fidan ve peyzaj fırsatları fidanligi.com’da

Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Takvimde Bugün

Collapse
X
 
  • Filter
  • Saat
  • Show
yeni mesajlar

  • Cevap: Takvimde Bugün

    Allah Teala cümlemizi Şefaatine nail eylesin, Resulullah efendimizin (s.a.v) miladi 8 Haziran 632 Ahirete intikali..
    Sayın Seniseven hizmetleriniz için Allah razı olsun, bir haftaya yakındır iziliyorum bu sayfaları, usanmadan düzenli şekilde devam ediyorsunuz, güzel bir hizmet, ellerinize sağlık.
    Teşekkür butonunu kullanışımı dua olarak kabul edin.

    selam ve dua ile.

    Comment


    • 9 Haziran 2011

      Bugün 9 Haziran 2011 7 Recep 1432 Mayıs: 27 Hızır 35 Anafartalar Zaferi (1915) - Sultanahmet Camii'nin ibadete açılması (1617) - Hazret-i Ebu Bekir'in halife seçilmesi (632) - Çevre Koruma Haftası

      HADİS-İ ŞERİF

      Eğer siz hiç günah işlemeseydiniz, Allah Teala hazretleri sizi helak eder ve yerinize, günah işleyecek (fakat tevbeleri sebebiyle) mağfiret edeceği kimseler yaratırdı. Ravi: Müslim, 2748



      SULTANAHMET CAMİİ

      Osmanlı Devleti'nin ihtişamını, kudretini ve o devirdeki sanatın inceliğini, zarafetini Ve tezyinatını ifade eden, Türkiye'nin 6 minareli tek câmiidir. Sultan I. Ahmed Hânın emriyle, Mimar Sinan'ın talebesi Baş-mimar Sedefkâr Mehmed Ağa tarafından yapılmıştır.
      4 Ocak 1609'da bizzat Sultan Ahmed Hân temel atma merasimine iştirak etmiş ve ilk kazmayı vurarak inşaata başlanmıştır. Bu kazma, bugün Topkapı Sarayı Müzesi'ndedir. 9 Haziran 1617 tarihinde ibâdete açılan bu âbide; Osmanlı mimarisinin bir şaheseridir. Avrupalılar, bu sanat şaheserine "Mavi Cami" ismini verirler.

      HANGİSİ BİZİM

      Hamid-i Aksaray? hazretleri, Osmanlı Devleti'nin kuruluş yıllarında Anadolu'da yetişen evliyanın ve âlimlerin büyüklerinden olup, Somuncu Baba lakabıyla tanınmıştır.
      Bir gün ziraatla uğraşan bir talebesine bir miktar tohum verdi ve buyurdu ki: "Bu tohumların yarısını tarlanızın bir kısmına sizin için, diğer yarısını da bizim için ekiniz!" Talebe tohumları ekti.
      Ekinlerin yetiştiği mevsimde tarlaya gittiler. Talebenin tarlasında fevkalade güzel yetişmiş bir buğday vardı. Diğerinde hiç ekin bitmemişti. Hâmid-i Velî hazretleri, talebesine dönerek buyurdu ki:
      -Bu tarlalardan hangisi bizim, hangisi sizindir?
      Talebe, bu durumdan son derece utandı ve kendi tarlasını göstererek dedi ki:
      - Bu tarla sizindir efendim.
      - Biz ahiretimiz için çalışıyorduk. Acaba hangi günahımızdan dolayı dünyamız mamur olmaya başladı da bu ekinler böyle yetişti?
      Hocasının müteessir olduğunu gören talebe, hakikati söyleyerek hocasının üzüntüsünü giderdi.

      FIKRA

      İmamın Aşkı
      Bir gün kücük bir kasabaya genc ve yakiskli bir imam tasinir ve kasabanin en güzel kizina asik olur.Kizda imama karsi ilgisiz degildir.Imam kizi babasindan istemeye karar verir.Kasabanin sakinleri kizin babasinin solcu oldugunu kizi asla ona vermiyecegini söyleselerde, imam bir kutu cukolota ve bir demet gül ile genc kizin kapisina varir.Kizin babasi hiddetle; -Benim imama verecek kizim yok der.
      Imam büyük bir üzüntüyle evine varir. Ertesi günün sabahi imamin sesi minareden yankilanir;
      -Bu sabah ezanini sevipte kavusamayanlar icin söylüyorum

      GÜNÜN SÖZÜ

      Kitaplardan önce kendimizi okumaya çalışalım. Mevlana

      YEMEK MENÜSÜ
      · BİBER DOLMA
      · EZO ÇORBA
      · YOĞURT
      · BÖREK

      ÇOCUĞUNUZA İSİM
      Erkek: AKCEBE: (Tür.) Er. - Beyaz zırh sa­hibi yiğit.
      Kız: AKÇA: (Tür.) Ka. 1. Oldukça ak, be­yazca. 2. Eskiden kullanılan küçük gümüş para, nakit. 3. Temiz, saf, iyi niyetli kişi.

      MANİ

      Hep öfke, kinle dolma!
      Günah içine dalma!
      Bugün tedbirini al!
      Yarın perişan olma!



      BİLMECE

      Karanlıkta neyimizi göremeyiz?
      Cevabı Yarın.
      Dünkü Cevap: Eşeğin dikiz aynaları olmadığı için

      Comment


      • 10 Haziran 2011

        Bugün 10 Haziran 2011 8 Recep 1432 Mayıs: 28 Hızır 36 Ülker Doğumu Fırtınası - Kırgız yazar Cengiz Aytmatov'un vefatı (2008) - Gazeteciler Cemiyeti'nin kuruluşu (1946)

        HADİS-İ ŞERİF

        Allah Teala hazretleri, bana: "Mütevazi olun, öyle ki, kimse kimseye zulmetmesin, kimse kimseye karşı böbürlenmesin" diye vahyetti. Ravi: Ebu Davud, 4895



        . KURAN-I KERÎME HÜRMET
        Mushaf'ı her kitabın üstünde bulundurmalıdır. Üzerine başka hiçbir şey koymamalıdır. Kur'ân-ı kerîm okunurken, sessizce ve hürmet ile dinlemelidir. Mushaf yapraklarını, satırlarını, kelimelerini ve bütün mübarek isim ve yazılan, hakir ve aşağı yerlerde görünce hemen kaldırmalıdır.
        Mushaf'a ve din kitaplarına karsı ayak uzatmak mekruhtur. Yüksekte olursa mekruh olmaz. Mushaf'ı, okumasını bilmeyenin hayır ve bereket için evinde* bulundurması sevaptır. Kur'ân-ı kerîmi okumak sünnet, okunanı dinlemek ise, farz-ı kifâyedir. İş görenlerin arasında ve camide namaz kılanların yanında yüksek sesle Kur'ân-ı kerîm okumaya başlamak günah olur.
        Mushaf'ı abdestli olarak almalı ve okumalı, sağ el ile tutmalı, dizden aşağı koymamalı, bitirince acık bırakmamalı, başka bir is yaparken kapayıp, yüksek bir yere koymalı, okurken konuşmamalı, konuşulursa tekrar E'ûzü okuyarak başlamalıdır. Mushaf'ı ve Kur'ân-ı kerîm bulunan bandı, teybi de ayağa kalkarak almalıdır. Onları da yüksekte muhafaza etmelidir.

