fidan ve peyzaj fırsatları fidanligi.com’da

Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Takvimde Bugün

Collapse
X
 
  • Filter
  • Saat
  • Show
yeni mesajlar

  • 26 Ağustos 2011

    Bugün 26 Ağustos 2011 26 Ramazan 1432 Ağustos: 13 Hızır 113 Kadir Gecesi - Malazgirt Zaferi (1071) - Büyük Taaruz (1922)

    HADİS-İ ŞERİF

    Eğer dünya Allah nazarında bir sivrisineğin kanadı kadar bir değer taşısaydı tek bir kafire ondan bir yudum su içirmezdi. Ravi: Tirmizi



    KADİR GECESİ

    Kadir Gecesi, Ramazan-ı şerîf ayı içinde bulunan ve Kur'ân-ı kerîmde methedilen en kıymetli gecedir. Âyet-i kerîmede buyuruldu ki: "Kadir Gecesi, bin aydan hayırlıdır." Kur'ân-ı kerîm, Resûlullaha bu gece gelmeye başladı.
    Hadîs-i şeriflerde buyuruldu ki:
    "Allahü teâlâ indinde en kıymetli gece, Kadir Gecesi'dir."
    "Kadir Gecesi'nde bir defa, Kadir sûresini okumak, başka zamanda Kur'ân-ı kerîmi hatmetmekten daha sevaptır. Bu gece koyun sağma müddeti kadar namaz kılmak, ibâdet etmek, bir ay her geceyi ibâdetle geçirmekten daha kıymetlidir."
    "Kadir Gecesi'ni, inanarak ve sevabını bekleyerek ihya edenin, geçmiş bütün günahlarını Allahü teâlâ mağfiret eder."
    Bu geceyi ihya için; kaza namazı kılmalı, Kur'ân-ı kerîm ve ilmihâl okumalı, duâ ve tevbe etmeli, sadaka vermeli, Müslümanları sevindir meli, bunların sevaplarını ölü diri bütün Müslümanlara göndermelidir!

    İKİ ZAFER

    MALAZGİRT ZAFERİ: Büyük Selçuklu Devleti'nde, Alparslan devrinin en önemli hâdisesi, 26 Ağustos 1071'de yapılan Malazgirt Meydan Muharebesi'dir. Sultan Alparslan'ın Anadolu toprakları üzerindeki fetih hareketleri ve Bizans baş-kentini zorlamaları, İmparator Romanos Diogenes'i harekete geçirir. Alparslan 1071 yılı içinde Mısır Fâtimı Devleti'ne kar çıktığı seferden sonra ordusuyla Anadolu'ya dönerek, Malazgirt'e iner. Günlerden Cumadır. Akşama kadar süren savaşta, koskoca Malazgirt Ovası 100 binden fazla Bizanslıya mezar olur. Bizans imparatoru da esir edilir. Bu zafer, Türklerin Anadolu'ya yerleşmelerini ve hâkimiyetlerini sağlar.

    BÜYÜK TAARRUZ:
    Türk tarihinde, Ağustos ayı, çok büyük zaferlerin kazanıldığı bir aydır, istiklâl Savası'nda, Yunan ordusuna kat'î darbeyi vurmak için, 26 Ağustos 1922 günü Büyük Taarruz başlatıldı. Kesin zaferle sonuçlanan bu taarruzun sonunda, Türk Ordusu Afyonkarahisar'dan İzmir'e kadar bölgeyi 15 gün içinde kurtardı. Yunan ordusunun yansı imha edildi. Daha sonra da, düşman orduları yurdumuzdan çekildi.

    FIKRA

    Hitler toplama kampina gitmis, yahudilerden birini cagirmis :
    - "2+2 kac eder" diye sormuş adam da "7" demiş
    Hitler donmus arkasindaki yuzbasiya:
    - "Ulan bu ne bicim toplama kampi? "

    GÜNÜN SÖZÜ

    Aşkın gelişi, aklın gidişidir. ANTOİNE BRET

    YEMEK MENÜSÜ
    · GEMİCİ KURU FASULYE
    · PİRİNÇ PİLAVI
    · CACIK
    · MEYVE

    ÇOCUĞUNUZA İSİM
    Erkek: ALATAY: (Tür.) Er. - Derisinde be­nekler olan tay.
    Kız: BİGE: (Tür.) Ka. - Evlenmemiş, çouğu olmamış.

    MANİ

    Ruh hasta, vücut yara,
    Soluğu yok hiç hayra,
    Böyle bir bahtı kara,
    Görmemiştir Ankara.



    BİLMECE
    -Yıkanan tona ne denir?
    Cevabı Yarın.
    Dünkü Cevap: itotur diyemeyeceğimiz için.

    Comment


    • 28 Ağustos 2011

      Bugün 28 Ağustos 2011 28 Ramazan 1432 Ağustos: 15 Hızır 115 Kocatepe Camii'nin İbadete Açılması (1987) - Abdullah Gül'ün Cumhurbaşkanı seçilmesi (2007) - Leyleklerin Gitme Zamanı

      HADİS-İ ŞERİF

      Ezanla kamet arasında yapılan dua reddedilmez (mutlaka kabule mazhar olur). "Öyleyse, ey Allah'ın Resulü, nasıl dua edelim?" "Allah'tan, dünya ve ahiret için afiyet isteyin!" Ravi: Ebu Davud



      ELVEDA EY RAMAZAN

      Dün gece odamın penceresinden minarelerdeki 'Elveda!' seslerini dinlerken birdenbire çocukluğumun Ramazan sonlarına doğru gönlümü kaplayan o eski hüznüne düştüm ve ondan sonra gençliğimin, gençliğimizin ilk devresini teşkil eden o kıymetsiz, o âdi ve kaba yılları hatırladım. "Çocukluğumdan bu son Ramazan'a kadar geçen zaman zarfında dünyaya ve ahirete lâyık ne yaptık, ne işledik?" diye kendi kendime sordum. Arkamızda bıraktığımız bu uzun yolda şüpheden, tereddütten, yeis ve elemden, tatmin edilmemiş iştahlardan ve bir sürü küfür ve boş şeylerden başka ne var? Bugüne kadar bütün ömrümüzün hulâsâ-i mânâsı hep fitne ve nifak değil midir?
      Elveda ey Ramazan, elveda! Asır bizi aldattı, sen bize küstün. Hâlimiz ne olacak? Nerede şifa, nerede gufran, bulacağız? Bu yıl milyonlarca Müslümanın gözlerinden çeşmelerden akan sular gibi yaşlar boşanıyor. Senelerden beri çeşmelerden akan sular gibi milyonlarca Müslümanın damarlarından oluk oluk kanlar aktı. Bu yaşlar; bu kanlar günahlarımızı silmeye kâfi gelir mi?..

      FIKRA

      Adamın biri bir fast-food lokantasında:
      - "Bana iki sosisli, bi tanesine hardal koyma"
      Garson:
      - "Hangisine?"

      GÜNÜN SÖZÜ

      Aşk, yüreklerden gökyüzüne kadar uzanan ateşten bir merdivendir. E.GEİBEL

      YEMEK MENÜSÜ
      · KIYMALI PİDE
      · EZO ÇORBA
      · ÇOBAN SALATA
      · AYRAN

      ÇOCUĞUNUZA İSİM
      Erkek: ALANGU: (Tür.) Er. -Altın geyik.
      Kız: BEZMİ ALEM: (Ar.) Ka. - Dünya meclisi, sohbet toplantısı. Bezm-i Alem Sultan. Sultan Abdülmecid'in annesi.

      MANİ

      Öyle fazla konuşma!
      Ahmaklara danışma!
      Cehennem çok şiddetli,
      Günahlara yanaşma!



