Türk tslr-Itrlnden biri, yaralı bir İngiliz ■•karini ataf altında sırtına alıp taşımış.

                      5 Temmuz 1915 İmroz; Saat altıda Türkler hat hâlinde değil, bir çeşit arı sürüleri gibi yığınlarla hücuma devam etmekteydiler. Çalılıklar İçinden binlerce Türk çıkıyordu. Makineli tüfeklerin yaylım ateşiyle çoğu öldürüldü. Cesetleri topraklar üzerinde duruyor. On güne kalmaz, Türk askeri tamamıyla eriyecektir.(!)

                      21 Ağustos 1915, imroz; Saat sabaha karşı 4.30 idi. 11. tümenin, Türklerin ileri mevzilerini ele geçirdikleri .haberi geldi. Yeniden karakol dağa tırmandım. Bu sefer İsmaîl-oğlu tepesini hiçbir kuvvet elimizden kurtaramazdı. Sabah erken saatlerde durumda umulmadık bir değişme başladı. Gittikçe yoğunlaşan bir sis, etrafı göz gözü görmez hale getirmişti. Top, tüfek sesleri birer birer azaldı ve cephe sustu. Tabiat Türkleri gizlemiş, Allah onları korumuştu.

                      2 Eylül 1915, İmroz; Dün gece çok acayip ve korkunç bir rüya gördüm. Çadırım İmroz adasında olduğu halde, Hellas burnunda boğuluyordum. Boğazımı sıkan elin baskısını hâlâ hissediyorum. Sular başıma yaklaşıyor. Hiç böylesine korkunç rüya görmemiştim. (Müttefik orduları başkumandanı Hamilton)


                      FIKRA

                      çocuk annesine sormuş:

                      -anne,eski arabaları ne yaparlar?

                      -ne yapacaklar oğlum akıllının biri babana satar.

                      bunun üzerine çocuk:

                      -keşke her yerde eski arabalar satılsa da babam alsa!..

                      GÜNÜN SÖZÜ

                      Vermesini bilmeyen, isteme hakkına sahip değildir . Psyrus

                      YEMEK MENÜSÜ

                      · ŞEHRİYE ÇORBA
                      · ETLİ TAZE FASÜLYE
                      · SOSLU MAKARNA
                      · YOĞURT

                      ÇOCUĞUNUZA İSİM

                      Erkek: YAĞMURCA: (Tür.) Er. - Bir tür geyik. Dağ keçisi.
                      Kız: ÜNSAL: (Tür.) - Adın duyulsun. -Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

                      MANİ

                      Dere boyu kavakları
                      Dökülür yaprakları
                      Yârim orada ben burada
                      Çınlasın kulakları



                      BİLMECE

                      Ben varmadan o varır,Her şeyden çok o yol alır

                      Cevabı Yarın.

                      Dünkü Cevap: Telefon

                      Comment


                      • 19 Mart 2009

                        Bugün 19 Mart 2009 23 R.Evvel 1429 Mart: 6 Kasım:133 MEVLİD KANDİLİ - İlk Meclisi'nin Açılışı (1877)
                        HADİS-İ ŞERİF

                        Devamlı herkesle kavga ve çekişme halinde olman, günah olarak sana kafidir. Hadis (Ramuz).



                        ACELE EDİLECEK ŞEYLER

                        Dünyâya âit işlerde teennî (acele etmemek), âhirete âit hususlarda acele etmek emredilmiştir.

                        ^Allâhü Teâlâ meâlen, "... Hayırlara koşuşurlar..." (AN İmrân sûresi, âyet 114) buyurmuştur. Diğer bir âyeti celîlede meâlen, "Ve koşuşun Rabb'inizden bir mağfirete ve bir cennete ki eni gökler ve yer genişliğidir, müttekîler için hazırlanmıştır." (ÂN İmrân sûresi, âyet 133) buyrulmuştur.

                        Resûlüllâh Efendimiz (s.a.v.) buyurdular ki:

                        "Ey insanlar! Ölmeden önce Allah'a tevbe ediniz ve meşgul olmadan evvel süratle sâlih ameller işleyiniz ve Allah'ı zikrederek sizinle Rabbinizin arasını vasledin. Gizlide ve aşikarda sadakayı çok veriniz ki rızıklanasınız ve yaralarınız sarılsın."

                        "Ölmeden önce tevbe ediniz. Zîrâ insan öldüğü zaman amelin hepsi kesilir."