        FIKRA

        SULAR IYICE YUKSELIR. IMAM ARTIK MINARENIN EN TEPESINDEDIR. BIR HELIKOPTER YAKLASIR. ICINDEKILER DURUMUN KOTU OLDUGUNU ANLATARAK IMAMA HELIKOPTERE
        GELMESI KONUSUNDA ISRAR EDER. IMAM HELIKOPTERE BINMEYI DE REDDEDER. BIR
        SURE SONRA SULAR IYICE YUKSELIR VE IMAM BOGULARAK OLUR. KENDISINI CENNETIN KAPISINDA MELEKLER KARSILAR
        -MELEK: HOSGELDINIZ. CENNETTE KÖSKÜNÜZ HAZIRLANDI.BUYRUN.
        -IMAM: CENNETE GIRMEK ISTEDIGIMDEN EMIN DEGILIM.
        -MELEK: NEDEN?
        -IMAM: TANRI YA BIRAZ KIRGINIM.
        -MELEK: NE OLDU KI?
        -IMAM: BEN HAYATIMI IBADET EDEREK GECIRDIM. INSANLARA HEP IYILIK YAPTIM,
        GUNAHTAN UZAK DURDUM. YASADIGIM KOYU SEL BASTI, HERKES KACTI AMA TANRI NIN BENI KURTARACAGINA INANDIGIMDAN KALDIM. GORUYORSUNUZKI SIMDI BURDAYIM…
        TAM BU SIRADA YUKARIDAN TANRI NIN SESI DUYULUR:
        -SALAGA IKI TEKNE BIR HELIKOPTER GONDERDIK!!!!

        GÜNÜN SÖZÜ

        Kitaplar, benim sevgili dostlarım, gerçek yol gösterenlerimdir. Çünkü ikiyüzlülük etmeden bana görevimi hatırlatırlar. Benjamin Franklin

        YEMEK MENÜSÜ
        · ETLİ TÜRLÜ
        · BULGUR PİLAVI
        · YOĞURT
        · SÜTLAÇ

        ÇOCUĞUNUZA İSİM
        Erkek: AKBUDUN: (Tür.) Er. - Temiz, ta­nınmış soydan gelen
        Kız: AKÇAKİRAZ: (Tür.) Ka. - Bir kiraz çeşidi.

        MANİ

        Kalkar kalkmaz her sabah,
        Demelisin Bismillah!
        Namaz kıl. Tevbe et!
        Yemesin seni günah!



        BİLMECE

        Kekemeler ne zaman kekelemezler.
        Cevabı Yarın.
        Dünkü Cevap: Gölgemizi

        Comment


        • 11 Haziran 2011

          Bugün 11 Haziran 2011 9 Recep 1432 Mayıs: 29 Hızır 37 Kızılay'ın Hilal-i Ahmet Adıyla Kurulması (1868) - Osmanlı Ordusu'nun İran seferi (1534)

          HADİS-İ ŞERİF

          Bir kimsenin, izin almadan iki kişinin arasına oturması helal olmaz. Ravi: Ebu Davud, 4844



          OSMANLI AHLÂK:

          ... Biz, millet olarak telefon, adyo, televizyon, otomobil... kullanmada, geçmiş asırlardaki soydaşlarımızdan, elbette çok çok öndeyiz. Ama ahlâk bakımından, ecdadın fersah fersah gerisinde yüzüyoruz. İşte size, tarihçilerimizden İsmail Hami Dânişmend'in, "Garb Menbalarına Göre Eski Türk Seciye ve Ahlâkı" isimli çok mühim eserinden birkaç örnek:
          A. Dela Motraye isimli seyyah, 1727 yılında yayınlanan, "Voyages en Europe Asie et Afrigue" isimli eserinin 258.
          sayfasında şunları yazıyor: . "Hırsızlara gelince; bunlar, İstanbul'da, son derece nadirdir. Ben Türkiye'de takriben 14 sene kaldığım hâlde, bu müddet zarfında hiçbir hırsızın, orada, ceza gördüğünü işitmedim. Türkiye'de yankesicinin ne olduğu malûm değildir. Onun için, ceplerin el çabukluğundan korkusu yoktur." (Sayfa: 9)
          Bir fransız doktoru olan A. Brayer, İstanbul'da 9 yıl kaldıktan sonra Paris'e dönmüş, orada, "Neuf annEes a Cons-tantinople" isimli 2 ciltlik bir kitap yazmış (1836). Eserinin 234. sayfasında demiş ki:
          "...Yankesicilik, dolandırıcılık, anahtar uydurma, kırıcılıkla çalma, pencereden girme vesair suretlerle yapılan hırsızlıklara gelince... İşte o gibi vakalar, son derece nadirdir. Türkiye'de bunlar meçhuldür. Ev kapılarının şöyle böyle kapandığı ve esnafın, umumî ahlâka itimad edip, dükkânını açık bırakarak terk ettiği bu muazzam payitahtta her sene, azamî 6 hırsızlık vakası Olur."

          FIKRA

          İmam ve TANRI
          BIR KÖYÜN CAMISINDE IMAM CEMAATE VAAZ
          VERMEKTEDIR. ANSIZIN ICERI
          DALAN BIR KÖYLÜ KÖYÜ SEL BASMAKTA OLDUGUNU
          HABER VERIR. BUTUN CEMAAT HEMEN KENDILERINI DISARI ATIP, KACAR. SADECE IMAM BUTUN ISRARLARA RAGMEN KÖYÜ TERKETMEYI REDDEDER VE TANRI NIN KENDISINI KORUYACAGINI SOYLEYEREK, CAMIDE KALIR. KISA BIR SURE SONRA SULAR CAMIYE ULASIR, IMAM CARESIZ MINAREYE CIKAR. SULAR MINARENIN ILK KATINA YUKSELIRKEN BIR TEKNE IMAMI KURTARMAYA GELIR.ANCAK DINIBUTUN IMAM, TANRI NIN KENDISINI KORUYACAGINI
          SOYLEYEREK TEKNEYE BINMEZ. SULAR YUKSELIR, IMAM IKINCI KATA CIKMAK ZORUNDA KALIR. BIR TEKNE DAHA GELIR, ANCAK IMAM YINE TANRI NIN KENDISINI KORUYACAGINA INANCININ TAM OLDUGUNU SOYLEYEREK TEKNEYE BINMEZ.

          GÜNÜN SÖZÜ

          Kim kazanmazsa bu dünyada bir ekmek parası, dostunun yüz karası, düşmanının maskarası. M.Akif Ersoy

          YEMEK MENÜSÜ
          · PÜRELİ ROSTO KÖFTE
          · ERİŞTE
          · ÇOBAN SALATA
          · MEYVE

          ÇOCUĞUNUZA İSİM
          Erkek: AKBOĞA: (Tür.) Er. - Boğa gibi güçlü ve temiz şahsiyetli. Akboğa Celayir: Moğol emir ve komutanı.
          Kız: AKÇAN: (Tür.) Ka. - Temiz, dürüst kimse

          MANİ

          Olma sakın isyankâr!
          Allah edilmez inkâr!
          Gök direksiz duruyor,
          Kudreti pek âşikâr.