      BİLMECE
      -Adamın 3 kızı varmış.İsimleri sırayla Bukalemun, Şukalemun, Okalemun'muş.Sonra adamın 4. çocuğu olmuş. İsmini ne koymuş?
      Cevabı Yarın.
      Dünkü Cevap: Elektrik direği zıplayamaz ki...

      Comment


      • 29 Ağustos 2011

        Bugün 29 Ağustos 2011 29 Ramazan 1432 Ağustos: 16 Hızır 116 Seyyit Kutub'un Şehadeti (1956) - Mohaç Meydan Savaşı (1526) - Yarın Ramazan Bayramının I.günüdür. - Belgrad'ın fethi (1521) - Mohaç Zaferi (1526)

        HADİS-İ ŞERİF

        Dünya mümine hapishane, kafire cennettir. Ravi: Müslim



        BAYRAM HAZIRLIĞI

        Bayram öncesi, yiyecek ve giyecek için alışverişler, ev ve çevre temizliği yapılır. Çocuklara yeni elbiseler alınır. Fakir, öksüz ve yetimler sevindirilir. Bayram günlerinde herkes, temiz giyinir. Bayram namazından sonra, kabirler ziyaret edilir; geçmişlerin, akraba ve din büyüklerinin ruhu için Kur'ân-ı kerîm okunur, duâ edilir ve sadakalar verilir. Daha sonra da, aile büyükleri, dost, akraba, arkadaş ve tanıdıklar ziyaret edilir.
        Bayram günleri şunları yapmak sünnettir:
        1- Erken kalkmak.
        2- Gusül abdesti almak.
        3- Misvak kullanmak.
        4- Güzel koku sürünmek.
        5- Yeni ve temiz elbise giyinmek.
        6- Namazdan önce tatlı veya hurma yemek.
        7- Tek adette yemek.
        8- Yüzük takmak.
        9- Camiye erken gitmek.
        10- Giderken sessiz tekbîr söylemek.
        11- Müslümanlara selâm vermek.
        12- Güler yüzlü ve tatlı dilli olmak.
        13- Müminlerle bayramlaşmak.
        14- Fakirlere sadaka vermek.
        15- Dargınları barıştırmak.
        16- Akrabayı ziyaret etmek.
        17- Din kardeşlerini ziyaret etmek.
        18- Ziyarette hediye götürmek.
        19- Kabirleri ziyaret etmek.
        20- Misafirlere ikram etmek.
        21- Çok duâ ve tevbe etmek.
        22- Sevindiğini belli etmek.
        23- Sadaka-i fıtri, bayram namazından önce vermek.

        FIKRA

        Polise bir ihbar gelir. Temel ile Dursun kaza yapmıştır.
        Polis olay yerine geldiğinde görür ki, arabalar sapa sağlam, Temel ile Dursun'un ağzı burnu dağılmış. Polis sorar:
        -- Anlat Temel. Olay nasıl oldu?
        -- Komserum... Hava sisli olduğundan kafamı pencereden çıkarmış öyle gideydum. Meğersem Tursun da karşidan öyle geleyirmuş

        GÜNÜN SÖZÜ

        Aşkın gözü kördür. PROPERTİUS

        YEMEK MENÜSÜ
        · EV MANTI
        · MELEMEN
        · YOĞURT
        · MEYVE

        ÇOCUĞUNUZA İSİM
        Erkek: ALAADDİN: (Ar.) Er. -Dini yücelt­mek için din uğruna çalışan kimse. Alaaddin Keykubad (1192-1237) Anadolu Selçuklu Sultanı. - Türk dil kuralları açısından "d/t" olarak kullanılır.
        Kız: BEZEN: (Tür.) Ka. - Süs, benek, zinet.

        MANİ

        Ele geleni yersen,
        Dile geleni dersen,
        Bu nasıl Hoca derler,
        Halkı gıybet edersen.



        BİLMECE
        -Her şeyi bilen ördeklere ne denir?
        Cevabı Yarın.
        Dünkü Cevap: Değişiklik olsun diye Samiye koymuş.

        Comment


        • 30 Ağustos 2011

          Bugün 30 Ağustos 2011 1 Şevval 1432 Ağustos: 17 Hızır 117 ZAFER BAYRAMI - Kütahya'nın Kurtuluşu (1922) - Ramazan Bayramı I. Günü

          HADİS-İ ŞERİF

          Kim Allah ve Resulü'ne itaat ederse doğru yolu bulmuştur, kim de o ikisine isyan ederse doğru yoldan sapmıştır. Ravi: Müslim



          BUGÜN BAYRAM

          Arabî aylardan Şevval ayının birinci günü Ramazan Bayramı Zilhicce ayının onuncu günü de Kurban Bayramıdır. Müslümanlar bayram günlerine ayrı bir önem verirler. Zira bu günler günahların affedildiği, birlik ve beraberlik duygularının pekişti-rildiği, yoksulların sevindirildiği günler olması bakımından sevinç ve neşe kaynağıdır.
          Bayram günleri; ana, baba, hoca, akraba, arkadaş ve komşu ziyaretleri yapılır. Salih olan akrabayı ziyaret lâzımdır. Salih arkadaşları ziyaret de çok sevaptır. Bayram öncesi, yiyecek, giyecek ve temizlik gibi hazırlıklar yapılır. Bayram günlerinde herkes, temiz giyinir. Çocuklara yeni elbiseler alınır. Fakir, öksüz ve yetimler sevindirilir. Bayram namazından sonra, kabirler ziyaret edilir; geçmişlerin, akraba ve din büyüklerinin ruhu için Kur'ân-ı kerîm okunur, duâ edilir, sadakalar verilir.
          Peygamberimiz "sallallahü aleyhi ve sellem" Medine'ye hicret edince, Medinelilerin cahiliye âdetlerinden kalma bayramları kutladıklarını görünce; "Allahü teâlâ size onlardan daha hayırlı iki bayram (Ramazan ve Kurban Bayramı) ihsan etti." buyurarak Müslümanlara sevinç ve neşe günlerini bildirmiştir.
          Ayrıca İslâm büyükleri, bir Müslümanın Allahü teâlânın emirlerine uyup, yasaklarından sakınarak, günah işlemeden, haram lokma yemeden geçirdiği günleri de bayram kabul etmişlerdir. Cennete girildiğinde ise en büyük bayramdır.

          30 AĞUSTOS ZAFERİ

          Türk tarihinde Ağustos ayı, büyük zaferlerin kazanıldığı bir aydır. İstiklâl Savaşı'nda, 26 Ağustos 1922 sabahı, Mustafa Kemâl idaresinde, Afyon'da başlayan Türk Ordusu'nun taarruzu, 4 gün içinde çok gelişti. Nihayet 30 Ağustos'ta düşmanın esas kuvvetleri Dumlupınar'da yok edildi. Yunan başkomutanı Trikopis de esir alındı. 9 Eylül'de Türk Ordusu'nun İzmir'e girmesi ile yurdumuzun batısı Yunanlılardan kurtuldu. Yunan kuvvetleri top, tüfek, makineli tüfek ve uçak bakımından Türk kuvvetlerinden çok fazlaydı. Bu savaşta bizim kaybımız 10 bin, Yunan tarafının kaybı ise, 100 bin kadar asker oldu.

          FIKRA

          Temel uzun zamandır görmediği Cemal'le Îstanbul'da karşılaşır:
          -- Uşak, nasılsun pakayum? - Îyiyum.
          -- Çocuklarun nasuldur? - Onlar da çok iyidur.
          -- Ha karin nasıldur?
          Temel böyle sorunca, Cemal'in birden yüzü değişir... Temel arkadaşının karısının geçen yıl öldüğünü hatırlayıp, hemen şöyle der.
          - Yani aynı mezarda mi yatayü!