                        "Üç şey yar ki onlar te'hîr edilmez, (geciktirilmez): Vakti geldiği zaman namazı kılmak, hazır olduğu zaman cenazeyi defnetmek ve dengi bulunduğu zaman kız çocuklarını evlendirmek."

                        "Sonra yaparım, diyenler helak olmuştur."

                        İbn-i Abbas (r.anhümâ)'dan şöyle rivayet olunmuştur: Resûlüllâh (s.a.v.) bir kimseye nasîhat ederek şöyle buyurdu: "Beş şeyden önce beş şeyi ganîmet (fırsat) bil; ölümünden önce hayatını, hastalığından önce sıhhatini, meşguliyetinden önce boş vaktini, ihtiyarlığından önce gençliğini, fakirliğinden önce zenginliğini."

                        "İki nimet var ki, insanların ekserisi onda aklanmıştır; sıhhat ve boş vakit."

                        Hâtem-i Esam (k.s.) buyurdu ki: "Müsâfire ikram etmek, ölüyü defnetmek, kız çocuklarını evlendirmek, borcu ödemek ve günahlardan tevbe etmek. Şu beş şey hâriç acele etmek şeytandandır:

                        FIKRA

                        Büyükannenin çiftliğine tatile giden minik yavruya büyükanne kuyudan bir kovaya su doldurma görevi vermiş. Küçük çocuk kovayı alıp, kuyunun başına gitmiş. Tam kovayı kuyuya indirmiş ki, kuyudan yukarı doğru bakan iki iri göz görmüş. Bir anda kovayı yere atarak, eve kaçmış. Büyükanne çocuğu kovasız görünce sormuş;

                        - Ne oldu, kova nerede?

                        - O kuyudan ben su dolduramam, büyükanne. Kuyuda büyük, yaşlı bir timsah var!

                        - Aman yavrum, niye korkuyorsun. O timsah uzun senelerdir orada yaşar, çok uysaldır, kimseye zararı dokunmadı. Sen öyle korkunca, o senden daha fazla korkmuştur muhakkak. Hadi, git de su doldur gel.

                        - Eğer o da benim kadar korktuysa, o kuyudaki suyu bir daha hiç kullanamayacağız demektir!..

                        GÜNÜN SÖZÜ

                        ayağımın altına alsaydım başım göğe değerdi. İmam Azam

                        YEMEK MENÜSÜ

                        · Mercimek Çorba
                        · Karnıyarık
                        · P.Pilavı
                        · Cacık
                        · Çokoprens

                        ÇOCUĞUNUZA İSİM

                        Erkek: YAMAN: (Tür.) Er. 1. Kötü, korkulan, şiddetli. 2. Cesur, güçlü. 3. İşbilir, kurnaz, becerikli.
                        Kız: UĞURCAN: (Tür.) - İyilikçi ve candan. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

                        MANİ

                        Maniciyim manici
                        Ak gerdan altın inci
                        Eğer annem verirse
                        Varıcıyım varıcı



                        BİLMECE

                        Geceleri fener, gündüzleri söner

                        Cevabı Yarın.

                        Dünkü Cevap: Deniz

                        Comment


                        • 2 Mart 2009

                          Bugün 20 Mart 2009 24 R.Evvel 1429 Mart: 7 Kasım:134 Çaldıran zaferi (1514) - Irak-ABD Savaşı Başladı (2003)

                          HADİS-İ ŞERİF

                          Allahın yasakladığı ( belli ) büyük günahlardan sonra kulun sakınması gereken en büyük günah: ardında borcunu ödemek için hiçbir mal bırakmadan borçlu olarak ölmesidir. ( Ebu Davut )



                          TEVEKKÜL

                          Tevekkül, Allâhü Teâlâ'ya güvenmektir. Sanatına, malına, kuvvetine, yânî Allâhü Teâlâ'dan başka hiçbir şeye güvenmemektir. Çünkü bunlar, sebeptir ve fânidirler. Elden çıkması, kaybolması, ölmesi mümkündür. Sebeplere güvenilmez. Çünkü eşyaya tesîr eden yalnız Allâhü Teâlâ'dır. Olabilir ki o sebepleri yok eder ve yerine düşünmediğin sebepleri yaratır.