          BİLMECE

          En kibar kuş hangisidir?
          Cevabı Yarın.
          Dünkü Cevap: Konuşmadıkları zaman

          Comment


          • 12 Haziran 2011

            Bugün 12 Haziran 2011 10 Recep 1432 Mayıs: 30 Hızır 38 Fransızlar'ın Cezayir'i İşgali (1830) - Keban Barajı'nın temeli atıldı (1966)

            HADİS-İ ŞERİF

            Sana emanet bırakanın emanetini geri ver. Sana ihanet edene ihanet etme. Ravi: Ebu Davud, 3534



            ŞİİR --- GENÇ OSMAN
            İhtida yürüyüş oldu Bağdat'a,
            Sıçradı hendeği geçti Genç Osman,
            Vuruldu bayraktar kaptı bayrağı,
            İrişti bedene dikti Genç Osman.
            Kurşunlarım yağmur gibi yağarken,
            Tütünlerim gökyüzünde dönerken,
            Yıkılası Bağdat seni döverken,
            Şehitlere serdar oldu Genç Osman.
            Eğerlensin kır atımın ikisin,
            Fethedeyim düşmanların hepisin,
            Sabah namazları Bağdat kapısın,
            Mevla izin verdi açtı Genç Osman.
            Getirin de Genç Osman'ı görelim,
            Şahbazımız var idüğün bilelim,
            Taht isterse tahtımızı verelim,
            Vezirleri posttan indi Genç Osman.
            Sultan Murat Sultan Ahmet'in çırağı,
            Ah edince getirirdi ırağı,
            Kudretten çatılı anın yüreği,
            Dal kılıç yazıldı gitti Genç Osman.
            Karacaoğlan bunu böyle söyledi,
            Askerleri dağı taşı boyladı,
            Bir Bağdat'ı da gayet medheyledi,
            Bin yiğide bir baş oldu Genç Osman.

            FIKRA

            Erzurumdan Çıktım Yola
            Zamanin birinde Erzurum dan bir grup insan Hacca gitmek için yola çikmislar.
            Van a gelmisler. Van in bir köyünde konaklamaya karar vermisler. O köyün de imami yokmus. Köylüler aralarinda konusmuslar ve Erzurum dan çikip hacca giden bu topluluktan birini imam yapmaya karar vermisler. Hem Erzurumlu hem de hacca gidiyorlarsa bos insan degillerdir diye düsünmüsler.
            Nitekim tekliflerini içlerinden birisi kabul etmis. Her yil 400 koyun verilecekmis imama. Adam hacca gitip masraf yapacagima burda kalip > > yalandan imamlik yapar ve her yil 400 koyun sahibi olurum diyerek ise baslamis. Köylü camide toplanmis namaz kilinacak. Sayin imam baslamis namazi
            kildirmaya. -”Erzurumdan çiktim yola Van da verdim mola 400 koyun verdiler bana, Allahuekber. ”
            Bu günlerce ayni biçimde devam etmis. Köylü bu ise biraz sasirmis ve konusmuslar aralarinda.
            -”Ya,” demisler “Daha önceki imam mi yanlis kildiriyordu, yeni imam mi?.
            Bunu gitip Müftüye soralim.” demisler. Sayin müftü meshur OFLU. Müftüye gelen halk herseyi anlatmislar. Müftü Köylüye dönerek : -”Siz simdi hiç imama çaktirmadan köyünüze dönün ve namaz vakti camide toplanin bende namaza gelicem” diye emir verir. Herkes köyüne döner ve namaz vakti herkes camide toplanir. Tabiki Sayin MÜFTÜ de camidedir. Imam namazi kildirmaya baslamis.
            Birinci rekat:
            -”Erzurumdan çiktim yola Vanda verdim mola 400 koyun verdiler bana, ALLAHUEKBER” der ve arkada “ÖHÖ…ÖHÖ!..” diye bir ses gelir ve imam yakalandim herhalde diye korkmaya baslar. Ikinci rekatta bu sefer: -”Erzurumdan çiktim yola…Van da verdim mola… 400 Koyun verdiler >bana,
            YARISI SANA YARISI BANA … Allahuekber” diyerek sölerini degistirir. Namaz bitince köylü Müftüye dönerek -”Imam efendi namazi dogru mu kildiriyor mu?” diye sorar. Müftü: -”Haçan birinci rekatta biraz sasirdi ama Ikinci rekatta isi > > düzeltti……”

            GÜNÜN SÖZÜ

            Kim ilim arama yolunda olursa, cennet de onu arama yolunda olur. Hz. Ali (r.a.)

            YEMEK MENÜSÜ
            · SALÇALI KÖFTE
            · FIRIN MAKARNA
            · CACIK
            · MEYVE

            ÇOCUĞUNUZA İSİM
            Erkek: AKBEHMEN: (Tür.) Er. Peygamber çiçeğinin eşanlamlısı.
            Kız: AKBİLGE: (Tür.) - Alim, bilgili, dü­rüst kimse.- Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

            MANİ

            Sakın gaflete dalma!
            İpin ucunu salma!
            Tadili erkânla kıl!
            Hoca, namazdan çalma!



            BİLMECE

            Hangi meslektekiler bir gün bile çalışmazlar?
            Cevabı Yarın.
            Dünkü Cevap: Baykuştur

            Comment


            • 13 Haziran 2011

              Bugün 13 Haziran 2011 11 Recep 1432 Mayıs: 31 Hızır 39 Süleymaniye'nin Temelinin Atılışı (1550) - TÜRKSAT 3A uzaya gönderildi (2008) - Türklerin Rumeli'ye geçişi (1354) - Cemil Meriç'in vefatı (1987)

              HADİS-İ ŞERİF

              Aç'ı doyurun, hastayı ziyaret edin, esirleri hürriyetine kavuşturun. Ravi: Ebu Davud, 3105



              BİR MEKTUP ÖZETİ
              Eski ABD başkanlarından Abraham Lincoln'un, oğlunun öğretmenine yazdığı mektuptan:
              "... Öğrenmesi gerekli, biliyorum, bütün insanların dürüst ve adil olmadığını. Fakat şunu da öğret ona, her alçağa karşılık bir kahraman, her bencil politikacıya karşılık kendini adamış bir lider vardır. Her düşmana karşılık bir dost olduğunu da öğret ona! Zaman alacak biliyorum, fakat eğer öğretebilirsin ona, kazanılan bir doların, bulunan beşinden daha değerli olduğunu öğret! Kaybetmeyi öğrenmesini öğret ona ve hem de kazanmaktan neşe duymayı. Kıskançlıktan uzaklara yönelt onu!..
              Bırak erken öğrensin zorbaların görünüşte galip olduklarını. Eğer yapabilirsen, ona kitapların üstünlüklerini öğret! Fakat ona sessiz zamanlar da tanı; gökyüzündeki kuşların, güneşin, arıların ve yemyeşil yamaçtaki çiçeklerin ebedi gizemini düşünebileceği. Okulda hata yapmanın hile yapmaktan çok daha onurlu olduğunu öğret ona! Ona kendi fikirlerine inanmasını öğret; herkes ona yanlış olduğunu söylediğinde dahi...
              Nazik insanlara karşı nâzik, sert olanlara karşı da sert olmasını öğret ona!.. Herkes birbirine takılmış bir yöne giderken, kitleleri izlemeyecek gücü vermeye çalış oğluma! Bütün insanları dinlemesini öğret ona, fakat bütün dinlediklerini gerçeğin eleğinden geçirmesini ve sadece iyi olanları almasını da öğret! Eğer yapabilirsen, üzüldüğünde bile nasıl gülümseyeceğini öğret ona!..
              Gözyaşlarında hiçbir utanç olmadığını öğret! Herkesin sadece kendi iyiliği için çalıştığına inananlara dudak bükmesini ve aşırı ilgiye dikkat etmesini öğret ona... Ona kuvvetini ve beynini en yüksek fiyatı verene satmasını, fakat hiçbir zaman kalbi ve ruhuna fiyat etiketi koymamasını öğret! Uluyan bir insan kalabalığına kulaklarını tıkamasını öğret ona ve eğer kendisinin haklı olduğuna inanıyorsa dimdik dikilip savaşmasını öğret!..
              Ona nazik davran, fakat onu kucaklama; çünkü ancak ateş çeliği saflaştırır. Bırak sabırsız olacak kadar cesarete sahip olsun. Bırak cesur olacak kadar sabrı olsun. Ona her zaman kendisine karşı derin bir inanç taşımasını öğret; böylece insanlığa karşı da derin bir inanç taşıyacaktır. Bu büyük bir taleptir, ne kadarını yapabilirsen bir bak bakalım!.."

