15 Nisan 2010
Bugün 15 Nisan 2010 1 C.Evvel 1431 Nisan: 2 Kasım 159 Türk Tarih Kurumu'nun Kuruluşu (1931)-Titanik'in batışı (1912)-Ağrı'nın kurtuluşu (1918)-Lale Mevsimi-Turizm Haftası (15-22 Nisan)
HADİS-İ ŞERİF
Adamın biri Hz. Peygamber’e: Allah dilemedi, ben diledim, demişti. Allah Resulü ona şu uyarıyı yaptı: Allah’a ortak koştun bu sözünle. Sadece Allah diler (Allah dilemezse hiçbir şey olmaz). (İbn-i Abbas).

KUR'ÂN-I KERÎM ŞİFÂDIR, RAHMETTİR
"Biz de Kurandan öyle âyetler indiririz ki müminler için o bir şifâ ve bir rahmettir, zâlimlerin ise ancak hasarını (ziyânını) artırır." (Isrâ Sûresi, âyet 82) Bu âyet-i kerîmede dünyâ türlü türlü dert, hastalık, belâ ve sıkıntılarla dolu bir hastahâneye, Peygamber Efendimiz bir doktora, Kur'ân-ı Kerîm de şifalı bir ilme, tam bir gıdaya benzetilmiş oluyor.
Şüphecilik, nifak, küfür, zulüm, düşmanlık, hırs, ümitsizlik, tembellik, cahillik, taassub gibi ahlâkî, içtimaî ve rûhânî hastalıklara karşı Kur'ân'ın bir şifâ ve rahmet olduğu şüphesizdir.
Bundan başka, doktorların âciz kaldığı nice hastalıklara karşı şifâ olduğu da ehline malûmdur.
Bununla beraber zâlimlerin ancak hasarını ziyanını arttırır. Hakkı sevmeyenler inanmazlar da o şifâ ve rahmetten istifâde etmezler. Bu suretle zararlarını arttırmaktan başka bir şey yapmazlar, kendilerine zulmederler. İşte zâlimler; nimete şükretmeyen, şer hâlinde ümıd ve duâ hasleti bulunmayan insanlardır. Kur'ân böylele-rinin ziyânını arttırır.
Elbette ki, tedaviye muhtaç olan bir şahıs, kendisine verilen en faydalı ilâcı terkeder de midesini zehirli şeyler ile doldurursa kendi hayatına kasdetmiş, kendisini helake götürmüş olur.
R U B Â' î:
Nâbî, sitem-i dehre tahammül hoşdur
Esbâb-ı tahammülle tecemmül hoşdur
Meydân-ı elemde ıztırâb etmekten
Dükkân-ı kanâatte tevekkül hoşdur.
(Nâbî)
Ey Nâbî, dünyânın acısına derdine tahammül etmek güzeldir. Tahammül sebebleriyle zînetlenmek (süslenmek) de güzeldir. Elem meydanında ızdırab çekmektense kanâat dükkânında tevekkül etmek güzeldir.
FIKRA
Nasreddin Hoca’nın karısı ölür Ölen karısından beş çocuğu olan Hoca, beş çocuğu olan bir dul kadınla
evlenir Hoca’nın yeni eşinden de iki çocuğu olur Bir gün karısı feryadı basar:
- “Hoca Hoca yetiş! Senin çocuklarla benim çocuklar bir olmuş, bizim çocukları dövüyorlar”
GÜNÜN SÖZÜ
Ey yaşam senin bunca değerli oluşun ölüm sayesindedir. Seneca
YEMEK MENÜSÜ
· Domates çorba
· Terbiyeli köfte
· Bulgur pilavı
· Ayva Kompostu
ÇOCUĞUNUZA İSİM
Erkek: USALP: (Tür.) Er. - Akıllı yiğit.
Kız: TARABENGİZ: (Fars.) Ka. - Sevindirici, coşturucu.
MANİ
Cam dibinde durursun
Cama tık tık vurursun
Kırma oğlan camları
Karakolu bulursun

