19 Temmuz 2009
Bugün 19 Temmuz 2009 28 Recep 1429 Temmuz: 6 Hızır:75 Yalova'nın Kurtuluşu (1921)
HADİS-İ ŞERİF
Ümmetim, merhamete eren, günahları bağışlanan ve tövbesi kabul edilen bir ümmettir. Hadis-i Şerif (Hakim)

Mİ'RÂC-I MUHAMMEDİ (S.A.V.)
Rasûlullâh Efendimiz (s.a.v.), hicretten birbuçuk yıl ka¬dar önce Receb-i Şerîf'in 27. gecesi hem ruhen hem de be¬denen, Mescid-i Haram'dan Mescid-i Aksâ'ya, oradan da yedi kat göklere ve yüceliklerden Cenâb-ı Hakk'ın dilediği yerlere seyahat ettirildi. İşte bu harikulade hadisenin vuku' bulduğu bu geceye Mi'râc Gecesi denilmektedir. Mi'râc Resûlullâh Efendimiz (s.a.v.)'e ihsan olunan en büyük mucizelerdendir.
Bu mucize hakkında Kur'ân-ı Kerîm'de -meâlen- şöyle buyurulmaktadır: "Noksan sıfatlardan münezzehtir o -kudret sahibi yaratıcı- ki, kulunu bir gece Mescid-i Ha-râm'dan çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksâ'ya yürüttü. Tâ ki, ona âyetlerimizden bir kısmını göste¬relim. Şüphe yok ki, ancak o ezelî yaratıcıdır; herşeyi işiten, gören." (İsra Sûresi, âyet 1)
Peygamberimiz Cebrâîl (a.s.)'in getirdiği, Burak denilen son derece parlak ve şimşek gibi süratli hareket eden bir binek vasıtasıyla Mescid-i Aksâ'ya kadar yolculuk etti. Orada Hz. İbrahim, Hz. Mûsâ, Hz. îsâ (a.s.) ve gelmiş geçmiş bütün peygamberlerin ve bütün evliyâullahın rûhâniyetini toplanmış hâlde buldu. Peygamberimiz hepsine imam olarak iki rek'at namaz kıldırdı. Miracın; Mescid-i Haram'dan Mescid-i Aksâ'ya kadar olan bu safhasına inanmak âyetle sabit olduğu için farzdır. İnkâr eden dînden çıkar.
Sonra Peygamberimiz, yedi kat semâyı, aşıp Cenâb-ı Hakk'ın dilediği yere kadar vararak huzûr-ı İlâhîde cemâl-i İlâhîyi müşahede etti. Cenâb-ı Hakk ile akılların kavramak¬tan aciz olduğu bir keyfiyetle konuştu ve ilahi tecellîlere, iltifatlara mazhar oldu. Miracın bu safhaları haber-i meşhur ve haber-i âhâd (hadîs-i şerifler) ile sabittir.
Mirâc gecesi Resûlullâh Efendimize 3 şey hediye edildi:
Bakara Sûresi'nin son iki âyeti (Âmenerrasûlü...),
Beş vakit namaz,
Ümmetinden, hiçbir şeyi Allah'a şirk (ortak) koşma¬yanların cennete gireceği müjdesi.
Peygamber Efendimiz (s.a.v.), mi'râc sabahı hadîseyi halka haber verdi. Başta Sıddîk-ı Ekber (r.a.) olmak üzere Ashâb-ı kiram bunu tasdik ettiler. Müşrikler ise yine inkâr¬larına devam ettiler.
FIKRA
Yer Çekoslovakya... İkinci Dünya Savaşı dönemi... Çekoslovakya Alman işgali altında... Bir tren kompartımanında 4 kişi var. Çekoslovak genç ve güzel bir kız, kızın anneannesi, bir Alman subayı ve Çekoslovak yurtsever bir delikanlı. Yurtsever genç tabii ki Alman subaya hayli kıl durumda... Derken tren bir tünele girer, ortalık kararır. Karanlığın içinde bir öpücük sesi, ardından da bir tokat sesi duyulur. Tren tünelden çıktığında ise kimse renk vermemekte, ama bir yandan da düşünmektedir. Genç kız kendi kendine: "Bu delikanlı sanırım beni öpmeye çalıştı, yanlışlıkla da anneannemi öptü. Oh olsun!.. Tokadı da yedi!" diye düşünür. Kızın anneannesi ise "Bu çocuk herhalde bizim kızı öptü. Kızım da hakettiği dersi verdi. Oh olsun!" diye düşünmektedir. Alman subay ise dertlidir. Kendi kendine; "Ulan herif kızı öptü, tokadı yiyen biz olduk!.." Çekoslovak genç ise; “Elimin tersini öpüp şu şerefsiz Alman’a bir tokat attım ya... Aklımı seveyim!.." (“sarcastic”/EkşiSözlük)
GÜNÜN SÖZÜ
Hiç kimse duymak istemeyen biri kadar sağır olamaz. W.Shakspeare
YEMEK MENÜSÜ
· Tel Şehriye Çorba
· Çöpşiş
· Pirinç Pilavı
· Salata
· Supangle
ÇOCUĞUNUZA İSİM
Erkek: ZİYA : Aydınlık, nur
Kız:AÇELYA: Fundagillerden çok renkli çiçekler açan bitki
MANİ
Atlamadan atladım
Mendilimi gatladım
Ben yangunumu görünce
Güle güle çatladım