              FIKRA

              Kumar
              Şehrin birinde bir kilise, havra ve cami tesadüf birbirine komşu durumuna gelirler. Zamanla papaz,
              haham ve hoca arkadaş olurlar. Üçüde kendi dinince ibadetini yaptırır, sonra biraraya vakit
              geçirirler.Gel zaman git zaman, yaz aylarında avluda kağıt oynamaya başlarlar.İnsan azmaya görsün, bir süre sonra bu oyunları kumara dönüşür. Sonunda ihbar edilirler ve polis aniden baskın yapar. Hemen toparlanıp oyun kağıtlarını saklarlar, ama polis durumdan emin. Komiser önce papazı sıkıştırmış, “Sen din adamısın, yalan söylemek sana yakışmaz, söyle, kumar oynuyordunuz, değil mi?”. Papaz işin nereye varacağını kestirir ve inkâr eder. Komiser kararlıdır, kiliseden İncil i getirtir, “Öyleyse
              Mukaddes kitap üzerine yemin et” der. Papaz bir kere hayır demiştir, şimdi itiraf ederse büsbütün kötü olacağını bilir. “Ne yapayım,” diye düşünür, “simdi yalan yere yemin eder, sonra katedrale gidip günah çıkartırım, Allah affeder…” Elini kitaba basıp yemin edince, komiserin yapacak birşeyi kalmamıştır. Bu defa hocaya döner, Bak hoca efendi,” der, “bilirim sizin dinde yalan söylemek çok günahtır. İtiraf et; kumar oynuyordunuz, değil mi?”: Hoca düşünür, “evet” dese hem papazi ele vermiş olacak, hem de kendisi için durum iyi olmayacak. “Papaz bızden daha kıdemli, inkar ettiyse bir bildiği vardır. Arkadaş uğruna işleyeceğim bu suçu Allah elbet affeder” diye kendini avutup, basar yemini… Sıra gelmiştir Haham Salamon a. Komiser bu son kozu da kaybetmek istemez. Bütün hışmı ile ona döner “Söyle Haham efendi,” der, “sakın inkâr etme, kumar oynuyordunuz, değil mi?” Haham ellerini kaldırır, papaz ve hocayı işaret eder, “iyi da komiser bey” der,”kiminla?”

              GÜNÜN SÖZÜ

              Kibir bele bağlanan taş gibidir, onunla ne yüzülür, ne de uçulur.
              Hacı Bayram-ı Veli


              YEMEK MENÜSÜ
              · PİLİÇSOTE
              · ERİŞTE
              · M.SALATA
              · MEYVE


              ÇOCUĞUNUZA İSİM
              Erkek: AKBATU: (Tür.) Er. - Yiğit erkek.
              Kız: AKAY: (Tür.)- Beyaz ay, ayın tam bir daire olarak dolgun, parlak görün­düğü evre. Ak ve ay kelimelerinden birleşik isim. Erkek ve kadın adı ola­rak kullanılır.

              MANİ

              İnsan el, göz baş değil,
              Ruhtur o, yüz kaş değil,
              Beden et ve deridir,
              Ruhsuz beden hoş değil.



              BİLMECE
              Bir duvar bir duvara ne demiş?
              Cevabı Yarın.
              Dünkü Cevap: Gece bekçileri

              Comment


              • 14 Haziran 2011

                Bugün 14 Haziran 2011 12 Recep 1432 Haziran: 1 Hızır 40 Jandarma Teşkilatı'nın Kuruluşu (1846) - Hacı Hulusi Efendinin vefatı (1990)

                HADİS-İ ŞERİF

                Allah katında en makbul amel, az da olsa, devamlı olanıdır. Ravi: Müslim, S. Münafıkta 78



                CENGİZ AYTMATOV'UN VEFATI

                Cengiz Aytmatov 1928'de Kırgızistan'da doğdu. Babası 1938'de Stalin devrinde öldürüldü. 1953'de Kırgızistan Tarım Enstitüsü'nü bitirip veteriner oldu. 1958'de Moskova'da Maksim Gorki Edebiyat Enstitüsü'nü bitirdi. Yazmaya bu yıllarda Pravda gazetesinde başladı. Eserleri 150'nin üstünde dile çevrildi. 1968'de Büyük Sovyet Edebiyat Ödülünü kazandı. Komünizm idaresinde, millete ait
                zamanda, bunun aleyhinde söylemek ve yazmak cesaretini gösterebildi. 1990'dan sonra ise, sosyalist rejimi daha sert eleştirdi,
                Sovyetler Birliği'nin dağılmasından sonra büyükelçilik de yaptı. 10 Haziran 2008 tarihinde, vefat etti. Başlıca eserleri:
                Zorlu Geçit (1956), İlk Öğretmenim (1962), Cemile (1958), Selvi Olur Asra Bedel (1980), Darağacı Boylum Al Yazmalım (1970), Gün her şeyin talan edilmeye çalışıldığı bir (1988), Toprak Ana (2007).

                FIKRA

                Papazın İnadı
                Kasabanın birinde kilisede pazar ayini sırasında kilisenin içinde olduğu kasabayı su basar. Sular kiliseye doğru ilerlemeye başlar.Herkes panik içinde koşuştururken Papaz ın yerinde durduğunu gören insanlar Papaz a gelmelerini söylerler.
                Papaz onu Tanrı nın koruyacağını söyler.
                O anda sular yükselmeye başlar.Sular kiliseye girer.Rahip canını kurtarmak için 2. kata çıkar.Bir yandan da Papaz a kaçmasını söyler.Papaz inadını devam ettirir.Sular 2. kata çıktığında pencerenin önünden bir kayık geçer.İçinde halktan bazı kişiler vardır.Papaz a gelmesini söylerler ama Papaz yine inadını sürdürür.
                Tanrı beni korur der.Sular çatıya çıktığında yine bir kayık geçer ve yine halktan bazıları kayığın içindedir Papaz a gelmesini söylerler ama Papaz Tanrı beni korur demeye devam eder.Sular çatıyıda aşınca Papaz çatıdaki direğe tutunur.Bu sefer tepeden bir helikopter geçer. İçinde yine halktan bazı kişiler vardır.Papaz a gelmesini söylerler.Papaz yine
                Tanrı beni korur. der. Ve ölür.
                Tanrı ! nın huzuruna çıkar.Tanrıya Ben sana darıldım Tanrım. Ben senin huzurunda yıllarca çalıştım,sen beni öldürdün. der.
                Tanrı da asıl sen kendini öldürdün.Senin için 2 kayık 1 helikopter gönderdim daha ne yapayım. der

                GÜNÜN SÖZÜ

                Kıyıyı gözden kaybetmeye cesaret etmedikçe insan yeni okyanuslar keşfedemez. Andre Gide

                YEMEK MENÜSÜ
                · İZMİR KÖFTE
                · SOS.MAKARNA
                · M.SALATA
                · MEYVE

                ÇOCUĞUNUZA İSİM
                Erkek: AKASOY: (Tür.) Er. - Sevilen, sayı­lan soydan gelen
                Kız: AKASYA: (Yun.i.) Ka. - Küçük sıra yapraklı, gölgeli küçük cinsleri süs için yetiştirilen baklagillerden bir ağaç. Salkım ağacı da denir.