          GÜNÜN SÖZÜ

          Aşk, deniz meltemleri gibidir; sesini duyarız, nereden nereye gittiğini kestiremeyiz. BORNE

          YEMEK MENÜSÜ
          · PİLİÇ BAGET ROTİ
          · PİLAV
          · ÇORBA
          · KAZANDİBİ TATLI

          ÇOCUĞUNUZA İSİM
          Erkek: ALANALP: (Tür.) Er. - Ülke alan, fetheden, fatih.
          Kız: ALANGOYA: (Moğ.) Ka. 1. Altın geyik. 2. Ünlü Moğol destanının kut­sal sayılan kadın kahramanı.

          MANİ

          Her şeyin kararı var,
          Kötünün zararı var,
          İstiğfara devam et!
          Elbet çok yararı var.



          BİLMECE
          -En şişman kız kimdir?
          Cevabı Yarın.
          Dünkü Cevap: Blendax (bilen ducks)

          Comment


          • 31 Ağustos 2011

            Bugün 31 Ağustos 2011 2 Şevval 1432 Ağustos: 18 Hızır 118 II. Abdulhamid Han'ın Tahta Çıkışı (1876) - Mihrican Fırtınası - Ramazan Bayramı II. Günü

            HADİS-İ ŞERİF

            Kuvvetli kimse, (güreşte hasmını yenen) pehlivan değildir. Hakiki kuvvetli, öfkelendiği zaman nefsini yenen kimsedir. Ravi: Buhari



            MENEVŞE

            Kadir Mevlâm seni övmüş yaratmış,
            Çiçekler içinde birdir menevşe.
            Bitersin güllerin hân içinde,
            Korkarım yüzüne batar menevşe.
            Yaz gelir de heveslenir bitersin.
            Güz gelince başın alır gidersin.
            Yavru, niçin boynun eğri tutarsın?
            Senin derdin benden beter menevşe.
            Senin meskenindir kayalar sengi,
            Kokusu menevşe, güldür irengi,
            Aradım dünyayı bulunmaz dengi,
            Güzel yatağında biter menevşe.
            Bakmaz mısın Karac'oğlah hâline,
            Garip bülbül konmuş gülün dalına,
            Kadrin bilmeyenler alır eline,
            Onun için eğri biter menevşe.

            FIKRA

            BOKS MAÇI
            Bir gün Temel Mike Tayson ile unvan maçına çıkar.
            Daha ilk yumrukta Temel nakavt olur.
            Hakem bir, iki, üç dört.. sayarken menajeri de Temel'in kulağına eğilir;
            - Sakın dokuzdan önce kalkma.
            Temel hafifden gözlerini aralar ve menajerine;
            - Saat kaç?

            GÜNÜN SÖZÜ

            Sevmeyi bilmeyen, ölmeyi de bilmez. ANONİM

            YEMEK MENÜSÜ
            · TARHANA ÇORBA
            · FIRIN PATATES
            · PİRİNÇ PİLAVI
            · YOĞURT

            ÇOCUĞUNUZA İSİM
            Erkek: ALPAK: (Tür.) Er. - Dürüst, kahra­man, yiğit.
            Kız: BEYZA: (Ar.) Ka. 1. Daha ak, çok beyaz. 2. Günahtan kaçınmış. Günahla kirlenmemiş.

            MANİ

            Çaresizsen gül hemen!
            Bilmiyorsan bil hemen!
            Tez bulursun dermanı,
            Dertli isen gel hemen!



            BİLMECE
            -Kocasıyla karısının ortak özellikleri nedir?
            Cevabı Yarın.
            Dünkü Cevap: FATma

            Comment


            • 1 Eylül 2011

              Bugün 1 Eylül 2011 3 Şevval 1432 Ağustos: 19 Hızır 119 Uşak'ın Kurtuluşu (1922) - Ramazan Bayramı III. Günü - II.Dünya Harbi'nin başlaması (1939) - Dünya Barış Günü

              HADİS-İ ŞERİF

              Allah Teala Hazretleri buyuruyor ki: "Benim celalim adına birbirlerini sevenler var ya! Onlar için nurdan öyle minberler vardır ki, peygamberler ve şehidler bile onlara gıpta ederler." Ravi: Tirmizi



              BAYRAM GÜNLERİ

              Onbir ayın sultanı olan Ramazan ayını bir ganimet bilip, bu fırsatı iyi değerlendirmeye çalıştık. Güzel vatanımıza, asil milletimize elimizden geldiği kadar hizmet etmeye gayret ettik. Milletimizin birliği, vatanımızın dirliği, İslâm âleminin huzur ve sükunu ve bütün insanlığın da hidayeti için dualar ettik.
              Ramazan kelimesi yanmak demektir. Çünkü bu ayda oruç tutan ve tevbe eden Müslümanların günahları yanar, yok olur. Bundan dolayı da Müslümanlar bayram yaparlar. Her yıl, Ramazan ayında Müslümanların günahları af edildiği için sevinirler.
              Bayramların cemiyet hayatımızda çok özel bir yeri vardır. Çocuklar, gençler, olgunlar ve yaşlılar grup grup camilere doluşurlar, büyük bir huşu içerisinde namazlarını edâ ederler. Bayram namazından sonra bütün Müslümanlar birbirlerinin bayramlarını tebrik ederler, daha sonra aile büyükleri, eş-dost, akraba ve komşuları ziyaret ederek, büyüklerin ellerini öpüp dualarını alırlar.
              Bayramlar sevgi ve saygının artmasına vesile olur. Bay-ramlarımızdaki güzel âdetlerimizden biri de, yetimler, fakirler, garipler ve çocukların sevindirilmesi, yardıma muhtaç kimselere yardım ellerinin uzatılması, içtimâi yardımlaşma ve dayanışmanın tezahür etmesidir.
              Dini bayramlar, milletimizin birlik ve beraberliğine ve dargınların, küskünlerin barışmasına vesile olduğu gibi, ölülerimizin bile sevinmelerine sebep olmaktadır. Çünkü kabirler ziyaret edilmekte, ruhlarına Fatiha, diğer sûre ve dualar gönderilmektedir. Bütün dünyada din ve diyanetlerini, ırz ve namuslarını, vatan ve memleketlerini, can ve mallarını müdafaa ederken şehit düşen, bayrama yetişemeyen Müslümanlar da unutulmamakta, onlar için de Kur'ân-ı kerim okunup ruhlarına gönderilmektedir.
              Allahü teâlâ, necip milletimizin ve bütün Müslümanların sıhhat ve afiyet içerisinde nice bayramlara kavuşmasını nasip buyursun.

              FIKRA

              -Temelle fadime yeni tanışıp sevgili olmuşlar ,el ele gezerlerken,Fadime sormuş.
              -Ne düşünüyorsun aşkım?
              Temel de fadimeye-Senin düşündüğünü .deyince Fadime basar tokadı temel e ve ekler:Terbiyesiz...

              GÜNÜN SÖZÜ

              İyi bir başyazıda insanlara kendi düşüncelerinizi değil, onların düşüncelerini verebilirsiniz.
              Hürriyetimiz, basın hürriyetine dayanır; basın hürriyetide kaybolmadan kısılmaz. BRİSBANE


              YEMEK MENÜSÜ
              · ŞEFİN ÇORBA
              · ETLİ NOHUT
              · ŞEHRİYELİ PİLAV
              · KARIŞIK TURŞU

              ÇOCUĞUNUZA İSİM
              Erkek: AMUZ: (Fars.) Er. - Bilen, öğrenmiş, öğreten.
              Kız: ANBER: (Ar.) Ka. 1. Ada balığının bağırsaklarında toplanan yumuşak, yapışkan ve misk gibi kokan, kül ren­ginde madde. 2. Güzel koku. 3. Gü­zellerin saçı.

              MANİ

              Yayladan mı geliyon
              Sırtındaki yayuk mu?
              Ben sağa ayakkabı verdüm
              Ayağundaki çaruk mu?