BİLMECE
Tanrı ikinci zenciyi yarattıktan sonra ne demiş?
Cevabı Yarın.
Dünkü Cevap:Mısır
Bugün 19 Temmuz 2009 28 Recep 1429 Temmuz: 6 Hızır:75 Yalova'nın Kurtuluşu (1921)
HADİS-İ ŞERİF
Ümmetim, merhamete eren, günahları bağışlanan ve tövbesi kabul edilen bir ümmettir. Hadis-i Şerif (Hakim)
Mİ'RÂC-I MUHAMMEDİ (S.A.V.)
Rasûlullâh Efendimiz (s.a.v.), hicretten birbuçuk yıl ka¬dar önce Receb-i Şerîf'in 27. gecesi hem ruhen hem de be¬denen, Mescid-i Haram'dan Mescid-i Aksâ'ya, oradan da yedi kat göklere ve yüceliklerden Cenâb-ı Hakk'ın dilediği yerlere seyahat ettirildi. İşte bu harikulade hadisenin vuku' bulduğu bu geceye Mi'râc Gecesi denilmektedir. Mi'râc Resûlullâh Efendimiz (s.a.v.)'e ihsan olunan en büyük mucizelerdendir.
Bu mucize hakkında Kur'ân-ı Kerîm'de -meâlen- şöyle buyurulmaktadır: "Noksan sıfatlardan münezzehtir o -kudret sahibi yaratıcı- ki, kulunu bir gece Mescid-i Ha-râm'dan çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksâ'ya yürüttü. Tâ ki, ona âyetlerimizden bir kısmını göste¬relim. Şüphe yok ki, ancak o ezelî yaratıcıdır; herşeyi işiten, gören." (İsra Sûresi, âyet 1)
Peygamberimiz Cebrâîl (a.s.)'in getirdiği, Burak denilen son derece parlak ve şimşek gibi süratli hareket eden bir binek vasıtasıyla Mescid-i Aksâ'ya kadar yolculuk etti. Orada Hz. İbrahim, Hz. Mûsâ, Hz. îsâ (a.s.) ve gelmiş geçmiş bütün peygamberlerin ve bütün evliyâullahın rûhâniyetini toplanmış hâlde buldu. Peygamberimiz hepsine imam olarak iki rek'at namaz kıldırdı. Miracın; Mescid-i Haram'dan Mescid-i Aksâ'ya kadar olan bu safhasına inanmak âyetle sabit olduğu için farzdır. İnkâr eden dînden çıkar.
Sonra Peygamberimiz, yedi kat semâyı, aşıp Cenâb-ı Hakk'ın dilediği yere kadar vararak huzûr-ı İlâhîde cemâl-i İlâhîyi müşahede etti. Cenâb-ı Hakk ile akılların kavramak¬tan aciz olduğu bir keyfiyetle konuştu ve ilahi tecellîlere, iltifatlara mazhar oldu. Miracın bu safhaları haber-i meşhur ve haber-i âhâd (hadîs-i şerifler) ile sabittir.
Mirâc gecesi Resûlullâh Efendimize 3 şey hediye edildi:
Bakara Sûresi'nin son iki âyeti (Âmenerrasûlü...),
Beş vakit namaz,
Ümmetinden, hiçbir şeyi Allah'a şirk (ortak) koşma¬yanların cennete gireceği müjdesi.
Peygamber Efendimiz (s.a.v.), mi'râc sabahı hadîseyi halka haber verdi. Başta Sıddîk-ı Ekber (r.a.) olmak üzere Ashâb-ı kiram bunu tasdik ettiler. Müşrikler ise yine inkâr¬larına devam ettiler.
FIKRA
Yer Çekoslovakya... İkinci Dünya Savaşı dönemi... Çekoslovakya Alman işgali altında... Bir tren kompartımanında 4 kişi var. Çekoslovak genç ve güzel bir kız, kızın anneannesi, bir Alman subayı ve Çekoslovak yurtsever bir delikanlı. Yurtsever genç tabii ki Alman subaya hayli kıl durumda... Derken tren bir tünele girer, ortalık kararır. Karanlığın içinde bir öpücük sesi, ardından da bir tokat sesi duyulur. Tren tünelden çıktığında ise kimse renk vermemekte, ama bir yandan da düşünmektedir. Genç kız kendi kendine: "Bu delikanlı sanırım beni öpmeye çalıştı, yanlışlıkla da anneannemi öptü. Oh olsun!.. Tokadı da yedi!" diye düşünür. Kızın anneannesi ise "Bu çocuk herhalde bizim kızı öptü. Kızım da hakettiği dersi verdi. Oh olsun!" diye düşünmektedir. Alman subay ise dertlidir. Kendi kendine; "Ulan herif kızı öptü, tokadı yiyen biz olduk!.." Çekoslovak genç ise; “Elimin tersini öpüp şu şerefsiz Alman’a bir tokat attım ya... Aklımı seveyim!.." (“sarcastic”/EkşiSözlük)
GÜNÜN SÖZÜ
Hiç kimse duymak istemeyen biri kadar sağır olamaz. W.Shakspeare
YEMEK MENÜSÜ
· Tel Şehriye Çorba
· Çöpşiş
· Pirinç Pilavı
· Salata
· Supangle
ÇOCUĞUNUZA İSİM
Erkek: ZİYA : Aydınlık, nur
Kız:AÇELYA: Fundagillerden çok renkli çiçekler açan bitki
MANİ
Atlamadan atladım
Mendilimi gatladım
Ben yangunumu görünce
Güle güle çatladım

BİLMECE
Tanrı ikinci zenciyi yarattıktan sonra ne demiş?
Cevabı Yarın.
Dünkü Cevap:Mısır



.jpg)

.gif)


.gif)















Comment