                          Sebeplere yapışmak lâzımdır. Fakat Allâhü Teâlâ'ya güvenmek farzdır. Sebepler, var etmeye ve vermeye kadir değildir. Sebeplerin sebep olması da Allâhü Teâlâ'nın dilemesiyle ve yaratmasıyladır. Yaratmak ancak Allâhü Teâlâ'ya mahsustur. Allâhü Teâlâ sebepsiz de verebilir. Fakat sebeplerle vermek Allâhü Teâlâ'nın sünnetidir, âdetidir. Meselâ Allâhü Teâlâ evlenmeyene çocuk vermez. Fakat vermeye kadirdir. Hz. Âdem'i ve Havva'yı yaratması böyledir. Çok kimseler vardır ki birçok defa evlenirler, çocukları olmaz. Ve yine çok kimseler vardır ki birçok sanatı ve kuvveti vardır, fakat işleri kesat gider ve kuvveti yok olur, istediğine kavuşamaz. Bundan anlaşılıyor ki tevekkül ve itimadın yalnız Allâhü Teâlâ'ya olması farzdır.

                          Şu insanların hâline ne kadar şaşılır ki, dünyâ işlerinde Allah'a tevekkül etmezler. Ahiret işlerinde çalışmayı ve tâati terk edip 'tevekkül ediyoruz' derler. Hâlbuki Allâhü Teâlâ kullarına, dünya işlerinde tevekkül etmeyi, âhiret işlerinde ise çalışmayı emretmiştir. İnsanlar bunun tersini yapıyorlar. Dünyâ lâzımdır eleyip mal toplamaya, ambarları doldurmaya çalışıyorlar. Ahiret hususunda Allah Kerim'dir, deyip tenbellik ve gevşeklik gösteriyorlar.

                          Bir kimse dünya işlerinde sebeplere sarıldıktan sonra tevekkül ile ibâdete kıymet verip devam etse, Allâhü Teâlâ ona muhtaç olduğu şeyleri verir. Kalbinde zenginlik yaratıp kendini zengin gösterir. Bir kimse dünyâya kıymet verip âhiretini düşünmese hırs ile mal toplamaya çalışsa, gece gündüz aklı ve fikri mal kazanmakta, yahut bir makama kavuşmak olursa, işleri nizamsız ve hâlleri perişan olur.


                          FIKRA

                          Yolculuktan dönen Idris, kahvede oturanlara sordu :

                          - Yahu pizum Temel nasil öldi?

                          - Kalpten cittu, dediler.

                          - Vasiyetu filan var miydu?

                          - Var idu. "Beni denize gömün" demis idu.

                          - Cömdünüz mü?

                          - Cömdük amma, mezarinu kazarken çok kayip verduk…

                          GÜNÜN SÖZÜ

                          Yaptığı işlerle konuşmalı. Stehr

                          YEMEK MENÜSÜ

                          · EZOGELİN ÇORBA
                          · FIRIN BUT
                          · ŞEHRİYELİ PİRİNÇ PİLAVI
                          · AYRAN

                          ÇOCUĞUNUZA İSİM

                          Erkek: YAHŞİBAY: (Tür.) Er. - İyi tanınan, saygın kimse.
                          Kız: ÜMMİYE: (Ar.) Ka. - Anneye ait, anneyle ilgili.

                          MANİ

                          Yaza yaza yaz geldi
                          Mürekkebe zam geldi
                          Daha yazacaktım ama
                          Karakoça kiraz geldi



                          BİLMECE

                          Bir küçücük fıçıcık,içi dolu turşucuk

                          Cevabı Yarın.

                          Dünkü Cevap: Arının eşeği vardır ancak eşeğin arısı yoktur.

                          Comment


                          • 23 Mart 2009

                            Bugün 23 Mart 2009 27 R.Evvel 1429 Mart: 10 Kasım:137 Said Nursi'nin Vefatı (1960)

                            HADİS-İ ŞERİF

                            Hz. Peygamber: Biriniz hergün Uhud Dağı gibi bir amelde bulunmaktan aciz mi olur? buyurdu. Buna kimin gücü yeter ki? diye soruldu. Allah Resulü: Hepinizin gücü yeter buna! Cevabını verdi. Nedir o amel? Denildi. Allah Resulü şu açıklamayı yaptı: Sübhanallah sözünün sevabı Uhud’dan büyüktür. La ilahe illallah sözünün sevabı Uhuddan büyüktür. Allahü Ekber sözü de uhuddan büyüktür. Hadis (Ramuz)