              BİLMECE
              -Kedinin biri köpeği tırmalamış, köpek ne demiş?
              Cevabı Yarın.
              Dünkü Cevap: Aynı gün evlenmeleri

              Comment


              • 2 Eylül 2011

                Bugün 2 Eylül 2011 4 Şevval 1432 Ağustos: 20 Hızır 120 Eskişehir'in Kurtuluşu (1922) - Kösem Sultan'ın Öldürülmesi (1651) - Yunan Başkomutanı Trikopis'in esir edilişi (1922)

                HADİS-İ ŞERİF

                Kıyamet gününde ümmetimin (iki alameti olacak : Biri) secde sebebiyle alnındaki parlaklık, (diğeri de) abdest sebebiyle kollarındaki parlaklıktır. Ravi: Tirmizi



                ŞEVVAL AYINDA ORUÇ

                Oruç tutulan ayın ilk ve son günleri, Ramazana tesadüf ettiği kesin değilse, yani hilâl görülerek değil de, takvime göre tutulmuşsa, o günler şüpheli olur. Bu bakımdan, hilâli görerek Ramazan ayı tespit edilmeyip, takvimlere göre başlatıldığı yerlerde, Ramazanın başlaması şüpheli olmaktadır. Ramazan olduğu şüpheli olan günlerde tutulan oruç sahih olmadığı için, iki gün kaza tutmak gerektiği, Bahr, Hındıyye, Kadıhan gibi muteber eserlerde yazılıdır.
                Her zaman, oruç tutmak sevaptır. Şevval ayında tutulan orucun, çok sevabı vardır.
                Hadîs-i şeriflerde, buyuruldu ki:
                "Ramazan orucu ile Şevvalde de 6 gün oruç tutan, bir yıl oruç tutmuş sayılır."
                "Ramazan ayı orucu 10 aya, Ramazandan sonra tutulan 6 gün oruç da 2 aya mukabil olur ki, böylece bir yıl oruç tutma sevabına kavuşulur."
                "Ramazandan sonra, Şevval ayında da 6 gün oruç tutan, anasından doğduğu günkü gibi günahsız olur.
                Bu oruçları, aralıklı tutmak da caizdir. Şevval ayında tutulan nafile veya kaza oruçlarını, Pazartesi ve Perşembe günleri tutmak daha iyidir.

                ESKİŞEHİR'İN KURTULUŞU

                Birinci Dünya Savaşı sonunda yapılan Mondros Mütarekesi'ndeki; itilaf devletlerinin, yurdumuzdaki önemli noktalan, güvenlik gerekçesiyle işgal edebilecekleri hükmüne dayanarak, 1919 yılı Ocak ayında bir İngiliz birliği, Eskişehir istasyonu ve çevresini
                işgal etti. Bu işgal, halk tarafından nefretle karşılandı ve gösteriler düzenlenmeye başlandı. İşgalcilere karşı olan direniş, giderek daha teşkilâtlı bir hâle gelip güçlendi, Uşak, Kütahya ye Bursa üzerinden Eskişehir'e ilerleyen Yunan kuvvetleri, 20 Temmuz 1921'de Türk askerinin boşalttığı Eskişehir'e girdi. Daha sonra Polatlı'nın batısına kadar ilerlediler. Sakarya Savaşı'nda Eskişehir'e kadar geri püskürtüldüler. Bir sene sonra da, 26 Ağustos'ta başlayan Büyük Taarruz'un ardından, 2 Eylül'de şehri harâbe hâline getirip çekildiler.

                FIKRA

                Temel ve dursun yaz tatillerinde Antarktika'ya gitmeye karar vermişler. Uzun bir yolculuktan sonra buzlar diyarına varmışlar. Bir rehber bulamadıklarından kendileri gezmişler uzun buz ovalarını. ertesi sabah bir rehberle anlaşarak kıtanın en güzel yerlerini rehber eşliğinde gezip merak ettiklerini soruyorlarmış. Bir ara Temel rehbere seslenerek
                - " Pardon burada hiç beyaz kadın var mı ? " diye sormuş,
                - Rehber "Tabiî ki var, buradaki kadınların yüzde doksanı beyazdır" demiş.
                - "Peki siyah kadın var mi?"
                - "Eh bir kaç tane var bu civarda"

                GÜNÜN SÖZÜ

                Gazetesiz bir hükümet idaresine, hükümetsiz bir gazete idaresini tercih ederim. JEFFERSON

                YEMEK MENÜSÜ
                · PATLICAN MUSAKKA
                · PİLAV
                · ŞEHRİYE ÇORBA
                · CACIK

                ÇOCUĞUNUZA İSİM
                Erkek: AMR: (Ar.) Er. - Uzun yaşamak, uzun ömürlü olmak. Amr b. Madikerib: 631'de Medine'ye gitti ve müslüman oldu. Çok yaşlıyken bile iyi sa­vaştı.
                Kız: BÜTE: (Tür.) Ka. - Fidan.

                MANİ

                Dozer geliyor dozer
                Çekilin sizi ezer
                Benim sevduğum oğlan
                Sinan Özere benzer



                BİLMECE
                -Dişi kertenkeleye ne ad verilir?
                Cevabı Yarın.
                Dünkü Cevap: Hiçbir şey tabi ki, köpekler konuşamaz ki.

                Comment


                • 3 Eylül 2011

                  Bugün 3 Eylül 2011 5 Şevval 1432 Ağustos: 21 Hızır 121 İngiltere ve Fransa'ın Almanya'ya Savaş Açması (1939) - Tavşanlı, Dursunbey, Emet ve Ödemiş'in kurtuluşu (1922) - (Eskişehir) Seyyid Battal Gazi'yi Anma Haftası

                  HADİS-İ ŞERİF

                  Cuma günü, imam hutbe okurken, sen (yanıbaşında konuşan) arkadaşına: "Sus!" desen boş laf etmiş olursun. Ravi: Buhari



                  BATIDA NÜFUS AZALIYOR

                  İngiltere Ulusal. İstatistik Dairesi'nin verilerine göre 2026 yılına gelindiğinde İngiltere'deki hanelerin %70'inde sadece bir kişi yaşıyor olacak. 2050 yıllarından sonra Avrupa'daki birçok millet kendi ülkesinde azınlık hâline gelecek. Çünkü şu anda bu devletlerin çoğunda nüfus artışı eksilerde.
                  Amerika Hastalık Kontrol ve Korunma Merkezi'nin (CDC) hazırladığı araştırmaya göre Batı ülkelerinde doğumların yarısı gayrimeşru. Bütün doğumların ABD'de %44'ünü, İsveç ve Norveç'te .yarısını evlenmemiş kadınlar yapıyor. Fransa, Danimarka ve İngiltere'deki oranlar da Amerika'dan yüksek.
                  AB istatistik kurumu Eurostat verilerine göre Avrupa devletlerinde %50'nin üzerindeki boşanmalar:
                  Belçika % 75
                  Estonya % 70
                  Çek Cumhuriyeti % 67
                  Litvanya % 62
                  Macaristan % 55
                  İsveç % 54
                  Finlandiya % 52
                  Almanya % 52
                  Lüksemburg % 51
                  Avusturya % 50
                  Washington Nüfus Müdürü Cari Haub bu çöküşü şöyle özetliyor; "Aile yapısındaki değerler değişti. Kadınlar eskisinden daha bağımsızlar. Ekonomik olarak kendi ayakları üzerinde durabiliyorlar. Gençler aile fertleri ile bir arada yaşamak istemiyorlar. Dedelerinin, babaannelerinin yaşadığı sosyal kurallar altında yaşamaya kendilerini mecbur hissetmiyorlar..."