BİLMECE
Adamın biri dama çıkmış, intihar edecekmiş.Aşağıya
baktığında yoldan birinin geçtiğini görünce intihar
etmemiş.Yoldan kim geçmiş?
Cevabı Yarın.
Dünkü Cevap: Kurtlarını dökmek için
Bugün 15 Nisan 2010 1 C.Evvel 1431 Nisan: 2 Kasım 159 Türk Tarih Kurumu'nun Kuruluşu (1931)-Titanik'in batışı (1912)-Ağrı'nın kurtuluşu (1918)-Lale Mevsimi-Turizm Haftası (15-22 Nisan)
HADİS-İ ŞERİF
Adamın biri Hz. Peygamber’e: Allah dilemedi, ben diledim, demişti. Allah Resulü ona şu uyarıyı yaptı: Allah’a ortak koştun bu sözünle. Sadece Allah diler (Allah dilemezse hiçbir şey olmaz). (İbn-i Abbas).

KUR'ÂN-I KERÎM ŞİFÂDIR, RAHMETTİR
"Biz de Kurandan öyle âyetler indiririz ki müminler için o bir şifâ ve bir rahmettir, zâlimlerin ise ancak hasarını (ziyânını) artırır." (Isrâ Sûresi, âyet 82) Bu âyet-i kerîmede dünyâ türlü türlü dert, hastalık, belâ ve sıkıntılarla dolu bir hastahâneye, Peygamber Efendimiz bir doktora, Kur'ân-ı Kerîm de şifalı bir ilme, tam bir gıdaya benzetilmiş oluyor.
Şüphecilik, nifak, küfür, zulüm, düşmanlık, hırs, ümitsizlik, tembellik, cahillik, taassub gibi ahlâkî, içtimaî ve rûhânî hastalıklara karşı Kur'ân'ın bir şifâ ve rahmet olduğu şüphesizdir.
Bundan başka, doktorların âciz kaldığı nice hastalıklara karşı şifâ olduğu da ehline malûmdur.
Bununla beraber zâlimlerin ancak hasarını ziyanını arttırır. Hakkı sevmeyenler inanmazlar da o şifâ ve rahmetten istifâde etmezler. Bu suretle zararlarını arttırmaktan başka bir şey yapmazlar, kendilerine zulmederler. İşte zâlimler; nimete şükretmeyen, şer hâlinde ümıd ve duâ hasleti bulunmayan insanlardır. Kur'ân böylele-rinin ziyânını arttırır.
Elbette ki, tedaviye muhtaç olan bir şahıs, kendisine verilen en faydalı ilâcı terkeder de midesini zehirli şeyler ile doldurursa kendi hayatına kasdetmiş, kendisini helake götürmüş olur.
R U B Â' î:
Nâbî, sitem-i dehre tahammül hoşdur
Esbâb-ı tahammülle tecemmül hoşdur
Meydân-ı elemde ıztırâb etmekten
Dükkân-ı kanâatte tevekkül hoşdur.
(Nâbî)
Ey Nâbî, dünyânın acısına derdine tahammül etmek güzeldir. Tahammül sebebleriyle zînetlenmek (süslenmek) de güzeldir. Elem meydanında ızdırab çekmektense kanâat dükkânında tevekkül etmek güzeldir.
FIKRA
Nasreddin Hoca’nın karısı ölür Ölen karısından beş çocuğu olan Hoca, beş çocuğu olan bir dul kadınla
evlenir Hoca’nın yeni eşinden de iki çocuğu olur Bir gün karısı feryadı basar:
- “Hoca Hoca yetiş! Senin çocuklarla benim çocuklar bir olmuş, bizim çocukları dövüyorlar”
GÜNÜN SÖZÜ
Ey yaşam senin bunca değerli oluşun ölüm sayesindedir. Seneca
YEMEK MENÜSÜ
· Domates çorba
· Terbiyeli köfte
· Bulgur pilavı
· Ayva Kompostu
ÇOCUĞUNUZA İSİM
Erkek: USALP: (Tür.) Er. - Akıllı yiğit.
Kız: TARABENGİZ: (Fars.) Ka. - Sevindirici, coşturucu.
MANİ
Cam dibinde durursun
Cama tık tık vurursun
Kırma oğlan camları
Karakolu bulursun

BİLMECE
Adamın biri dama çıkmış, intihar edecekmiş.Aşağıya
baktığında yoldan birinin geçtiğini görünce intihar
etmemiş.Yoldan kim geçmiş?
Cevabı Yarın.
Dünkü Cevap: Kurtlarını dökmek için




























Comment