                            UHUD HARBİ'NİN BAZI HİKMETLERİ

                            Kur'ân-ı Kerîm'de (meâlen) şöyle buyurulmuştur: "Eğer size (Uhud'da şehîdler vermek ve yaralanmak suretiyle) bir yara dokunmuş İse şüphesiz o kavme (müşriklere) de onun benzeri bir yara dokunmuştur. Ve o günleri biz İnsanlar arasında (kâh lehlerine, kâh aleyhlerine) döndürürüz. Hem Allah îmân edenleri bileceği ve sizden şehîdler, şâhldler tutacağı İçin -ki Allah zalimleri sevmez-ve Allah îmân edenleri (münafıklardan) seçip kâfirleri mahvedeceği İçindir." (Al-i İmrân sûresi, 140-141)

                            Uhud'da Müslümanların bozulmaları, yaralanmaları ve şehid olmalarında ki bazı hikmet ve faydalar:

                            1. Allah'ın Resûlü'nün emirlerine riayetsizliğin iyi bir sonuç vermeyeceği, müslümanlara, bulundukları yerlerden ayrılmamaları hakkındaki sıkı emir ve tenbihlere rağmen, okçuların yerlerini bırakmalarının bir zaferi, nasıl mağlûbi yete ve felâkete çevirebileceği açıkça gösterilmiştir.

                            2. Bütün peygamberler, insanları, doğru yola çağırırken türlü sıkıntı ve meşakkatlere uğramıştır.

                            Peygamberler, başından sonuna kadar dâima yardıma mazhar olsalardı, herkes, onlara zarurî olarak boyun eğerlerdi. Böyle olunca da, kimin gerçekten mü'min, kimin münafık olduğu ayırt edilemezdi. Fakat, yardımın gecikmesi ile münafıklar kendilerini açığa vurmuşlar, mü'minler de, güçlükler karşısında gösterdikleri sabır ve sebâtlarıyla onlardan ayrılıp seçilmişler ve münafıkları yakından tanıyıp ve düşmanlıklarından korunmak imkânını bulmuşlardır.

                            3. Allâhü Teâlâ, cennetteki yüksek makam ve. derecelere, ibâdet ve tâatle erişemeyecek mü'min kullarını bazı belâ ve mihnetlerle (sıkıntılarla) eriştirmeyi dilemiştir.

                            4. Allâhü Teâlâ, sevdiği kullarını, mertebelerin en yükseği olan şehîdlikle nasiblendirmiş ve şereflendirmiştir.

                            5. Allâhü Teâlâ; kâfirlerin, azgınlık ve taşkınlık göstermelerine meydan vermekle, mü'minleri günahlarından temizlemeyi, murâd etmiştir.


                            FIKRA

                            TEMEL HİÇ ARABA SÜRMESİNİ BİLMİYORMUŞ.Bİ TANE KAMYON ALMIŞ. DURSUNU DA ŞOFÖR OLARAK TUTMUŞ.ŞİMDİ BİR GÜN UZUN YOLA ÇIKMIŞLAR. YOLDA GİDİYORLARMIŞ İŞTE 1 2 3 4 5 DERKEN GİDİYORKEN BİRDEN ARABANIN VİTESİ BOZULMUŞ.TEMELDE DEMİŞ SABAHTAN BERİ OYNARSAN OYUNCAK GİBİ TABİİ BOZULUR DEMİŞ....

                            GÜNÜN SÖZÜ

                            Para iyi bir hizmetkar, kötü bir efendidir . Demokrit

                            YEMEK MENÜSÜ

                            · PEYNİRLİ POĞAÇA ZEYTİN,
                            · SÜT

                            ÇOCUĞUNUZA İSİM

                            Erkek: YAKZAN: (Ar.) Er. - Uyanık, gözü açık.
                            Kız: ÜGE: (Tür.) - Ünlü, şöhretli. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

                            MANİ

                            Gide gide yoruldum
                            Sular gibi duruldum
                            Şu karşı ki oğlanın
                            Gözlerine vuruldum



                            BİLMECE

                            Buzdolabına giren sineğe ne olur?

                            Cevabı Yarın.