                MANİ

                Kimi düz yolda şaşar,
                Danışan dağı aşar,
                Kaçmak kurtuluş değil,
                Ölüm peşinden koşar.



                BİLMECE

                Türkiye’nin en efendi ilçesi hangisidir?
                Cevabı Yarın.
                Dünkü Cevap: Köşede buluşalım

                Comment


                • 15 Haziran 2011

                  Bugün 15 Haziran 2011 13 Recep 1432 Haziran: 2 Hızır 41 Darüşşafaka'nın Kuruluşu (1873) - Tahir Kutsi Makal'ın vefatı (1999) -Yeniçeri Ocağı'nın kaldırılması (1826)

                  HADİS-İ ŞERİF

                  Bir kul, salih amel işlerken araya bir hastalık veya sefer girerek ameline mani olsa, Allah ona sıhhati yerinde ve mukim iken yapmakta olduğu salih amelin sevabını aynen yazar. Ravi: Ebu Davud, 3091



                  GÜNÜN TARİHİ --- YENİÇERİLİĞİN KALDIRILMASI

                  500 sene kadar Osmanlı Devleti'nin ordusunun temelini teşkil eden yeniçeriler, büyük savaşlar ve fetihler yaparak haklı bir üne kavuşmuştu. Fakat son yıllarda bu ocak bozulmuş, devletin başına bela olmaya başlamıştı. 15 Haziran 1826 Perşembe gününe, tarihler Vak'a-i Hayriyye derler ki, hayırlı olmuştur. Yeniçeriler tarih sahnesinden bir günde silinmişlerdir. O sırada İstanbul'da bulunan Fransız edebiyatının büyük ismi Theophile Gautier, bakınız bu hâdiseyi nasıl anlatır:
                  "Halk, yeniçerilerin ortadan kaldırılabileceğine inanmıyordu. Fakat bu serserilerden o kadar yılmışlardı ki, en ufak bir kıvılcımla infilâk edecekleri muhakkaktı. Dükkânlar, paşa konakları ve hatta fakir evleri, yağmalanmak ve baskına uğramak korkusunu, 24 saat teneffüs ediyorlardı. İstanbul sokaklarında o kudretli Osmanlı padişahı değil, yeniçeri subay ve erleri devleti ve daha doğrusu kendi çıkarlarını temsil ediyorlardı. Her dükkân, limana her giren gemi ve ithal edilen her mal üzerinden alacakları vardı. Devletin bütün gelir çeşmelerinin suyunu dolduran taslara dönüşmüşlerdi.
                  O sabah sokaklarda kaçışan hatta yabancı elçiliklerin kapılarına yığılan yeniçeriler, artık çaresiz idiler. Halk bendlerin arkasındaki sular gibi taşmıştı. İstanbullu bu âsi serserilerden bıkkınlık getirmişlerdi. Roller değişmişti. Bir zamanlar sokaklarda naralarından korkulan yeniçeriler, şimdi, arkalarından kovalayan sivil halk, asker, mollalar ve hatta ahşap evlerinden saksılar fırlatan kadınların önünden kaçıyorlar, yakalanınca yalvarıyorlar, ama duâ etmeye bile vakit bulamadan başlarını bir kılıç darbesi ile kaldırıma bırakılıyorlardı...

                  FIKRA

                  Müftü Fıkrası;
                  Kayseriden vana gelen bir kişiden köye imamlık yapması istenmiş adam namaz kıldırmayı bilmediğini söliyince ona 100 dana vereceklerini sölemişler. adam bu teklife hayır diyememiş tabii ama namaz kıldırmayı da bilmiyomuş
                  namaz kıldırırken şöle demiş :
                  “kayseriden indim vana verin bana 100 dana”
                  aylarca bu böle dewam etmiş bi gün müftü köyün imamını kontrol etmek için köye gitmiş adam ne yapacağını şaşırmış müftü namazı izlemeye başlamış bu kez imam namazı kıldırırken şöle demiş :
                  “kayseriden indim vana verin bana 100 dana çaktırma müftü yarısı sana yarısı bana ”

                  GÜNÜN SÖZÜ

                  Metodu olan topal, metotsuz koşandan daha çabuk ilerler. Francis Bacon
                  YEMEK MENÜSÜ
                  · FIRIN KÖFTE
                  · MAKARNA
                  · M.SALATA
                  · MEYVE

                  ÇOCUĞUNUZA İSİM
                  Erkek: AKAR: (Tür.) Er. 1. Akıp geçen. 2. Gelir getiren.
                  Kız: AKASMA: (Tür.) Ka. - Beyaz, mavi, morumsu, pembe çiçek veren yabani, tırmanıcı bir bitki.

                  MANİ

                  Kervandan geri kalma!
                  Yalnız kalıp bunalma!
                  Dünyayı verseler de,
                  Dine sarıl alçalma!



                  BİLMECE

                  Hangi yolda yürünmez?
                  Cevabı Yarın.
                  Dünkü Cevap: Beyşehir

                  Comment


                  • 16 Haziran 2011

                    Bugün 16 Haziran 2011 14 Recep 1432 Haziran: 3 Hızır 42 Barbaros'un Haçlı Donanması'na Karşı Zaferi (1535) - Güney Rüzgarlarının esmeye başlaması - Osmanlı Hanedanı hanımlarının yurda dönüşleri için kanun (1952)

                    HADİS-İ ŞERİF

                    Nefsim kudret elinde olan Allah'a yemin ederim ki hiçbiriniz, ben kendisine ebeveyninden, çocuğundan ve bütün insanlardan daha sevgili olmadıkça, iman etmiş olamaz. Ravi: Müslim, İman 69-70



                    MANZUM MENKIBE .... BİR DİLENCİ

                    Şöyle nakledilir ki, Cüneyd-i Bağdâdî'den;
                    Bir Cuma namazını, kılıp çıktım camiden.
                    Kapıda bir dilenci, baktım dikiliyordu,
                    Camiden çıkanlardan, sadaka istiyordu.
                    Kalbimden geçirdim ki; "Ne için çalışmıyor?
                    Herkese avuç açıp, bir sadaka istiyor."
                    Oradan eve gelip, rüya gördüm o gece,
                    Biri gelip önüme, bir tabak koydu önce.
                    Sonra bana öfkeyle; "Haydi bundan ye!" dedi,
                    Baktım o tabaktaki, bir ölünün etiydi.
                    Bu teklif karşısında, şaşırıp sendeledim,
                    "Bu bir ölü etidir, bu nasıl yenir?" dedim.
                    Dedi ki: "Dün bu etten, yemiştin biliyorsun,
                    Peki, şimdi ne için, yemek istemiyorsun?"
                    Uyanınca dedim ki, hemen kendi kendime;
                    "Keşke öyle düşünce, gelmeseydi kalbime."
                    Kalkıp abdest alarak, namaz kıldım ve hemen,
                    Fakiri bulmak için, acele çıktım evden.
                    Baktım Dicle nehrinin, yanında duruyordu,
                    Yerlerden topladığı, tereleri yiyordu.
                    Beni görüp dedi ki: "Şimdi tevbe ettin mi?
                    Kalbini o fikirden, temizleyebildin mi?"
                    Dedim ki: "Tevbe ettim, hakkını eyle helal!"
                    "Helal olsun!" dedi ve sonra kayboldu derhal

                    FIKRA

                    Birgün elma şekeriyle elma kendi aralarında sohbete başlamışlar . Elma elma şekerine sewnin kıyafetin çok güzel oysaki ben çok sadeyim demiş . Elma şekeride övünerek konuşmaya başlamış ; ben en pahalı ve en güzel mağazalardan giyiniyorum demiş . Elmada bunun üzerine lafı sokmuş ; kıçına giren kazıktan belli oluyor …

                    GÜNÜN SÖZÜ

                    Öğretmen bir kandile benzer, kendini tüketerek başkalarına ışık verir. Ruffini

                    YEMEK MENÜSÜ
                    · PATLICAN KARNIYARIK
                    · PİLAV
                    · CACIK
                    · MEYVE

                    ÇOCUĞUNUZA İSİM
                    Erkek: AKANSEL: (Tür.) Er. 1. Akarsu. 2. Uzun mesafeler geçerek denize dökü­len akarsu.
                    Kız: AKANAY: (Tür.) Ka. - Yıldız küme­si.