                  FIKRA

                  Nasa da toplantı yapılıyormuş ,konu güneş e gidecek ilk astranot kafilesini seçmekmiş,ABD,JAPON,ÇİN,ve AB ülkelerinin uzay bilimcileri konuşmuşlar ve şu anki teknolojiyle güneş e gidilemeyeceğine karar vermişler .Tam toplantıyı bitirirken ,birisi seslenmiş,bakmışlar seslenen prof.Temel-Baylar biz gideriz güneşe,deyince hepsi şaşırmışlar.;-nasıl yani demişler o ısıya hiçbir teknoloji dayanamaz.
                  -Temel hiç istifini bozmadan-Haçan zaten biz de akşam serinliğinde gideceğuz.!

                  GÜNÜN SÖZÜ

                  Bizi idare edenler, hükümetler ve gazetelerdir. WENDEL PHİLLİPS

                  YEMEK MENÜSÜ
                  · ETLİ KURU FASULYE
                  · PİLAV
                  · TURŞU
                  · T.SUYU ÇORBA

                  ÇOCUĞUNUZA İSİM
                  Erkek: AMMAR (Ar.) Er. 1. Memur eden. 2. Bayındırlaştıran. (bkz. Amir). - Ammar b. Yasir. Sahabeden. İlk müslüman olanlardandır. Çok işkence gör­dü. Habeşistan'a hicret etti. Annesi ilk İslam şehidcsi Sümeyye (r. anha)'dir.
                  Kız: BÜŞRA: (Ar.) Ka. - Müjde, sevinçli haber.

                  MANİ

                  Gayalardan ot biter
                  Guzular yayulsun diye
                  Gızlar kekürt sallar
                  Oğlanlar bayulsun diye



                  BİLMECE
                  -Aykut gol atamayınca ne der?
                  Cevabı Yarın.
                  Dünkü Cevap: Kertilenkele

                  Comment


                  • 4 Eylül 2011

                    Bugün 4 Eylül 2011 6 Şevval 1432 Ağustos: 22 Hızır 122 Sivas Kongresi (1919) - Atom Enerjisi Komisyonu Kuruldu (1956) - Bilecik'in Kurtuluşu (1922) - Zabıta Haftası - Bıldırcın Geçimi Fırtınası

                    HADİS-İ ŞERİF

                    Kim önemsemeyerek üç cumayı terkedecek olursa, Allah (c.c) onun kalbini mühürler. Ravi: Ebu Davud



                    ESKİ ŞAİRLERİMİZ

                    Çıktım yücesine seyran eyledim,
                    Cebel önü çayır çimen görünür,
                    Bir firkat bastı da coştum ağladım,
                    Al yeşil bahçeli Kaman görünür.
                    Şaştım hey Allahım ben gene şaştım,
                    Devrettim Akdağ'ı, Bozok'a düştüm,
                    Yozgat'ın üstüne bir ateş saçtım,
                    Yanar oldum oylum duman görünür.
                    Gönül arzuladı Niğde'yi, Bor'u,
                    Gün günden artmakda yiğidin zarı,
                    Çifte bedestenli koca Kayseri,
                    Erciyes karşıda yaman görünür.
                    Dadaloğlu'm der de; zatından zatı,
                    Çekin eyerleyin gökçe kıratı,
                    Göçmek değil bizim ilin muradı,
                    Ak yere gitmemiz güman görünür.
                    Muhanetlik etmek değil kârımız,
                    Şehriyar sözüne uyanlardanız!
                    Meydana girende yoktur korkumuz,
                    Kazaya ırıza diyenlerdeniz!
                    Ödleklerle hoş değildir aramız,
                    Teke tek düşmana varmak töremiz,
                    Muhanete sardırmayız yaramız,
                    Yarayı kendimiz saranlardanız!
                    Bineyidim kır atımın üstüne,
                    Alıyıdım hançerimi destime,
                    Gafili varmayız düşman üstüne,
                    Vakte hazır olun diyenlerdeniz!
                    Köroğlu'm çıkalım dağlar salına,
                    At sürelim mal yemezin malına,
                    Başım koydum arkadaşın yoluna,
                    Başı dost yoluna koyanlardanız!

                    FIKRA

                    Temelin oğluna beygir lakabını takmışlar.temel git arkadaşlarına konuş değiştirsinler demiş.oğlan akşam gelmiş lakabımı değiştirdim tay oldum.temel cevaplamış.
                    ulan sen büyür yine beygir olursun

                    GÜNÜN SÖZÜ

                    Basın hürriyeti, öteki hürriyetlerin emniyet sübabıdır; diktatör hükümetlerden başka hiçbir kuvvet onu kısamaz.GEORGE MASON

                    YEMEK MENÜSÜ
                    · ISPANAK BORANİ
                    · MER.ÇORBA
                    · YOĞURT
                    · BÖREK

                    ÇOCUĞUNUZA İSİM
                    Erkek: AMİR: (Ar.) Er. 1. Mamur eden, şen­lendiren. 2. İmar olunmuş. 3. Devlete ait. 4. Kendisine bağlı görevliler bu­lunan. Amir b. Abdullah b. Mes'ud: Tabiindcndir. İslam fıkıh bilgini.
                    Kız: AMİRE: (Ar.) Ka. - (bkz. Amir).

                    MANİ

                    Yaylanın çimenini
                    Hep toplamış geyikler
                    Sevdalunun işine
                    Ne garuşur böyükler



                    BİLMECE
                    -Hakan Şükür maçta sakatlanınca onu kim taşır?
                    Cevabı Yarın.
                    Dünkü Cevap: I couldn't.

                    Comment


                    • 5 Eylül 2011

                      Bugün 5 Eylül 2011 7 Şevval 1432 Ağustos: 23 Hızır 123 Nazilli, Pazaryeri, Domaniç, Alaşehir, Gördes ve Salihli'nin Kurtuluşu (1922) - Adli tatilin sonu

                      HADİS-İ ŞERİF

                      Ümmetimin cennete gireceği kapının genişliği, iyi bir atlının üç gün (veya yıl) yürüme mesafesidir. Onlar (cennet ehli) kapıdan girerken sıkışırlar da omuzları ezilecek hale gelir. Ravi: Tirmizi



                      İNGİLİZ CASUSUNUN İTİRAFLARI (1)

                      1710'da Müstemlekeler Bakanı beni, Müslümanları parçalamak için gerekli ve yeterli bilgileri toplamak ve casusluk yapmak üzere, Mısır, Irak, Hicaz ve İstanbul'a gönderdi. Lâzım olabilecek para, bilgi ve haritanın yanında bir de, devlet adamlarının, âlim ve kabile reislerinin isimlerini ihtiva eden birer fihrist verildi. Asıl vazifemin yanında, orada Türkçe'yi öğrenmem gerekiyordu. Londra'da epeyce, Türkçe, Arapça ve Farsça öğrenmiştim. Ben Islâmiyetin hilâfet merkezi olan İstanbul'a doğru, denizden yola çıktım. İsmimin Muhammed olduğunu söyledim ve camiye gitmeye başladım. Her ay bakanlığa rapor gönderiyordum. Türkçe'yi, Arapça'yı ve Kur'ân-ı kerîmi ve şeriati çok iyi öğrenmiştim. Memleketime döndüğümde, bana iki vazîfe daha verdiler:
                      1 -Müslümanların zayıf taraflarını öğren!
                      2-Onların arasını aç, birbirine düşür ve madalyanı al!
                      Evlendim ve 6 ay orada kaldım. Irak'a gitmem için emir geldi. Basra şehrine geldim. Orada ilk defa Şiileri tanıdım. Sünnîler arasındaki ihtilâflarını şiddetlendirebilirsem, İngiltere'ye en büyük hizmeti yapacaktım. Biz İngilizler, refah ve saadet içinde yaşamamız için, bütün devletlerde fitne ve tefrika çıkarmak zorundayız. Osmanlı Devleti'ni ancak böyle fitnelerle yıkabiliriz. Bütün vazifem, halkı idarecilere karşı isyana sevk etmektir. Orada şii bir marangozun yanında iş buldum. Orada da Farsça öğrenmeye başladım. Bu dükkâna ara-sıra ilim talebesi kıyafetinde, Arapça, Türkçe ve Farsça bilen Muhammed bin Abdülvehhâb Necdî adında bir delikanlı uğruyordu. Bu delikanlı son derece yüksekten konuşan ve gayet asabî biri idi. Osmanlı Devletini çok tenkit ettiği hâlde, İran Devleti'ne bir şey demezdi. Necdli Muhammed, sünnîlerin 4 mezhebinden birine tâbi olmaya bir sebep görmüyordu. Bu husustaki âyet-i kerîmeleri görmemezlikten geliyor ve hadîs-i şerîflere ehemmiyet vermiyordu. Aradığımı Necdli Muhammed'de bulmuştum. Zira, âlimlere saygısızlığı, 4 halîfeye ehemmiyet vermeyişi ile, Kur'ân-ı kerîmi ve, sünneti anlama hususunda müstakil bir görüşe sahip oluşu, onu elde etmek için, en zayıf noktalarındandı. (Devamı Yarın)