                            Dünkü Cevap: Hava

                            Comment


                            • 24 Mart 2009

                              Bugün 24 Mart 2009 28 R.Evvel 1429 Mart: 11 Kasım:138 Harun Reşid'in Vefatı (1809)
                              HADİS-İ ŞERİF

                              Cuma günü, bana çok salavat getirin. Çünkü Cuma günü, şahitlerin hazır olduğu bir gündür. Yani o günde melekler, (ibadet edenlerin yanında) hazır bulunurlar. Sizden biriniz bana salavat getirdiğinde, (bitirinceye kadar) salavatı melekler tarafından bana sunulur. Hadis (İbn-i Mace)



                              ALLAH (C,C.) İÇİN SEVMEK

                              Peygamber Efendimiz (s.a.v.) buyurdular ki:

                              • 'Allah için birbirini sevenler kırmızı yakuttan bir sütun üzerinde olacaklar. Sütunun üzerinde yetmiş bin oda vardır. Oradan cennet ehline bakarlar. Onları gören cennet ehli Haydin, Allah için birbirini sevenlere bakalım' diyecekler. Güneşin dünya ehlini aydınlattığı gibi onların güzelliği de cennet ehlini aydınlatır. Üzerlerinde ince ve zarif ipek kumaşlardan yeşil giysiler vardır ve alınlarında 'Bunlar Allah için birbirini sevenlerdir.' yazılıdır.

                              • "Kardeşlerinizi çoğaltın. Çünkü Rabbiniz çok hayasahibidir, Kerîm'dir. Kıyamet gününde, din kardeşlerinin içinde kuluna azap etmekten haya eder."

                              • "Tanıdıklarınızı çoğaltınız. Zîrâ kıyamet gününde her biri için şefaat (hakkı) vardır."

                              • "Allah yolunda bir din kardeşi edinen kula, Allâhü Teâlâ cennette bir derece verir."

                              • "Mü'minlerin hali, ruh ve cesedin (ülfet ve muhabbet teki) hali gibidir." buyurulmuştur.

                              Enes (r.a.) şöyle rivayet etmektedir: Resûlullâh (s.a.v.) insanlarla beraber otururken oraya bir adam uğradı. Ora-dakilerden biri "Ben bu adamı Allah rızâsı için seviyorum." dedi. Bunun üzerine Resûlullâh (s.a.v.) "Bunu ona bildirdin mi?" buyurunca "Hayır" dedi. "Öyleyse kalk ve bunu ona bildir." buyurdu. Adam ayağa kalkarak ona sevdiğini bildirdi. O da "Beni kendisi için sevdiğin Allah da seni sevsin." diye duâ etti.

                              Râvi şöyle dedi: "Sonra bu adam döndü ve Resûlullâh (s.a.v.) ona sordu. O da söylediklerini haber verdi. Resûlullâh (s.a.v.) "Sen sevdiğinle berabersin. Bunun ecri ve sevabı da senindir." buyurdular.

                              PİRİNÇ ÜZERİNE YAZI

                              Sultan Ahmed Câmii'nin yazılarını yazan, devrin büyük hattatlarından Diyarbakırlı Seyyid Kasım Gubârî bir pirinç tanesi üzerine İhlâs-ı Şerîf yazmıştır. İnceliği sebebi ile toz gibi mânâsına, kendisine "Gubârî" lâkabı verilmişti.


                              FIKRA

                              bir gün dursun kahvede oturuyormuş. TEMELi göremeyince şok olmuş çünkü her gün beleş çay içermiş 30dk ya gelmiş.üstü başı toprak kir.dursun sormuş ula temel nerdeydin.TEMELDE DEMİŞKİ bizim kaynanayı gömdük mezera.DUrsun demiş iyide bu üstün ne temelde demişki BİRAZCIK DİRENDİDE

                              GÜNÜN SÖZÜ

                              Beyazlar zencileri, olimpiyattan olimpiyata severler. Kusuru kendisine söylenmeyen adam, ayıbını hüner sanır. Sadi

                              YEMEK MENÜSÜ

                              · SULTAN ÇORBA
                              · ET DÖNER
                              · PİRİNÇ PİLAVI
                              · MEYVE SUYU

                              ÇOCUĞUNUZA İSİM

                              Erkek: YALABUK: (Tür.) Er. 1. Güzel, yakışıklı, sevimli. 2. Parlak, ışıltılı. Şimşek. 3. Çevik, atik, işgüzar. 4. Kavgada üstün gelen.
                              Kız: ÜKE: (Tür.) - Onur, şeref. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

                              MANİ

                              Evleri yapan usta
                              Yeniden yıksın yapsın
                              Pencere bırakmamış
                              Delikanlılar baksın



                              BİLMECE

                              Buzdolabından çıksa bile yakan şey nedir ?

                              Cevabı Yarın.