                    MANİ

                    Aşına konsa zehir,
                    Çölde verilse nehir,
                    Soysuzlara yanaşma!
                    Köyün yapılsa şehir.



                    BİLMECE

                    Dünyanın döndüğünü en iyi kim bilir?
                    Cevabı Yarın.
                    Dünkü Cevap: Samanyolu’nda

                    Comment


                    • Cevap: Takvimde Bugün

                      Ben bir şey söylemek istiyorum da...Bu yazılan yazıların sanki biraz kalitesi düşmüş gibi geliyor bana. 'v ' harfi yerine niye w harfleri kullanılmış?Ve niye argo sözcükler var? Ve Allah der "Salağa iki helikopter göderdim ama gelmedi." gibi şeyler.Allah hiçbir kuluna salak demez...

                      Comment


                      • 17 Haziran 2011

                        Bugün 17 Haziran 2011 15 Recep 1432 Haziran: 4 Hızır 43 Hz.Osman (RA)'ın Şehadeti (656) - Ürdün'ün bağımsızlığı (1946) - Dünya Çölleşmeye Karşı Mücadele Günü

                        HADİS-İ ŞERİF

                        Müşrik olarak ölenle, bir müslümanı haksız yere öldüren hariç, Allah bütün günahları affedebilir. Ravi: Ebu Davud, 4270



                        SOHBET ---- YALANIN PEŞİNDE KOŞMAK

                        Ölmek üzere olan bir mümin ne isterse, şimdi onu is temek lâzımdır. Ağrıları, sıkıntısı olan insan, ne ister? Ona mal mülk deseniz dönüp bakmaz, hatta kalbi kırılır. Mevki makam deseniz üzülür, yine incinir.
                        İstediği sadece duadır. imanla ölmektir. Gün bu gündür, yarın belli değildir. Tevbe ve istiğfarı geciktirmemek gerekir. Peygamber efendimiz buyuruyor ki: "Helekel müsevvifûn" yani "Sonra yaparım diyenler helak oldu, tevbeyi geciktirenler aldandı."
                        Onun için, tevbeyi geciktirmek uygun değildir. Tevbe etmemek veya tevbeyi geciktirmek, o günaha girmekten, o günaha devam etmekten daha büyük günahtır. Yine Peygamber efendimiz buyuruyor ki: "Kıyamette herkes, şu dört suale cevap vermedikçe hesaptan kurtulamaz: Ömrünü nasıl geçirdi? İlmiyle nasıl amel etti? Malını nereden, nasıl kazandı ve nerelere harcadı? Bedenini nerede yordu, hırpaladı?" Her mümin, ahirette sorulacak bu suallere hazırlanmalı, Bir mübarek zat sohbeti bitirince buyurur ki:
                        - Şimdi size bir yalan söyleyeceğim. Yalanım sonradan meydana çıksaydı günaha girerdim; ama ben yalan olduğunu önceden söylüyorum. Talebeler dikkatle dinlerler, Hocaları; "Filan yerin en meşhur zatı, filanca efendi, şu an da bahçeye geldi, az sonra içeri girecek." buyurunca, talebeler pencereye koşar. Bakarlar ki, gelen giden yok. Derler ki: - Efendim, kimse yok. O zat da buyurur ki: - Evet, kimse yok. Ben size yalan söyleyeceğim dedim, siz yine de pencereye koştunuz, Söyleye söyleye dilimizde tüy bitti. Bütün kitaplar yazıyor, bu dünya yalandır diye. Siz hâlâ dünyanın! peşinde koşuyorsunuz. Yalanın peşinde koşuyorsunuz. İşte insanın nefsi budur. İşte şeytanın aldatması budur. Adamı rüya peşinde, hayal peşinde koşturur. Bir bakar ki, ömrü bitmiş...

                        FIKRA

                        Kumkapıda bir balıkçı ; canlı balık , canlı balık diye bağırır . Yaşlı bir teyze balıkçıya yaklaşarak evladım balıklar taze mi diye sorar . Balıkçı canlı balık canlı balık diye bağırmaya devam eder . Teyze yine sorar evladım taze mi . Balıkçı sinirlenir teyze canlı diyoruz ya daha ne . Teyze bende canlıyım evladım ama taze miyim bi bak der …

                        GÜNÜN SÖZÜ

                        Öğretmek,iki defa öğrenmek demektir. J.Joured

                        YEMEK MENÜSÜ
                        · SEBZELİ PİLİÇ
                        · PİLAV
                        · ÇOBAN SALATA
                        · MEYVE

                        ÇOCUĞUNUZA İSİM
                        Erkek: AKALIN: (Tür.) Er. - Alnı açık, suçu olmayan, onurlu. Akalın (Besim Ö-mer Paşa). Türk hekim.
                        Kız: AHSA: (Ar.) - Arabistan'ın Kuveyt-Katar kısmına verilen isim- Erkek ve kadın adı olarak kullanılır

                        MANİ

                        Dikkatli ol yanılma!
                        Kötü diye anılma!
                        Töhmetli yerlerden kaç!
                        Suçlu biri sanılma!



                        BİLMECE

                        Türkiye’nin en namuslu ilçesi hangisidir?
                        Cevabı Yarın.
                        Dünkü Cevap: Sarhoş

                        Comment


                        • 18 Haziran 2011

                          Bugün 18 Haziran 2011 16 Recep 1432 Haziran: 5 Hızır 44 Z.Ereğli'sinin Kuruluşu (1920) - Turgut Özal'a suikast teşebbüsü (1988) - Giyotinle son idam (1939) - Mısır'ın istiklali (1953)

                          HADİS-İ ŞERİF

                          İnsan -Müslüman- öldüğü zaman üç şeyin dışında bütün amellerinin sevabı kesilir. Bunlar, şunlardır: İnsanlığa faydası devam edip giden eser, insanların faydalandığı ilim, kendisine hayır dua eden iyi bir evlat. Ravi: Tirmizi, Ahkam 36



                          TARİH .... İNGİLİZ CASUSU LAWRENCE

                          ... Azılı Türk düşmanı, ingiliz misyoneri ve casusu Lawrence 1910'da Türkiye'ye gelerek, Fırat havzasında "Arkeolojik Araştırmalar" adı altında istihbarat bilgileri topladı. Arap memleketlerinde İslâm âdetlerini ve mükemmel Arapça öğrendikten sonra, kendini Araplara şeyh olarak tanıtıp onlara ırkçılık aşıladı ve isyan ettirerek Osmanlı Devleti'nin yıkılmasında büyük rol oynadı. Sinsi ve iğrenç İngiliz politikasında harfiyen uygulanan prensip sudur: "Parçala, hâkim ol ve yok et." Müslüman ülkelerdeki iç ve dış çatışmalar, bunun bir neticesidir.
                          Tarih gösteriyor ki, İslâm dinine vurulan darbeler neticesinde,. Batı medeniyetinin kaynağı olan İslâm medeniyeti durdurulmuş, Müslüman ülkeler birbirine düşürülerek, Batı'nın kültür emperyalizmine, sömürüsüne ve zulmüne mâruz bırakılmıştır.