                      FIKRA

                      Temel ile Fadime evlerini sigortalattırırlar. Bir müddet sonra ev yanınca sigorta şirketine telefon ederler. Gelen sigorta elemanına Fadime şöyle çıkışır:
                      - Beyefendi, biz bu evi 50 bin TL.ye sigortalatmıştık. Şimdi paramızı isteriz.
                      Sigorta elemanı cevap verir:
                      - Hanımefendi, bizim işlemler öyle sizin dediğiniz gibi şıp şak çalışmaz. Önce sizin evinizin bir değer tesbitini yapacağız. Sonra size aynı değerde bir ev sağlayacağız.

                      GÜNÜN SÖZÜ

                      Basın hürriyeti kalkarsa, vicdan, eğitim, konuşma hürriyetleri de kalkar. F.D.ROOSEVELT

                      YEMEK MENÜSÜ
                      · SEBZELİ KÖFTE
                      · FIRIN MAKARNA
                      · HELVA
                      · TARHANA ÇORBA

                      ÇOCUĞUNUZA İSİM
                      Erkek: AMİL: (Ar.) Er. 1. Fail, yapan, işle­yen. 2. İslam devletlerinde zekat, ver­gi tahsildarı veya valiler ve devlet memurlan.
                      Kız: AMİNE: (Ar.) Ka. - Gönlü emin, kal­binde korku olmayan. - Peygamber'in (s.a.s) annesinin adı. (bkz. Emine).

                      MANİ

                      Günahtan kaç her demde,
                      Namazını kıl, hem de,
                      Hoca, orucunu tut!
                      Azap var Cehennemde.



                      BİLMECE
                      Kutuplara giden zenci ne olur?
                      Cevabı Yarın.
                      Dünkü Cevap: Hakan Taşıyan

                      Comment


                      • 6 Eylül 2011

                        Bugün 6 Eylül 2011 8 Şevval 1432 Ağustos: 24 Hızır 124 Yavuz'un Tebrize Girişi (1514) - Balıkesir'in Kurtuluşu (1922) - Seyyid Ahmed Mekki efendi'in vefatı (1967)

                        HADİS-İ ŞERİF

                        Hikmetli söz, mü'minin yitiğidir. Nerede bulursa onu hemen almaya ehaktır. Ravi: Tirmizi



                        İNGİLİZ CASUSUNUN İTİRAFLARI (2)

                        (Dünden devam) Ebû Hanîfe'yi hafife alır ve "Ben Ebû Hanîfe'den daha iyi biliyorum." derdi. Ayrıca, Buhârî kitabının yarısının bâtıl olduğunu iddia ederdi. Onunla çok yakın bir arkadaşlık kurdum. Daima onu övdüm. Hatta bir gün ona; "Sen Ömer ve Ali'den daha büyüksün. Peygamber şimdi hayatta olsaydı, onları değil seni halîfe tayin ederdi... Ben, İslâmın senin elin üzerinde yenilenmesini ve yükselmesini umuyorum. Islâmı cihâna yayacak biricik âlim sensin!.." dedim.
                        Kurân-ı kerîmi, eski âlimlere göre değil, kendi fikirlerimize göre tefsir etmeyi kararlaştırdık. Necdli Muhammed'in kadın istediğini biliyor ve ona bir kadın arıyordum. Bakanlığımız tarafından oradaki Müslüman gençleri ifsat etmek için gönderilen İngiliz kadınlarından birini Safiyye ismi ile önce bir haftalık nikâh yaptık. Ben dışardan, kadın içerden onu aldatmaya başladık. İçkinin haram olmadığına da inandırdık ve içirdik.
                        Hattâ, namazın farz olmadığını da iddia ederek onun inancına şüphe sokmaya çalıştım. Namazlarını aksatmaya başlamıştı. Necdli Muhammed'in omuzundan iman elbisesini yavaş yavaş indirmeye başladım.
                        Sünnîlik ve Şiiliğin haricinde, kendisine bir yol tutmasını telkin ettim. Onun yularını Safiyye sayesinde ele geçirdim.
                        Bana bakanlık sekreteri; "Biz İspanya'yı Müslümanlardan, içki ve kadın sayesinde aldık." demişti. Ne kadar da doğruymuş.

                        FIKRA

                        100 YAŞ bir hayli yaşlı olan fadime ve temele basın mensupları sormuş;kaç yaşındasınız?
                        87...100 yaşıma kadar yaşayacağım!
                        bende 87...101 yaşıma kadar yaşayacağım!
                        neden bir yıl fazla yaşamak istiyorsunuz?
                        hiç değilse bir yıl kafamı dinlerim

                        GÜNÜN SÖZÜ

                        Meclis, konuşma ve basın hürriyetlerini kısan kanunlar yapamaz. ABD ANAYASASI.

                        YEMEK MENÜSÜ
                        · İZMİR KÖFTE
                        · SOSİSLİ MAK.
                        · M. SALATA
                        · K.PAŞA TATLI

                        ÇOCUĞUNUZA İSİM
                        Erkek: AMİD: (Ar.) Er. 1. Çok hasta. 2. Aşk hastası. 3. Başlıca nokta. 4. Önder, şef, komutan. 5. Diyarbakır'ın eski adı. Ortaçağ'da İslam Türk devletle­rinde kullanılan bazı unvanlar ve me­muriyet isimleri.
                        Kız: BÜŞRA: (Ar.) Ka. - Müjde, sevinçli haber.

                        MANİ

                        Ramazana et hürmet!
                        Ele geçmez ganimet,
                        Gerekli tedbiri al!
                        Aksamasın ibadet!