                              Dünkü Cevap: Yazık olur

                              Comment


                              • 25 Mart 2009

                                Bugün 25 Mart 2009 29 R.Evvel 1429 Mart: 12 Kasım:139 Kalp Haftası (25-31 Mart)

                                HADİS-İ ŞERİF

                                Dünyaya gönül verme (zahid ol) ki Allah seni sevsin. İnsanların elindekine göz dikme ki, insanlar seni sevsin. Hadis-i Şerif (İbn-i Mace).



                                SÜNNETE TABÎ OLMANIN FAZÎLETİ

                                İnsanların fesada uğradığı zamanda resullerin efendisi Muhammed Mustafa'nın (s.a.v.) sünnetine sarılan kimse için yüz şehîd sevabının olduğu birçok hadîs-i şerifte bildirilmiştir. Çünkü bu zamanda sünnete tabî olmak, ona uymak elinde kor tutmak gibidir. Terk etmesi mümkün değil, ama tutması da mümkün değildir.

                                Peygamber Efendimiz (s.a.v.) "İnsanlar üzerine bir zaman gelecek, o zamanda sünnetim eskiyecek (kaybolmaya yüz tutacak), bld'atler yenilenecek, (çoğalıp revaçta olacak). O günde kim sünnetime tâbi olursa garîp olur ve yalnız kalır. İnsanların bid'atlerine uyan kimseler de elli veya daha fazla dost bulurlar."

                                Sahâbe-i kiram, 'Yâ Resûlallâh, bizden sonra bizden daha fazîletli hiç kimse var mı?' diye sorunca Peygamber Efendimiz (s.a.v.) 'Evet, var.' buyurdu. 'Onlar sizi görecekler mi yâ Resûlallâh?' diye sordular. 'Hayır' buyurdu. Sahabe, 'O zamanda onlar nasıl olacaklar?' diye sordular.

                                Peygamber Efendimiz, 'Sudaki tuz gibi. Tuzun suda eridiği gibi onların da kalbleri erir.' buyurdu. 'O zamanda nasıl yaşayacaklar?' dediler. 'Sirkedeki kurt gibi' buyurdu. 'Peki dinlerini nasıl muhafaza edecekler yâ Resûlallâh?' dediler. Peygamber Efendimiz, '(O gün din) Eldeki kor gibidir. Eğer onu bırakırsan söner. Tutarsan veya sıkarsan da elini yakar.' buyurmuştur.

                                OSMANLI MUTFAĞINDAN: KURU FASULYE TAVASI

                                • Yağı alınmış et suyunda pişmeye yakın tuzu konulan fasulyeler iyice pişirilir ve süzülür.

                                • Soğan, isteğe göre kırmızı biber veya domates ile karıştırılıp zeytinyağı veya tereyağında hafif kızartılır.

                                • Sonra fasulyeler ilâve edilip hızlıca karıştırılır.

                                • Eğer zeytinyağı tercih edilmişse yemek soğuk olarak da yenilebilir.


                                FIKRA

                                TEMEL BİRGÜN İNTİHAR ETMEYE KALKMIŞ.DURSUN YOLDAN GEÇERKEN SORMUŞ:

                                -TEMEL ORADA İPİ BELİNE BAĞLAMIŞ NEYDİYSUN.

                                -İNTİHAR EDİYRUM DA.

                                İYİDE İPİ BOĞAZINA NİYE GEÇÇİRMEDİN Kİ DA

                                EEEEEE O ZAMAN NEFES ALAMAYRUM DAAAAAAAAA

                                GÜNÜN SÖZÜ

                                Bildiğini bilenin arkasından gidiniz, Bildiğini bilmeyeni uyandırınız, Bilmediğini bilene öğretiniz, Bilmediğini bilmeyenden kaçınız. Konfüçyüs

                                YEMEK MENÜSÜ

                                · SİMİT, KAŞAR PEYNİR
                                · ZEYTİN,ÇAY

                                ÇOCUĞUNUZA İSİM

                                Erkek: YALAP: (Tür.) Er. 1. Parıltı. 2. İvedi, hızlı, çabuk. 3. San renkli bir kuş. 4. Şimşek.
                                Kız: ÜKSÜM: (Ar.) Ka. - Çayırı, çimeni çok güzel bahçe.

                                MANİ

                                Dalları bastı kiraz
                                Sevdamı anlamadın
                                Önce beni yalvarttın
                                Şimdi sen yalvar biraz



                                BİLMECE

                                Büyük baca küçük bacaya ne demiş?

                                Cevabı Yarın.

                                Dünkü Cevap: Acı biber

                                Comment

                                Working...
                                X