                          FIKRA

                          Hasan ölüm döşeğindedir . Karısı Emine kocasının bu son anlarında yanıbaşındadır . Hasan bitkin ve kısık bir sesle Emine ! Emine ! der . Emine sus sevgilim kendini yorma der . Sana itiraf etmem gereken bişey var karıcım lafımı kesme ve dinle der . Emine ses çıkarmaz . İşlediğim günahı itiraf edip huzur içinde ölmek istiyorum diye konuşmasını sürdürür Hasan . Ben dün gece hani sen annen hasta olduğu için yanına gittiğin gece seni en yakın arkadaşınla aldattım der . Emine Hasanın elini bırakmadan ve sükunetini bozmadan cevaplar ; biliyorum sevgilim o yüzden zehirledim seni …

                          GÜNÜN SÖZÜ

                          Öğrenmek, akıntıya karşı yüzmek gibidir ilerleyemediğiniz taktirde gerilersiniz.
                          Çin Sözü


                          YEMEK MENÜSÜ
                          · KIY.TAZE FASULYE
                          · PİLAV
                          · CACIK
                          · MEYVE

                          ÇOCUĞUNUZA İSİM
                          Erkek: AKALP: (Tür.) Er. - Doğruluğu ve dürüstlüğüyle tanınan kimse.
                          Kız: AHSEN: (Ar.) - Daha güzel, çok gü­zel, en güzel. Erkek ve kadın adı ola­rak kullanılır. Ahsen-i takvim: En gü­zel şekil. Kur'an-ı Kerim'in Tin sure­sinin 3. ayetinde insanın ahsen-i tak­vim üzere yaratıldığı beyan buyurulmaktadır. Ahsen kelimesi, Kur'an'da 16 yerde zikredilmiştir.

                          MANİ

                          Elini bağlasalar,
                          Parayla yağlasalar
                          Dininden dönme sakın!
                          Gözünü dağlasalar.



                          BİLMECE

                          Kral ölürse oğlu ne olur?
                          Cevabı Yarın.
                          Dünkü Cevap: Şereflikoçhisar

                          Comment


                          • 19 Haziran 2011

                            Bugün 19 Haziran 2011 17 Recep 1432 Haziran: 6 Hızır 45 İnciller'in Dörde İndirildiği İznik Konsülü'nün Toplanması (325) - Kuveyt'in bağımsızlığını kazanması (1961)

                            HADİS-İ ŞERİF

                            Ademoğlu sabaha erdi mi, bütün azaları, dile gelip: "Bizim hakkımızda Allah'tan kork. Zira biz sana tabiyiz. Sen istikamette olursan biz de istikamette oluruz, sen sapıtırsan biz de sapıtırız" der. Ravi: Tirmizi, 2409



                            MANZUM MENKIBE "KIR O ŞİŞELERİ”

                            Necati bey isminde, anlatıyor bir kişi;
                            Vaktiyle Adliye'de, müfettişlikti işi.
                            'Bir Arefe gününde, Müks'e vardığımda ben,
                            Bayram namazı için, camiye gittik hemen.
                            Kaymakam ve ilçenin, bazı mühim zatları,
                            Baktım, namazdan sonra, çıkardılar atları.
                            Dediler: "Bayramlarda, şudur ki âdetimiz,
                            Namazı müteakip, Arvas'a gideriz biz.
                            Orada Seyyid Fehim, diye var bir evliya,
                            Onu ziyaret edip, alırız hayır duâ."
                            Ben de gitmek istedim, din ile yoktu ilgim,
                            İslâmı hususlarda, yok idi hiçbir bilgim.
                            Ayrıca da malesef, müptelaydım içkiye,
                            Şimdiyse gidiyorduk, bir evliya kişiye.
                            Hayatımda böyle şey, görmemiştim doğrusu,
                            Arvas'a vardık sardı, sanki "Cennet koku"su.
                            Alışkın olduğumdan, içkiye ve lâkin ben,
                            Heybeme "İki şişe" koymuştum ihtiyaten.
                            Varınca biraz sonra, Arvas kabristanına,
                            Sakladım şişeleri, taşların arasına.
                            Orada Fatihalar, okuyarak mevtaya,
                            Sonra gittik hepimiz, o büyük evliyaya.
                            Huzuruna girip de, görür görmez o zatı,
                            Düşündüm ki; var bunda, sanki melek sıfatı.
                            Ellerini öpüp zevkle, arz ettim ki:
                            "Efendim, Bu tasavvuf yoluna, ben de girmek isterim."
                            Gülerek buyurdu ki: "Bu, böyle olmaz fakat,
                            Olur mu bir arada, şişe ile bu hayat?
                            Gidip kabristandaki, kır o iki şişeyi.
                            Ondan sonra gel bizden, talep eyle bu şeyi."
                            "Peki efendim" deyip, birini kırıp attım,
                            Her ihtimale karşı, öbürünü bıraktım.
                            uzuruna gelince, buyurdu: "Ey müfettiş,
                            Git, öbür şişeyi de, kır gel ki, bitsin bu iş!"
                            "Peki" dedim ve gidip, kırdım öbürünü de,
                            Gelip tevbe eyledim, o büyüğün önünde...

                            FIKRA

                            Hakim Suçluya sorar ; bu adamı neden dövdün . Suçlu ;bana suaygırı dedi . Hakim ne zaman diye sorar , suçlu geçen sene diye cevaplandırır . Ama sen onu daha yeni dövmüşsün der hakim . Suçlu o zamanlar suaygırının neye benzediğini bilmiyordum daha yeni gördüm de der …

                            GÜNÜN SÖZÜ

                            Okuma ruhu yüceltir. Voltaire

                            YEMEK MENÜSÜ
                            · ETLİ NOHUT
                            · PİLAV
                            · CACIK
                            · MEYVE

                            ÇOCUĞUNUZA İSİM
                            Erkek: AKAD: (Tür.) Er. - Doğruluğuyla, dürüstlüğüyle tanınmış kimse.
                            Kız: AİŞE: (Ar.) Ka. - 1. Yaşayan, zen­ginlik ve bolluk gören. Yaşayış. Aişe binti Ebu Bekir. Peygamberimiz (s.a.s)'in hanımlarından. Muhterem annelerimizden biri olan Aişe (r.a.) İslami bilgisi ve fakihliği ile de meş­hurdur (bkz. Ayşe).

                            MANİ

                            Nefsim köpürüp kızma!
                            Kızıp aklını bozma!
                            Hoca, kendin düşersin,
                            Kimseye kuyu kazma!