                        BİLMECE
                        Yeter Çektiğim!
                        Cevabı Yarın.
                        Dünkü Cevap: Donar

                        Comment


                        • 7 Eylül 2011

                          Bugün 7 Eylül 2011 9 Şevval 1432 Ağustos: 25 Hızır 125 Kanuni'nin Vefatı (1566) - Aydın'ın Kurtuluşu (1922) - Koç ayırma zamanı

                          HADİS-İ ŞERİF

                          Şu ümmetim, rahmete mazhar olmuş bir ümmettir. Ahirette azaba maruz kalmayacaktır. Onun azabı dünyadadır: Fitneler, zelzeleler ve katl. Ravi: Ebu Davud



                          İNGİLİZ CASUSUNUN İTİRAFLARI (3)

                          (Dünden devam) Artık, Necdli Muhammed, benim çizdiğim yol-da yürüyordu. Benim vazifem ona, istiklâli, hürriyeti ve şüpheciliği aşılamaktı. Bunu da başardım. Artık bir mezhep kurmaya karar verdik. Birbirimizin sır arkadaşı olmuştuk.
                          İki sene sonra (1730) isyana başladık. Ayrıca, Der'iyye emîri Muhammed bin Suud'u da safımıza çektik. Bakanlığın yardımı ile kuvvetlendik. Benim gibi o bölgede binlerce casus vardı. İngiliz subayları köle adı altında askerlerimize yardım ediyorlardı. Bu birçok casusu asker olarak yanımıza aldık. Hepimiz aşiret kızları ile de evlendik.
                          Müslümanların kalplerini ve itimatlarını, dinî yoldan temin için, Necdli bizim Muhammed'den, siyasî yoldan temin için de, Muhammed bin Suûd'dan istifade ettik.
                          Böylece, devamlı, kuvvetlendik. Der'iyye şehrini merkez yaptık. Din olarak da, yeni Vehhâbilik dinini tesis ettik. İngilii hükümeti, Vehhâbî hükümetini gizlice destekliyor ve takviye ediyordu. Yeni hükümet, Arapça'yı ve çöl muharebesini çok iyi öğrenmiş 11 İngiliz subayını daha, köle ismi altında satın aldı. Planları, bu subaylarla beraber hazırlıyorduk. Her iki Muhammed de, gösterdiğimiz yolda yürüyorlardı...

                          FIKRA

                          Temel, bir binanın önünde durmuş, arkadaslari da çatiya çıkmış.
                          Temel aşağıdan arkadaşlarına,
                          -Ula sen iki kolunu yana aç aşağı öyle atla demiş.
                          Birincisi atlamış gümm.
                          -Ikinciye? Sen sadece sağ kolunu yana aç, öyle atla? demiş. İkinci de atlamış gümmm.
                          -Üçüncüye? Sen iki kolunu yanına yapıştır öyle atla? demis. O da gümmm.
                          Yoldan geçen bir adamin dikkatini çekmiş sormuş,
                          -Kardeşim siz ne yapıyorsunuz Allah aşkına demiş.
                          Temel cevap vermiş,
                          -Tetris oynayruz.

                          GÜNÜN SÖZÜ

                          Sevdiklerimiz, bizi aldattıkları zaman onları bağışlarız. Aslında en az bağışlanması gereken kişiler onlardır.

                          YEMEK MENÜSÜ
                          · TERBİYELİ KÖFTE
                          · ERİŞTE
                          · M.SALATA
                          · K.PAŞA TATLI

                          ÇOCUĞUNUZA İSİM
                          Erkek: AMANULLAH: (Ar.) Er. - Allah'ın bağışlaması. Allah'ın koruması.
                          Kız: BÜRKE: (Ar.) Ka. 1. Martı. 2. Havuz, gölcük.

                          MANİ

                          Ramazana et hürmet!
                          Ele geçmez ganimet,
                          Gerekli tedbiri al!
                          Aksamasın ibadet!



                          BİLMECE
                          Gece gündüz yufka açar!
                          Cevabı Yarın.
                          Dünkü Cevap: Fotoğraf makinası

                          Comment


                          • 8 Eylül 2011

                            Bugün 8 Eylül 2011 10 Şevval 1432 Ağustos: 26 Hızır 126 Manisa'nın Kurtuluşu (1922) - I.Süleyman'ın Budapeşte'yi Fethi (1529) - Dünya Okuma Yazma Günü - Yaprak Dökümü

                            HADİS-İ ŞERİF

                            Çorba hüzünlü kimsenin kalbini takviye eder, hastanın kalbinden elemi çıkarır, tıpkı birinizin, su ile yüzünden kiri çıkarması gibi Ravi: Tirmizi



                            CÖMERTLİK

                            Çok zengin ve cömert olan Abdullah bin Câfer-i Tayyar hazretleri bir hurma bahçesinin yanından geçiyordu. Siyah bir köle bahçede çalışırken ona üç öğünlük yemek getirdiler. O anda bir köpek kölenin yanına vardı. Bir öğünlük yemeğini ona verince, köpek hemen yedi. İkincisini, daha sonra üçüncüsünü de verdi, Hazret-i Abdullah köleye yaklaşarak seslendi:
                            - Ey arkadaş, niçin üç öğün yiyeceğinin hepsini kendin muhtaçken ona verdin?
                            - Efendim, bu köpek uzak diyardan gelmiştir. Açtır ve nasibini arıyor.
                            - Peki sen ne yiyeceksin?
                            - Aç durup sabredeceğim, Hazret-i Abdullah görüp işittiklerinin tesiri altında kalarak;
                            "Halk beni cömert bilir. Halbuki bu siyah köle benden daha cömerttir." dedi. Hurma bahçesini ve köleyi sahibinden satın aldı. Köleyi azat etti. (Serbest bıraktı.) Hurma bahçesini de içindekilerle birlikte ona hediye etti.
                            Hazret-i Abdullah'a dediler ki:'
                            - Sen şimdi ondan daha cömert oldun.
                            - Hayır öyle değil. Onun verdiği, bütün mülkü idi. Benimki ise, sahip olduklarımın çok

                            FIKRA

                            Bi ayna varmis karsisina gecip yalan söylediginde yok oluyormussun, esmer hatun gecmis aynanin karsisina ve demiski;
                            -"I think I have the most beautiful eyes in the world." (Dünyadaki en güzel gözlere sahip olduğumu düşünüyorum)
                            Poff yok olmus..
                            kızıl hatun gelmis ve demiski,
                            -"I think I have the most beautiful hair in the world" demis, (Dünyadaki en güzel saçlara sahip olduğumu düşünüyorum)
                            Pofff ... o da yok olmus..
                            Sonra sira sarisin hatuna gelmis, gecmis aynanin karsisina

                            GÜNÜN SÖZÜ

                            Başkalarını hep bağışla; kendini hiç bağışlama. SYRUS

                            YEMEK MENÜSÜ
                            · ETLİ NOHUT
                            · PİLAV
                            · CACIK
                            · ÇORBA

                            ÇOCUĞUNUZA İSİM
                            Erkek: ALYA: (Ar.) Er. 1. Yüksek yer, yük­seklik. 2. Gök, sema.
                            Kız: BÜRDE: (Ar.) Ka. 1. Hırka, Arapların gece üzerlerine örttükleri, gündüz giyindikleri elbise. 2. Ka'b b. Züheyrin yazdığı kaside. Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s) tarafından beğenilmiş ve Peygamberimiz hırkasını çıkararak şaire giydirmiştir. Bu yüzden bu kaside "Kaside-i bürde" olarak tanınır.

                            MANİ

                            Gafleti atmak gerek,
                            Orucu tutmak gerek,
                            Sahura kalkmak için,
                            Vaktinde yatmak gerek.



                            BİLMECE
                            Şehirden şehire koşarım, köyden köye giderim fakat hiç hareket etmem.
                            Cevabı Yarın.
                            Dünkü Cevap: Deniz

                            Comment


                            • 9 Eylül 2011

                              Bugün 9 Eylül 2011 11 Şevval 1432 Ağustos: 27 Hızır 127 İzmir'in İşgali (1922) - Bağaziçi Üniversitesinin açılışı (1971) - CHP'nin kuruluşu (1923)

                              HADİS-İ ŞERİF

                              Muhakkak ucb, yani bir insanın kendini beğenip başkasını beğenmemesi yetmiş senelik ibadeti giderir ve mahveder. Ravi: Cami'u's Sağir



                              İZMİR'İN KURTULUŞU

                              Yunanistan, Avrupa devletlerinin teşviki ile 15 Mayıs 1919'da İzmir'i işgal edip, Ankara'ya kadar yaklaştı. Bu tarihten sonra, yurdun her köşesinde teşkilâtlar kurularak, düşmana karşı mücadeleye başlandı. 3 yıl 3 ay 25 gün süren acılı günlerden sonra, 26 Ağustos'ta başlayan Büyük Taarruz sonunda 9 Eylül 1922 sabahı, Fahrettin (Altay) Paşanın komutasındaki Türk süvarileri şehre girdikleri zaman İzmir'i ateşe verilmiş, yanar hâlde buldular. İzmirliler, yine de sevinçliydi. Çünkü düşman işgalinden kurtulmuşlardı.
                              Yunanlıların bir kısmı buldukları gemilerle Yunanistan'a dönerken, çoğu da Ege Denizi'nde boğuldu.

                              BU VAHŞETE YÜREK DAYANMAZ
                              15.5.1919'da İzmir'i işgal eden Yunan askerleri büyük bir tutuklama hareketine girişmişlerdi. Patris vapurunun güverte ve;
                              ambarları tıklım tıklım dolunca, çeşitli hanlar, dükkânlar, hapishane yapılmıştı. Bunlarda tutuklu binlerce Türk; açlık, susuzluk içinde, işkenceler altında çile dolduruyorlardı. Zaman zaman ölülerle diriler bir arada kalacak, tırnakları sökülecek, çeşitli organları kesilecek, vücutları kızgın demirlerle dağlanacak, gözleri oyulacak, kulak ve burunları koparılacaktı. Birinci günü öldürülenlere, ikinci gün vurulanlar da eklenince, İzmir tam anlamıyla bir mezbahaya dönmüştü. Meydan ve önemli kavşaklarda cesetler üst üste yığılarak et ve kemikten küçük tepeler yapılmıştı. Limana atılmış olanların cesetleri, ertesi gün iç limanı sanki doldurmuştu. Zincirlerle bağlı polisler, kadınlar, sakatlar, hatta kundaktaki bebekler bile görülmüştü. Hele kordon boyunun görünümü içler açışıydı. Şişmiş, morarmış, sinek ve böcek yuvası olmuş cesetler arasında, yakınlarını arayanların feryatları en katı yürekleri bile etkilemişti. Harp Tarihi Dairesi 1/3 nolu Arşivin 72. dosyasında, ilk 48 saat içinde 2, binden fazla Türk'ün öldürüldüğü kaydedilmişti.
                              Cesetler günlerce yerde kalmış, götürülmesine izin verilmemisti. Direnenler ya zorla dipçik, süngü darbeleri arasında uzaklaştırılmış yahut ağladığı cesedin üzerine cansız bırakılmıştı. Tarih ve Medeniyet 'Dergisi - Kasım-97,

                              FIKRA

                              Piyangoda büyük ikramiye çıkan Temel`i üç ay sonra bakkal, kasap ve borçlu olduğu diğer esnaf yolda çevirmişler:
                              "Temel, sana büyük ikramiye çıktığı halde üç aydır niye borcunu ödemiyorsun?" diye sormuşlar.
                              Temel:
                              "Zengin oldu, değişti demesinler diye…

                              GÜNÜN SÖZÜ

                              Bir düşmanı bağışlamak, Bir dostu bağışlamaktan daha kolaydır. MME.DOROTHEE DELUZY

                              YEMEK MENÜSÜ
                              · ETLİ TÜRLÜ
                              · BULGUR PİLAVI
                              · CACIK
                              · ÇORBA

                              ÇOCUĞUNUZA İSİM
                              Erkek: ALTUNHAN: (Tür.) Er. - Zengin ha­kan. Türklerin, Çin'de hüküm süren Türk-Moğol hükümdarlarına verdik­leri ad.
                              Kız: BÜLBÜL: (Ar.) Ka. 1. Sesinin güzelliğiyle ünlü ötücü kuş. 2. Sesi çok güzel olan kimse. Bülbül Hatun: Bayezid II.'in eşi. (Öl. Bursa 1515). Şehzade Ahmed'in annesi.

                              MANİ

                              Düşman sana saldırır,
                              Der, oruç zayıflatır,
                              İlmi fenni, o çiğner,
                              Ahmakları yanıltır.



                              BİLMECE
                              Ağzı vardır konuşmaz, yatağı vardır, fakat hiç uyumaz.
                              Cevabı Yarın.
                              Dünkü Cevap: Yol

                              Comment


                              • 10 Eylül 2011

                                Bugün 10 Eylül 2011 12 Şevval 1432 Ağustos: 28 Hızır 128 Haliç Köprüsü'nün Açılışı (1974) - IV. Murat'ın Tahta Çıkışı (1623)

                                HADİS-İ ŞERİF

                                Suyu deve gibi bir solukta içmeyin, iki-üç solukta (dinlene dinlene) için. Su içerken besmele çekin. Bitirince de Allah'a hamdedin. Ravi: Tirmizi



                                SULTANLAR ARKADAN YÜRÜSÜN

                                Birgün Sultan Ahmed Hân, hocası Hüdâyî hazretlerini ziyaret için Üsküdar'a gelmişti. Çarşıdan geçerken, hocasının alışveriş ettiğini gördü. Derhal atından indi, hocasının elini öptü ve atına binmesi için rica etti. Bir müddet Hüdâyî hazretleri at sırtında önde ve Padişah da yaya olarak ardınca yürüdüler. Kısa bir süre sonra Mahmûd Hüdâyî, dünyayı titreten bir padişahın, arkasında yaya yürümesine razı olmadı ve; "Sultanım! Sırf hocam Muhammed Uftâde hazretlerinin duası ve emri yerine gelsin diye bindim. Çünkü o; 'Pâdişâhlar arkanda yürüsün!' diye duâ etmişti." buyurarak atından indi. Ata tekrar Sultan Ahmed Hânı bindirdi. Sultan bu hadiseden sonra şu beytleri söyledi:
                                Varımı ben Hakka verdim, gayrı varım kalmadı, Cümlesinden el çekip pes dü cihanım kalmadı. Çünkü hubbullah erişti, çekti beni kendine, Açtı gönlüm gözünü, gayri gümânım kalmadı. Evliyanın himmeti, yaktı beni kül eyledi, Safiyim, buldum safâvı dü cihanım kalmadı. Ahmedî der: Yâ ilâhî! Sana şükrüm cok durur, Hamdühllah aşk-ı Haktan gayri varım kalmadı.

                                FIKRA

                                Temele de bize geldiği gibi, arkadaşının birinden mail gelir:
                                Mail’de:
                                "Eğer bir gün, ATM makinelerinden bir soyguncu tarafindan para çekmeye zorlanırsanız PIN kodunuzu ters girmeniz halinde (Örn. 1234 yerine 4321.. gibi)
                                Makine parayı veriyor ancak bu arada polis de çağırıyor. Bu konuyu çok nadir kişinin bildiği için, mümkün olduğunca çok kişiye bildirelim..T.C.Merkez Bankası” yazmaktadır.

                                GÜNÜN SÖZÜ

                                Babalar, doğanın yarattığı bankerlerdir. FRANSIZ ATASÖZÜ

                                YEMEK MENÜSÜ
                                · BARBUNYA PİLAKİ
                                · ŞEHRİYELİ PİLAV
                                · YOĞURT
                                · AYVA TATLISI

                                ÇOCUĞUNUZA İSİM
                                Erkek: ALTUNER: (Tür.) Er. - Değerli kim­se.
                                Kız: BÜKLÜM: (Tür.) Ka. - Bükülmüş kıvrılmış şeylerin oluşturduğu halka.

                                MANİ

                                Bu aya sultan derler,
                                Topluca yemek yerler,
                                Cömertler davet edip,
                                Yedirmeyi severler.



                                BİLMECE
                                Ben iki hasretlinin arasında dururum. Onları konuştururum.
                                Cevabı Yarın.
                                Dünkü Cevap: Akarsu

                                Comment

                                Working...
                                X