                            BİLMECE

                            Üstüne yazı yazılmayan satır hangisidir?
                            Cevabı Yarın.
                            Dünkü Cevap: Yetim olur

                            Comment


                            • 20 Haziran 2011

                              Bugün 20 Haziran 2011 18 Recep 1432 Haziran: 7 Hızır 46 Bayezit-Cem Arasında Yenişehir Savaşı (1481) - En uzun gündüzler

                              HADİS-İ ŞERİF

                              Arefe gününün orucu iki senenin (günahlarının) keffaretidir; Geçmiş ve gelecek sene. Ravi: Camiu's - Sağir



                              HAYVANLAR ALEMİ --- ÖRÜMCEK AĞI

                              Örümcek ağlarının hepsi birer mimarlık ve mühendislik harikasıdır. Örümceğin ağı; ağırlığı taşıyan iskelet iplikleriyle, bu ipliklerin üzerine yerleştirilmiş spiral sekilir yapışkan özellikteki yakalama ipliklerinden ve ağın iplerini birbirine birleştiren bağlantı iplerinden meydana gelir. Bir ağ yapabilmesi için; vücudunda bir dokuma fabrikası gibi çalışan tarakların, kimyevî maddeler üreten bir laboratuarın ve daha pek çok kompleks organın var olması gerekmektedir. Bütün örümceklerin vücudun da, çok güçlü sindirim salgıları üreten organlar, en hassas titreşimleri hisseden algılayıcılar, zehir enjeksiyonu yapabilen güçlü kıskaçlar vardır. Örümcekler ağlarındaki titreşimlere karşı çok hassastırlar. Örümceğin arka iki bacağının görevi, salgılanan ipliği eğirmektir. Bu bacaklarda ipliği eğirmeye yarayan özel taraklar bulunur. Eğirme sahasının üzeri yüzlerce eğirme tüpüyle örtülüdür. Bu tüpler vasıtasıyla karındaki ipek bezlerinde salgılanan sıvı ipek, vücudun dışına çıkarılır ve iplikçikler şeklinde eğrilir. Örümcekler ağlarını, avlamak istedikleri hayvanın boyutuna göre örerler. Örümcekler kendileri için çok değerli olan ağlarını genellikle tenha yerlere kurarlar. Bunun sebebi hayvanlar veya tabiat şartları tarafından ağın bozulmasını önlemektir.

                              FIKRA

                              Adamın biri bir rüya görür ve sabah kalkıp işe gidince başlar patronuna anlatmaya . Sinan bey ikimizde aynı uçakta yolculuk ediyoruz , sonra ikimiz birden uçaktan düşüyoruz . Siz bir bal kuyusuna bende bir pok kuyusuna düşüyorum der . Patron hafiften kasılarak eee olacak o kadar demiş . Rüya bu ya efendim demiş adam ikimizde biribrimizi yalayarak temizliyorduk …

                              GÜNÜN SÖZÜ

                              O şekilde yaşamalısın ki, öldüğün zaman tabutçu bile matem tutsun. Mark Twain

                              YEMEK MENÜSÜ
                              · GEMİCİ KURU FASULYE
                              · ŞEHRİYELİ PLAV
                              · CACIK
                              · MEYVE

                              ÇOCUĞUNUZA İSİM
                              Erkek: AKABE: (Ar.) Er. 1. Sarp geçit, çı­kılması zor yokuş. 2. Tehlike. Atlatıl­ması zor güçlük, muhtıra.
                              Kız: AJDA: (Tür.) Ka. 1. Filiz sürgün. 2. Çentik çentik olan şey

                              MANİ

                              İstersen bin yıl aşa!
                              Bir gün gelirsin tuşa,
                              Nefsim gel tevbe et!
                              Ecel gelmeden başa!



                              BİLMECE

                              Hangi simit yenmez?
                              Cevabı Yarın.
                              Dünkü Cevap: Kasap satırı

                              Comment


                              • 21 Haziran 2011

                                Bugün 21 Haziran 2011 19 Recep 1432 Haziran: 8 Hızır 47 Adapazar'nın Kurtuluşu (1921) - İbn-i Sina'nın Vefatı (1037) - Güneş, Yengeç (Seretan) Burcu'nda - Dünya Güneş Günü

                                HADİS-İ ŞERİF

                                İtidal (orta yol üzere olmak), teenni(li davranmak), hal ve gidişi iyi olmak peygamberliğin yirmi dört cüzünden bir cüzdür. Ravi: Ebu Davud, 4776



                                SAĞLIK --- ELMA SİRKESİ

                                Elma sirkesi, doğal bir hayat iksiridir. Bileşiminde; kalsiyum, fluor, potasyum, magnezyum, sodyum, fosfor, silisyum, beta-caroten, A, B1, B2, B6, C vitamini, sirke asitleri, meyve asitleri, pektin, doğal aroma maddeleri bulunur.
                                Taze elma suyu ile yıkanan kırışık ve pörsük deri canlılık ve tazelik kazanır. Deri döküntüleri, gut ve romatizma rahatsızlıklarına karşı da kullanılır. Soğuk algınlığına, öksürüğe, ses kısıklığına, yüksek ateşe ve iltihaplı hastalıklara karşı başarılıdır. Ayrıca, romatizmal böbrek ve karaciğer rahatsızlıkları, damar sertliği ve egzamaya karşı da kullanılabilir.
                                İçindeki potasyum sayesinde, kalp kasları dahil olmak üzere bütün kas yapısı da güçlenir ve nezleye karşı da bedeni güçlendirir. Yüksek kolesterole karşı da içilir. Salatalarda öncelikle elma sirkesi kullanılmalıdır. Elma ve sirkesinin bilinen hiçbir yan etkisi yoktur.
                                Bütün sirkeler, (bilhassa elma sirkesi) sağlık bakımından bir ilâç, her türlü temizlik bakımından da çok faydalı bir maddedir.
                                Bir okuyucumuzdan: "2-3 yıl önce, gözlerimin etrafı siyahlaşmış, vücudumda halsizlik ve şiddetli ağrılar başlamıştı. Hastanede bir çok incelemeler yapıldı, ancak hiçbir şey bulunamadı. Çinli bir reflexoloji uzmanı doktor P. G. Wong; eğer su içmeye başlamazsam takriben 3 yıl içerisinde öleceğimi söyledi. Bana, 1 bardak su, 1 'er tatlı kaşığı sirke ve çiçek balı karıştırıp ve sabahları aç karnına içmemi tavsiye etti. Elma sirkesi vücuttaki kirleri birikintileri eritiyor, su ise atıyormuş. Bunu uyguladıktan 4 gün sonra gözlerimin etrafındaki siyahlıklar kayboldu, 10 gün sonra da ağrılarım geçti..."

                                GÜNEŞ YENGEÇ BURCU'NDA

                                Bugün, 21 Haziran. Güneş, Yengeç (Seretan) Burcu'na girmiş ve yaz mevsimi başlamıştır. Yaz 94 gün sürer ve 22 Eylül günü sona erer. Güneş bu burçta 31 gün kalıp, Tem-muz'un 22. günü Aslan Burcu'na girecektir.

                                FIKRA

                                Genç kız dükkana girer ve sırnaşık tezgahtara sorar ; şu kurdelanın metresi kaça ? Sırnaşık tezgahtar yılışarak cevaplar bir öpücük tatlı bayan . Genç kız o zaman 10 metre alayım der . Sırnaşık tezgahtar heyecanlanarak hızlı hızlı sarar kurdelayı teslim eder ve kızın yüzüne bakmaya başlar . Genç kız teşekkür ederim der ve arkasında duran yaşlı bayanı işaret ederek hesabı babaannem ödeyecek der …

                                GÜNÜN SÖZÜ

                                O da gazi olmak istedi, fakat ona anlatmak gerekti ki, şehid olmayı göze alamayan gazi olamazdı. Arif Nihat Asya

                                YEMEK MENÜSÜ
                                · SEBZELİ PİLİÇ
                                · FIRIN MAKARNA
                                · M.SALATA
                                · MEYVE

                                ÇOCUĞUNUZA İSİM
                                Erkek:AHVES: (Ar.) Er. - Cesur, kahraman, yiğit.
                                Kız: AHTER: (Fars.) Ka. - Yıldız.

                                MANİ

                                Nefsin her işi hordur,
                                Yarın hesabı zordur,
                                İsyandan kaç ey nefsim!
                                Günah ateşten kordur.



                                BİLMECE

                                Her tarafı sayılarla dolu olan adama ne denir?
                                Cevabı Yarın.
                                Dünkü Cevap: Deniz simiti

                                Comment

                                Working...
                                X